TBK Madde 408 Ücret ödeme borcu: a. İşverenin temerrüdü hâlinde

Özet 1 fıkra · ~2 dk okuma

TBK 408, işveren işgörme ediminin yerine getirilmesini kusuruyla engeller veya edimi kabulde temerrüde düşerse işçiye ücretini ödemekle yükümlüdür ve işçiden bu edimini sonradan yerine getirmesini isteyemez; ancak işçinin bu engelleme sebebiyle yapmaktan kurtulduğu giderler ile başka bir iş yaparak kazandığı veya kazanmaktan bilerek kaçındığı yararlar ücretinden indirilir.

Resmi Metin

a. İşverenin temerrüdü hâlinde

Madde 408- İşveren, işgörme ediminin yerine getirilmesini kusuruyla engellerse veya edimi kabulde temerrüde düşerse, işçiye ücretini ödemekle yükümlü olup, işçiden bu edimini daha sonra yerine getirmesini isteyemez. Ancak, işçinin bu engelleme sebebiyle yapmaktan kurtulduğu giderler ile başka bir iş yaparak kazandığı veya kazanmaktan bilerek kaçındığı yararlar ücretinden indirilir.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

İşverenden kaynaklanan bir engel karşısında işçinin ücret güvencesini kurar: işveren işgörmeyi kusuruyla engeller ya da edimi kabulde temerrüde düşerse (alacaklı temerrüdü), işçi fiilen çalışmasa da ücrete hak kazanır ve işveren bu çalışmayı sonradan telafi ettiremez. Uygulamada asıl çekişme mahsupta çıkar: işçinin engelleme yüzünden yapmaktan kurtulduğu giderler ile başka iş yaparak kazandığı veya kazanmaktan bilerek kaçındığı yararlar ücretten indirilir; indirimi ileri süren işveren bunu ispatla yükümlüdür. Engelin işverenden değil de işçinin kişiliğinden (kusursuz, kısa süreli) doğduğu hâli düzenleyen TBK m.409 ile karıştırmamak gerekir; koşulları ve sonucu ayrıdır. İşçi 4857 sayılı Kanun kapsamındaysa İş Kanunu (4857) özel ve önceliklidir, TBK bu hükümle tamamlayıcı kalır. Sık yapılan hata, işçi fiilen çalışmadı diye ücreti reddetmek veya mahsubu ispatsız, kalıp hâlde uygulamaktır.

Gerekçe

Türk Borçlar Kanunu’nun 408. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:

818 sayılı Borçlar Kanununun 325 inci maddesini karşılamaktadır.

Tasarının tek fıkradan oluşan 407 nci maddesinde, işverenin temerrüdü durumunda işçiye ücret ödenmesi düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 325 inci maddesinin kenar başlığında kullanılan “c. İş sahibinin temerrüdü” ibaresi, Tasarıda “3. İşgörme ediminin ifasının engellenmesi durumunda ücret / a. İşverenin temerrüdü durumunda” şekline dönüştürülmüştür.

Maddeye göre, hizmet sözleşmesinde işverenin temerrüdü, alacaklının temerrüdünün özel bir halidir. İşverenin, işçinin işgörme ediminin ifasının engellendiği şu iki durumda da ücret ödemekle yükümlü olduğu kabul edilmiştir:

1. İşverenin, işçisinin gereği gibi önerdiği işgörme edimini kabulde temerrüde düşmesi,

2. İşverenin, işçinin işgörme edimini ifasını kusuruyla engellemesi. İşverenin işin görülmesini kusuruyla engellemesi, o işin yapılmasından vazgeçmesi, işçinin yerine başkasını çalıştırması gibi sebeplere dayanabilir.

Yukarıdaki iki durumdan biri gerçekleştiği takdirde işveren, kabulden kaçındığı ya da ifasını kusuruyla engellediği iş görülmediği halde, işçiye ücretini ödemekle yükümlü olacak ve daha sonra, aynı işin görülmesini ondan isteyemeyecektir.

Maddenin ikinci cümlesinde, işverenin kabulden kaçındığı veya ifasını kusuruyla engellediği iş sebebiyle, işi yapmayan işçinin, bu şekilde elde ettiği serbest zamanı başka bir işte değerlendirerek elde ettiği veya elde etmekten bilerek kaçındığı yararlar ile yapmaktan kurtulduğu giderlerin ücret alacağından indirilmesi hükme bağlanmıştır.

Maddenin ikinci cümlesinde, Tasarının kira sözleşmesine ilişkin 324 üncü maddesinin ikinci fıkrasına paralel bir düzenlemeye yer verilmiştir. Gerçekten, 818 sayılı Borçlar Kanununun 252 nci maddesinin ikinci fıkrasında olduğu gibi, Tasarıda da, “Kiraya veren, yapmaktan kurtulduğu giderler ile kiralananı başka biçimde kullanmakla elde ettiği veya elde etmekten kasten kaçındığı yararları kira bedelinden indirmekle yükümlüdür.” denilmiştir.

Maddenin düzenlenmesinde, kaynak İsviçre Borçlar Kanununun 324 üncü maddesi göz önünde tutulmuştur.

İlgili Yargıtay Kararları - TBK m.408 uygulaması

Aşağıdaki ilkeler, ilgili kararlardan derlenmiştir.

Yargıtay HGK E. 2021/191 K. 2023/289 Bozma

Bir sözleşme karşı tarafça haksız feshedildiğinde, edimini ifa edecek tarafın kâr kaybı; TBK m.408'deki kesinti yöntemi kıyasen uygulanarak, sözleşme bedelinden yapmaktan kurtulduğu giderler ile başka iş yaparak kazandığı veya kazanmaktan bilerek kaçındığı yararlar düşülerek belirlenir.

Detaylı özeti gör

Davacı-karşı davalı yatırımcı hizmet şirketi ile bina işletmecisi davalı-karşı davacı arasında 08.08.2007'de 15 yıl süreli Gelir Paylaşım Sözleşmesi kurulmuş, sözleşme imzadan yaklaşık on ay sonra feshedilmiştir. Davacı-karşı davalı; yatırım bedeli, işletme giderleri, kâr kaybı, cezai şart ve dekorasyon masrafı istemiş, davalı-karşı davacı ise karşı davada cezai şart talep etmiştir. Yerel mahkeme asıl davayı kısmen kabul, karşı davayı ret etmiş; Özel Daire bozması sonrası verilen direnme kararı davalı-karşı davacı vekilince temyiz edilmiştir. Kâr kaybı istemi, olaya uygulanan mülga 818 sayılı BK m.325 (güncel TBK m.408) çerçevesinde; fesihte hangi tarafın kusurlu olduğunun ve taleplerin belirlenmesi için beş kişilik yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınması gerektiğinden, Hukuk Genel Kurulu direnme kararını her iki uyuşmazlık yönünden bozmuştur.

Yargıtay HGK E. 2017/2363 K. 2021/923 Onama

Belirli süreli iş sözleşmesi işverence haklı neden olmaksızın süresinden önce feshedilirse, işveren edimi kabulde temerrüde düşmüş sayılır ve işçi çalışmaksızın bakiye süre ücretini isteyebilir; işçinin başka işten kazandığı veya kazanmaktan bilerek kaçındığı yararlar ücretten indirilir.

Detaylı özeti gör

Davacı, gemide 4 ay süreli sözleşmeyle kaptan olarak çalışırken sözleşmenin işverence süresinden önce haksız feshedildiğini ve bakiye ücret alacağı kaldığını ileri sürerek icra takibine itirazın iptalini istemiştir. Uyuşmazlık, bakiye süre ücretinden işçinin başka işten kazandığı ya da kaçındığı yararların indirilip indirilmeyeceğinde toplanmıştır. Yerel mahkeme davayı kabul etmiş, Özel Daire indirim araştırması yönünden bozmuş, mahkeme direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, mülga 818 sayılı BK m.325 (güncel TBK m.408) uyarınca, davalının davacının başka işten gelir elde ettiğini ya da kazanmaktan feragat ettiğini kanıtlayamadığını belirterek indirim koşullarının bulunmadığı ve direnmenin yerinde olduğu sonucuna varmış; hüküm altına alınan miktarın incelenmesi için dosyayı Özel Daireye göndermiştir.

İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır. Yargıtay içtihadı zamanla değişebilir.

İlgili Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) Kararları - TBK m.408 uygulaması

Adana Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları. Aşağıdaki ilkeler ilgili kararlardan derlenmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 11. Hukuk Dairesi E. 2020/7 K. 2020/68 Kısmen Kabul

Belirli süreli iş sözleşmesinin işverence haksız feshinde hükmedilen bakiye süre ücretinden, TBK m.408 uyarınca işçinin başka işte elde ettiği gelirin mahsubu ile tasarruf ettiği ve kazanmaktan kaçındığı yararlar için %30 takdiri indirim yapılması gerektiği belirtilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Belirli süreli iş sözleşmesiyle çalışan öğretmen, sözleşmenin işverence haksız feshedildiğini ileri sürerek bakiye süre ücreti istemiştir. İlk derece mahkemesi davayı kısmen kabul ederek 17.733,27 TL bakiye ücrete hükmetmiştir. Daire, işverenin haklı fesih olgusunu ispatlayamadığını ve bakiye süre ücretine hükmedilmesinin yerinde olduğunu; ancak işçinin başka işverende elde ettiği gelirin ve ödenen ihbar tazminatının mahsubu ile çalışmamakla tasarruf edilen ve kazanmaktan kaçınılan yararlar için %30 takdiri indirim yapılması gerektiğini belirtmiştir. İndirime ilişkin istinaf sebebi haklı görülerek karar kaldırılmış, alacak 7.690,24 TL olarak yeniden belirlenmiş, diğer istinaf sebepleri esastan reddedilmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 8. Hukuk Dairesi E. 2019/2151 K. 2020/303 Düzelterek Esastan Red

Belirli süreli iş sözleşmesi haklı neden olmaksızın feshedilen işçiye hükmedilen bakiye süre ücretinden, işe gitmeyerek yapmaktan kurtulduğu giderlerin indirilmesi gerektiği; sürenin kısalığı ve usul ekonomisi gözetilerek ayrı araştırma yerine %5 hakkaniyet indirimi yapılmıştır.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Uyuşmazlık, belirli süreli iş sözleşmesi sözlü olarak feshedildiğini bildiren öğretmenin kıdem tazminatı, bakiye süre ücreti ve yıllık izin ücreti istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi davanın kabulüne karar vermiştir. Daire, devamsızlık tutanaklarının işçinin fesih bildiriminden sonraki günlere ait olduğunu, işçinin kıdem tazminatına hak kazandığını, ortakları aynı olan şirketler arasında organik bağ bulunduğunu belirtmiş; bakiye süre ücretinden işçinin işe gitmeyerek yapmaktan kurtulduğu giderlerin araştırılmadığını, sürenin kısalığı ve usul ekonomisi gözetilerek hesaplanan tutardan %5 hakkaniyet indirimi yapılması gerektiğini belirterek diğer istinaf istemlerini esastan reddetmiş, hükmü düzeltilmek üzere ortadan kaldırıp yeniden hüküm kurmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) kararları bölgesel niteliktedir; bağlayıcı içtihat değildir, Yargıtay denetiminde değişebilir. İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır.

Bize WhatsApp'tan ulaşın!