Adana BAM, 2. HD., E. 2021/630 K. 2021/1076 T. 23.6.2021

İlgili maddeler: TMK Madde 364, TMK Madde 365

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: HATAY 3. AİLE MAHKEMESİ
TARİHİ
: 09/12/2020
NUMARASI
: 2019/1001 E 2020/780K
DAVACI
:K1-TC.NO: N1 A1
VEKİLİ
: Av. K2
DAVALI
:K3-TC.NO: -N2 A2
VEKİLİ
: Av. K4 [16678-76580-86741] UETS
DAVA KONUSU
: Yardım Nafakası
Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen mahkemenin kararına karşı, taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu, dosyanın istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiği ve istinaf isteminin süresi içerisinde yapıldığı anlaşılmakla dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

HMK 355 maddesine göre, resen gözetilecek kamu düzenine aykırı haller dışında istinaf incelemesi, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.

Dava; TMK.’nun 364. maddesi uyarınca yardım nafakasına ilişkindir.

Tüm dosya birlikte değerlendirildiğinde; Davacı vekili dava dilekçesinde özet ile; davacının annesi ile davalının Hatay 1. Aile Mahkemesi’nin kararı ile boşandıklarını, bu karar ile davacının velayetinin anneye bırakıldığı, davacının 18 yaşını doldurana kadar davalının nafaka ödediğini ancak davacının reşit olmasından sonra davalının nafaka ödemeyi kestiğini, davacının şuan üniversite sınavını kazandığını ve yerleştiğini, özel üniversite olduğundan dolayı üniversite masraflarını karşılayamadığını, üniversitenin de İstanbul’da olduğunu ve okul masraflarından ayrı konaklama masraflarının da olduğunu, bütün bu masraflarının dedesi ve annesi tarafından karşılandığını, ancak davalının hiç bir şekilde maddi olarak destek vermediğini, davalının doktor olarak çalıştığını ve iyi bir gelirinin olduğunu, bu nedenle müvekkili lehine aylık 2.050,00.TL yardım nafakasına hükmedilmesine karar verilmesinin talep ve dava edildiği, davalı vekili cevap dilekçesinde özet ile; davalının, çocuklarına şimdiye kadar yardımcı olan bir baba olduğunu, şuan başka bir evliliğinin olduğunu ve bu evliliğinden de bir çocuğunun olduğunu ve eşinin çalışmadığını, davalının geçmiş yıllardaki borçlarının, icra takiplerinin kurmuş olduğu şirketin batık olduğunun, bu nedenle büyük maddi kayıp içerisinde olduğunun, davalının doktor olarak çalıştığının, dava dilekçesinde davalının aldığı iddia edilen meblağların doğru olmadığının, özel okullarda okuyan çocuklarının okul masraflarını kendisinin karşıladığını, davalı aleyhine icra takiplerinin olduğunu, bu nedenlerle davacı yanın açmış olduğu davasının usul ve yasaya aykırı olmasından dolayı reddine karar verilmesinin talep ediliği, yapılan araştırmaya göre; davacının; üniversite öğrencisi olduğu, herhangi bir gelirinin olmadığı, öğrenci yurdunda kaldığı ve aylık 1.700,00.TL kira ödediği, masraflarının annesi tarafından karşılandığı, üzerine kayıtlı herhangi bir mal varlığının olmadığı, davalı babanın ise; doktor olduğu ve aylık 7.350,00.TL maaş aldığı, başka bir gelirinin olmadığı, kirada oturduğu ve yıllık 5.000,00.TL kira ödediği, üzerine kayıtlı herhangi bir mal varlığının olmadığının belirlendiği,
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde; davacının, yardım nafakası davasının kısmen kabulü ile; davacı lehine, dava tarihinden geçerli olmak üzere aylık 700,00.TL yardım nafakasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verildiği, verilen kararın taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, yasa iki haftalık istinaf süresi içerisinde, davacı vekili istinaf dilekçesinde özet ile; “İlk Derece Mahkemesince takdir edilen nafaka miktarının yetersiz olduğunu, davalı babanın doktor olduğunu, aylık gelirinin yaklaşık 26.000,00.TL olduğunu, babanın ekonomik durumuna göre takdir edilen nafaka miktarının çok düşük ve hakkaniyete uygun olmadığını, davacının üniversite öğrencisi olduğunu, davacının ihtiyaçları ve paranın alım gücü karşısında takdir edilen nafakanın yetersiz olduğunu, ayrıca mahkemece vekalet ücretine hükmedilirken yanılgıya düşüldüğünü, A.A.Ü.T 24.11.2020 tarihinde Resmi Gazetede 31314 sayı ile yürürlüğe girdiğini, buna göre karar tarihinde bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca tarafımıza 4.080,00.TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken bir önceki yılın tarifesi olan 3.400,00.TL’ye hükmedilmesinin doğru olmadığını belirterek, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılarak, talepleri doğrultusunda nafakaya karar verilmesi” davalı vekili istinaf dilekçesinde özet ile; “İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalının, davacı dışında mevcut evliliğinden çocukları olduğunu, eşinin çalışmadığını, davalının geçmiş yıllardaki borçları borçları,icra takipleri,kurmuş olduğu şirketin batık olmasından kaynaklı büyük maddi kayıpları ve iş bu somut durumların etkilerinin halen devam ediyor olmasından dolayı ailesinin ve kendisinin geçimini kıt kanaat sağladığını, mahkemece takdir edilen yardım nafakası miktarının fahiş olduğunu belirterek, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesi gerekçeleri ile istinaf kanun yoluna başvurdukları anlaşılmıştır.

TMK’nun 364. maddesi gereğince “Herkes, yardım etmediği takdirde yoksulluğa düşecek olan üstsoyu ve altsoyu ile kardeşlerine nafaka vermekle yükümlüdür. Kardeşlerin nafaka yükümlülükleri, refah içinde bulunmalarına bağlıdır. Eş ile ana ve babanın bakım borçlarına ilişkin hükümler saklıdır.

TMK’nun 365. maddesi gereğince de; “Nafaka davası, mirasçılıktaki sıra göz önünde tutularak açılır. Dava, davacının geçinmesi için gerekli ve karşı tarafın mali gücüne uygun bir yardım isteminden ibarettir. Nafakanın, yükümlülerin bir veya bir kaçından istenmesi hakkaniyete aykırıysa hakim, onların nafaka yükümlülüğünü azaltabilir veya kaldırabilir. Dava, nafaka alacaklısına bakmakta olan resmi veya kamuya yararlı kurumlar tarafından da açılabilir. Hakim, istem halinde, irat biçiminde ödenmesine karar verilen nafakanın gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre ne miktarda ödeneceğini karara bağlayabilir. Yetkili mahkeme, taraflardan birinin yerleşim yeri mahkemesidir.”

Taraflarca sunulan, İlk Derece Mahkemesince toplanan tüm delillere ve taraf vekilleri tarafından gösterilen istinaf nedenlerine göre yapılan incelemede; davacı tarafından, davalı babadan aylık 2.050,00.TL yardım nafakası talepli dava açıldığı, davalının ekonomik durumunu ileri sürerek açılan davanın reddine karar verilmesinin talep edildiği, davacının alınana nüfus kaydına göre davalının kızı olduğu, özel üniversitede %50 burslu okuduğu, aylık 550,00.TL burs aldığı, bunun dışında gelirinin olmadığı, davalı babanın kulak burun boğaz uzman doktoru olduğu, aylık 8.000,00.TL civarında gelir elde ettiği, başkaca geliri ve mal varlığının olmadığı, yeniden evlilik yaptığı, yeni eşinden de bir çocuğunun olduğu, ayrıca eski eşinden olan reşit olmayan iki çocuğuna aylık 500,00.’erTL iştirak nafakası ödediği, belirlenen bu duruma göre İlk Derece Mahkemesince davacı lehine takdir edilen aylık 700,00.TL yardım nafakasının tarafların ekonomik ve sosyal durumlarına, günün ve tarafların ekonomik koşullarına uygun düştüğü anlaşıldığından, davacının İlk Derece Mahkemesince takdir edilen nafaka miktarının yetersiz olduğu, davalının da İlk Derece Mahkemesince takdir edilen nafaka miktarının fahiş olduğu yönünden istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK.’nun 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. Davacının, İlk Derece Mahkemesince verilen kararda; lehine takdir edilen vekalet ücretinin hatalı olduğuna ilişkin istinaf başvurusunun incelenmesinde ise; İlk Derece Mahkemesince verilen kararın karar tarihinin 09/12/2020 olduğu, karar tarihine göre yürürlükte bulunan A.A.Ü.T’nin 24.11.2020 tarihinde Resmi Gazetede 31314 sayı ile yayınlanarak yürürlüğe girdiği, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince davacı lehine 4.080,00.TL vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken, İlk Derece Mahkemesince hatalı olarak kendisini vekil ile temsil ettiren davacı lehine 3.400,00.TL vekalet ücreti takdir edildiği, belirlenen bu duruma göre davacının İlk Derece Mahkemesince verilen kararda lehine takdir edilen vekalet ücretinin, takdir edilmesi gerekenden eksik takdir edilmesi nedeni ile hatalı olduğu yönünden istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen kararda 4 no’lu hüküm fıkrasının ortadan kaldırılarak, 6100 sayılı HMK.’nun 353/1-b-2 maddesi de dikkate alınarak, davacı tarafından açılan ve kısmen kabul ile sonuçlanan yardım nafakası davasında, davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, davada lehine kısmen kabul ile sonuçlandığından, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince takdiren 4.080,00.TL vekalet ücretinin, davlıdan alınarak, davacı tarafa ödenmesine, oy birliği ile karar vermek gerekmiş aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM:

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-
Davacı vekilinin, Hatay 3. Aile Mahkemesi’nin 09/12/2020 tarih, 2019/1001 Esas ve 2020/780 Karar sayılı ilamında;
“takdir edilen yardım nafakası miktarının yetersiz olduğu” yönünden istinaf başvurusunun
6100 sayılı HMK’nun 353/1-b-1 maddesi gereğince
ESASTAN REDDİNE,

2-
Davalı vekilinin, Hatay 3. Aile Mahkemesi’nin 09/12/2020 tarih, 2019/1001 Esas ve 2020/780 Karar sayılı ilamına ilişkin istinaf başvurusunun
6100 sayılı HMK’nun 353/1-b-1 maddesi gereğince
ESASTAN REDDİNE,

3-
Davacıvekilinin, Hatay 3. Aile Mahkemesi’nin 09/12/2020 tarih, 2019/1001 Esas ve 2020/780 Karar sayılı ilamında;
“lehine takdir edilen vekalet ücretinin, takdir edilmesi gerekenden eksik takdir edilmesi nedeni ile hatalı olduğuna” yönelik istinaf başvurusunun
KABULÜ ile,Hatay 3. Aile Mahkemesi’nin 09/12/2020 tarih, 2019/1001 Esas ve 2020/780 Karar sayılı ilamının,
4no’lu hüküm fıkrasını tüm sonuçları ile birliktie ortadanKALDIRILMASINA,
6100 sayılı HMK’nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca bu konuda yeniden düzenleme yapılması gerektiğinden;

a)

Davacı tarafından açılan ve kısmen kabul ile sonuçlanan yardım nafakası davasında, davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, davada lehine kısmen kabul ile sonuçlandığından, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince takdiren 4.080,00.TL vekalet ücretinin, davlıdan alınarak, davacı tarafa ödenmesine,

4-
Davacı tarafın istinaf başvurusunun kısmen kabulüne karar verildiğinden, davacı taraftan peşin alınan 59,30.TL karar ilam harcının davacı tarafa iadesine,

5-
Davacı tarafın, istinaf başvurusunun kısmen kabulüne karar verildiğinden, davacı tarafından istinaf başvurusu nedeni ile yapıldığı anlaşılan 162,10.TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 19,00.TL 1 adet tebligat gideri, 61,60.TL dosya gidiş-dönüş masrafı olmak üzere toplam 242,70.TL istinaf yargılama giderinin, davalıdan alınarak, davacıya ödenmesine,

6-
Davalı tarafından istinaf başvurusu nedeni ile istinaf karar tarihi itibari ile alınması gerekli 59,30.TL İstinaf maktu karar ilam harcından peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,

7-
Davalı tarafından, istinaf başvurusu nedeni ile yapılan yargılama giderinin, davalının istinaf başvurusunun reddine karar verildiğinden kendi üzerinde bırakılmasına,

8-
Taraflarca, istinaf başvurusu nedeni ile yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ilgisine iadesine,

9-
İstinaf incelmeesi duruşmalı yapılmadığından davacı lehine takdiren vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

10-
Kararın, HMK 359-(4) maddesi gereği taraflara tebliğe çıkarılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK nun 341/4, 352-(1)-b ve 362/1-a maddeleri uyarınca
KESİN olmak üzere oybirliği karar verildi. 23/06/2021

  • İlk yayınlanma tarihi: 14 Haziran 2026
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!