İçeriğe geç

İİK Madde 16 İcra işlemlerine karşı şikâyet: Sebepler ve süre

Özet 2 fıkra · ~1 dk okuma

İİK m.16, kanunun hallini mahkemeye bıraktığı hususlar müstesna olmak üzere, icra ve iflas dairelerinin muamelelerinin kanuna muhalif olmasından veya hadiseye uygun bulunmamasından dolayı icra mahkemesine şikayet olunabileceğini düzenler. Şikayet, muamelenin öğrenildiği tarihten yedi gün içinde yapılır. Bir hakkın yerine getirilmemesinden veya sebepsiz sürüncemede bırakılmasından dolayı her zaman şikayet olunabilir.

Yürürlükte Değişiklik var Son değişiklik: · 3890 s.K. m.1
İçindekiler

Sayfa içeriğiİİK Madde 16 - İcra işlemlerine karşı şikâyet: Sebepler ve süre

Resmi Metin

Şikayet ve şartlar

Madde 16- (1) Kanunun hallini mahkemeye bıraktığı hususlar müstesna olmak üzere İcra ve İflas dairelerinin yaptığı muameleler hakkında kanuna muhalif olmasından veya hadiseye uygun bulunmamasından dolayı icra mahkemesine şikayet olunabilir. Şikayet bu muamelelerin öğrenildiği tarihten yedi gün içinde yapılır.

(2) Bir hakkın yerine getirilmemesinden veya sebepsiz sürüncemede bırakılmasından dolayı her zaman şikayet olunabilir.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Değişiklik Bilgisi

Bu maddede mevcut doğrulanmış değişiklik aşağıda gösterilmektedir. Madde yürürlüktedir; güncel ve yürürlükteki tam metin yukarıdadır. Önceki sürüm yürürlükte olmadığından bu sayfada ayrıca verilmemiştir.

  1. Değişiklik madde tamamı 3890 s.K. m.1

Eski metnin tam karşılaştırması için mevzuat.gov.tr ve Resmî Gazete arşivini inceleyebilirsiniz.

Avukat Yorumu

Şikâyet başvurusu, tek başına takibi durdurmaz; durma için icra mahkemesinin ayrıca karar vermesi gerekir. 22 nci madde bu ayrımı Şikayet, icra mahkemesince karar verilmedikçe icrayı durdurmaz. cümlesiyle kurmuştur. Dolayısıyla süresinde yapılmış bir şikâyet dahi kendiliğinden durdurucu sonuç taşımaz.

Şikâyet süresi, konusuna göre iki rejime ayrılır. Kanunun hallini mahkemeye bıraktığı hususlar müstesna olmak üzere bir muameleye yönelik şikâyet, bu muamelelerin öğrenildiği tarihten yedi gün içinde yapılmalıdır. Bir hakkın yerine getirilmemesi veya işin sebepsiz sürüncemede bırakılması ise her zaman şikâyet edilebilir. Önce uyuşmazlığın hangi gruba girdiği belirlenmelidir.

İlgili Yargıtay Kararları - İİK m.16 uygulaması

Seçilmiş Yargıtay içtihatları. Özetler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır.

Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu E. 2019/629 K. 2022/1901 Bozma

Şikâyet, icra ve iflas dairelerinin kanuna veya olaya uygun olmayan işlemlerinin iptalini ya da düzeltilmesini sağlayan hukuki bir çare olup 2004 sayılı İİK m.16, 17 ve 18'de düzenlenmiştir.

Detaylı özeti gör

Urla İcra Müdürlüğünün 2015/167 esas sayılı dosyasının alacaklısı, dosya alacağını 29.04.2015 tarihli adi yazılı sözleşmeyle şikâyetçiye (temlik alan alacaklıya) devretmiş, ancak sözleşme icra dosyasına 07.01.2016'da ibraz edilmiştir. Bu arada temlik edenin başka bir dosyadaki borcu nedeniyle 25.12.2015'te dosya alacağına haciz konulmuş, temlik alan alacaklının haczi kaldırma talepleri icra müdürlüğünce reddedilmiştir. Uyuşmazlık, haciz tarihinden önce yapılan yazılı temlikin dosyaya sonradan ibraz edilmesine rağmen alacağı haciz anında temlik alana geçirmiş sayılıp sayılmayacağı ve haczin şikâyet yoluyla kaldırılıp kaldırılamayacağı noktasındadır. İlk derece mahkemesi şikâyetin reddine karar vermiş, Özel Dairenin bozma kararına direnmiş; Hukuk Genel Kurulu çoğunlukla direnme kararının bozulmasına karar vermiştir.

Yargıtay · HGK E. 2022/654 K. 2022/1682 Bozma

Bu kararda madde yalnızca anılmıştır. Karar, cebri satış sonrasında paydaş tarafından ileri sürülen ihalenin feshi istemine ve şikâyetin yasal süresi içinde yapılıp yapılmadığına ilişkindir; İİK m.16 şikâyet başvurusunun süresi bakımından bu çerçeve içinde anılmıştır.

Detaylı özeti gör

Sarıyer'de 88 ada 18, 20 ve 21 parsel sayılı taşınmazların ortaklığın satış suretiyle giderilmesi amacıyla 20.12.2017 tarihinde yapılan açık artırmada, ihale saatine birkaç dakika kala üçüncü kişi vekili, taşınmazlara ihtiyatî tedbir şerhi işlendiğine dair tapu müdürlüğü yazısını satış memuruna sunarak satışın durdurulmasını istemiş; teminat yatırmış olan İnşaat Turizm A.Ş. yetkilisi bu beyandan etkilenerek pey sürmeden ihaleden çekilmiş ve taşınmazlar tek katılımcıya düşük bedelle ihale edilmiştir. Şikâyetçi hissedar ihalenin feshini istemiş, ilk derece mahkemesi şikâyeti reddetmiş, Bölge Adliye Mahkemesi ise fesat bulunmadığı gerekçesiyle direnme kararı vermiştir. Hukuk Genel Kurulu, İİK m.134/2 göndermesiyle uygulanan TBK m.281 uyarınca hukuka veya ahlaka aykırı yollarla ihalenin gerçekleştirilmesinin ve ihaleye katılımın engellenmesinin ihalenin feshi sebebi olduğunu vurgulamıştır. Kurul, ihale öncesinde yaşanan bu sürecin talep ve talibi azaltıcı nitelikte olduğunu ve zarar unsuru doğduğunu kabul ederek ihaleye fesat karıştırıldığı sonucuna varmış, aksi yöndeki direnme kararını oy çokluğuyla bozmuştur.

Yargıtay · HGK E. 2019/731 K. 2022/1317 Bozma

Takibin İİK m.53'e aykırı olarak yapılması ya da takip işlemlerine bu hükme aykırı biçimde devam edilmesi nedenine dayanan ilgililer, İİK m.16 uyarınca icra mahkemesine şikâyette bulunabilir.

Detaylı özeti gör

Hukuki mesele: Murisin ölümünden sonra mirası reddeden mirasçılar aleyhine başlatılan icra takibine karşı başvurunun borca itiraz mı yoksa süresiz şikâyet mi olduğu. Değerlendirme: Mirası ret kararı alan mirasçı hak/taraf ehliyetini kaybetmez; mirasın reddi maddi hukuka dayalı borca itiraz sebebidir ve İİK m.62/1 uyarınca süresinde icra dairesine yapılmalıdır. Sonuç: Alacaklılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının BOZULMASINA oy çokluğuyla karar verilmiştir.

Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu E. 2019/466 K. 2022/1325 Bozma

İİK m.16, m.17 ve m.18'de düzenlenen şikâyet, icra ve iflas hukukuna özgü, dava ve gerçek anlamda kanun yolu olmayan bir hukuki çaredir; icra organlarının kanuna veya olaya uygun olmayan işlemlerinin iptalini veya düzeltilmesini ya da yapmadıkları veya geciktirdikleri işlemlerin yapılmasını sağlar. Bir işlemin şikâyet konusu olabilmesi için şikâyet edenin zarar görmesi ya da icra organının kusurlu olması gerekmez.

Detaylı özeti gör

Kambiyo senedine dayalı kişisel borcu nedeniyle hakkında haciz yolu ile takip yapılan borçlu şirketin ortağı bulunduğu adi ortaklığın (ortak girişimin) üçüncü kişilerdeki hakediş/ihale alacağı üzerine haciz konulmuştur. Borçlu, ortağın kâr ve tasfiye payı belirlenmeden ortaklık hakedişinin haczedilemeyeceğini ileri sürerek haczin kaldırılması için şikâyette bulunmuş; icra mahkemesi şikâyeti yedi günlük süreden reddetmiş, Özel Daire ise bu kararı bozmuş, mahkeme direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, borçlu ortağın kişisel borcundan dolayı elbirliği mülkiyetindeki ortaklık alacağına haciz konulmasının kamu düzenine ilişkin emredici hükümlere aykırılık oluşturduğunu, bu nedenle haczedilmezlik şikâyetinin süreye tabi olmadığını ve işin esasına girilmesi gerektiğini belirterek direnme kararını bozmuştur.

Yargıtay · HGK E. 2018/672 K. 2022/588 Bozma

İcra memuru işleminin şikâyet yoluyla kaldırılması istemi, İİK m.16/1 gereğince işlemin öğrenildiği günden itibaren kural olarak yedi günlük süreye tabidir. Bir hakkın yerine getirilmemesi veya sebepsiz sürüncemede bırakılması hâlinde m.16/2 gereğince her zaman, kamu düzenine aykırı işlemlere karşı da süresiz şikâyet yoluna başvurulabilir.

Detaylı özeti gör

Hukuki mesele: Belediyenin kamu hizmetine tahsisli taşınmazlarına ilişkin haczedilmezlik şikâyetinin süreye tabi olup olmadığı ve mahkemece esasının incelenmesi gerekip gerekmediği. Değerlendirme: Kamu düzenine ilişkin haczedilmezlik şikâyeti İİK m.16/2 uyarınca süresiz olup şikâyetin süreden reddi yerinde değildir; gerekçede maddî hukuka göre devri yasak münhasıran şahsa bağlı haklar (TMK m.23) gibi malların haczedilemeyeceği belirtilmiştir. Sonuç: Direnme kararının BOZULMASINA oy çokluğuyla karar verilmiştir.

Diğer kararlar (8)
Yargıtay · HGK E. 2018/670 K. 2022/148 Bozma

Bir malın haczedilip haczedilemeyeceğine karar verme yetkisi icra müdürüne ait olup, borçlu bu haciz kararına karşı İİK m.16 uyarınca icra mahkemesinde şikâyet yoluna başvurabilir. İcra müdürünün bir malın haczedilemeyeceğine karar vermesi hâlinde alacaklı da İİK m.16/2 uyarınca süresiz şikâyette bulunabilir.

Detaylı özeti gör

Hukuki mesele: Haczin kaldırılmasına ilişkin icra mahkemesi kararı kesinleşmeden infaz edilebilir mi ve şartların değiştiği iddiasıyla araçlara yeniden haciz talebinin reddi memurluk işlemi mahkemece incelenmeli mi? Değerlendirme: İcra mahkemesi kararının icrası kesinleşmeye bağlı olmayıp temyiz infazı durdurmaz; haczedilebilirlik talep anına göre belirlenir, alacaklının fiilen kamu hizmetinde kullanımın sona erdiği iddiası İİK m.82/son uyarınca incelenmelidir. Sonuç: Direnme kararının BOZULMASINA oy birliğiyle karar verilmiştir.

Yargıtay · HGK E. 2018/67 K. 2021/1672 Bozma

İİK m.16, 17 ve 18'de düzenlenen şikâyet; icra ve iflas dairelerinin kanuna aykırı olan veya hadiseye uygun bulunmayan işlemlerinin iptali veya düzeltilmesi ya da yerine getirilmeyen veya sebepsiz sürüncemede bırakılan bir hakkın yerine getirilmesi için tanınmış kendine özgü bir kanun yoludur. İİK m.16 uyarınca bu yola ancak kanunun çözümünü mahkemeye bırakmadığı konularda gidilebilir.

Detaylı özeti gör

Alacaklı banka, reşit olmadan (12.04.1999, 18 yaş altı) kredi sözleşmesi imzalayan asıl borçlu ve müteselsil kefiller aleyhine genel haciz yoluyla takip başlattı. Borçlular icra mahkemesinde sözleşmenin geçersizliğini ileri sürerek takibin iptalini istedi. HGK, asıl borçlunun reşit olmaması nedeniyle borcun doğmadığı iddiasının borca itiraz niteliğinde olduğunu, İİK m.62/1 uyarınca yedi gün içinde icra dairesine bildirilmesi gerektiğini, icra mahkemesine yapılamayacağını belirtti. Sonuç: Direnme kararı bozuldu.

Yargıtay · HGK E. 2017/723 K. 2021/1147 Direnme Bozuldu

Bu kararda madde yalnızca anılmıştır. Karar, borçlunun ölümünden sonra mirasçısı sıfatıyla takibin yöneltildiği kişinin, takibin durdurulması ve taşınmazına konulan haczin kaldırılması istemli şikâyetine ilişkindir; İİK m.16, icra mahkemesinde duruşma açılıp açılmayacağı tartışılırken anılmıştır.

Detaylı özeti gör

Hukuki mesele: TMK m.614 bakımından önce gelen (birinci zümre) mirasçıların reddi hâlinde mirasın kendiliğinden sonra gelen (ikinci zümre) mirasçılara geçip geçmeyeceği ve bunların haczin muhatabı olup olamayacağı; şikâyetin duruşmasız çözülüp çözülemeyeceği. Değerlendirme: Sonra gelen mirasçılar m.614 usulü işletilip mirası açıkça kabul etmedikçe mirasçı sayılmaz; ancak alacaklının savunma ve delil hakkı bakımından şikâyetin duruşma açılarak incelenmesi gerekir. Sonuç: Direnme kararı Özel Daire bozma kararındaki nedenlerle bozulmuştur.

Yargıtay · HGK E. 2019/518 K. 2020/37 Direnme Bozuldu

İİK m.16'da düzenlenen şikâyet; icra ve iflas dairelerinin kanuna aykırı veya hadiseye uygun olmayan işlemlerinin iptali ya da düzeltilmesi veyahut yerine getirilmeyen veya sebepsiz sürüncemede bırakılan bir hakkın yerine getirilmesi için takip taraflarına ve hukuki yararı bulunan diğer kişilere tanınmış kendine özgü bir kanun yoludur.

Detaylı özeti gör

Hukuki mesele: Kesinleşen mahkeme kararıyla tescilsiz mülkiyet kazanan ancak hakkını tapuya tescil ettirmeyen üçüncü kişi (vakıf), taşınmaz üzerindeki haczin kaldırılmasını şikâyet yoluyla isteyebilir mi? Değerlendirme: Kural olarak ayni haklar tescille doğar (TMK m.1022); TMK m.705 uyarınca mahkeme kararıyla mülkiyet tescilden önce kazanılsa da malikin tasarruf işlemleri yapabilmesi tescile bağlıdır. Mülkiyet tapuya tescil edilmediğinden vakfın şikâyet hakkı doğmamıştır. Sonuç: Direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, oy çokluğuyla.

Yargıtay · HGK E. 2017/727 K. 2019/895 Onama

İİK m.16'da düzenlenen şikâyet, yerine getirilmeyen veya sebepsiz sürüncemede bırakılan bir hakkın yerine getirilmesi için de kullanılabilir. Bu yola ancak kanunun çözümünü mahkemeye bırakmadığı konularda başvurulabilir.

Detaylı özeti gör

Hukuki mesele: İpotekli taşınmaz rehninin, akit tablosunda yazılı olmasa dahi taşınmazın bütünleyici parça ve eklentilerini kapsayıp kapsamadığı, dolayısıyla mahcuz menkullerin taşınmazdan (gemiden) ayrı haczedilip satılamayacağı tartışılmıştır. Değerlendirme: TMK m.862 uyarınca rehin, taşınmazı bütünleyici parça ve eklentileriyle birlikte yükümlü kılsa da, somut olayda şikâyetçi üçüncü kişi lehine olan ipoteği haciz ve şikâyetten önce temlik ettiğinden doğmuş ve güncel hukuki yararı ile şikâyet hakkı kalmamıştır. Sonuç: Direnme kararının değişik gerekçeyle ONANMASINA.

Yargıtay · HGK E. 2017/726 K. 2019/894 Onama

İİK m.16'da düzenlenen şikâyet, icra ve iflas dairelerinin kanuna aykırı olan veya hadiseye uygun bulunmayan işlemlerinin iptali veya düzeltilmesi için öngörülmüştür. Bu yola başvuru, kanunun çözümünü mahkemeye bırakmadığı konularla sınırlıdır.

Detaylı özeti gör

Hukuki mesele: İpotekli taşınmazın eklenti veya bütünleyici parça niteliğindeki menkullerinin, ipotek akit tablosunda sayılı olmasa dahi taşınmazdan ayrı haczedilip satılıp satılamayacağı ve şikâyetçinin şikâyet hakkının bulunup bulunmadığı. Değerlendirme: TMK m.862 saklı tutulduğundan rehin, taşınmazı bütünleyici parçaları ve eklentileriyle birlikte yükümlü kılar; ancak şikâyetçi, lehine olan ipoteği haciz ve şikâyetten önce temlik ettiğinden güncel ve korunan hukuki yararı kalmamıştır. Sonuç: Değişik gerekçeyle direnme kararının ONANMASINA karar verilmiştir.

Yargıtay · HGK E. 2017/731 K. 2019/889 Direnme Bozuldu

İİK m.16 uyarınca icra ve iflas dairesi işlemlerine karşı şikâyet yoluna, ancak kanunun çözümünü mahkemeye bırakmadığı konularda gidilebilir.

Detaylı özeti gör

Hukuki mesele: İpotekli taşınmazın bütünleyici parçası/eklentisi niteliğindeki mahcuzların, ipotek akit tablosunda yazılı olmasa bile taşınmazdan ayrı haczedilip satılamayacağı ve şikâyetçinin şikâyet hakkının bulunup bulunmadığı. Değerlendirme: TMK m.862 uyarınca rehin taşınmazı bütünleyici parça ve eklentileriyle birlikte yükümlü kılar; ancak şikâyetçi lehine kurulan ipoteği haciz ve şikâyetten önce temlik ettiğinden doğmuş ve güncel hukuki yararı kalmamış, şikâyet hakkı temlik alana geçmiştir. Sonuç: Alacaklı vekilinin temyizinin kabulüyle direnme kararının değişik gerekçeyle BOZULMASINA, şikâyetçi vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE karar verilmiştir.

Yargıtay · HGK E. 2013/185 K. 2013/1601 Onama

Bu kararda madde yalnızca anılmıştır. Karar, mal rejiminin tasfiyesinden doğan katılma alacağı ile bu alacaktan feragat ve alacağın haczi tartışmalarına ilişkindir; İİK m.16, tartışma sırasında aktarılan bir Özel Daire kararı içinde şikâyetin süreye tabi olup olmadığı bakımından anılmıştır.

Detaylı özeti gör

Hukuki mesele: Anlaşmalı boşanma protokolündeki "tarafların mal talepleri yoktur" ibaresinin, eşler arasındaki mal rejiminden kaynaklanan katılma/değer artış payı alacağı isteklerini de kapsayıp kapsamadığı. Değerlendirme: Çoğunluk, kesinleşen protokol hükmü uyarınca ifadenin mal rejimi alacağını da kapsadığı sonucuna varmış; karşı oy ise TMK m.23 dayanaklı "doğmayan haktan feragat olmaz" ilkesi gereği katılma alacağı henüz doğmadığından bu feragatin geçersiz olduğunu savunmuştur. Sonuç: Direnme kararının ONANMASINA oyçokluğu ile karar verildi.

İlgili Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) Kararları - İİK m.16 uygulaması

Adana Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları. Özetler ilgili kararlardan derlenmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 10. Hukuk Dairesi E. 2021/1178 K. 2021/2009 Kısmen Kabul

İpotek borçlusuna icra emri gönderilebilmesi için alacaklı tarafından kredi sözleşmesinde yazılı ya da ipotek akit tablosunda belirtilen adrese noter aracılığıyla hesap kat ihtarı gönderilmesi gerekir. Bu husus kamu düzeninden ve takip şartı olduğundan İİK m.16/2 uyarınca süresiz şikâyete tabidir ve icra mahkemesince re'sen gözetilir.

Detaylı özeti gör

İpoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan takibe karşı ipotek veren tapu maliki üçüncü kişiler ve krediyi kullanan/ipotek veren şirketler takibin iptalini istemiştir. Adana BAM, hesap kat ihtarı usulüne uygun tebliğ edilmeyen üçüncü kişi maliklere karşı icra emrinin iptalini, hesap kat ihtarı tebliğ edilen kredi kullanan/ipotek veren şirketler yönünden ise muacceliyetin oluştuğunu, faize itirazın süreye tabi olduğunu kabul etmiştir. İlk derece kararı kaldırılarak istinaf bir kısım davacılar yönünden reddedilmiş, F1 şirketi yönünden kısmen kabul edilmiş ve faiz oranı/icra emri düzeltilerek fazlaya ilişkin icra geri bırakılmıştır.

Adana BAM · İstinaf · 10. Hukuk Dairesi E. 2019/1722 K. 2020/1958 İstinaf Kabulü / Kaldırma

İcra takibinin İİK m.45'e aykırı biçimde yürütüldüğü yönündeki başvuru, İİK m.16 kapsamında şikâyet niteliğinde olup inceleme mercii icra mahkemesidir. Bu husus kamu düzeninden olduğundan İİK m.16/2 uyarınca süreye tabi değildir.

Detaylı özeti gör

Kredi sözleşmesine müteselsil kefil olan ve aynı borç için taşınmazları üzerinde ipotek bulunan iki kişi hakkında bankaca genel haciz yoluyla takip başlatılması üzerine, takibin iptali istemiyle icra mahkemesine şikayet yoluna başvurulmuştur. İlk derece mahkemesi, itirazların süresinde icra dairesine yapılması gerektiği gerekçesiyle istemi reddetmiştir. Daire, kefillerden birinin şikayet tarihinden önce öldüğünü ve ölümle vekalet ilişkisi sona erdiğinden onun adına vekilce yapılan başvurunun aktif husumet yokluğundan reddi gerektiğini, diğer kefil yönünden ise kefalet borcunun ipotek teminatı kapsamında kalması nedeniyle önce rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılması zorunlu olduğunu belirterek istinafı kısmen kabul edip ilk derece kararını kaldırmıştır.

Adana BAM · İstinaf · 10. Hukuk Dairesi E. 2019/877 K. 2020/956 Kısmen Kabul

İpotekli taşınmaz malikine icra emri gönderilebilmesi için hesap kat ihtarının kredi sözleşmesinde yazılı ya da ipotek akit tablosunda belirtilen adrese noter aracılığıyla gönderilmiş olması kamu düzenine ilişkin bir ilamlı takip şartıdır; bu eksiklik İİK m.16/2 uyarınca süresiz şikâyete tâbi olup mahkemece re'sen gözetilir.

Detaylı özeti gör

İpotekli taşınmaz maliki, limit ipoteğine dayalı takipte hesap kat ihtarının kendisine tebliğ edilmediğini ileri sürerek takibin iptalini istedi; ilk derece mahkemesi ihtarın şikayetçiye bizzat tebliğ edildiğini saptayarak davayı reddetti. Adana BAM, İİK m.150/ı ve TMK m.887 kapsamında muacceliyet ihtarının tebliği yönünden şikayetçinin istinaf başvurusunu inceledi.

Adana BAM · İstinaf · 10. Hukuk Dairesi E. 2018/2100 K. 2019/64 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Takibe dayanak ilamın kesinleşmeden icra takibine konu edilemeyeceği iddiası, İİK m.41 yollamasıyla İİK m.16'ya dayalı şikâyet yoluyla ileri sürülür.

Detaylı özeti gör

Davacı, aleyhine başlatılan ilamlı takibe dayanak Men'i Müdahale ve Ecrimisil ilamının taşınmazın aynına ilişkin olması ve kesinleşmemesi nedeniyle takibin iptalini istemiş; ilk derece mahkemesi şikayetin kabulü ile takibi iptal etmiştir. Adana BAM, takip dayanağı ilamın yargılaması sırasında davalının TMK 724. maddeye dayanarak temliken tescil def'i ileri sürüp taşınmazın aynını ihtilaflı hale getirdiğini, bu nedenle ilamın taşınmazın aynı ile ilgili olup kesinleşmeden takibe konu edilemeyeceğini belirlemiştir. Davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiş, başvuru esastan reddedilmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 10. Hukuk Dairesi E. 2017/13 K. 2017/11 İstinaf Kabulü / Kaldırma

Bu kararda madde yalnızca anılmıştır. Karar, kredi kartı sözleşmesine ilişkin takipte borçlunun icra mahkemesine yaptığı başvurunun incelenme usulüne ve faiz hesabına ilişkindir; İİK m.16, istinaf dairesinin gerekçesinde bu başvuru maddenin kapsamında şikâyet olarak nitelendirilirken anılmıştır.

Detaylı özeti gör

Kredi kartı borcu nedeniyle kesinleşen ilamsız takipte borçlu, takipten sonra düşen faiz oranlarına göre hesap yapılmasını istemiş, icra müdürlüğü talebi reddetmiş, icra hukuk mahkemesi ise şikayeti duruşma açmadan ve bilirkişi incelemesi yaptırmadan sonuçlandırmıştır. Daire, akdî ve temerrüt faizi sınırlarının ticari nitelik taşımayan işlerde emredici olduğunu, takipte istenen oranın ticari ya da yasal faiz oranlarına denk gelmediğini, bu nedenle kredi kartı sözleşmesi getirtilip uzman bilirkişiden denetime elverişli rapor alınarak ve duruşma açılarak karar verilmesi gerektiğini belirtmiş; istinaf başvurusunu kabul ederek ilk derece kararını kaldırmıştır.

Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) kararları bölgesel niteliktedir; bağlayıcı içtihat değildir, Yargıtay denetiminde değişebilir. Tam karar metni esas alınmalıdır.