TBK Madde 405 Ücret ödeme borcu: e. İkramiye

Özet 2 fıkra · ~2 dk okuma

TBK 405, işveren bayram, yılbaşı ve doğum günü gibi belirli günler dolayısıyla işçilerine özel ikramiye verebilir; işçinin ikramiyeyi isteme hakkı ancak bu konuda bir anlaşmanın, çalışma şartının ya da işverenin tek taraflı taahhüdünün bulunması hâlinde doğar. Hizmet sözleşmesi ikramiyenin verildiği dönemden önce sona ererse, ikramiyenin çalışılan süreye yansıyan bölümü işçiye ödenir.

Resmi Metin

e. İkramiye

Madde 405- (1) İşveren, bayram, yılbaşı ve doğum günü gibi belirli günler dolayısıyla işçilerine özel ikramiye verebilir. Ancak, işçilerin ikramiyeyi istem hakları bu konuda anlaşmanın veya çalışma şartının ya da işverenin tek taraflı taahhüdünün varlığı hâlinde doğar.

(2) Hizmet sözleşmesi ikramiyenin verildiği dönemden önce sona ermişse, ikramiyenin çalıştığı süreye yansıyan bölümü ödenir.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

İkramiye, işverenin işçisini belirli günlerde ödüllendirme imkânı tanıyan, kural olarak ihtiyari bir edimdir; işveren vermek zorunda değildir. İşçinin istem hakkı yalnız üç kaynaktan doğar: taraflar arasındaki açık anlaşma, tekrarla çalışma şartı hâline gelmiş işyeri uygulaması veya işverenin tek taraflı taahhüdü. Uygulamada tartışma çoğunlukla ikinci hâlde yoğunlaşır; ödemenin süreklilik, düzenlilik ve genellik kazanıp kazanmadığı, işverenin her seferinde açıkça saklı tuttuğu bir kayıt bulunup bulunmadığı dosya bazında değerlendirilir. Sözleşme, ikramiye döneminden önce sona ererse çalışılan süreye oranlı bölümün ödenmesi gerekir. Öğretide ve yargı uygulamasında baskın görüş, ikramiyenin ödendiği tarihte çalışıyor olma şartını dayatan kayıtların işçinin oransal alacağını bertaraf edemeyeceği yönündedir; bu tür kayıtların geçerliliği somut olayın koşullarına göre değerlendirilir. İkramiyeyi, işin sonucundan pay ya da kâr/ciro payı düzenleyen TBK m.403 ile karıştırmamak gerekir; ikisi ayrı kurumlardır ve ispat ölçütleri farklıdır. İşçi İş K. (4857) kapsamındaysa o Kanun özel ve önceliklidir; TBK m.405 ise İş Kanunu dışındaki hizmet ilişkilerine ve boşluklara tamamlayıcı uygulanır. Sık yapılan hata, tek seferlik bir bayram ödemesini kazanılmış hak sayıp otomatik talep etmek ya da tersine, yıllarca süregelen ödemeyi salt “ikramiye ihtiyaridir” diyerek reddetmektir.

Gerekçe

Türk Borçlar Kanunu’nun 405. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:

818 sayılı Borçlar Kanununda yer verilmeyen, “e. İkramiye” kenar başlıklı yeni bir maddedir.

Tasarının iki fıkradan oluşan 404 üncü maddesinde, işçiye verilebilecek ikramiye düzenlenmektedir.

Maddenin birinci fıkrasına göre, işveren, bayram, yılbaşı ve doğum günü gibi belirli günler dolayısıyla işçilerine özel ikramiye verebilir; işçilerin bu ikramiyeye ilişkin istem hakları, bu konuda anlaşma olması halinde doğacaktır.

Maddenin ikinci fıkrasında, hizmet sözleşmesinin ikramiyenin verildiği dönemden önce sona ermesi durumunda, işçinin ikramiyeden çalıştığı süreyle orantılı bir bölümünü isteme hakkının, yine bu konuda anlaşma olması halinde doğacağı açıklanmıştır.

Maddenin düzenlenmesinde, kaynak İsviçre Borçlar Kanununun 322d maddesi göz önünde tutulmuştur.

İlgili Yargıtay Kararları - TBK m.405 uygulaması

Aşağıdaki ilkeler, ilgili kararlardan derlenmiştir.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E. 2015/9910 K. 2017/8923 Bozma

İşçinin ikramiye isteme hakkı; bu konuda karşılıklı bir anlaşmanın, çalışma koşulunun ya da işverenin tek taraflı taahhüdünün bulunması hâlinde doğar. Ücret ve çalışma şartlarına ilişkin yazılı bir işveren taahhüdü varsa, objektif kriterlere dayandığı kanıtlanmayan olumsuz performans değerlendirmesi ikramiye alacağının reddine gerekçe yapılamaz.

Detaylı özeti gör

Davacı, davalı işyerinde 06.12.2012 ile 03.10.2013 tarihleri arasında mimar olarak çalıştığını, son brüt ücretinin 5.500,00 TL olduğunu, maaşında düzenleme yapılmaması ve ek ödeme verilmemesi üzerine iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini ileri sürerek fazla mesai, genel tatil, hafta tatili ve ikramiye alacaklarını istemiştir. Davalı, düşük performansı ve işyerindeki uyumsuzluğu sebebiyle zaten çıkarılmak üzereyken davacının kendisinin işi bıraktığını savunmuştur. Yerel mahkeme davayı kısmen kabul etmiş, ikramiye talebini reddetmiştir. Daire, çalışma şartları ve ücret konusunda işverenin taahhüdünü içeren 11.06.2012 tarihli Personel Teklifi başlıklı belge gereğince davacıya ikramiye ödeneceğini, dosyaya sunulan performans değerlendirmesinin yalnızca altı günlük süreye ilişkin bulunduğunu ve objektif kriterlere dayandığının kanıtlanamadığını belirterek ikramiye talebinin reddini hatalı bulmuş ve kararı bozmuştur.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E. 2015/5365 K. 2016/7664 Bozma

İkramiye talebinin dayanağı karşılıklı anlaşma, çalışma koşulu veya işverenin tek taraflı taahhüdüdür; belirli aralıklarla ikramiye ödendiği iddiasını doğrulayan yazılı bir delil bulunmadıkça, yalnızca soyut tanık beyanlarına dayanılarak ikramiye alacağına hükmedilemez.

Detaylı özeti gör

Davacı, davalı işyerinde mağaza müdürü olarak çalıştığını ve sözleşmesinin haksız feshedildiğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatı, prim, ikramiye ve fazla çalışma alacakları ile hakkında yapılan suç duyurusu takipsizlikle sonuçlandığından manevi tazminat istemiştir. Mahkeme, kıdem ve ihbar tazminatı, ikramiye ve fazla çalışma yönünden davayı kısmen kabul etmiş, prim ve manevi tazminat istemini reddetmiştir. Daire, ikramiyenin 4857 sayılı Kanun'da ayrıca sayılmasa da 6098 sayılı Kanun'un 405. maddesi uyarınca karşılıklı anlaşma, çalışma koşulları ya da işverenin tek taraflı taahhüdüyle doğabileceğini, işyeri koşulu hâline gelen ikramiyenin tek taraflı kaldırılamayacağını açıklamış; ancak somut olayda dört ayda bir maaş ikramiye alındığı iddiası yazılı delille desteklenmeden soyut tanık beyanına dayanılarak hüküm kurulmasını ve fazla çalışma ile ikramiye alacağına doğrudan en yüksek banka mevduat faizi yürütülmesini hatalı bularak kararı bozmuştur.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E. 2015/99 K. 2015/24126 Bozma

İkramiye ödeneceğine dair yazılı bir karar bulunmasa da, işverence düzenli biçimde yapılan ödemeler işyeri şartı hâline gelir ve işçiye talep hakkı verir; ekonomik sıkıntı nedeniyle ödemeye ara verilmesi bu şartı tek başına ortadan kaldırmaz, uygulamanın kaldırılmasına ilişkin bir karar veya işçinin açık muvafakati aranır.

Detaylı özeti gör

Davacı, davalı kooperatifte 01.04.1988 ile 26.11.2009 tarihleri arasında çalıştığını, 2009 yılının bazı aylarına ait maaşının ödenmediğini, 2000 yılına kadar yılda üç kez ikramiye verildiği hâlde bu tarihten sonra ikramiye ödenmediğini ileri sürerek ücret ve ikramiye alacaklarının tahsilini istemiştir. Davalı kooperatif, ikramiye ödenmesine ilişkin bir karar bulunmadığını savunmuştur. Yerel mahkeme, 2000 yılından sonra ödeme yapılmadığını ve davacının bu uygulamaya karşı çıkmadığını, ikramiye ödenmemesinin iş şartı hâline geldiğini kabul ederek ikramiye alacağını reddetmiştir. Daire ise kooperatifin karar defterinde 03.11.2003 tarihinde ikinci ikramiyenin ödenmesine, 28.12.2004 tarihinde ise ekonomik kriz nedeniyle işçilerin alamadıkları ikramiyelerden birinin verilmesine karar verildiğini saptamış; uygulamanın kaldırılmasına dair bir karar ya da davacının yazılı muvafakati bulunmadığını belirterek hükmü bozmuştur.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E. 2014/22348 K. 2015/23677 Bozma

İşyerinde ikramiye ödendiği tanık beyanları ve işveren kayıtlarıyla sabit ise, işçinin ikramiye alacağının bulunup bulunmadığı işyeri kayıtları üzerinde inceleme yaptırılarak belirlenmelidir; eksik inceleme ve araştırma ile ikramiye talebi hakkında hüküm kurulması bozmayı gerektirir.

Detaylı özeti gör

Davacı, iş akdinin işveren tarafından haksız feshedildiği iddiasıyla kıdem ve ihbar tazminatı ile ikramiye dahil bir kısım işçilik alacaklarının ödetilmesini istemiş; davalı talepleri haksız sayarak davanın reddini savunmuştur. Mahkeme davanın kısmen kabulüne karar vermiştir. Daire, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının hesaplamalara esas hizmet süresinin hangi delillere dayanılarak ve ne kadar süre olarak alındığının, ücretinin neye göre belirlendiğinin anlaşılamadığını, bu haliyle raporun denetime elverişli olmadığını saptamıştır. İkramiye yönünden ise davalı tarafça sunulan kıdem tazminatı hesap tablosuna ve tanık beyanlarına göre işyerinde ikramiye ödendiğinin sabit olduğunu, mahkemece işyeri kayıtları üzerinde inceleme yaptırılarak davacının ikramiye alacağı bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulduğunu belirterek kararı bozmuştur.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E. 2015/13084 K. 2015/9808 Bozma

İkramiye hakkı anlaşmadan, çalışma koşulundan ya da işverenin tek taraflı taahhüdünden doğduğundan, işyerinde ikramiye uygulaması bulunduğunu ileri süren işçi bunu somut ve inandırıcı delillerle kanıtlamalıdır; birbiriyle örtüşmeyen tanık beyanlarına dayanılarak ikramiye alacağına hükmedilemeyeceği gibi, varlığı kanıtlanmamış bu ödeme giydirilmiş ücret hesabına da katılamaz.

Detaylı özeti gör

Davacı, davalı işyerinde 06.08.2002-31.01.2009 tarihleri arasında çalıştığını, iş sözleşmesinin haksız feshedildiğini ve 2005 yılına kadar yılda üç kez ödenen ikramiyenin sonradan kesildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile hafta tatili, ulusal bayram genel tatil ve ikramiye alacaklarını istemiştir. Davalı, işyerinde ikramiye uygulaması bulunmadığını savunmuştur. Mahkeme davanın kısmen kabulüne karar vermiş, ikramiye alacağına hükmetmiş ve ikramiyeyi giydirilmiş ücret hesabına da katmıştır. Karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Daire, davacı tanıklarından birinin 2003-2005 yıllarında yılda üç ikramiye uygulaması bulunduğunu ancak sonradan kaldırıldığını, diğerinin ise 2004 yılından itibaren ikramiye verilmediğini beyan ettiğini, bu beyanların birbiriyle tam örtüşmediğini ve uygulamanın somut delillerle kanıtlanmadığını belirterek kararı bozmuştur.

Diğer kararlar (1)
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E. 2013/3343 K. 2013/8473 Bozma

İşyerinde ikramiye uygulaması bulunduğu ileri sürülüp bunu doğrulayan bir belge sunulmamışsa, uygulamanın varlığı ve sonradan kaldırılıp kaldırılmadığı işverenden yazılı belgeleri istenmek suretiyle araştırılmalıdır; bu araştırma yapılmadan yalnızca tanık beyanlarıyla yetinilerek ikramiye alacağı hakkında hüküm kurulamaz.

Detaylı özeti gör

Davacı, davalı işyerinde 06.08.2002-31.01.2009 tarihleri arasında yaş kumaş bölümünde kesim operatörü olarak çalıştığını, net ücretinin 1.200,00 TL olmasına rağmen sigorta primlerinin asgari ücret üzerinden yatırıldığını, iş sözleşmesinin ekonomik gerekçeyle ihbar önelsiz sona erdirildiğini, yılda üç maaş tutarındaki ikramiyenin ise 2005 yılından sonra ödenmediğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile işçilik alacaklarını istemiştir. Davalı, son brüt ücretin 680,00 TL olduğunu ve ikramiye uygulaması bulunmadığını savunmuştur. Yerel mahkeme davayı kısmen kabul etmiş, ücreti tanık anlatımları ve Çorlu Sanayi ve Ticaret Odasının cevabına dayanarak brüt 680,00 TL kabul etmiştir. Daire, genel nitelikli bir odadan alınan cevabın emsal ücret sayılamayacağını; ikramiye yönünden işverenden uygulamanın kaldırılıp kaldırılmadığına ilişkin belgelerin istenmediğini; 22.10.2012 tarihli ıslaha karşı ileri sürülen zamanaşımı definin de değerlendirilmediğini belirterek kararı bozmuştur.

İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır. Yargıtay içtihadı zamanla değişebilir.

Bize WhatsApp'tan ulaşın!