Adana BAM, 9. HD., E. 2022/460 K. 2025/202 T. 6.2.2025

İlgili TBK madde: TBK Madde 586

T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/460 – 2025/202
T.C.

ADANA

9. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2022/460

KARAR NO : 2025/202

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

BAŞKAN :

ÜYE :

ÜYE :

KATİP :

MAHKEMESİ : …. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 03/11/2021

NUMARASI : … ESAS … KARAR

DAVACI : …

VEKİLLERİ : Av.

TEMLİK ALAN

DAVALI :… A.Ş.

VEKİLLERİ : Av.

TEMLİK EDEN DAVALI :… TÜRK ANONİM ŞİRKETİ

DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit

İSTİNAF KARARININ
….Asliye Ticaret Mahkemesi’nin … esas … karar sayılı kararına karşı istinaf başvurusu üzerine dosya Dairemize gönderilmiş olmakla, dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.

Üye hakimin görüşü değerlendirildi.

DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ :

Davacı vekili, davalı bankanın asıl borçlu … ile genel kredi sözleşmesi düzenlediğini, müvekkilinin ise kefil olduğunu, davalı bankanın müvekkili hakkında …. İcra Müdürlüğü’nün … esas sayılı dosyası ile müvekkili adına icra takibine başladığı, müvekkilinin takibe konu sözleşmede kefil olarak bulunduğunu, sözleşmenin akdedildiği tarihte yürürlükte bulunan 4822 sayılı kanun ile değişik 4077 sayılı TKHK 10/3 maddesinde belirtildiği, üzere davalı-alacaklının dava dışı asıl borçluya icra takibi başlatması gerektiğini, bu icra takibinde dosya borçlusunun borcu ödeme kabiliyetini olmadığını tespit ederek aciz vesikası alması gerektiğini, alacaklı asıl borçlu ile ilgili aciz vesikası aldıktan sonra ancak kefile icra takibi açabileceğini, bu nedenle ilgili icra dosyasında müvekkilinin davalı bankaya borçlu olmadığının tespitine, davalı bankanın %20 oranında kötü niyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.

DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ :

Davalı vekili, davacının müteselsil kefil sıfatıyla genel kredi sözleşmesini imzaladığını, asıl borçlu … ve davacı …’e noter aracılığı ile ihtarname gönderildiğini, her iki tarafın da ihtarnameye itirazının bulunmadığını, borçlu … hakkında …. İcra Müdürlüğü’nün … esas ve … esas sayılı dosyaları ile icra takibi başlattıklarını, ancak asıl borçlunun taşınmazının bulunmadığını, alacağı tahsile yetecek miktarda malvarlığı bulunmadığını bu sebeple davacı için …. İcra Müdürlüğü’nün … esas sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ :

Yerel mahkemece verilen karar ile; ” …. İcra Müdürlüğü’nün … sayılı dosyasında yürütülen icra takibine esas olan 08/04/2014 tarihli sözleşmeye istinaden kullandırılan traktör kredisi için 36.000,00.TL asıl alacak, hasat kart için 3.000,00.TL asıl alacak olmak üzere toplam 39.000,00.TL asıl alacaktan davacının sorumlu olduğu, bu nedenle 39.050,34.TL’den borçlu olmadığının tespitine ve fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, İİK’nun 72/5. maddesi uyarınca kötüniyet tazminatı verilebilmesi için menfi tespit davası açılmasına sebep olan takibin haksız ve kötüniyetli olması gerektiğinden ve iş bu olayda davacının kısmen borçlu olduğunun anlaşılması karşısında kötü niyetin varlığından söz edilemeceğinden (Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 2016/1407 Esas 2018/2716 Karar) davacının kötü niyet tazminatına ilişkin talebinin reddine” şeklinde karar verilmiştir.

DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :

Davacı vekili tarafından verilen istinaf dilekçesi ile; borçlunun bankadan almış olduğu kredi traktör kredisi olduğunu, asıl borçlu tüketici sıfatında olduğunu bir tarafın tüketici olduğu kredi sözleşmelerinde yapılan kefalet sözleşmesinin adi kefalet olduğunu, asıl borçluya başvurulmadan kefil olan müvekkiline karşı icra takibini başlatılmasının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, asıl borçluya başvurulup tüm kanuni yolların tüketilmeksizin kefile başvurulamayacağını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını beyan etmiştir.

DELİLLER :

Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri, bilirkişi raporu, ve tüm dosya kapsamı.

GEREKÇE :

Dava, “Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan Menfi Tespit” talebine ilişkindir.

Davacı tarafından, davalı banka ile dava dışı … arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesinin kefili olduğu, davalı alacaklının, dava dışı asıl borçluya takip başlatıp, aciz vesikası almadan kefile başvuramayacağı iddia edilerek, davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi talep edilmiş, davalı ise, asıl borçlu hakkında …. İcra Müdürlüğü’nün … ve … sayılı dosyaları ile icra takibi başlatıldığını, ancak asıl borçlunun borca yetecek miktarda malvarlığı bulunmadığını, bu sebeple davacı kefil hakkında icra takibi başlatıldığını, davanın reddi gerektiğini savunmuş, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır.

İstinaf incelemesi, HMK’nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
6098 sayılı TBK’nın 586. maddesi uyarınca, kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir. Ancak, bunun için borçlunun, ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir.

Tüm dosya kapsamından, davalı temlik eden banka ile dava dışı … arasında 08/04/2014 tarihinde Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı, davacının sözleşmede 62.000,00.TL limit ile müteselsil kefil olarak imzasının bulunduğu, kefaletin TBK’nın 583 ve 584 maddelerine uygun olduğu, bu sözleşmeyle asıl borçluya Traktör Kredisi kullandırıldığı ve Hasat Kart verildiği, temlik eden … tarafından kredi ve kart borcunun ödenmemesi üzerine hesabın kat edilerek, dava dışı asıl borçlu ile davacı kefil adına ihtarname gönderildiği, dava dışı asıl borçlu hakkında icra takipleri başlatıldığı, ancak borcun ödenmediği, davacı kefil hakkında tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla …. İcra Müdürlüğü’ne ait … sayılı dosyada alacaklı banka tarafından takip başlatıldığı, ilk derece mahkemesince hükme esas alınan ve dairemizce de benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının kefil olduğu 08.04.2014 tarihli, 62.000,00.TL tutarındaki Genel Kredi Sözleşmesine istinaden kullandırılan 36.000,00.TL anapara tutarlı Traktör Kredisinden ve 3.000,00.TL anapara tutarlı Hasat Karttan sorumlu olduğu, takibe dayanak teşkil eden 26.02.2014 tarihli genel kredi sözleşmesinde ise davacının kefil olarak imzasının bulunmadığı, bu nedenle, davacının bu sözleşme kapsamında kullandırılan kredi borcundan sorumluluğunun olmadığı, tüm bu nedenlerle, mahkemece, 08/04/2014 tarihli sözleşmeye istinaden kullandırılan traktör kredisi ve hasat kart borcu toplamı olan 39.000,00.TL alacaktan davacının sorumlu olduğu kabul edilerek, imzası bulunmayan genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan kredilerden kaynaklanan 39.050,34.TL borçtan sorumlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin ise reddine karar verilmiş olmasının usul ve yasaya uygun olduğu, davacının müteselsil kefaleti bulunan sözleşmenin ticari nitelikte Genel Kredi Sözleşmesi olup, davacının somut olaya Tüketici Kanunu hükümlerinin uygulanması gerektiği yönündeki istinaf sebebinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :

1)-6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,

2)-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40.TL maktu istinaf karar harcından peşin alınan 80,70.TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 534,70.TL maktu istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,

3)-6100 sayılı HMK’nın 326/1 maddesi gereğince istinaf eden davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerine BIRAKILMASINA,

4)-6100 sayılı HMK’nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,

5)-6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE,

6)-6100 sayılı HMK’nın 7035 sayılı yasanın 30. maddesiyle değişik 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraf vekillerine TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 Sayılı HMK’nun 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle; 6100 Sayılı HMK’nun 362/1-a maddesi gereğince karar tarihindeki kabul edilen dava değerinin 544.470,00.TL’nin altında olması nedeniyle kesin olmak üzere karar verildi.06/02/2025
Başkan e-imzalıdır
Üye e-imzalıdır
Üye e-imzalıdır
Katip e-imzalıdır

  • İlk yayınlanma tarihi: 29 Temmuz 2026
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!