Adana BAM, 5. HD., E. 2018/1663 K. 2020/429 T. 24.6.2020

İlgili TBK madde: TBK Madde 352

İ S T İ N A F K A R A R I

DAVANIN KONUSU :

İtirazın İptali (Tahliye Talebine İlişkin)

Adana 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin 05/04/2018 tarih 2017/432 Esas 2018/570 Karar sayılı kararı ile kurulan hüküm nedeniyle davacı vekilinin istinaf başvurusu ile ilgili yapılan esas incelemesinde;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE:

Müvekkilinin maliki olduğu A1 mahallesi N1 Sokak X4 Sitesi X1 Kat:3 Daire No:9 Çukurova/Adana adresinde kiracı olarak oturmakta olan borçlu K1’dan malik olması sıfatı ile Adana 7.Noterliğinin 61236 yevmiye nolu 24/12/2015 tarihli tahliye taahhütnamesini imzalayarak anlaştıklarını, borçlu-kiracı Adana 6.İcra Müdürlüğünün 2016/5496 Esas numaralı dosyası ile icra takibi başlatılmış olup, itiraz süresi içinde borçlu tarafından 21/04/2016 tarihinde beyanda bulunup icra takibi durdurulmuş fakat borçlu-kiracı dosyaya itiraz etmiş olduğu bulunduğu beyan dilekçesinden anlaşılamamakta olduğunu belirterek, davalının itirazının iptaline, meskenden tahliyesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP DİLEKÇESİNDE ÖZETLE:

Müvekkilinin X3’in sahibi olduğunu, oturmuş olduğu dava konusu dairenin tapusu üzerindeki ipotek ile birlikte davacı K2’a, X3’i devrettiğini, bu devir sonucunda müvekkilinin davacıya borcu kalmadığını, ev kendisine devrolunursa ipoteği de kaldıracağını söylediğini, ancak aradan 1 yıl geçmesine rağmen ipoteğin kaldırılmadığını, davacıyı aradığında davacının noterden bir belge imzalaması gerektiğini söylediğini, müvekkilinin de davacı ile birlikte notere giderek belgeyi imzaladığını, belgenin tahliye taahhütnamesi olduğunu bilmediğini, davacı ile müvekkili arasında ev sahibi kiracı ilişkisi olmadığını, olmayan kira sözleşmesinin de tahliyesinin söz konusu olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI:

Taraflar arasında kira sözleşmesinin olmadığı taraf beyanlarından anlaşılmış olup ve yapılan tahliye taahhütnamesinin bu nedenle hukuki geçerliliğinin bulunmaması nedeniyle davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

İSTİNAF TALEBİNDE
İLERİ SÜRÜLEN

SEBEPLER:

Müvekkilinin ,maliki olduğu gayrimenkulde kiracı sıfatı ile oturmakta olan davalı K1 ile Adana 17.Noterliğinin 61236 yevmiye no lu 24/12/2015 tarihli tahliye taahhütnamesi imzaladıklarını bu tahliye taahhütnameye göre davalı -kiracı 15/03/2016 tarihinde taşınmazı kayıtsız şartsız tahliye edeceğini beyan etmiş ve sonrasında aksini ispat edecek herhangi bir ihtar-i yazı veya iptal yazısı müvekkiline göndermeyerek tahliye gününe kadar taşınmazı kullanmış, bu tahliye taahhütnamesi yerel mahkemeye dilekçe ekinde sunulmasına rağmen dikkate alınmamış eksik inceleme sonucunda karar verildiğini, mahkemenin kararın reddine gerekçe olarak kira sözleşmesinin bulunmadığından bahsetmiş ve davacı vekilince taraflara arasında kira sözleşmesinin olmadığını beyan ettiğini, ile sürmüş ancak, bilindiği üzere B.K. hükümlerine göre kira sözleşmesi şekle tabi olmadığı gibi yazılı olamayıp sözlü olarak yapılabilmekte 16/11/2017 tarihli celsede davacı vekili olarak taraflarınca bu durum açıkça zapta geçirilmek üzere beyan edilmiş mahkemece dikkate alınmadan karar verildiğini taraflar arasında noter kanalı ile yapılmış tahliye taahhütnamesi bulunduğu mahkemece bu hususun da dikkate alınmadan karar verildiğini, noter tarafından düzenlenen evraklar ilam niteliğini taşımakla (İİK 38 Madde) ispatı yine HMK 200 .Maddesi hükümleri kapasamında yine yazılı bir evrak ile yapılabilmekte mahkemece karşılıklı yapılan kiralananın tahliyesi taahhütnamesi de dikkate alınmadan karar verildiğini, yerel mahkemenin noterlikçe kayıt altına alınan ve defalarca kendisine noterlikçe sorulmasına rağmen aksi bir beyanda bulunulmadan imzalanan ve sonrasında da herhangi bir iptale konu bir yola başvurulmayan ve açıkça taşınmazda kiracı olduğu beyanı taahhütnamede yazılan noter evrakına itibar etmeden inceleme yapılmadan sadece davalı-borçlunun ’’olay kiracı ev sahibi ilişkisi değildir ve aramızda davalı ile kira kontratı yoktur.’’beyanına itibar edilerek verilen bu yanlış kararın bozulması gerektiğini kiracı ile ev sahibi arasında yazılı kira kontratı olma zorunluluğu olmadığı gibi noter evrakında taşınmazda kiracı olduğunu davalı açıkça beyan ve kabul etmiş noterlikçe düzenlenen ve kayıt altına alınan tarafların açıkça ikrarı ve beyanlarının kaydı bulunan resmi evrak niteliğinde dayanağa itibar edilmeden kiracı kiralayan ilişkisi olmadığı beyan edilen herhangi bir itiraz edildiğine ilişkin bir kayıt bulunmayan davalı beyanına itibar edilerek yerel mahkemenin taraf aleyhlerine karşı verilen bu kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF TALEBİNE KARŞI VERİLEN CEVAP DİLEKÇESİNDE ÖZETLE:

Yerel mahkeme tarafından verilen kararın onanmasına, karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER:

Yazılı beyanlar,taşınmazın tapu kaydı, tahliye taahhütnamesi,Adana 6.İcra Müdürlüğünün 2016/5496 Esas sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı.

DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:

Dava,
Tahliye talebine ilişkin yapılan takibe vaki itirazın iptali davasıdır.

İstinaf incelemesi
HMK 355. Madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen de kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmış olup,
Davacı vekili, müvekkilinin maliki olduğu taşınmazda davalının kiracı olarak bulunduğu ve bu konuda taraflar arasında Adana 17.Noterliği’nin 24.12.2015 tarihli tahliye taahhütnamesi imzalandığı, davalıya yapılan takibe itiraz edildiğinden itirazın iptali ile, davalının meskenden tahliyesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili, davaya konu müvekkilinin oturmuş olduğu daireyi üzerindeki tapu ile birlikte davacıya devrettiği, bu devir sonucunda müvekkilinin davacıya borcu kalmayıp, ipoteği de kaldıracağını söylediği ancak, ipoteğin kaldırılmadığı noterde imzalanan belgenin tahliye taahhütnamesi olduğu kesinlikle bilmediği, belgeyi ipotek kaldırılacak diye imzaladığı, taraflar arasında kiracılık ilişkisinin bulunmayıp, davacının ev sahibi olmayıp, kiracının da eşi K3 olduğu davalının taraf sıfatının bulunmadığını, davanın reddini talep etmiştir.

Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, davacı tarafından karar istinaf edilmiştir.

Mahkemece, davaya konu yerin tapu kaydı istenmiş, A2 Mah. X2 3. Kat 9 nolu bağımsız bölümün K2 adına 2015 yılında satıştan kayıtlı olduğu anlaşılmıştır.

TBK’nun 352. maddesinde, kiracıdan kaynaklanan sebeplerle tahliye düzenlemiş olup, buna göre ” Kiracı, kiralananın teslim edilmesinden sonra kiraya verene karşı, kiralananı belli bir tarihte boşaltmayı yazılı olarak üstlendiği halde boşaltmamışsa, kiraya veren kira sözleşmesinin bu tarihten başlayarak bir ay içinde icraya başvurmak veya dava açmak suretiyle sona erdirebilir.” düzenlemesi bulunmaktadır.

Taraflar arasında düzenlenen ve imzası inkar edilmeyen, 24.12.2015 tarihli tahliye taahhütnamesi başlıklı Adana 17. Noterliği’nin 61236 yevmiye nolu belgesinde A4 Mah. N1 Sok. A3 Sit. X2 K: 3 Daire No:9 adresindeki mesken niteliğindeki taşınmazda kiracı olarak bulunmakta olup, bu taşınmazı kendi isteği ile herhangi bir şart öne sürmeksizin ve hiçbir ihtara gerek olmadan 15.03.2016 tarihinde tahliye ederek, kiraya veren K2’a kayıtsız şartsız teslim edeceğini ve tahliye yönünden açılacak davaları kabul edeceğini beyan ve taahhüt ettiğine dair belge düzenlenmiştir.

Adana 6. İcra Müdürlüğü’nün 2016/5496 takip sayılı dosyasında, davacı tarafından davalı aleyhine 29.01.2015 tarihli kira sözleşmesi ve 17. Noterliği’nin 24.12.2015 tarihli tahliye taahhütnamesi nedeni ile, tahliyeye ilişkin icra takibi başlatıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır.

Davacı tarafından, kira sözleşmesi sunulmamış ise de, ibraz edilen tahliye taahhütnamesinden davacının kiraya veren davalının kiracı olduğunun anlaşıldığı, imzanın inkar edilmeyip ipoteğin kaldırılacağı düşüncesi ile, bu belgeyi imzaladığını beyan etmiş ise de, dosyada bunu ispatlar bir delilin bulunmadığı, kira ilişkinin varlığını ispat yükü Davacıya ait olup, taahhütname başlıklı noter belgesi ile davacı tarafından kiracılık ilişkisinin ispatlandığı, davalı tarafından dosyadaki delillere göre kiracı olmadığını ispatlayamadığı anlaşılmakla, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, reddine karar verilmesi yerinde değildir.

Açıklanan nedenlerle, istinaf talebinde bulunanın istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak ve toplanan delillere göre yeniden yargılama yapılmasına da gerek görülmediğinden yeniden esas hakkında davanın kabulüne ilişkin HMK. 353/1-b-2 maddesi uyarınca aşağıdaki karar verilmiştir.

HÜKÜM :

İstinaf başvurusunun
KABULÜNE,
İlk Derece Mahkemesinin kararının HMK. 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılarak yeniden esas hakkında aşağıdaki hükmün kurulmasına;

Davanın
KABULÜNE,

1-
Davalının Adana 6. İcra Müdürlüğü’nün 2016/5496 Esas sayılı takip dosyasında yapmış olduğu itirazın
İPTALİNE, takibin kaldığı yerden aynen
DEVAMINA,
Davalının icra dosyasında ve tahliye taahhütnamesinde adres olarak geçen A4 Mah. N1 Sk X4 Sitesi X2 K.3 No 9 Çukurova Adana olarak geçen tapu kaydında ise, A2 Mah. X2 3. Kat Bağımsız bölüm 9 olan meskenden
TAHLİYESİNE

2-
Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 1.450,00 TL nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine

3-
Karar tarihi itibari ile alınması gereken 54,40 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 35,90 TL nin mahsubu ile bakiye 18,50 TL nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına

5-
Davacı tarafından istinaf karar harcı olarak yatırılan 35,90 TL nin talep halinde iadesine
6
-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde ve istinaf aşamasında yapılan toplam 223,70 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya Verilmesine
7
-Karar tebliği, harç, gider avansı iadesi vb işlemlerin
, 6100 Sayılı HMK’nın 302/5 ve 359/3 md. uyarınca
İlk Derece Mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK’nın 362/1-b maddesi gereğince
KESİN olarak,
24/06/2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

  • İlk yayınlanma tarihi: 29 Temmuz 2026
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!