T.C.
ADANA
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :
HATAY 2. SULH HUKUK MAHKEMESİ
DAVACILAR:
1- K1 – N1
2- K2 – N2
3- K3 – N3
VEKİLİ:
Av. K4 – A1
DAVALI :
HASIMSIZ
VASİADAYI:
K5
– N4
VEKİLİ:
Av. K4 – A2
KISITLI:
K6
– N5
VEKİLİ:
Av. K7 – A3
VASİ:
K8
– N6 -A4
DAVANIN KONUSU :
VESAYET- KISITLAMA İSTEMİ
İSTİNAF YOLUNA
BAŞVURAN
KISITLI
:
K6 – N5
VEKİLİ
:
Av. K7
TALEP KONUSU :
Mahkeme Kararının Kaldırılması
KARAR YAZIM TARİHİ :
18/02/2021
Hatay 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 19/02/2019 tarih ve 2016/1021 Esas 2019/159 sayılı kararı ile kurulan hüküm nedeniyle kısıtlı vekilinin istinaf başvurusu ile ilgili yapılan esas incelemesinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE :
Kendisini idare edemeyecek derecede hasta olan ve mevcut Taşınmaz mal varlığı olan taşınmazlar ne kötü yönetmesi ve savurganlığı nedeniyle davacıların annesi olan K9 kızı K6’nın 406 maddesi gereğince kısıtlanmasına ve davacılar dan K5’nın veya mahkemece uygun görülecek şahsın kanunu Kanuni temsilci olarak atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI :
“Davanın KABULÜNE. Hatay İli, Defne İlçesi, A5 Mahallesinde nüfusa kayıtlı bulunan, K9 ve K10’dan olma, Antakya 01/07/1936 D.lu, N5 T.C. Kimlik numaralı K6’nin TMK’nun 406. maddesi uyarınca KISITLANMASINA. Kısıtlanana, Hatay İli, Defne İlçesi, A6 Mahallesinde nüfusa kayıtlı K11 ve K6’dan olma, Antakya 28/12/1970 D.lu, N6 T.C. Kimlik numaralı K8’ün TMK. Nun 413 v.d.maddeleri uyarıca VASİ OLARAK ATANMASINA. ” şeklinde karar verildiği görülmüştür.
KISITLI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Müvekkilinin ihtiyaçlarını gidermek eşinin cenaze masraflarını ve borçlarını ödemek için sadece 1 adet taşınmazını gerçekten satmasının savurganlık olmadığını müvekkilinin A5 Mahallesi’nde 10-11-12-13-12350-12351-12352 sayılı parseldeki eşinden miras olarak intikal eden hisselerini davacılar ve diğer çocuklarına bedelsiz olarak devrettiğini, davacıların bu hisselerin devrinden bahsetmediklerini, müvekkilinin 1857 sayılı parseldeki hissesini takas ederek 1870 sayılı parseldeki hissesini büyüttüğünü bu parseldeki hissesinin 709.10 metrekareden 2.071,00 metrekareye yükselttiğini, dağınık hisselerini bir taşınmazda toplayarak taşınmazdaki hissesinin değerini ve metrekaresini büyüttüğünü, Ilk derece mahkemesi İnce dosyada mevcut delillere göre değil gerekçe olmadan ve dosya kapsamına aykırı olarak müvekkilini kısıtlayarak karar verildiğini, bu nedenlerle istinaf taleplerinin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden yargılama yapılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir .
İstinaf dilekçesine cevap veren davacı vekili dilekçesinde özetle;
Karşı tarafın yapmış olduğu istinaf talebinin reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
Yazılı beyanlar, bilirkişi raporu, staj ücreti ve tüm dosya kapsamı.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:
Dava, vesayet – kısıtlama istemine ilişkindir.
İstinaf incelemesi HMK’nın 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen de kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmış olup,
Davacılar vekili, müvekkillerinin annesi olan kısıtlı adayının kendisini idare edemeyecek derecede hasta olduğunu ve taşınmazlarını kötü yönettiğini, kısa süre önce Hatay İli Defne İlçesi A5 Mahallesi 1032 ada 1 nolu parselini kötü niyetli kişilerin yönlendirmesi ile piyasa değerinin altında sattığını, halen üzerinde bulunan taşınmazları satma hazırlığı içinde olduğunu idida ederek, müvekkillerininin annesi K6’nin TMK’nın 406. maddesi gereğince kısıtlanmasına ve davacılardan K5’nın veya mahkemece uygun görülecek bir kişinin vasi olarak atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Vasi adayı K6 duruşmaya katılarak, akıl sağlığının yerinde olduğunu, herhangi bir savurganlığının olmadığını, sadece bir tane arsasını eşinin cenaze masraflarını ve kendi ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla sattığını, satış bedelinin bir kısmını harcadığını, bir kısmının halen kendisinde durduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Kısıtlı adayı hakkında Hatay Devlet Hastanesince düzenlenen 17/03/2017 tarih ve 4735 sayılı sağlık kurulu raporunda kısıtlı adayının vasi tayini gerektirecek düzeyde akıl hastalığı ya da zayıflığının bulunmadığı belirtilmiştir.
Mahkemece bankalardan kısıtlı adayına ait gelir ve banka hesaplarına ait bilgiler istenilmiştir. Yine mahkemece tapu müdürlüğünden kısıtlı adayına ait taşınmazların tapu kayıtları ve devirlere ilişkin resmi belgeler getirtilmiştir.
İlk derece mahkemesince davanın kabulüne, K6’nın TMK’nın 406. maddesi uyarınca kısıtlanmasına, kızı K8’ün vasi olarak atanmasına karar verilmiş, kısıtlı adayı vekilince karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Mahkemece verilen kararda, “kolluk birimince yapılan araştırma, dosyaya celp edilen cevabı yazılar ve tüm dosya kapsamı doğrultusunda K6’nın TMK 406. Maddesi uyarınca kısıtlanmasına” karar verilmiş ise de, toplanan delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepler açıklanarak mahkemenin gerekçesinin ortaya konulmaması yerinde olmayıp, istinaf istemine konu karar gerekçeli olmadığı için bu bağlamda istinaf kanun yolu incelemesinin yapılması da olanaklı değildir.
Ne var ki, TMK’nın 404 v.d. maddelerinde düzenlenen vesayet hukuku kamu düzeni ile ilgili olduğundan, resen istinaf incelemesine geçilmiştir.
TMK’nın 405. maddesinde, akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle işlerini göremeyen veya korunması ve bakımı için kendisine sürekli yardım gereken ya da başkalarının güvenliğini tehlikeye sokan her erginin kısıtlanacağı;
Aynı kanunun 406. maddesinde savurganlık, alkol ve uyuşturucu bağımlılığı, kötü yaşam tarzı ve kötü yönetimden dolayı, kendisini veya ailesini darlık veya yoksulluğa düşürme tehlikesine yol açan ve bu yüzden devamlı korunmaya muhtaç olan birinin kısıtlanacağı hükmü mevcuttur.
Davacı tarafça kısıtlanması istenilenin kendisini idare edemeyecek derecede hastalığının bulunduğu, malvarlığını kötü yönettiği ve savurganlık durumunun mevcut olduğu iddia edilmiş olup, mahkemece, tapuda devredilen taşınmazların satışının gerçek değerinin altında olup olmadığı; getirtilecek banka hesap hareketlerini gösterir kayıtlara göre, olağanüstü harcama bulunup bulunmadığı, bunlara ilişkin tasarrufların kendisini veya ailesini darlık ve yoksulluğa düşürme tehlikesine yol açıp açmadığı denetime imkan verecek şekilde belirlenip tespit edilmemiştir.
Vesayet hakkındaki hükümlerin kamu düzenine ilişkin olduğu, mahkemece re’sen araştırma yapılabileceği de gözetilerek, TMK’nın 406. maddesinde yer alan hususlar yönünden re’sen ve tarafların gösterecekleri delillerin toplanıp değerlendirilmesi yapılarak; özellikle kısıtlı adayının 2014-2016 yılları arasında çok sayıda taşınmazını ve/veya payını devretmiş olduğu, ancak bu devirlerin bir kısmının çocuklarına yapıldığı da anlaşılmakla, bu devirlerin niteliği de araştırılarak, taşınmazların devrine dair tapu kayıtları ve satış akit tabloları, banka kayıtları ile dinlenen tanık ifadeleri doğrultusunda, malvarlığını kötü yönetme ve savurganlık hususlarında K6’nın TMK’nın 406. maddesine göre kısıtlanması veya 429. madde kapsamında fiil ehliyetinin sınırlandırılarak kendisine yasal danışman atanması gerekip gerekmediği konularında denetime elverişli bilirkişi raporu alınarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, mahkemece eksik inceleme ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir. (Benzer mahiyette Yargıtay 8. Hukuk Dairesi’nin 2017/6318 E. 2017/4702 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere)
İlk derece mahkemesince deliller toplanmadan ve eksik inceleme ile karar verilmiş olması nedeniyle, ilk derece mahkemesi kararının HMK’nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca esası incelenmeden kaldırılmasına ilişkin aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
Yukarıda açıklanan nedenlerle,
1-
İstinaf başvurusunun kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6 maddesi gereğince Hatay 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 19/02/2019 tarih 2016/1021 Esas 2019/159 sayılı kararının esası incelenmeden
KALDIRILMASINA,
2-Dosyanın, gerekçede bahsedilen eksiklikler giderilerek, deliller toplanarak davanın yeniden görülüp, yeni bir karar verilmesi için mahkemesine İADESİNE,
3-Davanın niteliği gereği harç alınmasına yer olmadığına,
4-
Kararın tebliği, harç vb. hususların
6100 Sayılı HMK’nın 302/5 ve 359/3 md. uyarınca ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK’nın 353/1-a maddesi gereğince
KESİN olarak oybirliği ile karar verildi.18/02/2021
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe