TBK Madde 407 Ücretin ödenmesi: b. Ücretin korunması

Özet 3 fıkra · ~4 dk okuma

TBK 407, işçilerin ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkakının özel olarak açılan banka hesabına yatırılarak ödenmesinde iş sahiplerini zorunlu tutmaya Cumhurbaşkanlığını yetkili kılar ve her ödeme döneminde işçiye hesap pusulası verilmesini öngörür. İşveren, işçiden olan alacağı ile ücret borcunu işçinin rızası olmadıkça takas edemez; işçinin kasten sebebiyet verdiği yargı kararıyla sabit bir zarardan doğan alacaklar ücretin haczedilebilir kısmı kadar takas edilebilir ve ücretin işveren lehine kullanılacağına ilişkin anlaşmalar geçersizdir.

Yürürlükte Değişiklik var Son değişiklik: · KHK/700 m.190

Resmi Metin

b. Ücretin korunması

Madde 407- (1) Çalıştırılan işçilerin ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkaktan o ay içinde ödenenlerin özel olarak açılan banka hesabına yatırılmak suretiyle ödenmesi hususunda; tabi olduğu vergi mükellefiyeti türü, işletme büyüklüğü, çalıştırdığı işçi sayısı, işyerinin bulunduğu il ve benzeri unsurları dikkate alarak iş sahiplerini zorunlu tutmaya, banka hesabına yatırılacak ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkakın, brüt ya da kanuni kesintiler düşüldükten sonra kalan net miktar üzerinden olup olmayacağını belirlemeye Cumhurbaşkanlığı yetkilidir. Çalıştırdığı işçilerin ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkakını özel olarak açılan banka hesapları vasıtasıyla ödeme zorunluluğuna tabî tutulan iş sahipleri, işçilerinin ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkakını özel olarak açılan banka hesapları dışında ödeyemezler. Her ödeme döneminde, işçiye hesap pusulası verilir. İşçilerin ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkaklarının özel olarak açılan banka hesabına yatırılmak suretiyle ödenmesine ilişkin diğer ûsul ve esaslar, anılan bakanlıklarca müştereken çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.

(2) İşveren, işçiden olan alacağı ile ücret borcunu işçinin rızası olmadıkça takas edemez. Ancak, işçinin kasten sebebiyet verdiği yargı kararıyla sabit bir zarardan doğan alacaklar, ücretin haczedilebilir kısmı kadar takas edilebilir.

(3) Ücretin işveren lehine kullanılacağına ilişkin anlaşmalar geçersizdir.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Değişiklik Bilgisi

Bu maddede mevcut doğrulanmış değişiklik aşağıda gösterilmektedir. Madde yürürlüktedir; gösterilen değişikliğe ait önceki metin aşağıdadır.

  1. Değişiklik 1. fıkra KHK/700 m.190
    Önceki metni göster
    Değişiklikten önceki metin - yürürlükte değildir: MADDE 407- Çalıştırılan işçilerin ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkaktan o ay içinde ödenenlerin özel olarak açılan banka hesabına yatırılmak suretiyle ödenmesi hususunda; tabi olduğu vergi mükellefiyeti türü, işletme büyüklüğü, çalıştırdığı işçi sayısı, işyerinin bulunduğu il ve benzeri unsurları dikkate alarak iş sahiplerini zorunlu tutmaya, banka hesabına yatırılacak ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkakın, brüt ya da kanuni kesintiler düşüldükten sonra kalan net miktar üzerinden olup olmayacağını belirlemeye Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Maliye Bakanlığı ve Hazine Müsteşarlığından sorumlu Devlet Bakanlığı müştereken yetkilidir. Çalıştırdığı işçilerin ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkakını özel olarak açılan banka hesapları vasıtasıyla ödeme zorunluluğuna tabî tutulan iş sahipleri, işçilerinin ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkakını özel olarak açılan banka hesapları dışında ödeyemezler. Her ödeme döneminde, işçiye hesap pusulası verilir. İşçilerin ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkaklarının özel olarak açılan banka hesabına yatırılmak suretiyle ödenmesine ilişkin diğer ûsul ve esaslar, anılan bakanlıklarca müştereken çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir. Kararname: 2/7/2018 · RG/Yürürlük: 9/7/2018 · Geçerlilik: 9/7/2018 700 sayılı KHK (RG 7/7/2018-30471 Mükerrer); yürürlük 9/7/2018 (Cumhurbaşkanı göreve başlama). Kaynaklar: Eski metin kaynağı: Resmî Gazete · Değişiklik kaynağı: Resmî Gazete

Eski metnin tam karşılaştırması için mevzuat.gov.tr ve Resmî Gazete arşivini inceleyebilirsiniz.

Avukat Yorumu

TBK m.407 ücreti üç ayrı kalkanla korur: belirli ölçekte banka üzerinden ödeme ve her dönem hesap pusulası, ücretin işveren lehine kullanılacağına dair anlaşmaların geçersizliği ve bir takas sınırı. Uygulamadaki asıl tartışma takasta çıkar: işveren, işçiden olan alacağını ücret borcuyla işçinin rızası olmadıkça takas edemez; tek istisna, işçinin kasten yol açtığı ve yargı kararıyla sabit zarardan doğan alacağın, yalnız ücretin haczedilebilir kısmı kadar takasıdır. Bu sınırı TBK m.410 haciz sınırıyla (ücretin dörtte biri) karıştırmamak gerekir; biri işverenin tek taraflı mahsubunu, diğeri üçüncü kişi haczini sınırlar. İşçi bakımından İş K. (4857) m.32 ücretin ödenmesini ve belirli işyerlerinde banka zorunluluğunu, İş K. (4857) m.35 ise haczi özel olarak düzenler ve önce gelir. Sık görülen hata, tek yanlı tutanağa dayanıp yargı kararı olmadan zarar iddiasıyla ücretten doğrudan kesinti yapmaktır; kasten zarara dayalı takas bu koşul sağlanmadan geçerli olmaz.

Gerekçe

Bu gerekçe 6098 sayılı Kanunun ilk kabul metnine aittir; sayfadaki hüküm daha sonra düzenleme görmüştür.

Türk Borçlar Kanunu’nun 407. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:

818 sayılı Borçlar Kanununun 333 üncü maddesini kısmen karşılamaktadır.

Tasarının üç fıkradan oluşan 406 ncı maddesinde, işçinin ücret alacağının korunması düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 333 üncü maddesinin kenar başlığında kullanılan “5. Mahsup” şeklindeki ibare, Tasarıda “b. Ücretin korunması” şekline dönüştürülmüştür.

Maddenin birinci fıkrasında, ücretin, sözleşmeyle aksi kararlaştırılmadıkça, işyerinde veya özel olarak açılan bir banka hesabına ödeneceği; her ödeme döneminde işçiye hesap pusulası verileceği belirtilmiştir. Nitekim, 4857 sayılı İş Kanununun 32 nci maddesinin birinci fıkrasında “Genel anlamda ücret bir kimseye bir iş karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve para ile ödenen tutardır.” denildiği gibi, ikinci fıkrasında da “Ücret, kural olarak, Türk parası ile işyerinde veya özel olarak açılan bir banka hesabına ödenir. Ücret yabancı para olarak kararlaştırılmış ise ödeme günündeki rayice göre Türk parası ile ödenebilir.” denilmiştir. Aynı Kanunun 37 nci maddesinde de işçiye ücretine ilişkin bir hesap pusulası verileceği öngörülmüştür.

Maddenin ikinci fıkrasına göre, işveren, işçiden olan alacağı ile ücret borcunu işçinin rızası olmadıkça takas edemeyecektir. Ancak, işçinin kasten sebebiyet verdiği bir zarardan doğan alacaklar, ücretin haczedilebilir kısmı kadar takas edilebilecektir. Buna göre, işçi rıza gösterirse, işverenin ondan olan alacağını işçiye olan ücret borcuyla takas etmesi mümkündür. İşçi alacaklarının takas edilmesi yasağı 818 sayılı Borçlar Kanununun 123 üncü maddesinde ve bunu karşılayan Tasarının 143 üncü maddesinde de öngörülmüştür. Ancak söz konusu düzenlemelerden farklı olarak Tasarıda, bu yasağın işçinin kasten sebebiyet verdiği bir zarardan doğan işveren alacağı için uygulanmayacağı ve bu durumda işçinin ücretinin haczedilebilir kısmının, işverenin uğradığı zarardan doğan alacağıyla takas edilebileceği kabul edilmiştir.

Borçlunun ücret ya da maaşının ne kadarlık kısmının haczedilebileceği hususu 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 83 üncü maddesinin ikinci fıkrasında belirlenmiştir. Buna göre “Ancak haczolunacak miktar bunların dörtte birinden az olamaz. Birden fazla haciz var ise sıraya konur. Sırada önde olan haczin kesintisi bitmedikçe sonraki haciz için kesintiye geçilemez.” denilmiştir.

Maddenin son fıkrasında, ücretin işveren yararına kullanılması konusundaki anlaşmaların geçersiz olduğu hükme bağlanmıştır. Bunun sonucu olarak, işveren, ücret ödemesini, mesela işçiye, belirli bir işyerinde veya kendi fabrikasında üretilen, satılan ya da dağıtımı yapılan ürünleri satın alma koşuluna bağlayamaz.

Maddenin düzenlenmesinde, kaynak İsviçre Borçlar Kanununun 323b maddesi göz önünde tutulmuştur. Ancak, bu maddenin ikinci fıkrasında kasten verilen zararlar bakımından öngörülen “sınırsız takas imkanı” Tasarıya alınmamış, bunun yerine, Borçlar Kanununun hizmet sözleşmesine ilişkin hükümlerine tabi olarak çalışanların durumları dikkate alınarak, daha fazla korunmaları amacıyla, takas imkanının “ücretin haczedilebilir kısmı” ile sınırlandırılması uygun görülmüştür.

İlgili Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) Kararları - TBK m.407 uygulaması

Adana Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları. Aşağıdaki ilkeler ilgili kararlardan derlenmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 7. Hukuk Dairesi E. 2018/3379 K. 2020/1962 İstinaf Kabulü / Kaldırma

Yıllık izin ücreti istemine karşı işverenin takas defini değerlendiren daire, gerekçesinde TBK m.407/2'yi anarak işverenin işçiden olan alacağı ile ücret borcunu işçinin rızası olmadıkça takas edemeyeceğini belirtmiş, takas definin araştırılması için kararı kaldırmıştır.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Uyuşmazlık, davalı işyerinde uzun süre hekim olarak çalışan işçinin kullandırılmayan yıllık izin ücreti alacağına ilişkindir. Davalı işveren, işçinin rekabet yasağı sözleşmesine aykırı davrandığını ve bu nedenle başlattığı icra takibine konu alacağıyla takas definde bulunduğunu ileri sürmüş; ilk derece mahkemesi davayı kabul ederek net 15.769,27 TL yıllık izin alacağının tahsiline karar vermiştir. Daire, usulüne uygun ileri sürülen takas definin hiç araştırılmamasını doğru bulmamış; bildirilen dosya getirtilerek alacağın muaccel ve takasa elverişli olup olmadığının incelenmesi, gerekirse bekletici mesele yapılması gerektiğini belirterek istinaf başvurusunun kabulüyle kararı HMK 353/1-a-6 uyarınca kaldırmış ve dosyayı ilk derece mahkemesine göndermiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) kararları bölgesel niteliktedir; bağlayıcı içtihat değildir, Yargıtay denetiminde değişebilir. İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır.

Bize WhatsApp'tan ulaşın!