TBB Disiplin Kurulu Kararı – E. 2022/929 K. 2022/1005

Kaynak: Türkiye Barolar Birliği. Bu karar metni TBB tarafından yayımlanan kaynak metinden aktarılmıştır: barobirlik.org.tr/DisiplinKararlariDetay/1511

Güncel metin için TBB’deki kaynak sayfa esas alınmalıdır. Bu karar idari niteliktedir; yargı kararı değildir ve mahkemeler açısından bağlayıcı içtihat oluşturmaz.

İlgili AVK maddeleri: AVK Madde 5, AVK Madde 136, AVK Madde 154
[ÖZET] * Avukatlık Kanunu’nun 136/1.maddesinde, Avukatlık Kanunu’nun 5. maddesinin a bendinde yazılı bir suçtan kesin olarak hüküm giyme halinde, meslekten çıkarma cezası uygulanacağı; yine Avukatlık Kanunu’nun 154/1.maddesinde haklarında meslekten çıkarma cezası verilen avukatların işten yasaklanmalarının zorunlu olduğu hükme bağlanmıştır.
(Av. Yas. m.5/a, 136/1, 154/1)

[KARAR METNİ] İtirazın süresinde olduğu anlaşılmakla dava dosyası incelendi.
Cumhuriyet Başsavcılığının 26.09.2016 günlü yazısı ile şikâyetli avukat hakkında; “FETÖ/PDY Terör Örgütüne Üye Olma” suçundan soruşturma başlatıldığı hususunun Baro Başkanlığı’na bildirilmesi üzerine re’sen başlatılan disiplin kovuşturmasında, eylem sabit görülerek disiplin cezası tayin edilmiştir.
Şikâyetli avukat savunmasında özetle; iddiaları kabul etmediğini, hakkındaki davanın siyasi bir dava olduğunu ve beraat kararı çıkacağının yüksek olasılık olduğunu beyan etmiştir.
İncelenen dosya kapsamında, dosyanın önceden Kurulumuza intikal ettiği, Kurulumuzun 28.02.2020 günlü kararı ile Baro Disiplin Kurulu’nca karar tesis edildikten sonra, 24.10.2019 tarihli ve 30928 Sayılı Resmî Gazetede yayımlanan 7188 Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanuna ilişkin olarak madde 29 ile 5271 Sayılı Kanunu’nun 286. maddesine eklenen fıkra gereğince şikâyetli avukatın incelemeye konu eylem bakımından yargılandığı, … Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/308 Esas, 2018/352 sayılı kararının temyiz edildiği anlaşıldığından gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verildiği,
Baro Yönetim Kurulu’nun 04.07.2018 günlü toplantısında, şikâyetli hakkında disiplin kovuşturması açılmasına karar verildiği,
Şikâyetli avukatın disiplin kovuşturmasına konu eylemi nedeniyle, “Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma” suçundan cezalandırılması istemiyle … Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/308 esasına kayden açılan kamu davasında, Mahkemenin 21.05.2018 gün ve 2018/352 sayılı ilamı ile sanık şikâyetli avukatın, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 3/1. maddesinin yollamasıyla TCK’nın 314/2, 221/4, 62,  Terörle Mücadele Kanunu’nun 3.maddesi delaletiyle 5/1. maddeleri gereğince 3 Yıl 1 Ay 15 Gün Hapis Cezası ile Cezalandırılmasına karar verildiği, kararın, temyiz incelemesinde onanarak 28.04.2021 günü kesinleştiği,
Mahkemenin, “Sanığın avukat olarak görev yaptığı, sanığın sadece FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensupları tarafından gizlilik içerisinde kullanılan ByLock isimli programı 15.08.2014 ilk tespit tarihi olarak kendi adına kayıtlı … GSM 15.08.2014 ilk tespit tarihi olarak kendi adına kayıtlı … GSM nolu telefonlardan kullandığının tespit edildiği, … Cumhuriyet Başsavcılığınca sanığa ait olduğu belirtilen … GSM numaralı hatta ilişkin Log kayıtlarını gösterir CD’lerin gönderildiği, … GSM numaralı hatta ilişkin CD’nin incelenmesinde; A.Ç.’ye ait … nolu hatta ilişkin 14.01.2015-08.02.2015 tarihleri arasında, 29 sayfadan ibaret ‘46… ile başlayan’, Litvanya’da bulunan ByLock serverlarına bağlanıldığını gösterir kayıtların olduğu, baz istasyonunun …  ve …’den sinyal aldığı, sanığın yargılama aşamasında ByLock programını telefonuna H. isimli şahıs tarafından indirildiğini ve bu programı kullandığını belirttiği, dijital verilerin yanlışlığa ve hataya mahal vermeyecek derecede veriler olduğu, dolayısıyla ByLock içeriklerinin sanığa ait olduğu, sanık tarafından kullanıldığı anlaşılmakla, bu kullanım şekli Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararı ile onaylanan Yargıtay 16.Ceza Dairesinin kararı da gözetildiğinde Mahkememizce de delil olarak kabul edilmiş, sanığın hazırlıkta ve yargılama aşamasında ayrıntılı ifadelerinde üniversite öğrenimi sırasında 2010 ve 2014 yılları arasında örgüt evinde kaldığını belirterek örgütsel faaliyetlerine ilişkin bilgi verdiği anlaşılmakla; sanığın bu şekilde eylemlerindeki çeşitlilik, süreklilik ve yoğunluk birlikte değerlendirildiğinde silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısı içinde yer aldığı, FETÖ/PDY terör örgütüne üye olmaktan eylemine uyan TCK’nın 314/2 maddesi gereğince cezalandırılması hususunda Mahkememizce tam bir vicdani kanaat hasıl olmuş.” gerekçesiyle karar verdiği,
Baro Disiplin Kurulu tarafından; “…Bu kapsamda, Avukatlık Kanunu’nun 5/1-a maddesinde Türk Ceza Kanununun 53. maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile kasten işlenen bir suçtan dolayı iki yıldan fazla süre ile hapis cezasına ya da Devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, zimmet, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahkum olmak hali avukatlığa kabule engel sayılmıştır.
Aynı Kanununun 136/1. maddesi uyarınca, 5/1-(a) maddesinde sayılan bir suçtan kesin olarak hüküm giyme halinde meslekten çıkarma cezasının uygulanacağı ve 74. maddesi uyarınca da 5/1-(a) bendinde yazılı suçlardan kesin olarak hüküm giyenlerin ruhsatnamesi baro yönetim kurulunca geri alınarak iptal edileceği ve adları bir daha yazılmamak üzere levhadan silineceği hüküm altına alınmıştır.
Adı geçen Avukata isnat edilen 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Anayasal Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine Karşı Suçlar başlıklı Beşinci Bölümünde yer alan silahlı terör örgütü kurma veya yönetme ile silahlı terör örgütüne üye olma suçları Avukatlık Kanunu’nun 5/1-a maddesi uyarınca avukatlığa engel olup 136/1. maddesi uyarınca da meslekten çıkarma cezasını gerektirmektedir.” gerekçesiyle karar verildiği,
Şikâyetlinin disiplin sicil özetinde ceza olmadığı,
Şikâyetli avukatın 02.11.2022 kayıt tarihli itiraz dilekçesinde özetle, Baro Disiplin Kurulu kararının kendisine usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğini, karar her ne kadar elektronik posta ile tebliğ edilmişse de kesinleşen cezası nedeniyle cezaevinde bulunduğu, hükümlülere yapılacak tebligatların farklı usule tabii olduğunu, incelemeye konu disiplin dosyasında savunmalarını sunması için kendisine tebligat gönderilmediğini, yine itiraza konu kararda imzaların eksik olduğunu, Başkan Yardımcısının imzasının bulunmadığını, bu haliyle kararda eksiklik olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep ettiği görülmektedir.
Şikâyetli avukatın itirazı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Şikâyetli avukatın “Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma” suçundan cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasında, mahkemece yapılan yargılama neticesinde şikâyetli avukatın atılı suçtan dolayı eylemi sabit görülerek neticeten 3 Yıl 1 Ay 15 Gün Hapis Cezası ile Cezalandırılmasına karar verildiği, kararın temyiz incelemesinde onanarak 28.04.2021 günü kesinleştiği dosya kapsamı ile sabittir.
Şikâyetli avukatın yargılandığı ve cezalandırıldığı eylemin, Avukatlık Kanunu’nun 5/a maddesinde düzenlenen “…kasten işlenen bir suçtan dolayı iki yıldan fazla süreyle hapis cezasına ya da Devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, …” suçlar kapsamında olduğu anlaşılmaktadır.
Avukatlık Kanunu’nun 136/1.maddesinde, Avukatlık Kanunu’nun 5. maddesinin a bendinde yazılı bir suçtan kesin olarak hüküm giyme halinde, meslekten çıkarma cezası uygulanacağı; yine Avukatlık Kanunu’nun 154/1.maddesinde haklarında meslekten çıkarma cezası verilen avukatların işten yasaklanmalarının zorunlu olduğu hükme bağlanmıştır.
Bu nedenlerle, Baro Disiplin Kurulu tarafından yapılan hukuksal değerlendirme isabetli bulunmuş ancak sehven Avukatlık Kanunu’nun 153.maddesi uyarınca tedbiren işten yasaklama kararı verildiği görülmekle, şikâyetli avukatın itirazının reddi ile Avukatlık Kanunu’nun 154. maddesinin emredici hükmünün uygulanması zorunlu olduğundan, karardan “153. maddesi” ibaresinin çıkartılarak yerine “154. maddesi” ibaresinin eklenmesi suretiyle kararın düzetilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Gereği düşünüldü:
1-Şikâyetli avukatın itirazının reddine, Baro Disiplin Kurulu’nun Şikâyetlinin
“Meslekten Çıkarma Cezası ile Cezalandırılmasına”
ve
“Avukatlık Kanunu’nun 153/1.maddesi kapsamında Tedbiren İşten Yasaklanmasına”
ilişkin kararından, “153. maddesi” ibaresinin çıkartılarak yerine “154. maddesi” ibaresinin eklenmesi suretiyle kararın
DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2-Kararın onay için, Avukatlık Kanunu’nun 157/7.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı’na gönderilmesine,
3-Kurulumuz kararının tebliğini izleyen günden itibaren 60 gün içerisinde Ankara İdare Mahkemesinde dava yolu açık olmak üzere,
Katılanların oybirliği ile karar verildi.

  • İlk yayınlanma tarihi: 18 Kasım 2022
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!