Kaynak: Türkiye Barolar Birliği. Bu karar metni TBB tarafından yayımlanan kaynak metinden aktarılmıştır: barobirlik.org.tr/DisiplinKararlariDetay/133
Güncel metin için TBB’deki kaynak sayfa esas alınmalıdır. Bu karar idari niteliktedir; yargı kararı değildir ve mahkemeler açısından bağlayıcı içtihat oluşturmaz.
* Tekerrür için eylem tarihinin değil, kesinleşme tarihinin esas alınması
(765 sayılı TCK m. 81; 5237 sayılı TCK m. 58; Av. K. m. 136/2, 157/7, 158/2, 160/2-3) [KARAR METNİ] İstanbul Barosu Disiplin Kurulu’nun bir yıl süre ile işten çıkarma cezası verilmesine ilişkin 11.11.2005 gün ve 2005/… sayılı kararına şikayetli avukat İ.D.’nin itirazı üzerine, kurulumuzun 07.10.2006 gün ve 2006/… karar sayılı kararı ile kararın onanmasına karar verilmiş, ancak sözü edilen kararımız Adalet Bakanlığı’nın 14.12.2006 gün ve (25649) sayılı işlemi ile onaylanmayarak bir daha görüşülmek üzere dosyasıyla birlikte geri gönderilmiştir.
Adalet Bakanlığı’nın geri gönderme yazısında özetle, “müştekinin şikayet edilen avukat İ.D.’nin alacağını tahsil etmek üzere vekilliğini üstlenip, bu iş için masraf ve ücreti vekalet aldığı halde herhangi bir işlem yapmadığı gibi aldığı parayı da iade etmediği yönündeki iddiasına ilişkin olar Beyoğlu 7. Noterliğinin 19.09.2001 tarih ve 37470 yevmiye sayılı vekaletnamesi ile Garanti Bankası’nın 19.09.2001 tarihli dekontunu ibraz etmesi karşısında şikayet edilen avukatın müştekinin iddiasının aksine bir delil ibraz etmediği nazara alındığından, şikayet edilen avukatın eyleminin 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 34 ve Meslek Kuralları’nın 3 .maddelerine aykırılık teşkil ettiği ve anılan Kanunun 134. maddesi uyarınca da disiplin cezasını gerektirdiği, ancak 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 136/2 maddesinde beş yıllık bir dönem içinde iki veya daha fazla disiplin cezasını gerektiren davranışta bulunan avukata her yeni suç için bir öncekinden daha ağır cezanın uygulanacağının hükme bağlanması karşısında Baro Disiplin Kurulunca şikayet edilen avukatın sicilinde bulunan cezaların eylem tarihleri ve kesinleşme tarihleri belirlenerek tekerrüre esas cezasının saptanması ve sonucuna göre ceza tayin edilmesi gerekirken, şikayet edilen avukatın sicilinde bulunan cezaların karar tarihleri nazara alınarak tekerrür hükmünün uygulanmasının yerinde bulunmadığı anlaşıldığı cihetle, Birliğiniz Disiplin Kurulunda yapılan değerlendirme ve verilen kararda hukuki isabet görülmemiştir.” gerekçesine dayanmaktadır.
Adalet Bakanlığı’nın geri gönderme yazısı ile birlikte disiplin dosyası bir kez daha incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.
Şikayetli avukatın eyleminin disiplin suçu oluşturduğu yönündeki İstanbul Barosu Disiplin Kurulu ve kurulumuzun hukuksal değerlendirmelerinde yasaya aykırılık bulunmadığı, Adalet Bakanlığınca da kabul edilmektedir.
Şikayetli avukatın sicil dosyasının incelenmesinde; şikayetli avukatın 22.05.2001 gün ve 2001/… sayılı kararla uyarma cezası, 14.05.2002 gün ve 2002/… sayılı kararla kınama, 11.06.2002 gün ve 2002/… sayılı kararla 200.000.000.000 TL para cezası, 09.12.2003 gün ve 2003/… sayılı kararla 89.000.000.000 TL para cezası, 14.09.2004 gün ve 2004/… sayılı kararla 139.000.000.000 TL para cezası, 14.09.2004 gün ve 2004/… sayılı kararla altı ay süre ile işten çıkarma cezası, 23.11.2004 gün ve 2004/… sayılı kararla altı ay süre ile işten çıkarma cezası, 27.09.2005 gün ve 2003/… sayılı kararla üç yıl süre ile işten çıkarma cezasının bulunduğu ve bu karların kesinleştiği, 11.11.2005 gün ve 2004/… sayılı kararla bir yıl süre ile işten çıkarma cezası, 13.07.2006 gün ve 2005/… sayılı kararla meslekten çıkarma cezası bulunduğu ve bu kararların kesinleşmediği görülmüştür.
