Adana BAM, 6. HD., E. 2023/51 K. 2023/95 T. 1.2.2023

İlgili TBK madde: TBK Madde 177

T.C.

ADANA
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: ADANA 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVACI
: K1 – -N1
VEKİLLERİ
: Av. K2
Av. K3
DAVALI
: K4 – -N2
VEKİLİ
: Av. K5
DAVANIN KONUSU
: İtirazın İptali (sebepsiz zenginleşme iddiasına dayalı)

İSTİNAF KARAR TARİHİ
: 01/02/2023
KARARIN YAZIM TARİHİ
: 01/02/2023
Adana 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 31/05/2022 tarih ve 2021/516 Esas – 2022/252 Karar sayılı kararı ile kurulan hüküm nedeniyle davalı vekilinin istinaf başvurusu ile ilgili yapılan incelemede;

DAVACI DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE:

Dava konusu Adana İli, Seyhan İlçesi, A4 Mahallesi, 10812 ada 3 parseldeki taşınmaz satışı için davalıya vermiş olduğu 50.000,00 TL’yi geri alamadığı için 01/03/2021 tarihinde davalı aleyhine Adana 14. İcra Dairesi’nin 2021/2027 Esas sayılı dosyası kapsamında icra takibi başlattığını, borçlunun takibe itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, borçlu vekilinin 02/03/2021 tarihinde noter kanalıyla ihtarname gönderdiğini, yapılan 50.000,00 TL’lik ödemeyi taşınmaz satışından kaynaklanan kapora olarak aldıklarını kabul ettiğini ve satış gerçekleşmediği için hapsettiklerini beyan ettiğini, borçlu tarafla aralarındaki taşınmaz satışından kaynaklanan alacağın miktarının belli ve hesaplanabilir bir alacak olduğunu, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, davanın kabulü ile, Adana 14. İcra Müdürlüğünün 2021/2027 Esas sayılı dosyasındaki itirazın iptaline ve takibin devamına davalı tarafın aleyhine 50.000,00 TL üzerinden % 20 den aşağı olmamak üzere icra inkar ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderlerinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalının davaya cevap vermediği görülmüştür.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI:

“… tarafların davalıya ait evin satışı konusunda anlaştıkları ancak resmi olarak satış işlemleri yapılmadan vazgeçtikleri, davacının davalıya TBK’nın 177.maddesi kapsamında 50.000,00 TL kapora verdiği, davalının da icra takibine yaptığı itirazda 50.000,00 TL’nin kapora olarak alındığını kabul ettiği, bu hususta ihtilaf olmadığı, sözleşmenin geçersiz olması halinde kaporanın geri verilmesi gerektiği,”gerekçesiyle,
“1-Davanın KABULÜ ile, davalı tarafın Adana 14. İcra Müdürlüğünün 2021/2027 Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin asıl alacak yönünden devamına,

2-Asıl alacağın % 20 si oranında 10.000,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,” şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davalı vekili 28/08/2022 havale tarihli istinaf dilekçesinde:

Adana 2.Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan itirazın iptali davasında dava dilekçesi ve tensip zaptının bulunduğu kapalı tebligatın usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğini, müvekkilinin tebligattan, dolayısı ile de kendisi aleyhinde açılmış davadan haberi olmadığını belirterek,
Sonuç itibariyle:

Yerel mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.

DELİLLER :

İstinaf incelemesine esas:

Yerel mahkemenin dosyası içerisinde bulunan belge ve kayıtlar.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;

Dava, harici taşınmaz satış sözleşmesi nedeniyle verilen kaporonun, satışın gerçekleşmemesi nedeniyle geri alınması amacıyla yapılmış icra takibine yönelik itirazın iptali davasıdır.

İlk derece mahkemesince dava dilekçesi ve tensip zaptı davalıya tebliğe çıkarılmış, tebligat evrakının üzerine, ” muhatabın adresinin kapalı olması sebebiyle en yakın komşu kapıcı/yönetici
K6
‘den sorulmuş, muhatabın dışarı gittiği sözlü imzalı beyan edilmiş, imzadan imtina edilmiştir. Tebligat
A5
Mahallesi Muhtarı …..imzasına………..tarihinde tebliğ edilmiş olup, 2 nolu haber kağıdı muhatabın kapısına yapıştırılmıştır. Ayrıca en yakın komşusu
K6
‘e haber verilmiştir.
” şerhi düşülerek, Tebligat evrakının A5 Mahallesi Muhtarı K7’a, imzası karşılığında bırakıldığı görülmüştür.

Davalının cevap dilekçesi vermediği ve duruşmalara katılmadığı görülmüştür.
” …

Tebligat Kanunu’nun 21/1. ve Tebligat Yönetmeliği’nin 30/1. maddeleri uyarınca; yapılacak tebliğ işleminde muhatap adreste bulunmaz ise, adreste bulunmama nedeninin yönetmelikte belirtilen kişilerden beyanının alınması, beyanda bulunan kişinin mutlaka adı ve soyadının ve sıfatının tebligat parçasına yazılması, beyanda bulunanın imzasının alınması gerekir. Aksi halde yapılan tebliğ işlemi geçersiz olur.

Somut olayda tebligat evrakında, davalılar
K8 ve K9
’a yapılan tebligatlarda komşularının imzaları olmadığı gibi imzadan imtina ettiklerine dair bir ibareye yer verilmeyen tebligatlar TK’nin 21/1. maddesine aykırıdır.

(Yargıtay 3. H.D. 24/12/2020 tarih, 2020/4023 E. 2020/8341 K.)

Somut olayda, borçluya yapılan ödeme emri tebliğ belgesinin incelenmesinde; aynen “…. Muhatabın adresinin kapalı olması sebebiyle yapılan araştırmada 79/A No.lu komşusu isimden imtina etti. Muhatabın dışarı gittiğini sözlü/imzalı beyan ettiğinden T.K. 21. maddesi gereği bağlı bulunduğu Mah. Muhtarı B. Aşkın imzasına tebliğ edilerek 2. Nolu formu kapısına yapıştırıldı. Durumdan da 79 Nolu komşusu ….. haber verildi.” şerhi ile 12.02.2015 tarihinde tebligatın yapıldığı görülmekte olup, yukarıda belirtildiği biçimde, tebliğ şerhinde yazılı olan “muhatabın dışarı gittiği” beyanını veren ve “2 nolu formun yapıştırıldığı bildirilen” komşunun açık kimliğinin ne olduğunun tebliğ mazbatasında açıklanmadığı gibi imzadan imtina ettiğine dair beyanının da alınmadığı, kaldı ki muhatabın tevziat saatlerinden sonra adresine döneceğinin de tevsik edilemediği, bu haliyle, tebliğ işleminin, Tebligat Kanunu’nun 21/1. ve 23/7. maddeleri ile Tebligat Yönetmeliği’nin 30. ve 35. maddeleri uyarınca usulüne uygun yapılmadığı anlaşılmaktadır.

O halde, mahkemece, borçlunun ödeme emri tebliğ işleminin usulsüzlüğüne dair şikayetinin kabulü ile Tebligat Kanunu’nun 32. maddesi uyarınca tebliğ tarihinin, öğrenme tarihine göre düzeltilmesine karar verilmesi gerekirken, tebligatın usulüne uygun olduğu gerekçesiyle istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.

(Yargıtay 12. H.D. 18/04/2016 tarih, 2015/33999 E. 2016/11393 K.)

Somut olayda, davalıya çıkarılan tebligatta, tebligat evrakında haber verilen komşunun imzasının alındığı ve imzadan imtina ettiğine ilişkin ifadelerin birlikte yer aldığı, imzadan imtina edip etmediğinin açıkça belli olmadığı, “muhatabın dışarı gittiği”ifadesi tebligat evrakına yazılmakla birlikte, muhatabın tevziat saatlerinden sonra adresine döneceğinin de tevsik edilemediği, bu haliyle, tebliğ işleminin, yukarıda yer verilen emsal Yargıtay kararlarında da belirtildiği üzere, Tebligat Kanunu’nun 21/1. ve 23/7. maddeleri ile Tebligat Yönetmeliği’nin 30. ve 35. maddeleri uyarınca usulüne uygun yapılmadığı anlaşılmıştır.

Somut uyuşmazlıkta ilk derece mahkemesince, davalının adresine çıkartılan tebligat usulsüz olup, davalıya savunma hakkı tanınmadan yargılamaya devam edilip sonlandırılmış olması yerinde değildir.

Mahkemece, davalıya usulüne uygun biçimde dava dilekçesinin tebliğ edilerek, savunma ve delillerini bildirme imkanı tanındıktan sonra yargılamaya devam edilerek elde edilecek sonuca göre karar verilmesi gerekir.

Davalı vekilinin istinaf başvurusu yerindedir.

Sonuç itibariyle:

Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM:

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-
Davalı vekilinin istinaf başvurusunun
KABULÜ ile, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-a-6. Maddesi uyarınca Adana 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 31/05/2022 tarih ve 2021/516 Esas – 2022/252 Karar sayılı sayılı kararının
KALDIRILMASINA,

2-
Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren yerel mahkemeye
GÖNDERİLMESİNE,

3-
İstinaf başvuru sırasında davalıdan peşin alının 854,00 TL istinaf karar harcının talebi halinde davalıya
İADESİNE,
4
-İstinaf başvuru sırasında davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcı 220,70 TL’nin Hazineye
GELİR KAYDINA
,

5-
İstinaf başvuru sırasında davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcı 220,70 TL ile 82,50 TL PTT gideri toplamı 303,20 TL’nin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,

6-
İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine
YER OLMADIĞINA,

7-
Kararın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 359/4. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından
TARAFLARA TEBLİĞİNE,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1-g bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 01/02/2023

  • İlk yayınlanma tarihi: 01 Ağustos 2026
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!