TMK Madde 365 Yardım nafakası davası hakkı

Özet 6 fıkra · ~2 dk okuma

TMK 365, yardım nafakası davasının yetki, sıra, ölçü, azaltma, kurum davası ve irat usulüne ilişkin temel hükmüdür.

Resmi Metin

Dava hakkı

Madde 365- (1) Nafaka davası, mirasçılıktaki sıra göz önünde tutularak açılır.

(2) Dava, davacının geçinmesi için gerekli ve karşı tarafın malî gücüne uygun bir yardım isteminden ibarettir.

(3) Nafakanın, yükümlülerin bir veya bir kaçından istenmesi hakkaniyete aykırıysa hâkim, onların nafaka yükümlülüğünü azaltabilir veya kaldırabilir.

(4) Dava, nafaka alacaklısına bakmakta olan resmî veya kamuya yararlı kurumlar tarafından da açılabilir.

(5) Hâkim, istem hâlinde, irat biçiminde ödenmesine karar verilen nafakanın gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre ne miktarda ödeneceğini karara bağlayabilir.

(6) Yetkili mahkeme, taraflardan birinin yerleşim yeri mahkemesidir.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Madde, yardım nafakası davasının yetki, sıra, ölçü, azaltma, kurum davası ve irat usulüne ilişkin temel hükmüdür. Birinci fıkraya göre nafaka davası mirasçılıktaki sıra göz önünde tutularak açılır. İkinci fıkraya göre dava davacının geçinmesi için gerekli ve karşı tarafın mali gücüne uygun bir yardım istemidir. Üçüncü fıkraya göre hakkaniyete aykırıysa hâkim nafakayı azaltabilir veya kaldırabilir; orantılılık ölçütü içeride işler. Dördüncü fıkraya göre nafaka alacaklısına bakan resmî veya kamuya yararlı kurumlar da dava açabilir. Beşinci fıkrada ileriye yönelik miktar belirleme yetkisi tanınmıştır. Altıncı fıkrada yetkili mahkeme taraflardan birinin yerleşim yeri mahkemesidir. Avukatlık pratiğinde davaya başlanmadan önce mirasçılıktaki sıraya göre öncelikli yükümlü tespit edilmeli; aksi hâlde dava husumetten reddedilir.

Gerekçe

Yürürlükteki Kanunun 316 ıncı maddesini karşılayan bu madde, 1984 tarihli Öntasarının 298 inci maddesinden aynen alınmıştır; ancak Öntasarının anılan maddesindeki birinci fıkra, maddede iki fıkraya bölünmüştür. Maddenin ilk üç fıkrası ayrıca, İsviçre Medeni Kanununun 329 uncu maddesinin ilk iki fıkrasının içeriğiyle de aynıdır.

Birinci fıkrada çeşitli sorumlular arasındaki sıra belirlenmiş; ikinci fıkrada ise nafaka alacaklısının ihtiyaçları göz önünde bulundurulmakla beraber, nafaka miktarının borçlunun mali gücüne uygun ve onu geçim sıkıntısına düşürmeyecek miktarda olması gerektiği de vurgulanmıştır. Üçüncü fıkrada, nafakanın borçluya yükletilmesinin hakkaniyete aykırı düşmesi halinde hakime miktarın azaltılması veya tamamıyla kaldırılması hususunda yetki tanınmaktadır. Hakim, nafaka yükümlüsünün bir veya birden çok olması halinde, bunlardan hangisinden nafaka istenebileceğini veya bir kaç nafaka yükümlüsünün her birinin yükümlü olduğu nafaka miktarını hakkaniyete göre belirleyeceği gibi, nafakanın miktarını durum ve koşullara göre hakkaniyet ölçüsünde kaldırabilecek veya azaltabilecektir. Ayrıca hakim, istem halinde, irat biçiminde ödenmesine karar verilen nafakanın gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre ne miktarda ödeneceğine de karar verebilecektir. Dördüncü fıkrada ise nafaka alacaklısına bakan resmi veya kamuya yararlı kurumların da dava hakkına sahip olduğu belirtilmektedir.

Maddenin son fıkrası ile nafaka alacaklısına dava açmada kolaylık sağlamak üzere, yetkili mahkemeye ilişkin özel bir hüküm getirilmiştir. Ekonomik açıdan oldukça zayıf durumda olan nafaka alacaklısının nafaka yükümlüsünün bulunduğu yere gidip dava açması çoğu kez mümkün olmamakta ya da nafaka yükümlüsü için büyük masraflara neden olmaktadır. Bunun önlenmesi için nafaka alacaklısının dilerse kendi bulunduğu yerdeki mahkemeye, dilerse nafaka yükümlüsünün bulunduğu yerdeki mahkemeye başvurma olanağı getirilmiştir.

İlgili Yargıtay Kararları

Seçilmiş 2.HD içtihatları

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E. 2010/2945 K. 2010/5646 Kısmi
m.365/1 m.365/3

Yardım nafakası davası mirasçılıktaki sıra gözetilerek açılır; yükümlülerin biri ya da birkaçından nafaka istenmesi hakkaniyete aykırıysa hâkim bu yükümlülüğü azaltabilir veya kaldırabilir.

Detaylı özeti gör

Uyuşmazlık, babalık davası açılmadan önce ölen babanın mirasçılarından, ergin olmayan çocuk yararına hangi hukuki temele dayanılarak nafaka istenebileceğine ilişkindir. Yargıtay'a göre baba 27.6.2001'de öldüğünden ve babalık davası mirasçılara karşı 27.2.2002'de açıldığından, tahakkuk etmiş ve muaccel bir nafaka bulunmadığı için babanın küçüğe karşı bakım borcundan doğan nafaka yükümlülüğü mirasçılara intikal etmez; bu nedenle istek bakım nafakasına değil, TMK m.364'teki yardım nafakasına dayanır. TMK m.365/1 uyarınca yardım nafakası davası mirasçılıktaki sıra gözetilerek açılmalı, m.365/3 uyarınca da nafakanın yükümlülerin bir veya birkaçından istenmesi hakkaniyete aykırı ise hâkim yükümlülüğü azaltabilmeli veya kaldırabilmelidir. Ergin olmayan çocuğa bakım yükümlülüğünün öncelikle anaya ait olduğu da gözetilerek davalı mirasçıların yükümlülüğünün bu yasal hükümler çerçevesinde belirlenmesi gerekirken aksi yönde hüküm kurulması hatalı bulunmuş, ayrıca BK m.41-49'a dayalı tazminat taleplerinin görev yönünden ayrılması gerektiğine değinilerek karar bozulmuştur.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E. 2007/12439 K. 2008/12179 Kısmi

TMK m. 365/son uyarınca yardım nafakasında ileriye yönelik artış miktarının baştan karara bağlanması mümkün olmakla birlikte, bu olanak tedbir nafakası bakımından bulunmamaktadır.

Detaylı özeti gör

Uyuşmazlık, boşanma davasıyla birleştirilen ve kadının ayrı yaşamakta haklılık sebebiyle daha önce hükmedilen tedbir nafakasının (TMK m. 197) artırılması ile bu nafakanın gelecek yıllarda ÜFE oranında artırılmasına karar verilmesi istemine ilişkindir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, yerel mahkemenin hem istekten fazlaya hükmetmesini hem de tedbir nafakasının her yıl ÜFE oranında artırılmasına karar vermesini isabetsiz bularak hükmün bu yönden bozulmasına, kararın bozma kapsamı dışında kalan bölümlerinin ise onanmasına karar vermiştir. Daire gerekçesinde, istekten fazlaya hükmedilemeyeceği (HUMK m. 74/1) gibi TMK m. 197'de tedbir nafakasının gelecek yıllarda ne miktarda artırılacağına ilişkin bir hüküm bulunmadığını vurgulamıştır. Karara göre nafakanın ileriye dönük artış miktarının baştan karara bağlanması yalnızca irat biçimindeki yoksulluk nafakası (TMK m. 176/son), velayet kendisine verilmeyen tarafın çocuk için ödeyeceği nafaka (TMK m. 182/3), ana babanın çocuğa karşı nafaka yükümlülüğü (TMK m. 330/2) ve TMK m. 365/son'da düzenlenen yardım nafakasında mümkün olup, evlilik birliğinin korunmasına yönelik tedbir nafakası bakımından bu olanak bulunmamaktadır.

Karar özetleri bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; tam karar metni esas alınmalıdır. Kaynak: Yargıtay Karar Arama.

İlgili Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) Kararları

Adana Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları

Adana BAM · İstinaf · 2. Hukuk Dairesi E. 2021/630 K. 2021/1076 Kısmen Kabul

Adana BAM, TMK m.365 uyarınca yardım nafakası davasının mirasçılıktaki sıra gözetilerek açılacağını ve davacının geçimi için gerekli, karşı tarafın mali gücüne uygun bir yardım istemi olduğunu belirtti.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Uyuşmazlık, ergin üniversite öğrencisi çocuğun babadan yardım nafakası talebine ilişkindir. İlk derece mahkemesi çocuk lehine aylık 700,00 TL yardım nafakasına hükmetmiş, davalı baba miktarın ekonomik durumuna göre fazla olduğunu ileri sürmüştür. Adana BAM, TMK m.364-365 çerçevesinde tarafların ekonomik ve sosyal durumlarını değerlendirerek takdir edilen nafaka miktarının günün koşullarına uygun olduğu sonucuna varmıştır.

Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) kararları bölgesel niteliktedir; bağlayıcı içtihat değildir, Yargıtay denetiminde değişebilir. Bilgilendirme amaçlıdır.

İndeks
Bize WhatsApp'tan ulaşın!