TBK Madde 586 Müteselsil kefalet

Özet 2 fıkra · ~2 dk okuma

TBK 586, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına giren kefile alacaklı, asıl borçluyu takip etmeden ya da taşınmaz rehnini paraya çevirmeden doğrudan başvurabilir; ancak bunun için borçlunun ifada gecikip ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir. Alacak teslime bağlı taşınır rehni veya alacak rehni ile güvenceye alınmışsa, kural olarak rehnin paraya çevrilmesinden önce kefile başvurulamaz; alacağın rehinle tamamen karşılanamayacağının önceden hâkimce belirlenmesi ya da borçlunun iflası veya konkordato mehli hâllerinde rehin paraya çevrilmeden de kefile gidilebilir.

Resmi Metin

Müteselsil kefalet

Madde 586- (1) Kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir. Ancak, bunun için borçlunun, ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir.

(2) Alacak, teslime bağlı taşınır rehni veya alacak rehni ile güvenceye alınmışsa, rehnin paraya çevrilmesinden önce kefile başvurulamaz. Ancak, alacağın rehnin paraya çevrilmesi yoluyla tamamen karşılanamayacağının önceden hâkim tarafından belirlenmesi veya borçlunun iflas etmesi ya da konkordato mehli verilmesi hâllerinde, rehnin paraya çevrilmesinden önce de kefile başvurulabilir.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Müteselsil kefalet, kefilin güvenlik bakımından alacaklıya en güçlü konumu verdiği kefalet türüdür. Kefil müteselsil kefil sıfatıyla ya da bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmişse, alacaklı asıl borçluyu önce takip etmek veya taşınmaz rehnini paraya çevirmek zorunda kalmadan doğrudan kefili takip edebilir. Bu yönüyle, önce asıl borçluya başvurulmasını şart koşan adi kefaletten (TBK m.585) ayrılır.

Ancak “müteselsil” sözcüğü kefili tümüyle korumasız bırakmaz. Alacaklının kefile gidebilmesi için borçlunun ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması ya da açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir. Alacak teslime bağlı taşınır rehni veya alacak rehni ile güvenceye alınmışsa, kural olarak önce rehin paraya çevrilir; kefile ancak bundan sonra başvurulabilir. Rehnin yetmeyeceğinin hâkimce önceden saptanması, borçlunun iflası ya da konkordato mehli verilmesi hâlleri bu kuralın istisnasıdır.

Kefaletin fer’i bir borç olduğunu ve kefilin sorumluluğunun sözleşmedeki azami miktarı aşamayacağını da unutmayın.

Gerekçe

Türk Borçlar Kanunu’nun 586. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:

818 sayılı Borçlar Kanununun 487 nci maddesini karşılamaktadır.

Tasarının iki fıkradan oluşan 586 ncı maddesinde, alacaklının, müteselsil kefile başvurma konusu düzenlenmektedir.

Maddenin birinci fıkrası, 818 sayılı Borçlar Kanununun 487 nci maddesinin birinci fıkrasıyla benzer içeriğe sahip olmakla birlikte, bu maddede kullanılan “müşterek müteselsil borçlu” şeklindeki ibare, müteselsil kefalet ile müteselsil borçlunun farklı hukuki müesseseler olduğu göz önünde tutularak, Tasarı metnine alınmamıştır. Fıkrada yapılan diğer önemli bir değişikliğe göre de, alacaklı borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden önce de doğrudan doğruya müteselsil kefile başvurabilecek; ancak, bunun için, borçlunun açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması veya ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması aranacaktır.

Maddenin ikinci fıkrasına göre, alacak, teslime bağlı taşınır rehni veya alacak rehni ile güvenceye alınmışsa, alacaklı rehnin paraya çevrilmesinden önce kefile başvuramaz. Yine aynı fıkraya göre, alacağın rehnin paraya çevrilmesi yoluyla tamamen karşılanamayacağının önceden hakim tarafından belirlenmesi veya bunun anlaşmayla öngörülmesi veya borçlunun iflas etmesi ya da konkordato mehli verilmesi hallerinde, alacaklı rehnin paraya çevrilmesinden önce de kefile başvurabilecektir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 487 nci maddesinin ikinci fıkrası ise, Tasarının yeni sistematik yapısı karşısında gereksiz görülerek Tasarıya alınmamıştır.

Maddenin düzenlenmesinde, kaynak İsviçre Borçlar Kanununun 496 ncı maddesi göz önünde tutulmuştur.

İlgili Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) Kararları - TBK m.586 uygulaması

Adana Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları. Aşağıdaki ilkeler ilgili kararlardan derlenmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2022/2675 K. 2026/677 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Kredi sözleşmesinde yazılı adresi kanuni ikametgâh sayan kayıt nedeniyle, kat ihtarnamesinin bu adrese çıkarılması asıl borçluya tebliğ sayılmış; borç ödenmediğinden müteselsil kefiller yönünden TBK m.586'daki başvuru koşulunun oluştuğu kabul edilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Banka ile bir ticaret şirketi arasındaki genel kredi sözleşmesinden doğan borç için, müteselsil kefilin mirasçıları aleyhine yürütülen takibe itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır. Mirasçılar, hesap kat ihtarnamesinin asıl borçlu şirkete tebliğ edilemediğini, bu nedenle TBK m.586 uyarınca müteselsil kefillere başvurulamayacağını savunmuştur. İlk derece mahkemesi davanın kabulüne karar vermiştir. Daire, kredi sözleşmesinde bildirilen adresin kanuni ikametgâh sayılacağı kaydı gereğince ihtarnamenin tebliğ edilmiş sayılacağını, asıl borçluya yapılan tebliğe rağmen borç ödenmediğinden kefiller yönünden de takip koşulunun gerçekleştiğini belirterek davalıların istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2022/749 K. 2025/1614 İstinaf Kabulü / Kaldırma

İpotek veren üçüncü kişinin aynı zamanda müteselsil kefil olması hâlinde iki sorumluluğun birlikte var olduğu; ipoteğin paraya çevrilmesinden tahsilat yapılsa bile kişisel kefalet nedeniyle tahsilde tekerrür olmamak üzere takip yapılabileceği kabul edilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Genel kredi sözleşmesinden doğan alacak için asıl borçlu şirket ve müteselsil kefiller aleyhine yürütülen takibe itirazın iptali istemidir. İlk derece mahkemesi davanın kısmen kabulüne karar vermiş, hem davacı banka hem davalı taraf istinaf yoluna başvurmuştur. Daire, hem ipotek veren üçüncü kişi hem müteselsil kefil olan kişinin iki ayrı sıfatla sorumlu olduğunu, ipoteğin paraya çevrilmesinden yapılacak tahsilatın infaz aşamasında borç tutarını etkileyeceğini, takipten sonra yapılan ödemelerin mahsubunda izlenecek yöntemin de hatalı uygulandığını belirterek istinaf başvurularının kabulüne, kararın kaldırılmasına ve dosyanın yeniden yargılama için ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2025/815 K. 2025/1260 İstinaf Kabulü / Kaldırma

Müteselsil kefile karşı ihtiyati haciz istenebilmesi için borçlunun ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması yeterli görülmüş; hesap kat ihtarnamesinin asıl borçlu şirkete ve kefile tebliğ edilip sürenin dolmasıyla temerrüdün gerçekleştiği kabul edilerek kefil yönünden haciz kararı verilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Uyuşmazlık, genel kredi sözleşmesinden doğan alacak için asıl borçlu şirket ve müteselsil kefiller aleyhine istenen ihtiyati hacze ilişkindir. İlk derece mahkemesi, hesap kat ihtarındaki asıl alacaktan kat sonrası tahsilatı düşerek belirlediği tutar üzerinden talebi kısmen kabul etmiş, fazlaya ilişkin istemi yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle reddetmiştir. Daire, hesap kat ihtarnamesinin borçlu şirkete ve kefile tebliğ edildiğini ve ihtarnamedeki sürenin dolmasıyla borçluların temerrüde düştüğünü belirlemiş; kat ihtarındaki tutardan kat sonrası ödeme mahsup edilerek 44.281.646,11 TL üzerinden ihtiyati haciz kararı verilmesi gerektiği sonucuna varmış, istinaf başvurusunu kabul ederek kararı kaldırmış ve yeniden hüküm kurmuştur.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2022/1096 K. 2025/1009 İstinaf Kabulü / Kaldırma

Kredi sözleşmesini müteselsil kefil olarak imzalayanlardan hesap kat ihtarı tebliğ edilemeyen ile ihtarı asıl borçludan önce tebliğ alan kefillerin TBK 586 uyarınca takip tarihinde temerrüde düştüğü, işlemiş faizin bu temerrüt tarihine göre hesaplanmasının doğru olduğu belirtilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Banka, genel kredi sözleşmesini müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzalayan davalılar aleyhine başlattığı takibe yapılan itirazın iptalini istemiştir. Asliye ticaret mahkemesi, bilirkişi raporu doğrultusunda davayı kısmen kabul etmiş, reddedilen kısım üzerinden davacı aleyhine kötü niyet tazminatına da hükmetmiştir. Daire, kefiller yönünden hesap kat ihtarlarının tebliğ tarihlerine göre belirlenen temerrüt tarihlerinde ve faiz oranında hukuka aykırılık bulunmadığını, hükme esas alınan raporun denetime elverişli olduğunu belirtmiş; ancak alacaklının takipte açıkça haksız ve kötü niyetli olduğu ispatlanmadan aleyhine tazminata hükmedilmesini usul ve yasaya aykırı bularak istinafı kabul etmiş, kararı kaldırıp yeniden hüküm kurmuştur.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2025/710 K. 2025/853 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Genel kredi sözleşmesinde müteselsil kefil yönünden ihtiyati hacze karar verilebilmesi için asıl borçluya gönderilen hesap kat ihtarnamesinin sonuçsuz kalmasının gerekli bir unsur olduğu, ihtara rağmen ödenmeyen alacak bakımından kefil hakkında ihtiyati haciz istenebileceği belirtilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Uyuşmazlık, genel kredi ve teminat sözleşmelerine dayalı olarak müteselsil kefil hakkında istenen ihtiyati haciz talebinin kısmen reddi kararının kaldırılması istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi, hesap kat ihtarnamesine konu alacağın bir bölümü için ihtiyati hacze karar vermiş, asıl alacağı aşan faiz ve vergi türünden kalemler yönünden talebi reddetmiştir. Daire, asıl borçluya gönderilen kat ihtarnamesinin sonuçsuz kalması halinde müteselsil kefil hakkında da ihtiyati haciz istenebileceğini belirtmiş; reddedilen kalemlerin muacceliyeti ve hesaplanmasının yargılamayı gerektirdiğini gözeterek alacaklının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Diğer kararlar (5)
Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2022/460 K. 2025/202 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Asıl borçluya başvurulmadan takip yapıldığı gerekçesiyle açılan menfi tespit davasında, kefaletin yer aldığı genel kredi sözleşmesinin ticari nitelikte olması karşısında tüketici mevzuatının uygulanamayacağı ve kefilin müteselsil kefil sıfatıyla sorumlu olduğu kabul edilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Genel kredi sözleşmesinin kefili olan davacı, alacaklı bankanın asıl borçlu hakkında aciz vesikası almadan kendisi hakkında takip yapamayacağını ileri sürerek borçlu olmadığının tespitini istemiştir. İlk derece mahkemesi, kefilin yalnızca imzasının bulunduğu sözleşme kapsamında kullandırılan traktör kredisi ve kart borcundan sorumlu olduğunu kabul ederek davayı kısmen kabul etmiş, kötü niyet tazminatı istemini reddetmiştir. Daire, kefaletin yer aldığı sözleşmenin ticari nitelikte genel kredi sözleşmesi olduğunu, tüketici mevzuatının uygulanamayacağını ve sorumluluk kapsamına ilişkin belirlemenin usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek kefilin istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2022/33 K. 2022/535 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Genel kredi sözleşmesini müteselsil kefil sıfatıyla imzalayan kişi yönünden, hesabın kat edilmesiyle alacak muaccel hale geldiğinden ve ipoteklerin kefilin değil asıl borçlunun borcunu güvence altına aldığı saptandığından, rehin savunmasının ihtiyati hacze engel olmadığı kabul edilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Uyuşmazlık, genel kredi sözleşmesinden doğan borcun tahsili amacıyla başlatılan takip kapsamında verilen ihtiyati haciz kararına yapılan itirazın reddine ilişkin ara kararın kaldırılması istemine yöneliktir. İlk derece mahkemesi ihtiyati hacze itirazı reddetmiştir. Daire, ihtiyati haciz için alacağın varlığı hakkında kanaat edinilmesinin yeterli olduğunu, hesabın kat edilmesiyle alacağın muaccel hale geldiğini ve ipoteklerin kefilin değil asıl borçlunun borcunu teminat altına aldığını belirterek itiraz eden kefilin istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2021/1510 K. 2022/120 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Kredi hesabı kat edilip kefillere ihtarname tebliğ edilmiş ve kefaletten doğan borç ipotekle güvence altına alınmamışsa, asıl borçluya kat ihtarnamesi tebliğ edilmediği itirazına rağmen müteselsil kefillere müracaat şartının gerçekleştiği kabul edilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Genel kredi sözleşmesinden doğan alacağı için asıl borçlu şirket ve müteselsil kefiller aleyhine ihtiyati haciz kararı alan banka ile borçlular, itiraz üzerine verilen ek karara karşı istinafa başvurmuştur. İlk derece mahkemesi ihtiyati haczi asıl borçlu şirket yönünden kaldırmış, kefillerin itirazını reddetmiştir. Daire, asıl borçlu yönünden kaldırma gerekçesini hatalı bulmakla birlikte, varlıkların ticari ve iktisadi bütünlük halinde satışına karar verilmiş olması nedeniyle sonucu doğru kabul etmiş; kefiller yönünden ise kredi hesabının kat edilip ihtarnamelerin tebliğ edildiğini, kefalet borcunun ipotekle güvence altına alınmadığını belirterek müracaat şartının gerçekleştiğini kabul etmiş ve her iki başvuruyu esastan reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 10. Hukuk Dairesi E. 2019/1722 K. 2020/1958 İstinaf Kabulü / Kaldırma

Müteselsil kefil olunan borç için ayrıca ipotek alınmışsa, TBK 586 uyarınca alacaklının rehni paraya çevirmeden kefile başvurabilmesinin borçlunun ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması koşullarına bağlı olduğu; ipotek alacağı tümüyle karşıladığından ilamsız takip iptal edilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Kredi sözleşmesine müteselsil kefil olan ve aynı borç için taşınmazları üzerinde ipotek bulunan iki kişi hakkında bankaca genel haciz yoluyla takip başlatılması üzerine, takibin iptali istemiyle icra mahkemesine şikayet yoluna başvurulmuştur. İlk derece mahkemesi, itirazların süresinde icra dairesine yapılması gerektiği gerekçesiyle istemi reddetmiştir. Daire, kefillerden birinin şikayet tarihinden önce öldüğünü ve ölümle vekalet ilişkisi sona erdiğinden onun adına vekilce yapılan başvurunun aktif husumet yokluğundan reddi gerektiğini, diğer kefil yönünden ise kefalet borcunun ipotek teminatı kapsamında kalması nedeniyle önce rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılması zorunlu olduğunu belirterek istinafı kısmen kabul edip ilk derece kararını kaldırmıştır.

Adana BAM · İstinaf · 10. Hukuk Dairesi E. 2019/420 K. 2020/381 İstinaf Kabulü / Kaldırma

Müteselsil kefile başvurulabilmesi için önce asıl borçlunun takip edilmesi gerektiği yönündeki şikâyet, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takipte asıl borçlu ile ipotekli taşınmaz maliki arasında zorunlu takip arkadaşlığı bulunduğu gerekçesiyle yerinde görülmemiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Uyuşmazlık, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan ilamlı takipte ipotekli taşınmaz malikinin icra emrine yönelttiği şikâyet ve yetki itirazına ilişkindir. İlk derece mahkemesi, muacceliyet ihtarının usulüne uygun tebliğ edilmediği ve asıl borçluya hesap özeti gönderilmediği gerekçesiyle şikâyeti kabul edip icra emrini iptal etmiştir. Daire, kredi sözleşmesindeki adrese çıkarılan ihtarnamelerin İİK 68/b uyarınca tebliğ edilmiş sayılacağını, kefalete dayalı şikâyet sebeplerinin bu takipte sonuç doğurmayacağını, ihtarnamede üç günlük ödeme süresi verilmesinin ve takip miktarının yasaya uygun olduğunu belirterek alacaklının istinaf başvurusunu kabul etmiş, kararı kaldırarak şikâyetlerin ve yetki itirazının reddine karar vermiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) kararları bölgesel niteliktedir; bağlayıcı içtihat değildir, Yargıtay denetiminde değişebilir. İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır.

İndeks
Bize WhatsApp'tan ulaşın!