Şikayetli avukatın azledildiği 18.07.2003, ihtarname ile hesap verilmesinin istendiği 31.10.2003 ve şikayet edildiği 14.12.2003 tarihleri göz önünde bulundurulduğunda, 14.12.2003 tarihi itibariyle disiplin sicilinde tekerrüre esas kesinleşmiş uyarma, kınama ve para cezasının bulunduğu tartışmasızdır.
Avukatlık Yasası 136/2, “Beş yıllık bir dönem içinde iki veya daha çok defa disiplin cezasını gerektiren davranışta bulunan avukata her yeni suç için bir öncekinden daha ağır ceza uygulanır.”, 160/2, “Meslekten çıkarma ve işten çıkarma cezalarında başka bir disiplin cezası verilen avukatlar, uyarma, kınama ve para cezalarının uygulanmasından itibaren beş yıl geçtikten sonra disiplin kuruluna başvurarak bu disiplin sicillerinin silinmesini isteyebilir. İlgilinin yukarıdaki fıkrada yazılı süre içinde disiplin cezası almamış olması halinde, disiplin cezasının silinmesine karar verilin ve sicil dosyasındaki disiplin bölüme çıkartılarak yenisi düzenlenir.” hükümlerini amirdir.
Şikayetli avukatın ilk eylem tarihinden beş yıl geriye gidildiğinde, 12.12.1999 tarihinden sonraki dönemde uyarma, kınama ve iki adet para cezası aldığı ve Avukatlık Yasası’nın 160/2-3 maddeleri uyarınca sicilin silinmesinin mümkün olmadığı tartışmasızdır.
765 sayılı Türk Ceza Yasası’nın 81. maddesi, “Bir kimse beş seneden ziyade müddetle bir mahkumiyete uğradıktan sonra cezasını çektiği veya ceza düştüğü tarihten itibaren on sene ve diğer cezalarda beş sene içinde başka bir suç daha işlerse yeni suça verilecek ceza altıda bire kadar artırılır.”, 5237 sayılı Türk Ceza Yasası’nın 58. maddesi “Önceden işlenen suçtan dolayı verilen hüküm kesinleştikten sonra yeni bir suçun işlenmesi halinde, tekerrür hükümleri uygulanır.” hükümlerini amirdir.
Barolar ve Türkiye Barolar Birliği temel insan hakları güvencesi olmasından ötürü Avukatlık Yasası’nda bulunmayan hususlarda, CMK ve TCK kurallarının uygulanmasına bu güne kadar önem vermiş ve vermeye de devam edecektir. Yukarıda anılan TCK hükümlerinde tekerrür için “kesinleşme tarihi” belirtilmiş, “eylem tarihi” hiçbir şekilde gözönünde bulundurulmamıştır. Yasa koyucunun amacı açıktır. Amaç, faili yeni bir suç işlememeye özendirmedir. Suç işlenirse fail daha ağır ceza alarak sonuçlarına katlanacaktır.
Nitekim, Avukatlık Yasası’nın 160/2-3 maddesi de bu amaca yönelik olup, disiplin cezasının kesinleşmesinden itibaren geçecek beş yıllık dönemde suç işlenmesi halinde, iade-i itibar mümkün değildir.
Avukatlık Yasası’nın 158/2. maddesinin, Barolar ve Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulu’nun, “disiplin cezalarının verilmesinde; avukatlık onurunu, düzen ve gelenekleri ile meslek kurallarını ve itibarını korumak, mesleğin amaç ve gereklerine ve adalete uygun olarak yerine getirilmesini sağlamak ilkeleri göz önünde tutarlar.” hükmü uyarınca, avukatlık onurunun, düzen ve gelenekleri ile meslek kurallarının meslek itibarının korunması hususunda takdir hakları bulunduğu ve eylemin ağırlığına göre ceza tayin hakkı bulunduğu da gözardı edilmemelidir.
Şikayetli avukatın disiplin sicilindeki cezalar, Avukatlık Yasası’nın 136/2 maddesi hükmü uyarınca tekerrüre esas olduğu ve eylemin ağırlığı karşısında, Adalet Bakanlığı’nın geri gönderme gerekçesi yerinde bulunmamış ve önceki kararımızda ISRAR gerekmiştir.
Sonuç olarak; açıklanan nedenlerle, Adalet Bakanlığı’nın 14.12.2006 tarih ve 25649 sayılı geri gönderme yazısında belirtilen gerekçelere uyulmamasına, kurulumuzun 07.10.2006 gün ve 2006/… sayılı kararının aynen kabulüne, sonucun Avukatlık Yasası’nın 157/7 maddesi uyarınca Adalet Bakanlığı’na bildirilmesine katılanların oybirliği ile karar verildi.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe