T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
DAVACI : F1
YAPIİNŞELEKTAAHTİCVESANLTDŞTİ.
VEKİLİ :
Av.
K1
– A1
DAVALI : F2
ÇİMENTOSANVETİCA.Ş.
A2
VEKİLLERİ :
Av.
K2
– A3
Av.
K3
-A4
DAVANIN KONUSU : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARARININ
YAZIM TARİHİ : 11/11/2020
Mersin 2.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 28/02/2019 tarih ve 2016/215 Esas, 2019/125 Karar sayılı kararı aleyhine davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf taleplerinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacı F1 Yapı İnş. Elek.Taah. Tic. ve San. Ltd. Şti. tarafından davalı F2 Çimento San. ve Tic.A.Ş. ‘ye hakkında açtığı davada Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2014/329 esas 2015/522 karar sayılı kararı ile, davanın kısmen kabulüne, 100.000,00.TL alacağın davalıdan tahsiline karar verildiğini, dava dilekçesinde faiz talebinde bulunulmamış olduğundan mahkemece kabul edilen kısım yönünden faiz işletilmediğini belirterek, asıl alacak miktarı olan 100.000,00 TL’ye Adana 9. Noterliği’nin 15.02.2012 tarih ve 05654 yevmiye numaralı ihtarının davalı tarafından tebellüğ tarihi olan 24.02.2012 tarihinden davanın karar tarihine kadar ticari faiz işletilerek fazlaya ve ferilere ilişkin tüm dava ve takip hakkımız saklı kalmak kaydıyla 2.000,00 TL ‘nin davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline, karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davanın zaman aşımına uğradığını, Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2014/329 esas 2015/522 karar sayılı dosyasında faize ilişkin herhangi bir talepte bulunmayıp ayrı bir dava açarak talep etmenin dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, davacının kötü niyetli olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ :
Mersin 2.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 28/02/2019 tarih ve 2016/215 Esas, 2019/125 Karar sayılı kararı ile; asıl alacağın dava konusu edildiği, Mersin 2.Ticaret Mahkemesi’nin 2018/815 esas sayılı dosyasında 28/02/2019 tarih 2019/126 karar sayılı karar ile davanın reddine karar verildiği, eldeki davanın bu alacağın faizine ilişkin olması nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; d avanın Mersin 2.Ticaret Mahkemesi’nin 2018/815 esas sayılı dosyası ile birleştirilmesi gerektiği halde taleplerinin kabul edilmediğinin, hukuki sorunun yanlış çözümlendiğini, maddi hukuk kurallarının hiç uygulanmadığını, yanlış uygulandığını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve beyan etmiştir.
DELİLLER :
Mersin 2.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2016/215 Esas, 2019/125 Karar dosyası, Mersin 2.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2018/815 Esas, 2019/126 Karar sayılı dosyası, bilirkişi raporları,taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ile tüm dosya kapsamı,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE :
Dava; faiz talebine ilişkin alacak davasıdır.
İstinaf incelemesi, HMK’nın 355. Maddesi gereğince davacı vekilinin istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılmıştır.
Davacı firma tarafından, Mersin 2.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2014/329 esas sayılı dosyasında F2 Çimento San. Tic. A.Ş. Hakkında 19/07/2012 tarihinde açılan davada 27/10/2015 tarihli 2015/522 karar sayılı karar ile; davanın kısmen kabulüne, 100.000,00.TL alacağın davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Bu karar davalının temyizi üzerine Yargıtay 15. Hukuk Dairesi’nin 02.10.2017 tarih ve 2016/3733 Esas 20173213 karar sayılı ilamıyla; “davalı iş sahibi tarafından gösterilen ocaktan agrega alım ve nakliyesi yaptığını, davacı yüklenici kanıtlamak zorunda olup, bu olgunun ispatı için yüklenici tarafından sunulan herhangi bir delil bulunmadığı ve dava dışı 3. kişiye ait ruhsatlı ocaktan malzeme alması sonucu, davalı tazminat ödemek suretiyle zarara uğradığından, sözleşmeye aykırılık nedeniyle fesihte haklı olduğundan davanın tümden reddi gerektiğinden” bahisle bozulmuştur. Bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda mahkemenin 2018/815 esas 2019/126 karar sayılı kararı ile, davanın reddine karar verilmiştir. Bu karar Yargıtay 15. HD.’nin 2019/1746 esas 2019/40185 karar sayılı kararı ile onanmak suretiyle 10/12/2019 tarihinde kesinleşmiştir.
Dava konusu olan faiz alacağı eser sözleşmesi ilişkisinden kaynaklanmakta olup, alacağın fer’i niteliğinde olduğundan 818 sayılı BK’nın 131 ve 6098 sayılı TBK’nın 152. maddeleri gereğince asıl alacak için öngörülen zamanaşımı süresine tabidir. Faiz alacağı asıl alacakla ilgili daha önce borçlu usulen temerrüde düşürülmemiş ise ve kesin vade yoksa dava tarihi itibariyle temerrüt gerçekleşeceğinden o tarihte muaccel olur ve zamanaşımı süresi de bu tarihten itibaren işlemeye başlar. Asıl alacağa ilişkin dava 19/07/2012 tarihinde açılmıştır. 818 sayılı BK’nın 126/4 ve 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı TBK’nın 147/6. maddesi hükümlerine göre eser sözleşmelerinde zamanaşımı süresi 5 yıldır. Ancak faiz asıl alacağa bağlı olarak zaman içinde işlemeye devam eden asıl alacağın fer’isi olmakla birlikte asıl alacaktan farklı bir alacaktır. Bunun sonucu olarak zamanaşımına kadar son işlemlerden geriye doğru zamanaşımı süresi kadar işleyen faiz zamanaşımına uğramaz. (Yargıtay 15. HD 2017/903 esas 2017/2675 karar). Bu nedenlerle zamanaşımı def’i yerinde değildir. Davalının zamanaşımı itirazı hakkında mahkemece olumlu yada olumsuz bir karar verilmemiştir. Ancak bu husus istinaf sebebi yapılmamıştır.
Faiz yan edim olup, hukuki niteliği itibariyle asıl alacağı genişleten bir yan haktır. Bu nedenle, faiz borcunun varlığı ve devamı, herşeyden önce asıl alacak hakkının varlık ve devamına bağlıdır. Asıl alacak hakkı doğmamışsa faiz borcu da doğmaz. Keza faiz borcu asıl alacak devam ettiği sürece devam eder. Faiz, asıl alacağa bağlı yan hak olduğu için, asıl alacak sona ererse, faiz de sona erer(Yargıtay 15 HD 2019/1925 esas 2019/2982karar)
TBK’nın 131. md. gereğince; Asıl borç ifa ya da diğer bir sebeple sona erdiği takdirde, rehin, kefalet, faiz ve ceza koşulu gibi buna bağlı hak ve borçlar da sona ermiş olur.
Yukarıda açıklanan nedenlerle; davanın konusunu faiz alacağı oluşturduğu, asıl alacağın tahsili için açılan davanın reddine karar verildiği ve kararın kesinleştiği, bu durumda faiz alacağınında doğmadığı, ilk derece mahkemesinin kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacının istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :
1-
Davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1 md. gereğince
ESASTAN REDDİNE,
2-
Alınması gereken 54,40.TL karar ve ilam harcından peşin alınan 44,40.TL’nin mahsubu ile bakiye 10,00.TL harcın davacıdan alınarak
HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
3-
İstinaf başvurusu nedeniyle davacının yaptığı harcamaların üzerinde bırakılmasına,
4-
Kullanılmayan gider avansının HMK.333 maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince
İADESİNE,
5-
İnceleme duruşmasız yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine
YER OLMADIĞINA,
6-Gerekçeli kararın Dairemizce taraf vekillerine TEBLİĞİNE,
Dair, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 361/1 maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren
İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 11/11/2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe