TBB Disiplin Kurulu Kararı – E. 2024/303 K. 2024/332

Kaynak: Türkiye Barolar Birliği. Bu karar metni TBB tarafından yayımlanan kaynak metinden aktarılmıştır: barobirlik.org.tr/DisiplinKararlariDetay/1819

Güncel metin için TBB’deki kaynak sayfa esas alınmalıdır. Bu karar idari niteliktedir; yargı kararı değildir ve mahkemeler açısından bağlayıcı içtihat oluşturmaz.

[ÖZET] Somut olayda, şikâyetli avukat, el koyduğu işte çekişmeli olan bir hakkı elde etmesi yasak olmasına rağmen, ilgili madde hükmüne aykırı olacak şekilde davrandığı gibi, avukatlık ücretini, vekalet ücreti olarak kararlaştırılabilecek %25’lik üst sınırı geçecek şekilde kararlaştırarak Avukatlık Kanunu’na aykırı davranmıştır
(Av. Yas. m. 34, 47, 134, 164, TBB Mes. Kur. m. 3,4 )

[KARAR METNİ] Şikâyetli avukat hakkında; Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 17.06.2019 günlü “Olur”u ile; “Davalı vekili sıfatıyla takip ettiği … Asliye 1. Hukuk Mahkemesinin 2016/96 ile davacı vekili sıfatıyla takip ettiği 2012/843 esaslarına kayden görülen ve karşı taraf vekili olarak da müşteki avukat tarafından yürütülen zilyetliğin tespiti davalarına konu taşınmazın %25’i oranındaki hissesini vekâlet ücreti alacağına karşılık kendisi adına devralmak, %25 oranındaki hissesinin ise eşi H.N.E. tarafından satın alınmak amacıyla müvekkili G.Y. ile akdettiği taşınmaz satış ve zilyetliğin devri sözleşmesine istinaden … 11. Noterliğince düzenlenen 30.07.2013 tarih ve 2138 yevmiye sayılı muvafakatname ile bahse konu hisselerin devralınması suretiyle 1136 sayılı Avukatlık Kanunun çekişmeli haklar edinme yasağını belirleyen 47. maddesi ile vekâlet ücreti olarak kararlaştırılabilecek %25’lik üst sınırı düzenleyen 164. maddelerindeki düzenlemelere aykırı davrandığı” iddiası bakımından soruşturma izni verilmesi üzerine başlatılan disiplin davasında, eylem sabit görülerek ceza tayin edilmiştir.
Şikâyetli avukat savunmalarında özetle; hakkında aynı eylem bakımından iki kez yargılama yapıldığını, 2014 yılında yapıla yargılamada hakkında ceza verilmediğini, müvekkili ile aralarında 29.07.2013 tarihinde yapılan taşınmaz satış ve zilyetlik devir sözleşmesinin bir avukatlık ücret sözleşmesi olmadığını, aralarında 23.10.2011 tarihli bir avukatlık ücret sözleşmesi bulunduğunu, bu sözleşmede dava konusu yerin ve pansiyonun parasal değerinin %20’si tutarına karşılık gelen parasal miktarın ücret olarak kararlaştırıldığını ve bunun Avukatlık Kanunu’na uygun olduğunu, bu sözleşmenin imzalanmasının ertesi günü ilgili davanın açıldığını, maddi durumu bu ödemeye elvermeyen vekalet ücretini de ödeyemeyen müvekkilinin, hem yapılacak maddi yardımın ve hem de kendisine olan vekalet ücreti borcunun teminatı olarak 29.07.2011 tarihli Taşınmaz Satış ve Zilyettik Devir Sözleşmesini yaptığını beyan etmiştir.
İncelenen dosya kapsamında; Baro Yönetim Kurulu’nun 02.10.2019 günlü toplantısında şikâyetli avukat hakkında Avukatlık Kanunu’nun 34, 47, 134, 140, 164, Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 3 ve 4. maddesi gereğince disiplin kovuşturması açılmasına karar verildiği,
Şikâyetli avukatın disiplin kovuşturmasına konu eylemi nedeniyle, “Görevi Kötüye Kullanma” suçundan cezalandırılması istemiyle … 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/296 esasına kayden açılan kamu davasında, Mahkemenin 15.10.2021 gün ve 2021/467 karar sayılı ilamı ile; sanık şikâyetli avukatın eylemine uyan TCK’nın 257/1 ve 62. maddesi gereğince neticeten 10 Ay Hapis Cezası ile Cezalandırılmasına ve CMK’nın 231/5 maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın itirazın reddi üzerine 10.12.2021 günü kesinleştiği,
Mahkemenin; “Tüm Dosya Kapsamıyla: vekil, müvekkile karşı vekaleti iyi bir suretle ifa ile mükelleftir, vekâlet sözleşmesi sonucu itibariyle bir itimat ilişkisi olduğundan vekâlet konusunun yerine getirilmesinde vekile düşen başlıca yüküm, onu özen ve sadakatle ifa etmesidir. Kural olarak meslek sahibi kimseler ve bu arada avukatlar, genel olarak bilinen ve bilinmesi gereken kural ve usulleri bilmedikleri takdirde sorumlu olurlar. Avukat olayı mantıki şekilde değerlendirmeli ve mesleğinin bilinen kuralları bakımından öngörülmesi gereken bütün işleri yapmalıdır. Vekil üzerine aldığı işi doğruluk kurallarına uygun biçimde özenle yapmalıdır. Mesleğinin gerektirdiği uzmanlığın bütün gereklerini kullanmalıdır. Buna rağmen sonucu elde edemezse ancak o takdirde sorumluluktan kurtulmuş olur. Sanık avukatın dava takibi yapılması için aldığı vekalete karşılık, alacağı avukatlık ücretinin vekalet ücreti olarak kararlaştırılabilecek %25’lik üst sınırı geçmemesi (avukatlık kanunu 164.madde) gerektiği ayrıca avukatın çekişmeli haklan edinme yasağına (avukatlık kanunu 47. madde) uyması gerektiği ancak somut olayda sanık avukatın dosyada bulunan … 11. Noterliğinin 30.07.2013 tarihli katılan G.Y. tarafından imzalanan muvafakatname ile eklerinden de anlaşılacağı üzere, bu iki kurala da aykırı davranarak kendi kusuruyla katılanın zarara uğramasına neden olduğu bu şekliyle de görevi kötüye kullanma suçunun tüm unsurlarıyla oluştuğu sonucuna varılmış olmakla, sanığın eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nın 257/1 maddesi gereğince eylemin işleniş şekline, meydana gelen zararın ağırlığına göre takdiren asgari hadden uzaklaşılarak ceza tayini suretiyle cezalandırılmasına, duruşmalardaki iyi hali lehine indirim sebebi kabul edilerek TCK’nın 62. maddesi uyarınca cezasından indirim yapılmasına dair verilen hükmün 5728 sayılı yasa ile değişik CMK 231/5-6-7 maddesi gereğince, sonuç ceza miktarına, sanığın sabıkasız kişiliğine göre ileride bir daha suç işlemekten çekineceğine dair mahkememize olumlu kanaat oluştuğundan takdiren açıklanmasının geri bırakılmasına dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.” gerekçesiyle karar verdiği,
Baro Disiplin Kurulu’nca “Avukatlık Kanunu madde 47, ‘Avukat el koyduğu işlere ait çekişmeli haklan edinmekten veya bunların edinilmesine aracılıktan yasaklıdır.’ Avukatlık Kanunu madde 164/2 ve 3 ‘Yüzde yirmi beşi aşmamak üzere, dava veya hükmolunacak şeyin değeri yahut paranın belli bir yüzdesi avukatlık ücreti olarak kararlaştırılabilir.’ İkinci fıkraya göre yapılacak sözleşmeler, dava konusu para dışındaki mal ve haklardan bir kısmının aynen avukata ait olacağı hükmünü taşıyamaz. Buna göre…”  gerekçesiyle karar verildiği,
Şikâyetlinin disiplin sicil özetinde ceza olmadığı,
Şikâyetli avukatın 26.02.2024 kayıt tarihli itiraz dilekçesinde özetle, incelemenin zamanaşımına uğradığını belirterek kararın kaldırılmasını talep ettiği,
Şikâyetçi avukatın 15.03.2024 kayıt tarihli itiraza cevap dilekçesinde özetle, zamanaşımı süresinin 12 yıl olduğunu bu nedenle zamanaşımının dolmadığını belirterek itirazın reddini talep ettiği görülmektedir.
Şikâyetli avukatın itirazları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Her ne kadar şikâyetli avukat incelemenin zamanaşımına uğradığından bahisle karara itiraz etmişse de şikâyetlinin eylem tarihinin 30.07.2013 olduğu, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e ve 67/4. maddesinde öngörülen 12 yıllık uzamış zamanaşımı süresinin Kurulumuzun karar tarihi olan 16.05.2024 günü itibariyle henüz dolmadığı anlaşıldığından itiraz yerinde görülmemiştir.
Yine, şikâyetli avukat aynı eylem bakımından daha önce yargılama yapıldığından söz etmişse de … Barosu Disiplin Kurulu’nun 2014/102 esas sayılı dosyası kapsamında görülen disiplin kovuşturmasına esas iddianın, “… 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/452 esas sayılı dosyasında şikayetçi A.Ç. aleyhine açmış olduğu davayı meslek kuralları gereğince Baro’ya bildirmediği” şeklinde olduğu ve işbu dosyamız iddiası ile aynı olmadığı anlaşıldığından şikâyetli avukatın bu husus bakımından da itirazı yerinde görülmemiştir.
Avukatlık Kanunu’nun 47.maddesi, “Avukat el koyduğu işlere ait çekişmeli hakları edinmekten veya bunların edinilmesine aracılıktan yasaklıdır. Bu yasak, işin sona ermesinden itibaren bir yıl sürer.” hükmünü haizdir.
Somut olayda, şikâyetli avukat, el koyduğu işte çekişmeli olan bir hakkı elde etmesi yasak olmasına rağmen, ilgili madde hükmüne aykırı olacak şekilde davrandığı gibi, avukatlık ücretini, vekalet ücreti olarak kararlaştırılabilecek %25’lik üst sınırı geçecek şekilde kararlaştırarak Avukatlık Kanunu’na aykırı davranmıştır.
Bu nedenle, Avukatlık Kanunu’nun altıncı kısmına giren eylemi nedeniyle kınama cezası ile cezalandırılması gereken şikâyetlinin itirazı yerinde olmadığından usul ve yasaya uygun olarak verilen Baro Disiplin Kurulu kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Gereği düşünüldü:
1-Şikâyetli avukatın itirazının reddine, … Barosu Disiplin Kurulu’nun Şikâyetlinin
“Kınama Cezası ile Cezalandırılmasına”
ilişkin 26.12.2023 gün ve 2023/14 Esas, 2023/152 Karar sayılı kararının
ONANMASINA,
2-Kurulumuz kararının tebliğini izleyen günden itibaren 60 gün içerisinde Ankara İdare Mahkemesinde dava yolu açık olmak üzere,
Oybirliği ile karar verildi.

  • İlk yayınlanma tarihi: 16 Mayıs 2024
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!