Kaynak: Türkiye Barolar Birliği. Bu karar metni TBB tarafından yayımlanan kaynak metinden aktarılmıştır: barobirlik.org.tr/DisiplinKararlariDetay/106
Güncel metin için TBB’deki kaynak sayfa esas alınmalıdır. Bu karar idari niteliktedir; yargı kararı değildir ve mahkemeler açısından bağlayıcı içtihat oluşturmaz.
(Av. K. m.34, 38, 48, 135/3, 158; TBB Meslek K. m.4, 8) [KARAR METNİ] Şikayetli avukat hakkında, “Şikayetçinin, Ş.D. isimli kişiyle 15.12.2003 tarihinde otomobil takas ettiği, 2.000,oo. YTL.lik fark için bir aylık senet verdiği, vadesinde borcun ödendiği, Ş.D.’nin de Şikayetçinin olduğunu söylediği bir senedi yırttığı, ancak sonradan yırtılan senedin şikayetçinin senedi olmadığı, Şikayetçiye ait senetteki 2 milyarın önüne 1 konularak 12 milyar yapıldığı, E.B isimli üçüncü bir şahıs aracılığıyla senedin şikâyetli avukata verildiği, durum anlatıldığı halde ihtiyati haciz kararı alınarak Şikayetçinin evindeki beyaz eşyalar ile 1o adet sığırını haczedilip yediemin olarak muhtara bırakıldığı, şikâyetli avukatın bunu bilerek yaptığı”, iddiası ile başlatılan disiplin kovuşturması sonucunda Baro Disiplin Kurulunca eylem sabit görülerek, disiplin cezası tayin edilmiştir.
Şikayetli savunmalarında, iddiaları reddederek, A.Y.’nin borçlu olduğu senedi E.B.’nin değil, senet alacaklısının kendisine getirdiğini, senette tahrifat olduğunu bilmediğini, anlaşma yolunda müvekkilinden aldığı talimat çerçevesinde hareket ettiğini, E.B.’nin kendisi ile çalışan katibi ve taksicisi olduğunu, iş yoğunluğu sebebiyle kâtip kimliği çıkaramadığını, piyasadan kendisine iş temin etmesinin, ortak çalışmalarının, komisyon karşılığı iş getirmesinin söz konusu olmadığını, müşterek otomobil satın almadıklarını, E.B.’nin satın aldığı otomobil için kefil olduğunu, E.B.’nin kendisi hakkında dedikodular çıkardığını duyduğunu ancak ayrılırsa kötülük yapacağından korktuğu için ayrılamadığını, E.B.’ye hacizlerde işlem yaptırmadığını, iddiaların doğru olmadığını bildirmiştir.
Baro Disiplin Kurulu 2005/4 Esas, 2006/3 Karar sayılı ve 12.07.2006 tarihli kararıyla, şikayetlinin, alacaklısı Ş.D., Borçluları A.Y. ve H.Y. olan senet üzerinde tahrifat olduğu söylenmesine rağmen gerekli özeni gösterip bu yönde araştırma yapmadan senedi takibe koyup haciz işlemine geçmesi ile Avukatlık Yasasının 34 maddesinde belirtilen avukatların yüklendikleri görevleri bu görevin kutsallığına yakışır şekilde özen, doğruluk ve onur içinde yerine getirme zorunluluğuna ilişkin hükmünü ve avukatın kendisine yapılan teklifi haksız ve yolsuz görürse reddetmek zorunda olduğuna ilişkin 38 maddesi hükmünü ihlâl ettiği, ayrıca taksicilik yapan E.B. isimli kişiyi dava ve icra takibi temini için aracı kıldığı, bu şahsın kendisini avukatın ortağı gibi tanıtmasına ses çıkarmadığı bu kişi ile müşterek otomobil aldığı, bu kişinin de şikayetliden sağladığı çıkar karşılığında ona piyasadan iş sağladığı böylece Avukatlık Yasasının 48 maddesindeki ücret veya çıkar karşılığı avukata iş getirmeye aracılık etmek ve aracı kullanmak hükmüne aykırı davrandığını kabul ederek Avukatlık Yasasının135/3 maddesine göre taktiren 473,00 YTL. Para cezasıyla cezalandırılmasına karar vermiştir.
Baro Disiplin Kurulu Kararına karşı şikâyetli tarafından itiraz edilmiştir.
Şikâyetli hakkındaki iddialardan birisi, A.Y.’nin şikayetinde yer alan tahrif edilmiş senedi bilerek icra takibine geçmiş olmasıdır.
Ancak, senet fotokopisi incelendiğinde, senet üzerinde oynama yapıldığı açık bir şekilde belli değildir. Bu durumda avukatın sorumluluğundan söz edebilmek için, senedin tahrif edilmiş olup olmadığının araştırılması hususunda, durumun gereklerine göre kendisinden beklenen özeni göstermiş olup olmadığı önem kazanmaktadır. Olaya bu açıdan bakıldığında, Senet hamili H.D., 09.09.2005 tarihli ifadesinde senet alacaklısı olan babası Ş.D.’ye güvenmediğini, senette herhangi bir pürüz olup olmadığını şikayetli avukata sorduğunu bildirmiştir. Yine senedi takibe koymadan önce şikâyetli avukatın görüştüğü senet borçluları A.Y. ve H.Y. da ifadelerinde bu senedin 2 milyar borç için verildiğini, üzerinde oynama olduğunu söylediklerini beyan etmişlerdir. Bu durumda şikâyetlinin daha hassas davranması ve takibe koyacağı senette gerçekten bir tahrifat olup olmadığına dikkat etmesi kendisinden beklenmesi gereken bir davranış biçimidir. Bu emareler sebebiyle, daha dikkatli bir incelemede senet üzerinde rakamla yazılan meblâğın başındaki 1 rakamının diğer rakamlara göre daha sıkışık yazıldığı görülmekte ve bir tahrifat yapılmış olabileceği anlaşılmaktadır.
Şikayetli hakkındaki ikinci iddia E.B. isimli kişi ile olan iş ilişkisi ile ilgilidir.
Avukatlık Yasasının 34. maddesi avukatların, avukatlık unvanının gerektirdiği saygı ve güvene uygun biçimde davranmak yükümünde olduklarını hükme bağlamıştır. T.B.B. Meslek Kurallarının 4. maddesinde, avukatların mesleğin itibarını zedeleyecek davranışlardan özel hayatlarında dahi kaçınmak zorunda olduklarını, 8.maddesinde ise avukatın kendisine iş sağlama niteliğindeki her davranıştan çekinme zorunda olduğunu bildirmiş, Avukatlık Yasasının 48. maddesi ise, ücret veya çıkar karşılığı avukata iş getirmeye aracılık etmeyi ve avukatların bu hususta aracı kullanmalarını yasaklamıştır.
Şikayetli avukat, E.B. adlı şahsın, kendisine piyasadan dava ve senet getirerek iş sağladığı, adına ciro ettirdiği senetleri şikâyetli aracılığıyla icra takibine koydurduğu, ortak çalıştıkları iddialarını reddetmektedir.
Ancak dosyamızdaki Avukat R.B.’nin ve E.B.’nin çok açık ifadeleri, şikayetlinin tevilli beyanları, müşterek otomobil almaları, E.B.’nin cirolu senetlerini takip etmesi gibi olaylar, şikayetlinin E.B. ile iş ilişkilerinin, avukat katip ilişkisinin ötesinde, ortak çalışma biçiminde olduğunu göstermektedir. Çevrede de bu yolda bir kanaat uyanmıştır.
Şikayetli, 04.07.2006 tarihli savunmasında, Avukat R.B.’nin bir çok avukatın E.B. ile çalışmayı bıraktığını, onun icraya girmesinin de yasaklandığını, ayrıca yanında M.Ç. diye birisini getirmekte olduğunu ki bu kişinin kadın pazarladığını söyleyip “sen hala E.B. ile çalışıyorsun” dediğini, E.B.’nin de etrafta yanlış bir takım laflar konuştuğunu duyduğunu, E.B.’ye, kendisi ile ilgili aşk masallarını avukatların da duyduğunu ifade etmiştir.
Diğer tanıkların bu yoldaki ifadeleri de birlikte değerlendirildiğinde, şikayetlinin ilişkilerinde avukatlık unvanının gerektirdiği saygı ve güvene uygun davranmadığı, çevrede bu yolda izlenimler yarattığı, iş temini hususunda Erdinç Balcı ile birlikte hareket ettiği anlaşılmakla, Şikayetlinin eylemi Avukatlık Yasasının 34, 38/a ve 48.maddesi ile TBB.Meslek Kurallarının 4. ve 8.maddelerine aykırı olup, disiplin suçunu oluşturmaktadır.
Şikayetlinin disiplin kovuşturmasına konu eylemlerinin birden fazla oluşu, eylemlerin ağırlığı ve Avukatlık Yasasının 158.maddesindeki ilkelerde nazara alındığında, Kastamonu Barosu Disiplin Kurulunun şikayetlinin 473,00 YTL para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin kararında hukuki isabetsizlik görülmemiş ve kararın onanması gerekmiştir.
Sonuç olarak, Şikayetli Avukat H.E.’nin itirazlarının reddi ile, Kastamonu Barosu Disiplin Kurulunun “ 473,00 YTL. para cezası ile cezalandırılmasına” ilişkin kararının ONANMASINA katılanların oybirliğiyle karar verildi.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe