T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
DAVACI :
1-
K1
– -N1
A1
DAVACI :
2-
K2
– -N2
A2
DAVALI :
1-
K3
– -N3
A3
DAVALI :
2
-SEYHAN
NÜFUS
MÜDÜRLÜĞÜ
–
Seyhan/ ADANA
KÜÇÜK : K4- -N4
VASİ : K5- -N5
A4
KAYYIM : K6- -N6
A5
DAVANIN KONUSU : Babalık (Kurulan Soybağına İtiraz Ve İptal)
Açılan davada Adana 2. Asliye Hukuk ve Adana 7. Aile Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ İLE HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE:
Dava, soybağının tespiti davasıdır.
Adana 2. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından, davanın soybağına ilişkin olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
Adana 7. Aile Mahkemesince, uyuşmazlığın nüfus kaydında düzeltim niteliğinde olduğunu belirterek görevsizlik yönünde hüküm kurulmuştur.
4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanunun 4. maddesi uyarınca, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun “Vesayet” başlıklı üçüncü kısmı hariç olmak üzere “Aile Hukuku” başlıklı İkinci Kitabından (m. 118 ila 395 arası) kaynaklanan davalara bakma görevi aile mahkemelerine aittir. Bu nedenle, TMK’nın “Hısımlık” başlıklı 282 ila 363. maddeleri arasında yer alan soybağına ilişkin davalar, aile mahkemeleri tarafından çözümlenmelidir.
Diğer taraftan, 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununun 36/1-a maddesi gereğince, nüfus kayıtlarının düzeltilmesi istemlerine ilişkin davalara bakma görevi ise asliye hukuk mahkemelerine ait bulunmaktadır.
Davanın kabulü halinde, her iki dava türünde de nüfus kayıtlarında değişiklik yapılmasının gerekmesi nedeniyle, benzer sonuçlara sahip bu davalar arasında görevli mahkemenin belirlenebilmesi için davanın vasfının doğru olarak tayin edilmesi önem kazanmaktadır.
4721 sayılı TMK’nın 282. maddesi uyarınca, anne ile çocuk arasındaki soybağı doğum ile; baba ile çocuk arasındaki soybağı ise “anne ile evlenme”, “Tanıma” ve “Hakimin hükmü” ile kurulmaktadır. Diğer taraftan, evlat edinme de soybağı oluşturan hallerdendir.
TMK’nın 285. maddesinde yer alan “Babalık karinesi” uyarınca, evlilik devam ederken veya evliliğin sona ermesinden başlayarak üçyüz gün içinde doğan çocuğun babası kocadır. Çocuk ile anne arasındaki soybağı doğum ile kendiliğinden kurulacağından, anne yönünden soybağı tesisi amacıyla değil, sadece, çocuğu doğuran kadının kim olduğunun tespiti amacıyla dava açılabilir. Nüfusta kayıtlı anne ve baba adının gerçeği yansıtmadığı ve bu nedenle gerçek anne ve baba adının yazılması istemiyle açılacak ve nüfusa kayıtlı bulunan hanenin de değiştirilmesi sonucunu doğuracak davalarda, esasen iki iddia bulunmaktadır. Bunlardan bir tanesi, çocuğun kayden anne olan kadından değil, başka bir anneden doğduğu; ikincisi ise, kayden baba olarak gözüken kişinin genetik baba olmadığı iddiasıdır. Bu davada, kayden anne gözüken kişinin çocuğu doğurmadığı, genetik annenin başka bir kadın olduğunun tespit edilmesi halinde, yukarıda sözü edilen babalık karinesi aksi yönde işleyecek ve “genetik annenin kocası olmayan” kayden babanın, babalık sıfatı kendiliğinden ortadan kalkacaktır. Mahkemece belirlenen genetik annenin, çocuğun doğduğu tarihte evli bulunduğunun anlaşılması halinde, TMK’nın 285. maddesinde yazılı babalık karinesi nedeniyle genetik annenin kocası olan erkek, kendiliğinden baba sıfatını kazanacaktır. Bu durumda soybağı ihtilafı ortaya çıkmadığından, açıklanan muhtevadaki davalar, sadece nüfus kayıtlarında düzeltim davasından ibaret kalacaklar ve görevli mahkeme, 5490 sayılı Kanunun 36/1-a maddesi uyarınca asliye hukuk mahkemeleri olacaktır. Ancak, çocuğun doğduğu tarihte, genetik annenin evli bulunmaması halinde, anne yönünden dava, kayıt düzeltim davası olarak kalmakla birlikte, genetik anne ile evli olmayan genetik baba yönünden babalık karinesi gerçekleşmeyeceğinden, genetik babanın nüfus kaydına işlenmesi talebi “Soybağı davası” niteliğini kazanacaktır. Bu takdirde uyuşmazlığın, 4787 sayılı Kanunun 4. maddesi uyarınca aile mahkemesi tarafından incelenip çözüme kavuşturulması gerekecektir. (Yargıtay HGK 2013/354-1554, 18. HD 2015/1360-3281, 2015/1591-4537)
Somut olaya; dava dilekçesi ile, küçük K4’nin davalı K3 ve K1’nin resmi evlilikleri süresi içerisinde doğduğu bu sebeple babası olarak K3’un yazıldığı aslında babasının davacı K2 olduğu belirtilerek dava açılmıştır. Dosya kapsamındaki nüfus kayıtlarının incelenmesi neticesinde Küçük K4’nin davacı K1 ile davalı K3’un resmi evli oldukları süre içerisinde 15.04.2013 tarihinde doğduğu, böylelikle nüfus kayıtlarına göre baba görünen K3 ile çocuk arasındaki soybağının reddi ve gerçek baba olduğu iddia olunan davacı K2 açısında soybağının kurulması gerektiğinden açılan dava soybağı davası niteliğindedir. Soybağı hukuku ile ilgili davalar 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Görev ve Yargılama Usûllerine Dair Kanunun 4. maddesinde gösterilen davalardan olup, TMK’nın 282 vd. maddelerinde düzenlenen soybağı kurulmasıyla ilgili olan bu davanın aile mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekir.
Açıklanan bu sebeplerle uyuşmazlığın, Aile Mahkemesince görülüp çözümlenmesi gerektiğinden Adana 7.Aile Mahkemesinin 24.01.2020 tarih ve 2018/1036-E 2020/557-K sayılı karar sayılı ilamının kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM/:Yukarıda açıklanan nedenlerle,
1-
Davaya Adana 7. Aile Mahkemesinde bakılması gerektiği halde davanın Adana 2. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından bakılması gerektiği belirtilerek görevsizlik kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, HMK’nın 353/1-a, 353/3 maddesi gereğince Adana 7.Aile Mahkemesinin 24.01.2020 tarih ve 2018/1036-E 2020/557-K sayılı karar sayılı ilamının
KALDIRILMASINA
,
2-
Adana 7. Aile Mahkemesinin yargı yeri olarak
BELİRLENMESİNE
,
3-
Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için Mahkemesine iadesine dosya üzerinden oy birliği ile kesin olarak karar verildi 16/06/2021
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe