Adana BAM, 5. HD., E. 2021/474 K. 2021/846 T. 13.4.2021

İlgili maddeler: TMK Madde 406, TMK Madde 409

T.C.

ADANA
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :

ADANA 1. SULH HUKUK MAHKEMESİ

VASİ ADAYI:

K1 – N1

VEKİLİ:

Av. K2
[N2] UETS

DAVALI:

K3
– N3

DAVANIN KONUSU :

Kısıtlama ve vasi atanması
İSTİNAF YOLUNA
BAŞVURAN VASİ ADAYI
:

K1 – N1
VEKİLİ
:

Av. K2
[N4] UETS

TALEP KONUSU :

Mahkeme Kararının Kaldırılması
Adana 1.Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 07/10/2020 tarih ve 2019/1266 Esas 2020/966sayılı kararı ile kurulan hüküm nedeniyle vasi adayı vekilinin istinaf başvurusu ile ilgili yapılan esas incelemesinde;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE :

Kısıtlı adayının mal varlığını yönetemediğini, bu nedenle darlık ve yoksulluk tehlikesine düştüğünden bahisle kısıtlanarak, tarafına vasi olarak atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Kısıtlı adayının duruşmadaki beyanında:

Kısıtlanmak istemediğini, kendisine eşinin baktığını, o yüzden evi oğlu K4’a 20 bin liraya sattığını ve parayı yediğini, emekli maaşının olmadığını, sigara kullanmadığını, 10 çocuğu olduğunu, kısıtlanmak istemediği şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI :

Kısıtlı adayının kısıtlanmasını gerektirir nedenler bulunmadığından TALEBİN REDDİNE,
” şeklinde karar verildiği görülmüştür.

VASİ ADAYI
VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :

K3’nın, elinde bulunan taşınır ve taşınmaz mallarını elinden çıkararak yoksulluğa düşmesine sebep olduğunu ve kendini devamlı olarak darlık ve yoksulluk tehlikesine düşürdüğünü, yerel mahkeme tarafından duruşma esnasında alınan beyanında dahi kısıtlı adayının baskı altında beyan verdiği net bir şekilde gözlemlendiğini, mahkeme tarafından gerekli olan araştırma yapılmaksızın ve tapu kayıtlarındaki komik rakamlara taşınmazların satıldığına ilişkin bilgileri dikkate almaksızın karar vermesinin usul ve yasaya aykırılık oluşturduğundan mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER:

Yazılı beyanlar, kurumlardan gelen evraklar ve tüm dosya kapsamı.

DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:

Dava, kısıtlama ve vasi atanmasına ilişkindir.

İstinaf incelemesi HMK 355. Madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen de kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmış olup,
İlk derece mahkemesince, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde Türk Medeni Kanunun 405. ve 406.maddelerinin koşulları oluşmadığı anlaşıldığından kısıtlı adayının vesayet altına alınması yönündeki talebin reddine karar verilmiş, bu karara karşı davacı vekilince istinaf yoluna başvurulmuştur.

Türk Medeni Kanunu’nun405. maddesinde “Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle işlerini göremeyen veya korunması ve bakımı için kendisine sürekli yardım gereken ya da başkalarının güvenliğini tehlikeye sokan her ergin kısıtlanır.”

Türk Medeni Kanunu’nun 406. maddesinde Savurganlığı, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı veya malvarlığını kötü yönetmesi sebebiyle kendisini veya ailesini darlık veya yoksulluğa düşürme tehlikesine yol açan ve bu yüzden devamlı korunmaya ve bakıma muhtaç olan ya da başkalarının güvenliğini tehdit eden her ergin kısıtlanır.

Türk Medeni Kanunu’nun 409/2 maddesi, akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle kısıtlamaya ancak resmi sağlık kurulu raporu üzerine karar verilebileceği, hakimin karar vermeden önce, kurul raporunu gözönünde tutarak kısıtlanması istenilen kişiyi dinleyebileceğini hükme bağlamıştır.

İlk derece mahkemesince kısıtlı adayının Adana Dr.Ekrem Tok Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesine sevki için müzekkere yazıldığı, ancak kısıtlı adayının yatalak olmasından dolayı hastaneye sevk edilemediği belirtilmiş ise de vesayet hakkındaki hükümlerin kamu düzenine ilişkin olduğu, mahkemece re’sen araştırma yapılabileceği de gözetilerek; kısıtlı adayının tam teşekküllü devlet hastanesine veya Adli Tıp ilgili İhtisas Kuruluna sevk edilmesi ve muayenesi yaptırılarak ( bunun mümkün olmaması halinde 1 nöroloji uzmanı ve 1 psikiyatr uzmanı doktora yerinde inceleme yetkisi verilerek ön rapor alınması ve bu ön rapor uyarınca tam teşekküllü devlet hastanesinden veya Adli Tıp ilgili İhtisas Kurulundan) Türk Medeni Kanunu’nun 405. maddesine yer alan kısıtlama sebebinin bulunup bulunmadığın resmi sağlık kurulu raporu ile tespiti ve oluşacak sonuca göre kısıtı adayının Türk Medeni Kanunu’nun 405. Maddesine göre kısıtlanması gerekip gerekmediğinin değerlendirilmesi gerektiğinden ilk derece mahkemesince eksik inceleme yapıldığı ve ayrıca akıl sağlığı ve zayıflığı yönünden kısıtlama gerekmemesi halinde bu defa Türk Medeni Kanunu’nun 406. Maddesine göre de malvarlığını kötü yönetmesi sebebiyle kendisini veya ailesini darlık veya yoksulluğa düşürme tehlikesine yol açma yönünden de ihbarda bulunulduğu göz önüne alınarak kısıtlı adayının aleyhinde icra takibi olup olmadığı araştırılarak icra takibi var ise bu takiplere ilişkin dosyalar getirtilerek ve kısıtlı adayının mal varlığına ilişkin ilişkin detaylı araştırma yapılması gerekli görülürse tarafların sunduğu delillerin de dosyaya ibrazı sağlandıktan sonra, mali müşavir bilirkişiden yapılan satışlar, banka hesap hareketleri ve var ise icra dosyalarına göre kısıtlı adayının malvarlığını kötü yönetmesi sebebiyle kendisini veya ailesini darlık veya yoksulluğa düşürme tehlikesine yol açma yönünden denetime imkan veren, ayrıntılı rapor alınıp, bütün deliller birlikte değerlendirildikten sonra oluşacak sonuç doğrultusunda bir karar vermek gerekirken, eksik araştırma ile davanın reddi doğru görülmemiştir.

Mahkemece deliller toplanmadan ve eksik inceleme ile karar verilmiş olması nedeniyle, ilk derece mahkemesi kararının HMK.’nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca esası incelenmeden kararın kaldırılmasına dair aşağıdaki kararın verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM:

1-
İ stinaf Başvurusunun Kabulüne
HMK’nın 353/1-a-6 maddesi gereğince Adana 1.Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 07/10/2020 tarih ve 2019/1266 Esas 2020/966 sayılı kararının
KALDIRILMASINA,

2-Dosyanın, gerekçede bahsedilen eksiklikler giderilerek, tüm deliller toplanarak yeni bir karar verilmesi için mahkemesine
İADESİNE,
3

Davanın niteliği gereği harç ve masraf alınmasına yer olmadığına,

4-Kararın tebliği, harç vb. işlemlerin
6100 Sayılı HMK’nın 359/3 md. uyarınca
İlk Derece Mahkemesi tarafından resen yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.’nın 362/1-b maddesi gereğince
KESİN olarak
13/04/2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

  • İlk yayınlanma tarihi: 14 Haziran 2026
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!