TMK Madde 733 Önalım hakkı: yasak, feragat ve süre

Özet 4 fıkra · ~3 dk okuma

TMK 733, önalım hakkının Devlet İhale Kanunu kapsamındaki satışlar ile cebrî artırmayla satışlarda kullanılamamasını; haktan feragatin şeklini, satışın notere bildirimini ve hakkın üç ay, her hâlde bir yılda düşmesini düzenler.

Resmi Metin

Kullanma yasağı, feragat ve hak düşürücü süre

Madde 733- (1) 8/9/1983 tarihli ve 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu kapsamında yapılan satışlar ile cebrî artırmayla satışlarda önalım hakkı kullanılamaz.

Değişiklik: · 7571 s.K. m.35

(2) Önalım hakkından feragatin resmî şekilde yapılması ve tapu kütüğüne şerh verilmesi gerekir. Belirli bir satışta önalım hakkını kullanmaktan vazgeçme, yazılı şekle tâbidir ve satıştan önce veya sonra yapılabilir.

(3) Yapılan satış, alıcı veya satıcı tarafından diğer paydaşlara noter aracılığıyla bildirilir.

(4) Önalım hakkı, satışın hak sahibine bildirildiği tarihin üzerinden üç ay ve her hâlde satışın üzerinden bir yıl geçmekle düşer.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Değişiklik Bilgisi

Bu maddenin metni aşağıdaki değişiklik ile güncel hâline gelmiştir. Madde yürürlüktedir; önceki ilgili metin aşağıda gösterilmiştir.

  1. Değişiklik 1. fıkra 7571 s.K. m.35
    Önceki metni ve farkı göster

    Eklenen ibare: «8/9/1983 tarihli ve 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu kapsamında yapılan satışlar ile»

    Değişiklikten önceki metin — yürürlükte değildir: Cebrî artırmayla satışlarda önalım hakkı kullanılamaz. Kabul: 24 Aralık 2025 · Yürürlük: 25 Aralık 2025 · RG: 25.12.2025, Sayı 33118 Kaynaklar: TBMM 4721 ilk kabul metni · TBMM 7571 s.K. m.35

Eski metnin tam karşılaştırması için mevzuat.gov.tr ve Resmî Gazete arşivini inceleyebilirsiniz.

Avukat Yorumu

Madde, önalım hakkının kullanılamayacağı satışları, hak feragatinin şeklini, satış bildirim yükümlülüğünü ve hakkın düşme sürelerini dört fıkra üzerinden düzenler. Birinci fıkra 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu kapsamında yapılan satışlar ile cebrî artırmayla satışlarda önalım hakkının kullanılamayacağını hükme bağlar; iki satış kategorisi rejimden açıkça dışarda bırakılmıştır. İkinci fıkra önalım hakkından feragatin resmî şekilde yapılması ve tapu kütüğüne şerh verilmesi gerektiğini, belirli bir satışta önalım hakkını kullanmaktan vazgeçmenin yazılı şekle tâbi olduğunu ve satıştan önce veya sonra yapılabileceğini öngörür. Üçüncü fıkra yapılan satışın alıcı veya satıcı tarafından diğer paydaşlara noter aracılığıyla bildirileceğini düzenler. Dördüncü fıkra önalım hakkının satışın hak sahibine bildirildiği tarihin üzerinden üç ay ve her hâlde satışın üzerinden bir yıl geçmekle düşeceğini hükme bağlar. Avukatlık pratiğinde önalım davası açacak vekili noter bildirimi ile süre başlangıç tarihini sabitlemelidir.

Gerekçe

Bu gerekçe 4721 sayılı Kanunun ilk kabul metnine aittir; sayfadaki hüküm daha sonra düzenleme görmüştür.

Maddenin birinci fıkrası 1984 tarihli Öntasarının 653 üncü maddesinin üçüncü fıkrasından alınmıştır. Bununla önalım hakkının, paylı mülkiyetteki payın, pay sahibinin iradı satışlarında kullanılabileceği vurgulanmış, bu satış pay sahibinin kendi serbest iradesine dayanmıyor, cebri arttırmaya dayanıyorsa önalım hakkının kullanılamayacağı öngörülmüştür.

Maddenin ikinci fıkrası İsviçre Medeni Kanununda 1991 yılında yapılan değişiklikle yürürlükten kaldırılmış bulunan 682 inci maddenin üçüncü fıkrasında öngörülen “önalım hakkının kaldırılması veya değiştirilmesine ilişkin anlaşmaların resmi şekle tabi olduğu ve tapu siciline şerh edilmesi gerektiği” şeklindeki hükmünden alınmıştır; 1984 tarihli Öntasarının 653 üncü maddesinin dördüncü fıkrasında da mevcuttur. Bu fıkra ile önalım hakkından feragatin resmi şekilde yapılması ve tapu siciline şerh edilmesi koşulu getirilmiştir. Buna karşılık, böyle bir haktan feragati içermeyen, sadece belirli bir satışta önalım hakkını kullanmaya yönelik vazgeçmenin herhangi bir yazılı şekilde yapılabileceği, bu vazgeçmenin satıştan önce ya da sonra verilebileceği kabul edilmiştir. Böylece önalım hakkından feragati içeren anlaşmalar, feragat eden açısından önemli sonuçlar doğurduğundan resmi yazılı şekle tabi tutulmuş ve tapuya şerh edilme koşuluna bağlanmış iken, belirli bir satışta önalım hakkını kullanmaktan vazgeçmenin adi yazılı şekilde de yapılabileceği öngörülmüştür. Ancak bu ikinci halde de, öngörülen yazılı şekil ispat değil geçerlilik şekli olarak düzenlenmiştir.

Maddenin üçüncü fıkrası satışın alıcı ya da satıcı tarafından diğer paydaşlara bildirilmesi yükümü getirmiştir. Bu bildirimin noter aracılığı ile yapılması öngörülmüştür. 1984 tarihli Öntasarının 653 üncü maddesinin beşinci fıkrasında da yer alan bu hüküm sayesinde uygulamada en büyük sıkıntıya neden olan, “önalım hakkı sahibinin, satıştan haberdar olmadığı iddiasıyla bu hakkın kullanılabileceği üst süre olan 10 yılın bitimine kadar” bu hakkını kullanmasının önlenmesi amaçlanmıştır.

Maddenin dördüncü fıkrası önalım hakkının kullanılma süresiyle ilgilidir. Yürürlükteki 658 inci maddenin son fıkrası satışın öğrenilmesinden itibaren bir ay, satıştan itibaren on yıllık bir süre öngörmüştür. İsviçre Medeni Kanununda 1991 yılında yapılan değişiklikle yeni 681a maddesiyle bu süreler üç ay ve iki yıl olarak düzenlenmiştir.

Eski metinde önalım hakkının kullanılması için öngörülen on yılın uzun, İsviçre’de yapılan değişiklikte kabul edilen iki yılın ise kısa bir süre olduğu düşünülerek, 1984 tarihli Öntasarının 653 üncü maddesinin altıncı fıkrasında olduğu gibi, bu süre beş yıla indirilmiştir. Yürürlükteki metinde bu konuda on yıllık sürenin başlangıcı olarak öngörülen “herhalde sicile şerh verildiği tarihten itibaren” ifadesi yerine daha anlaşılır ve açık bir anlatım olarak beş yıllık sürenin başlangıcı olarak “her halde satışın üzerinden” ifadesine yer verilmiştir.

ALT KOMİSYON RAPORU

– Tasarının 733 üncü maddesinin son fıkrasındaki ön alım hakkı için belirlenen “bir ay” ve “beş yıl” olan süreler, İsviçre Medeni Kanununda olduğu gibi “üç ay” ve “iki yıl” şeklinde değiştirilmiştir.

ADALET KOMİSYONU RAPORU

– Tasarının 733 üncü maddesinin son fıkrasındaki önalım hakkı için belirlenen “bir ay” ve “beş yıl” olan süreler, İsviçre Medeni Kanununda olduğu gibi “üç ay” ve “iki yıl” şeklinde değiştirilmiştir.

İlgili Yargıtay Kararları

Seçilmiş HGK içtihatları

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2005/358 K. 2005/470 Onama
Mülkiyet Usul m.733/4

Yasal önalımda üç aylık hak düşürücü süre, satışın alıcı veya satıcı tarafından noter aracılığıyla bildirildiği tarihten işlemeye başlar; hak sahibinin satışı başka yolla öğrenmiş olması bu süreyi başlatmaz.

Detaylı özeti gör

Hukuki mesele: Yasal önalım hakkında TMK m.733/4'teki üç aylık hak düşürücü sürenin, satışın salt öğrenilmesiyle mi yoksa noter aracılığıyla bildirildiği tarihten mi başlayacağı. Değerlendirme: Madde metni ve gerekçesinde sistem "öğrenme"den "bildirim" esasına geçmiştir; üç aylık süre yalnızca alıcı veya satıcının noterle yaptığı bildirimle işlemeye başlar, başka yolla öğrenme süreyi başlatmaz. Sonuç: Bildirim yapılmadığından davacının satıştan itibaren iki yıl içinde açtığı dava süresindedir; direnme kararı uygun bulunarak esas incelemesi için dosya Dairesine gönderilmiştir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2009/32 K. 2009/69 Direnme Bozuldu
Mülkiyet

TMK m.733 uyarınca satış diğer paydaşlara noter aracılığıyla bildirilmedikçe önalım hakkının üç aylık ve iki yıllık hak düşürücü süreleri işlemeye başlamaz; bildirim yapılmadan açılan önalım davası süresinde sayılır.

Detaylı özeti gör

Hukuki mesele: Paylı mülkiyette yasal önalım hakkında TMK m.733 uyarınca satışın diğer paydaşlara noter aracılığıyla bildirilmesi yükümlülüğü ve buna bağlı hak düşürücü sürenin işlemesidir. Değerlendirme: Pay 27.09.2004'te davalıya satılmış, ancak satış noter aracılığıyla davacıya bildirilmediğinden 11.07.2006'da açılan dava süresindedir; önalım bedeli tapudaki satış bedeli ile harç ve masraflardan oluşur ve görev buna göre belirlenir. Sonuç: Direnme kararının bozulmasına oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2014/356 K. 2016/491 Direnme Bozuldu
Mülkiyet

TMK m.734 uyarınca önalım bedeli, tapuda gösterilen satış bedeli ile alıcıya düşen tapu giderlerinin toplamından ibarettir; tapuda işlem yapan alıcı kendi muvazaasına dayanarak gerçekte daha yüksek bedel ödediğini ileri süremez.

Detaylı özeti gör

Hukuki mesele: Önalım davasında, payı satın alan davalının tapuda gösterilenden daha yüksek bir bedelle satın aldığı savunmasının dinlenip dinlenmeyeceği ve önalım bedelinin hangi tutar üzerinden belirleneceği (TMK m.733-734). HGK değerlendirmesi: Özel Daire bozma ilamı benimsenerek, davalının tapudaki bedelin üzerinde gerçek bedel iddiasına dayanarak önalım bedelini yükseltme savunması kabul edilmemiş; önalım bedeli tapuda gösterilen satış bedeli esas alınarak belirlenmelidir. Sonuç: Direnme kararı bozulmuştur.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2012/855 K. 2013/376 Direnme Bozuldu
Mülkiyet

TMK m.733 uyarınca önalım hakkı yalnızca cebri artırmayla satışlarda kullanılamaz; ihtiyari açık artırma yoluyla yapılan pay satışlarında bu hak kullanılabilir ve ihaleden haberdar olduğu halde katılmayan paydaşın sonradan önalım hakkını kullanması kötüniyet sayılmaz.

Detaylı özeti gör

Hukuki mesele: Hazine tarafından açık teklif (ihale) usulüyle satılan paya karşı paydaşın önalım hakkını kullanmasının, hakkın kötüye kullanılması sayılıp sayılamayacağı (TMK m.733). HGK değerlendirmesi: Payın ihale yoluyla satılmış ve tapunun henüz alıcı adına tescil edilmemiş olması, paydaşın önalım hakkını kullanmasına engel olmadığı gibi İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca kötüniyet de göstermez; mahkemece işin esası incelenmelidir. Sonuç: Davanın reddine ilişkin direnme kararı bozulmuştur.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2017/1747 K. 2018/1617 Direnme Bozuldu
Mülkiyet Usul m.733/3

Satışın paydaşlara noter aracılığıyla bildirilmemesi halinde üç aylık süre işlemez; satıştan itibaren iki yıllık hak düşürücü süre içinde açılan önalım davası süresindedir ve fiili taksim kanıtlanmadıkça önalım hakkının kullanılması dürüstlük kuralına aykırı olmaz.

Detaylı özeti gör

Hukuki mesele: Satış paydaşlara TMK m.733/3 uyarınca noter aracılığıyla bildirilmediğinde, iki yıllık sürede açılan önalım davasının süresinde sayılıp sayılmayacağı ve fiili taksim savunmasının önalımı engelleyip engellemediği. Değerlendirme: Zorunlu noter bildirimi yapılmadığından üç aylık süre işlememiş, satıştan itibaren iki yıl içinde açılan dava süresindedir; tanık beyanlarıyla fiili taksim kanıtlanmadığından önalım hakkının kullanılması TMK m.2 dürüstlük kuralına aykırı değildir. Sonuç: Direnme kararının BOZULMASINA.

Karar özetleri bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; tam karar metni esas alınmalıdır. Kaynak: Yargıtay Karar Arama.

İlgili Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) Kararları

Adana Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları

Adana BAM · İstinaf · 4. Hukuk Dairesi E. 2023/331 K. 2023/1341 İstinaf Kabulü / Kaldırma

Adana BAM, TMK m.733 uyarınca pay satışının alıcı veya satıcı tarafından diğer paydaşlara noter aracılığıyla bildirilmesinin zorunlu olduğunu, bildirim yapılmamışsa iki yıllık hak düşürücü süre içinde önalım hakkının kullanılabileceğini önalım davasında esas aldı.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Davacı, 1/2 paydaşı olduğu taşınmazda diğer 1/2 payın dava dışı kişiden davalıya satılması üzerine TMK m.732 uyarınca önalım hakkına dayanarak tapu iptali ve tescil istemiş, ilk derece mahkemesi davayı kabul etmiştir. Davalı, taşınmazın taraflar arasında fiilen taksim edilip ayrı kullanıldığını ileri sürerek istinafa başvurmuştur. Adana BAM, keşif, tanık beyanları ve bilirkişi raporlarıyla fiili taksimin (sınır teli, ayrı ağaç bakımı, davacının kendi bölümüne ev inşaatı) bulunduğunu saptamış; fiili taksim halinde önalım hakkının kullanılmasının dürüstlük kuralına aykırı olduğu gerekçesiyle ilk derece kararını kaldırıp davayı reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 4. Hukuk Dairesi E. 2022/3681 K. 2023/956 İstinaf Kabulü / Kaldırma

Adana BAM, TMK m.733 uyarınca yapılan satışın alıcı veya satıcı tarafından diğer paydaşlara noter aracılığıyla bildirilmesinin zorunlu olduğunu ve önalım süresinin bu bildirimle işlemeye başlayacağını belirtti.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Uyuşmazlık, paylı mülkiyetten kaynaklanan önalım hakkına dayalı tapu iptal ve tescil davasına ilişkindir. Davalı, şufa bedelinin günün ekonomik koşullarına ve taşınmazın gerçek değerine uygun belirlenmediğini, fiili taksim bulunduğunu ileri sürerek istinafa başvurmuştur. Adana BAM, TMK m.732 ve devamı ile m.733'teki noter bildirimi kuralı çerçevesinde davayı istinaf denetimine tabi tutmuştur.

Adana BAM · İstinaf · 4. Hukuk Dairesi E. 2022/3371 K. 2023/766 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Adana BAM, TMK m.733 uyarınca pay satışının noter aracılığıyla bildirilmesi zorunluluğunu ve m.734 uyarınca önalım bedelinin akitteki bedel üzerinden depo edileceğini belirterek, davalının kendi muvazaasına dayanamayacağını vurgulayıp önalım hükmünü inceledi.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Paylı taşınmazda 1/2 paya sahip davacı, diğer paydaşın payını noter bildirimi yapılmadan üçüncü kişiye satması üzerine önalım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istemiş; ilk derece mahkemesi davayı kabul etmiştir. Davalı, davacının kötü niyetli olduğu ve önalım bedelinin dava tarihindeki değer üzerinden belirlenmesi gerektiği gerekçesiyle istinafa başvurmuş; Adana BAM, bedel yönündeki hatalara karşın davacı istinafa gelmediğinden, kabule ilişkin esas hükmü usul ve yasaya uygun bularak korumuştur.

Adana BAM · İstinaf · 4. Hukuk Dairesi E. 2020/629 K. 2020/687 İstinaf Kabulü / Kaldırma

Adana BAM, önalım davasının TMK 733/3'teki iki yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığını saptamış; uyuşmazlığın süreyle değil fiili taksim savunmasıyla ilgili olduğunu, payı devredenin kullandığı yer ispatlanamadığından fiili taksim bulunmadığını ve önalımın kullanılabileceğini belirlemiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Önalım (şufa) hakkına dayalı tapu iptali ve tescil davasında ilk derece mahkemesi, dava süresinde açılmış olsa da paydaşlar arasında geçerli fiili taksim bulunduğu gerekçesiyle davayı esastan reddetmiştir. Adana BAM, mahkemece yapılan keşif ve tanık beyanlarından davalının fiilen kullandığı bir yer bulunsa da, payı devreden hissedarın fiilen kullandığı bir yer tespit edilemediğini, bu durumda fiili taksimin varlığından söz edilemeyeceğini belirlemiştir. Bedelde muvazaa savunmasının da dinlenemeyeceğini ekleyerek davanın reddini yerinde bulmamış ve kararı kaldırarak dosyayı mahkemesine göndermiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) kararları bölgesel niteliktedir; bağlayıcı içtihat değildir, Yargıtay denetiminde değişebilir. Bilgilendirme amaçlıdır.

İlgili Hizmet

TMK 733, taşınmaz mülkiyeti ve mülkiyet hakkının kapsamı bakımından kullanma yasağı, feragat ve hak düşürücü süre hükümlerindendir.

tapu iptali ve tescil davalarında avukat desteği

İndeks
Bize WhatsApp'tan ulaşın!