TBK Madde 352 Tahliye davası: Kiracıdan kaynaklanan sebeplerle

Özet 3 fıkra · ~3 dk okuma

TBK 352, konut ve çatılı işyeri kirasında kiraya veren, kiracıdan kaynaklanan üç sebeple sözleşmeyi sona erdirebilir: kiracı, kiralananı belli bir tarihte boşaltmayı yazılı olarak üstlendiği hâlde boşaltmamışsa, kiraya veren bu tarihten başlayarak bir ay içinde icraya başvurarak veya dava açarak; kiracı, kira bedelini ödemediği için bir kira yılı içinde kendisine yazılı olarak iki haklı ihtarda bulunulmasına sebep olmuşsa, ihtarların yapıldığı kira yılının bitiminden başlayarak bir ay içinde dava yoluyla; kiracının veya birlikte yaşadığı eşinin aynı ilçe veya belde belediye sınırları içinde oturmaya elverişli bir konutu bulunması ve kiraya verenin bunu sözleşme kurulurken bilmemesi hâlinde, sözleşmenin bitiminden başlayarak bir ay içinde dava yoluyla.

Resmi Metin

Kiracıdan kaynaklanan sebeplerle

Madde 352- (1) Kiracı, kiralananın teslim edilmesinden sonra, kiraya verene karşı, kiralananı belli bir tarihte boşaltmayı yazılı olarak üstlendiği hâlde boşaltmamışsa kiraya veren, kira sözleşmesini bu tarihten başlayarak bir ay içinde icraya başvurmak veya dava açmak suretiyle sona erdirebilir.

(2) Kiracı, bir yıldan kısa süreli kira sözleşmelerinde kira süresi içinde; bir yıl ve daha uzun süreli kira sözleşmelerinde ise bir kira yılı veya bir kira yılını aşan süre içinde kira bedelini ödemediği için kendisine yazılı olarak iki haklı ihtarda bulunulmasına sebep olmuşsa kiraya veren, kira süresinin ve bir yıldan uzun süreli kiralarda ihtarların yapıldığı kira yılının bitiminden başlayarak bir ay içinde, dava yoluyla kira sözleşmesini sona erdirebilir.

(3) Kiracının veya birlikte yaşadığı eşinin aynı ilçe veya belde belediye sınırları içinde oturmaya elverişli bir konutu bulunması durumunda kiraya veren, kira sözleşmesinin kurulması sırasında bunu bilmiyorsa, sözleşmenin bitiminden başlayarak bir ay içinde sözleşmeyi dava yoluyla sona erdirebilir.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Bu hüküm tahliye davalarının en çok kullanılan üç kapısını barındırır; her birinin pratiği ayrıdır. Yazılı tahliye taahhüdünde kritik mesele taahhüdün teslimden sonraki bir tarihte verilmiş olmasıdır; sözleşmeyle birlikte baştan alınan taahhütler geçersiz sayıldığından, müvekkilden taahhüdün imza tarihini ve boşaltma tarihini mutlaka ayrıştırın. Taahhütte boşaltma tarihinden başlayan bir aylık icra/dava süresi de hak düşürücüdür.

İki haklı ihtar sebebinde sık hata, ihtarların aynı kira yılı içinde ve gerçekten iki ayrı muaccel borca ilişkin olmasının atlanmasıdır; tek gecikme için çekilen iki ihtar veya farklı yıllara yayılan ihtarlar davayı düşürür. İhtarların kira yılı bitiminden itibaren bir ay içinde dava şartı korunmalıdır. Üçüncü sebep (kiracının/eşinin aynı belde sınırında oturmaya elverişli konutu) ise nadiren işler; kiraya verenin sözleşme kurulurken bu konutu bilmediğini ortaya koyması ve konutun fiilen oturmaya elverişli olması gerekir.

Gerekçe

Türk Borçlar Kanunu’nun 352. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:

818 sayılı Borçlar Kanununda yer verilmeyen, ancak, 6570 sayılı Kanunun 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (a), (e) bentleri ile ikinci fıkrasını karşılayan, “2. Kiracıdan kaynaklanan sebeplerle” kenar başlıklı yeni bir maddedir.

Tasarının üç fıkradan oluşan 351 inci maddesinde, kiracıdan kaynaklanan sebeplerle, sözleşmenin dava yoluyla sona erdirilmesi düzenlenmektedir.

Maddenin birinci fıkrası, 6570 sayılı Kanunun 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinden alınmıştır. Ancak, uygulamadaki adıyla “kiracının tahliye taahhüdü”nün geçerli olması, yine uygulamada benimsendiği gibi, kiracının, bunu kiraya verene karşı, “kiralananın teslim edilmesinden sonra, yazılı olarak ve belirli bir tarih içerecek biçimde üstlenmesi koşullarının birlikte gerçekleşmesine bağlanmıştır.

Maddenin ikinci fıkrası, 6570 sayılı Kanunun 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinden alınmıştır. Ancak, uygulamadan farklı olarak, bir yıldan kısa süreli kira sözleşmelerinde de iki haklı ihtarın, kira sözleşmesini sona erdirmeye yeterli sebep oluşturacağı, açıkça kabul edilmiştir.

Ayrıca, bir yıldan uzun süreli kira sözleşmeleri de, ihtarların yapıldığı kira yılının bitiminden başlayarak bir ay içinde, dava yoluyla sona erdirilebilecektir. Bu sözleşmelerde, bir kira yılını aşan süreler içinde kalması koşuluyla, iki haklı ihtar da, bir yıldan kısa süreli kira sözleşmelerinde olduğu gibi, sözleşmenin dava yoluyla sona erdirilmesi için yeterli olacaktır.

Maddenin üçüncü fıkrası, 6570 sayılı Kanunun 7 nci maddesinin son fıkrasından alınmıştır. Ancak, bu hükümden farklı olarak, “aynı ilçe veya belde belediye sınırları içinde olma”, “kira sözleşmesinin kurulması sırasında bunu bilmeme” ve “sözleşmenin bitiminden başlayarak bir ay içinde sona erdirme” koşullarının birlikte gerçekleşmesi aranmıştır. Böylece, kiracının veya birlikte yaşadığı eşinin konutunun, “aynı belediye sınırları içinde olması”ndan, dolayısıyla büyükşehir belediyelerinin de “aynı belediye” olarak kabul edilmesinden vazgeçilmiş ve “ilçe ya da belde belediye sınırları” esas alınmıştır.

6570 sayılı Kanunun 7 nci maddesinin son fıkrasında bu konuda bir açıklık olmamakla birlikte, kiraya verenin sözleşmenin kurulduğu sırada, kiracının veya birlikte yaşadığı eşinin aynı şehir veya belediye sınırları içinde oturulabilir bir konutu bulunduğunu bilse bile, başka bir koşul aranmaksızın, kira sözleşmesini derhal sona erdirmeye yönelik dava açabileceğine ilişkin uygulama, Tasarıda yapılan düzenlemede benimsenmemiştir. Gerçekten, bu uygulama, Türk Medeni Kanununun 2 nci maddesinde öngörülen dürüstlük kurallarına aykırı sonuçlar doğurabilecek nitelikte görülmüştür. Tasarının 351 inci maddesinin son fıkrasındaki düzenlemeye göre, kiraya veren, söz konusu durumu biliyorsa, sözleşmeyi dava yoluyla sona erdiremeyecektir.

İlgili Yargıtay Kararları - TBK m.352 uygulaması

Aşağıdaki ilkeler, ilgili kararlardan derlenmiştir.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2025/3374 K. 2025/4997

Kiracı eş tarafından verilen yazılı tahliye taahhüdü, kiracı olmayan eşin sonradan TMK m.194 uyarınca kiraya verene bildirimle sözleşmenin tarafı haline gelmesinden etkilenmez; bildirim öncesi verilen taahhüt geçerliliğini korur.

Detaylı özeti gör

Bölge adliye mahkemeleri arasında, aile konutunu tek başına kiralayan eşin verdiği yazılı tahliye taahhütnamesinin, kiracı olmayan diğer eşin TMK m.194 uyarınca kiraya verene sonradan bildirimle sözleşmeye taraf haline gelmesinden etkilenip etkilenmediği konusunda uyuşmazlık çıkmıştır. Bir avukatın başvurusu üzerine Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, taahhüdün verildiği anda tek kiracı olan eşin iradesiyle geçerli biçimde doğduğunu, sonradan yapılan aile konutu bildiriminin onu geriye etkili olarak geçersiz kılamayacağını belirtmiştir. Bu doğrultuda uyuşmazlığın, taahhüdün geçerliliğini koruduğu yönünde giderilmesine 20.10.2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verilmiştir.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2024/2951 K. 2025/3118 Onama

İki haklı ihtar nedeniyle açılan tahliye davasında kira sözleşmesi, TBK m.352/2 uyarınca ancak ihtarların yapıldığı kira yılının bitiminden başlayarak bir ay içinde dava yoluyla sona erdirilebilir; bu sürenin başlamasından önce açılan dava süresinde değildir.

Detaylı özeti gör

Otelini demirbaşlarıyla birlikte davalı şirkete kiraya veren davacı, yedinci yıl kirasının iki taksidinin süresinde ödenmemesi üzerine iki ayrı icra takibi başlattığını ve böylece bir kira yılında iki haklı ihtar koşulunun oluştuğunu ileri sürerek kiralananın tahliyesini istemiştir. Yerel mahkeme ve Bölge Adliye Mahkemesi, ihtarlara konu yedinci kira döneminin 01.01.2022-31.12.2022 tarihleri arasına ilişkin olduğunu, bu dönem sona ermeden ve dava hakkı doğmadan 26.01.2022'de açılan davanın süresinde bulunmadığı gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, muacceliyet şartının geçersizliği ve ödemelerin bir yıl öncesinden peşin yapılması karşısında sonucu doğru bulmuş, ancak gerekçeyi hatalı görerek Bölge Adliye Mahkemesi kararını HMK m.370/4 uyarınca gerekçesi değiştirilerek ve düzeltilerek onamıştır.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2024/1576 K. 2024/1942 Onama

Kiracının yazılı tahliye taahhüdüne dayanılarak açılan kiralananın tahliyesi davasında, kiracının taahhüde karşı ileri sürdüğü savunmaları kesin delille ispat etmesi gerekir; ispat edemezse taahhüde dayalı tahliyeye karar verilir.

Detaylı özeti gör

Kiraya veren davacılar, 01.02.2016 tarihli kira sözleşmesiyle taşınmazları davalı kiracıya kiralamış ve 10.02.2016 tarihli taahhütnameyle kiralananın 31.01.2021'de tahliyesi kararlaştırılmıştır. Kiracı bu tarihte tahliye etmeyince taahhüde dayalı tahliye davası açılmış; davalı, tahliye isteminin süresinde yapılmadığını ve kira bedeli istenerek sözleşmenin uzatıldığını savunmuştur. İlk Derece Mahkemesi, gönderilen ihtarlarla dava açma süresinin uzadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar vermiş, Bölge Adliye Mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, davalının savunmasında bildirdiği hususları kesin delille ispat edemediğini belirterek usul ve kanuna uygun kararı onamıştır.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2021/7138 K. 2021/10994 Bozma

Bir yıl ve daha uzun süreli kira sözleşmelerinde kiracının kira bedelini ödemeyip iki haklı yazılı ihtara sebep olması hâlinde, sözleşmedeki ödeme zamanına ilişkin hüküm de gözetilerek TBK m.352/2 uyarınca tahliye koşullarının oluşup oluşmadığı değerlendirilmelidir.

Detaylı özeti gör

Kiraya veren davacı, davalı şirketle 01/09/2016 başlangıçlı beş yıl süreli kira sözleşmesi bulunduğunu, davalının 2017 yılı Eylül ve Ekim ayı kira bedellerini zamanında ödemeyerek bir kira yılı içinde iki haklı yazılı ihtara sebep olduğunu ileri sürerek kiralananın tahliyesini istemiş; davalı, sözleşmeyi imzalayanın şirketle ilgisinin bulunmadığını savunmuştur. İlk derece mahkemesi, sözleşmede peşin ödeme hükmü olmadığı ve takip tarihinde Ekim ayı kirasının henüz muaccel olmadığı gerekçesiyle iki haklı ihtar koşulunun gerçekleşmediğini kabul ederek davayı reddetmiş, bölge adliye mahkemesi de istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Yargıtay ise sözleşmenin hususi şartlar bölümünün 4. maddesinde kira bedelinin ayın 15. gününde peşin ödeneceğinin serbest iradeyle ve bağlayıcı biçimde kararlaştırıldığını, bu ödeme zamanı gözetilerek TBK m.352/2 uyarınca tahliye koşullarının değerlendirilmesi gerekirken bu hüküm dikkate alınmadan davanın reddedilmesini usul ve kanuna aykırı bularak ilk derece kararını bozmuş ve bölge adliye mahkemesi kararını kaldırmıştır.

İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır. Yargıtay içtihadı zamanla değişebilir.

İlgili Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) Kararları - TBK m.352 uygulaması

Adana Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları. Aşağıdaki ilkeler ilgili kararlardan derlenmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 10. Hukuk Dairesi E. 2023/727 K. 2024/232 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Kira sözleşmesi kurulduktan ve kiracı kiralanana yerleştikten sonra noterde verilen tahliye taahhüdünün kiracıyı bağladığı, kira bedelinin ödenmesinin taahhüdü geçersiz kılmayacağı ve taahhüt tarihini izleyen bir ay içinde takip başlatıldığından tahliye şartlarının gerçekleştiği kabul edilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Kiraya verenler, noterde düzenlenen tahliye taahhüdüne dayanarak taahhüt edilen tarihi izleyen bir ay içinde tahliye talepli icra takibi başlatmış, kiracı şirketin itirazı üzerine itirazın kaldırılması ve tahliye istemiyle dava açmıştır. İlk derece mahkemesi davayı kabul etmiştir. Daire, taahhüt altındaki imza ve tarihe açıkça itiraz edilmediğini, kiranın yenilendiğinin aynı kuvvet ve mahiyette bir belgeyle ispat edilemediğini, kira bedelinin ödenmiş olmasının taahhüdü geçersiz kılmadığını belirterek kiracının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 10. Hukuk Dairesi E. 2022/1233 K. 2024/229 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Tahliye taahhüdüne dayalı takipte, taahhüt edilen tarihi izleyen bir ay içinde takip başlatıldığı, kiracının taahhüt altındaki imza ve tarihe açıkça itiraz etmediği ve kiranın yenilendiğini aynı kuvvette belgeyle ispatlayamadığı gerekçesiyle tahliye şartlarının gerçekleştiği kabul edilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Tahliye taahhüdüne dayalı olarak başlatılan tahliye talepli icra takibinde, kiracının tahliye emrine itirazının kaldırılması ve taşınmazın tahliyesi istenmiştir. İcra hukuk mahkemesi, adi yazılı taahhütnamedeki imzanın inkar edilmediği ve itirazın haklılığını gösteren yazılı delil sunulmadığı gerekçesiyle davayı kabul etmiştir. Daire, taahhüt edilen tarihi izleyen bir ay içinde takip yapıldığını, kiracının imza ve tarihe açıkça itiraz etmediğini, kiranın yenilendiğini aynı kuvvet ve mahiyette bir belgeyle ispatlayamadığını belirterek tahliye şartlarının gerçekleştiğini kabul etmiş ve istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 5. Hukuk Dairesi E. 2020/1289 K. 2022/1367 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Kira sözleşmesinin kurulmasından sonra 'halen kiracı olarak kullandığı' ibaresiyle düzenlenen tahliye taahhütnamesinin kira ilişkisinin devamı sırasında verildiği ve herhangi bir zamanda sözleşmeyi sona erdirmek amacıyla taahhütname verilmesine yasal engel bulunmadığı kabul edilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Kira sözleşmesinin kurulmasından birkaç gün sonra düzenlenen tahliye taahhütnamesine dayanılarak başlatılan tahliye talepli icra takibine itiraz edilmesi üzerine açılan itirazın iptali ve tahliye davasında, kiralanan yargılama sırasında boşaltıldığından ilk derece mahkemesi tahliye yönünden karar verilmesine yer olmadığına, takip masrafları ve vekalet ücreti yönünden takibin devamına karar vermiştir. Kiracı, taahhütnameyi okumadan imzaladığını ve taşınmazı dava tarihinden önce boşalttığını ileri sürerek istinafa başvurmuştur. Daire, taahhütnamenin kira ilişkisinin devamı sırasında verildiğini, bir aylık süreye uyulduğunu, imzalanan belgenin tarafları bağladığını ve usulüne uygun anahtar teslimi ispatlanamadığını belirterek istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 5. Hukuk Dairesi E. 2020/849 K. 2022/993 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Kira ilişkisi kurulduktan sonra kiracının serbest iradesiyle ve halen oturduğum ibaresi yazılmak suretiyle verdiği tahliye taahhüdü, kira ilişkisinin devamı sırasında verilmiş sayılarak geçerli kabul edilmiş; taahhütnamenin boş kağıda imzalandığı savunmasına itibar edilmemiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Tahliye taahhütnamesine dayalı icra takibine yapılan itirazın iptali ve kiracının tahliyesi istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi, kiracının taahhüt ettiği tarihte taşınmazı boşaltmadığı gerekçesiyle davayı kabul ederek tahliyeye karar vermiştir. Kiracı, bir yıllık kira sözleşmesinde sekiz ay sonrası için tahliye taahhüdü verilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu ve taahhütnamenin boş imzalatıldığını ileri sürmüştür. Daire, taahhütnamedeki halen oturduğum ibaresi nedeniyle belgenin kira ilişkisinin devamı sırasında verildiğini, imzayı taşıyan belgenin tarafları bağladığını ve boş kağıda imza atanın sonucuna katlanması gerektiğini belirterek istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 5. Hukuk Dairesi E. 2018/1663 K. 2020/429 İstinaf Kabulü / Kaldırma

Yazılı kira sözleşmesi sunulmasa da imzası inkâr edilmeyen noterde düzenlenmiş tahliye taahhütnamesiyle kiracılık ilişkisinin ispatlandığı; taahhüde rağmen taşınmaz boşaltılmadığından itirazın iptali ve tahliye isteminin kabulü gerektiği sonucuna varılmıştır.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Taşınmaz maliki, kiracısının noterde düzenlenen tahliye taahhütnamesine dayanarak başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini ve tahliyeyi istemiştir. İlk derece mahkemesi, taraflar arasında kira sözleşmesi bulunmadığı ve bu nedenle taahhütnamenin hukuki geçerliliği olmadığı gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Daire, yazılı kira sözleşmesi sunulmamış olsa da imzası inkâr edilmeyen noter belgesiyle kiracılık ilişkisinin ispatlandığını, belgenin ipoteğin kaldırılacağı düşüncesiyle imzalandığı savunmasının kanıtlanmadığını belirterek istinaf başvurusunu kabul etmiş, kararı kaldırarak itirazın iptaline, takibin devamına ve tahliyeye karar vermiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) kararları bölgesel niteliktedir; bağlayıcı içtihat değildir, Yargıtay denetiminde değişebilir. İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır.

İndeks
Bize WhatsApp'tan ulaşın!