Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2023/3075 K.2024/4538

İlgili TBK maddeleri: TBK Madde 175, TBK Madde 170

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2022/364 E., 2023/850 K.

KARAR : İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI : 2020/105 E., 2021/905 K.

1) İlk Derece Mahkemesince eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili talebine ilişkin davada; taraflar arasındaki sözleşmeden kaynaklanan emanet kesintileri ve teminat kesintilerinin ve hak edişlerin ödenmesi istenildiği, bilirkişiler tarafından raporda davacının 2017 ve 2018 yıllarında emanet ve teminat kesintileri toplamı 1.036.880,87 TL olarak hesaplandığı, yargılama sonucunda toplanan delillerden davacı tarafından üstlenilen işe ilişkin asıl işin kesin hesabının üst iş sahibi Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılmadığı, dava ve ıslaha konu emanet ve teminat kesintilerinin ödenmesine ilişkin, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 6 ve 7. maddelerinde aranan şartların gerçekleşmediği, davalı yüklenici tarafından kesin hesap için üst iş sahibine başvurulmuş olması nedeniyle iade şartlarının gerçekleşmemesinde kusurunun bulunmadığı, dava tarihi itibariyle teminat ve emanet kesintileri alacağının muaccel olmadığı kanaatine varılmakla davacının davasının reddine karar verilmiştir.

2) Mahkeme kararının yasal süresinde, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince; mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve özellikle taraflar arasındaki sözleşmenin 6. maddesi gereğince maddi teminatın iadesi için davalı …’nın iş sahibi belediye nezdinde teminatı çözdürmesi; emanet kesintisinin iadesi için ise sözleşmenin 7. maddesi gereğince yine iş sahibi belediyece kesin hakediş onayının gerektiği, her iki işleminde dava tarihi itibariyle gerçekleşmediği, kesin hakediş yapılması için davalı tarafça iş sahibi belediyeye başvuru yapıldığı ve sonucunun beklenildiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

3) Bu karara karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Taraflar arasındaki sözleşmeye göre davacı yüklenici davalı iş sahibidir. Asıl iş sahibi ise kendisine dava ihbar olunan dava dışı … olup davalı ile arasındaki sözleşmeye göre davalı yüklenici durumundadır.

Taraflar arasındaki sözleşmenin 6. maddesinde sözleşme bedelinin % 6 sı tutarında teminat verileceği belirtilmiş ve hangi risklere karşı tutulacağı belirtildikten sonra bu teminatın ANFA’nın bu işle ilgili SGK’dan soğuk damgalı ilişiksizlik belgesini alarak idarenin teminatını çözdürmesinden sonra sayılan risklerle ilgili bir soruna rastlanmazsa iade edileceği hükme bağlanmıştır. Sözleşmenin 7. maddesinde ise yüklenicinin her hakedişinen (KDV hariç) hakedişş bedelinin % 5’i kadar emanet kesintisi yapılacağı, yapılan bu kesintilerin yüklenicinin ANFA ile işin kabulünü yapması ve asıl iş sahibi olan Büyükşehir Belediyesince kesin hakedişin onaylanmasından sonra yükleniciye iade edileceği düzenlenmiştir.

Sözleşmede 6. maddede düzenlenen teminat yönünden iadesi davalının asıl iş sahibi yönünden SGK ilişiksizlik belgesini alarak teminatını çözdürmesi olgusuna, 7. maddede düzenlenen teminat kesintisi yönünden ise davalının işin kabulünü yapması dava dışı asıl iş sahibinin de davalı kesin hakedişini onaylaması olgusuna bağlanmıştır. Bu bağlanma ile Teminatları iade borcunun ifa zamanı (muaccel olma anı) belirlenmek istenmiştir.

Bu olguların gerçekleşip gerçekleşmeyeceği sözleşme imzalanırken kesin olarak bilinmemekte ise de bu olgular taraflarca aşamalarda gerçekleşmesi beklenen diğer bir ifadeyle gerçekleşeceği umulan olgulardır. Gerçekleşeceği umulan olgular olsa da gerçekleşeceği kesin olarak bilinen olgular olmadığından seçilen bu olguların koşul olarak değerlendirilmesi mümkündür. Ancak buradaki olgular koşula bağlı borçların düzenlendiği TBK 170 vd. maddelerde düzenlenen anlamda bir koşul değildir. Zira bu maddelerde düzenlenen koşul borçların hükümlerini doğurması anlamındadır. Oysa taraflar arasındaki sözleşmede koşul olarak bazı olguların sayılması hükümlerini doğurduğu kesin olan bir borç için ifa zamanının gerçekleşip gerçekleşmeyeceği önceden kesin olarak bilinmeyen ama gerçekleşmesi beklenen bir olguya bağlanması niteliğindedir. O nedenle TBK 170 vd. madde hükümlerden kıyasen yararlanılabilecektir.

Kıyasen uygulanabilecek bir hüküm olarak koşula bağlı borçlarda dürüstlük kuralı TBK 175. maddede özel olarak düzenlenmiş olup şu hüküm bulunmaktadır. Taraflardan biri, koşulun gerçekleşmesine dürüstlük kurallarına aykırı olarak engel olursa, koşul gerçekleşmiş sayılır (TBK 175/1). Taraflardan biri, koşulun gerçekleşmesini dürüstlük kurallarına aykırı biçimde sağlarsa, koşul gerçekleşmemiş sayılır (TBK 175/2). Bu hüküm 4721 sayılı Türk Madeni Kanunu 2. maddede yer alan dürüst davranma ilkesinin koşula bağlı borçlar bakımından özel düzenlenmiş halidir. Zira TMK’da yer alan bu hükümde de herkesin, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorunda olduğu (TMK 2/1), bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeninin korumayacağı (TMK 2/2) düzenlenmiştir.

Taraflar arasındaki sözleşmede teminatların ve teminat kesintilerinin iadesi için belirtilen olguların bir koşul olarak gerçekleşmemesine yapması gereken işlemleri yapmayarak davalı sebep olmuşsa dürüstlük kuralı gereğince bu koşulun gerçekleştiğinin kabulü gerekecek ve davalı asıl işsahibi ile arasındaki sözleşmeye dayanarak koşul olarak belirlenen SGK ilişiksizlik belgesini alamadığı, hakedişini çözdüremediği kendi kesin hakedişinin onaylanmadığı için muacceliyetin dayandığı koşulun gerçekleşmediği savunmasında bulunarak, borcunu ödemekten kaçınamayacaktır.

Dava dışı Ankara Büyükşehir Belediyesi ile davalı … Limited Şirketi arasındaki sözleşmede işin bitim tarihi 31.12.2017 olarak kararlaştırılmış, taraflar arasındaki sözleşmede de aynı tarih belirlenmiştir. Dosya içeriğinde bulunan 19.11.2011 tarihli Belediye tarafından düzenlenmiş yazıda işin kabul tutanağının 21.01. 2019 tarihinde onaylandığı açıklanmış dava ise kabul tutanağının onaylanmasından bir yılı aşkın süre geçtikten sonra17.02.2020 tarihinde açılmıştır. Davacı işi yaparak teslim etmiş, davalı da asıl iş sahibine teslim etmiş ve kabul tutanağı onaylanmış olmasına rağmen davalı SGK ilişiksizlik belgesinin alınması, teminatın çözdürülmesi, kesin hakedişin düzenlenerek onaylanması için gereken işlemleri yapmıyorsa bunun olumsuz sonuçları davacıya yüklenemez. Davalı gerekli başvuruları yapmış olmasına rağmen sonuç alamamışsa bu takdirde de yapması gereken gerekli yargısal yollara başvurmak olup üzerine düşen yükümlülüklerini yerine getirmeyen kimsenin sözleşmede koşul olarak belirtilen olguların gerçekleşmediğini savunması hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olacaktır. Tüm bu nedenlerle davacının dava dışı Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenecek kesin hakedişin onaylanmasını belirsiz bir tarihe kadar beklemesi gerektiği düşünülemeyeceğinden Mahkemece kesin hesabın çıkarılarak davacının talebi yönünden uyuşmazlığın incelenmesi gerektiği için kararın bozulması gerekmiştir.

4) Bozma nedenine göre, davacı vekilinin diğer temyiz istemlerinin incelenmesine gerek görülmemiştir.

SONUÇ: Yukarıda (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz istemlerinin kabulü ile kararın BOZULMASINA, (4) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, bozma nedenine göre davacı vekilinin diğer temyiz istemlerinin incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 03.12.2024 tarihinde kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

  • İlk yayınlanma tarihi: 08 Eylül 2026
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!