İşverenin işçiye avans verme yükümlülüğü üç koşulun birlikte gerçekleşmesine bağlıdır: işçinin zorunlu bir ihtiyacının ortaya çıkması, işverenin avansı hakkaniyet gereği ödeyebilecek durumda bulunması ve talep edilen tutarın işçinin o güne kadar çalışarak hak ettiği günlerle orantılı olması; bu koşulları taşımayan ödeme avans değil, iadesi gereken ödünç sayılır.
Detaylı özeti gör
Davacı, davalı şirkette 02.05.2017 tarihinde çalışmaya başlamış, 30.11.2018 tarihli olağanüstü genel kurulda üç yıllığına genel müdür olarak atanmış ve 10.12.2018 tarihli sözleşmeyle aylık brüt 15.221,40 TL ücretle çalışmayı sürdürmüştür. 12.12.2018 tarihinde yönetim kurulu başkanının talimatıyla hesabına 60.000,00 TL havale edilmiş, iş sözleşmesi 26.06.2019 tarihinde ahlak ve iyiniyet kurallarına aykırılık gerekçesiyle feshedilmiş, ayrıca kalan 38.698,17 TL için icra takibi başlatılmıştır. Davacı sözleşmenin 27. maddesine dayanarak bakiye süre ücreti istemiş; ilk derece mahkemesi feshi haksız sayarak davayı kısmen kabul etmiş, bölge adliye mahkemesi istinaf başvurularını reddetmiş, özel dairenin bozması üzerine mahkeme direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, ödemenin aylık brüt ücretin yaklaşık dört katı olması ve çalışılan süreyle orantısızlığı karşısında avans sayılamayacağını, iade edilmeyen bu ödüncün doğruluk ve bağlılığa aykırılık oluşturduğunu belirterek direnme kararını bozmuştur.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe