Adana BAM, 2. HD., E. 2019/644 K. 2020/46 T. 8.1.2020

İlgili maddeler: TMK Madde 311, TMK Madde 317

İ S T İ N A F K A R A R I
DAVA KONUSU
: Evlatlık İlişkisinin Kaldırılması
Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen mahkemenin kararına karşı, davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu, dosyanın istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiği ve istinaf isteminin süresi içerisinde yapıldığı anlaşılmakla dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

TALEP
:

Davacı vekili dava dilekçesinde özet ile; müvekkilininöz çocuğu olan K1 ile davalılar arasında kurulan evlat edinme ilişkisinin kanun gereği alınması gereken rızalarının alınmadığını, müvekkilinin evlat edinmeye ilişkin rızasının olmadığını, çocuğun hastanede iken alındığını, yasal iradenin söz konusu olmadığını, babanın da bu hususta yanıltıldığını, davalılardan K2’in öz kızının rızasının alınmadığını belirterek, evlatlık ilişkisinin kaldırılmasını talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA :

Davalılar vekili cevap dilekçesinde özet ile; davaya konu küçüğün rıza ile kendilerine teslim edildiğini, küçüğe o tarihten beri davalıların kendi öz çocukları gibi baktığını, kurulan evlatlık ilişkisinin usulüne uygun olduğunu, çocuğun yararına olduğunu, davacının ileri sürdüğü iddiaların evlat edinme davasında değerlendirildiğini, evlat ilişkisinin kurulması davasında verilen karar yönü ile yasal yollara başvurulmadığını, kararın kesinleştiğini belirterek davanın reddine verilmesini talep etmişlerdir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:

Mersin 1. Aile Mahkemesi’nin
08/11/2018 tarih,
2017/905
Esas ve 2018/840 Karar sayılı ilamında özet ile; davacı tarafından açılan evlat ilişkinin kaldırılması davasının reddine karar verildiği, davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, davacı aleyhine, davalılar lehine vekalet ücretine karar verildiği anlaşılmıştır.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özet ile;İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, evlat edinme davasında, davacının yasal ve rızası onayı alınmaksızın karar verildiğini, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı K2’nin büyük kızının rızasının olup olmadığının araştırılmadığını, eksik inceleme ile karar verildiğini, evlat edinilenin rızasının alınmamasının TMK.’nun 309-317 maddelerine aykırılık teşkil ettiğini, davalı K2’in alt soyunun rızasının alınmamış olmasının hatalı olduğunu, TMK.’nun 313/1 maddesine aykırılık teşkil ettiğini, İlk Derece Mahkemesince tanıklarının dinlenilmediğini, kayyım’ın beyanı alınarak hüküm kurulduğunu belirterek, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istinaf kanun yolu ile talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE

GEREKÇE :

HMK 355 maddesine göre, resen gözetilecek kamu düzenine aykırı haller dışında istinaf incelemesi, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.

Dava, evlatlık ilişkisinin kaldırılmasına ilişkindir.

Tüm dosya birlikte değerlendirildiğinde; 19/12/2014 d.lu K1’nin biyolojik anne ve babasının, davacı K4 ile dava dışı resmi nikahlı eşi K3 olduğu, 19/12/2014 d.lu K1’nin davalılar K2 ve K6 tarafından açılan evlat edinme davası ile Mersin 4. Aile Mahkemesi’nin 2016/23-584 E.K sayılı 20/09/2016 tarihinde verilen kararın kararın taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilerek 23/11/2016 tarihinde kesinleştiği ve dava konusu küçüğün evlat edinenler olan davalılar nüfus kaydına işlendiği, davacı biyolojik anne tarafından açılan dava ile evlat edinme davasında rızasının olmadığı, rızası dışında evlat edinmeye karar verildiği nedenleri ile kurulan evlatlık ilişkisinin kaldırılmasının talep edildiği, davalıların süresinde sunduğu cevap dilekçesi ile iddiaları kabul etmeyerek açılan davanın reddini talep ettikleri, İlk Derece Mahkemesince 2017/40 Esas ve 2017/690 Karar sayılı 24/10/2017 tarihinde verilen karar ile açılan davanın reddine karar verildiği, davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine dosyanın Dairemizin 2017/71 Esasına kayıt edilerek yapılan inceleme neticesinde; 2017/71-56 E.K kararı ile İlk Derece Mahkemesince verilen kararın davaya konu küçüğü temsil etmek hak ve menfaatlerini korumak için küçüğe temsilci atanması gerektiği gerekçesi ile kararın usulden kaldırılarak, dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verildiği, verilen karar üzerine İlk Derece Mahkemesince gerekçede belirtilen hususlarda eksiklikler giderilerek yeniden yargılama yapılarak davanın reddine karar verildiği, İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, İlk Derece Mahkemesi kararının özeti bölümünde açıklandığı üzere, davacı tarafından açılan davanın reddine karar verildiği, verilen kararın usulüne uygun olarak taraflara tebliğ edildiği, davalıların istinaf kanun yoluna başvurmadığı, davacının yasal istinaf başvuru süresi içersinde istinaf dilekçesi özeti bölümünde açıklandığı üzere; İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesi ile istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşılmıştır.

TMK.’nun 317. maddesine göre, “yasal sebep bulunmaksızın rıza alınmamışsa, rızası alınması gereken kişiler, küçüğün menfaati bunun sonucunda ağır biçimde zedelenmeyecekse, hakimden evlatlık ilişkisinin kaldırılmasını isteyebilir”

TMK.’nun 318. maddesine göre,”evlat edinme esasa ilişkin diğer noksanlıklardan biri ile sakatsa, Cumhuriyet savcısı veya her ilgili evlatlık ilişkisinin kaldırılmasını isteyebilir. Noksanlıklar bu arada ortadan kalkmış veya sadece usule ilişkin olup ilişkinin kaldırılması evlatlığın menfaatini ağır biçimde zedeleyecek olursa bu yola gidilmez.”

Taraflarca sunulan, İlk Derece Mahkemesince toplanan tüm delillere ve davacı tarafından gösterilen istinaf nedenlerine göre yapılan incelemede; taraflarca gösterilen, İlk Derece Mahkemesince toplanan tüm deliller ve İlk Derece Mahkemesince verilen karar, taraflarca ileri sürülen vakıalar, dosyaya toplanan tüm bilgi ve belgeler ve davacı tarafından ileri sürülen istinaf nedenleri birlikte değerlendirildiğinde; evlat edinilen K1’nın 19/12/2014 d.lu olduğu, biyolojik anne ve babası olan K4 ve K3’nin 25/02/1997 tarihinde resmi olarak evlendikleri, bu evliliklerinden davaya konu küçük dışında 5 çocuklarının daha olduğu, K1’nın, K5 isimli çocuğun ikizi olduğu, küçüğün doğum sonrasında evlat edinme kastı ile davalılara teslim edildiği, davalılar tarafından doğum tarihinden itibaren kendi çocukları gibi bakıldığı, büyütüldüğü, davalıların 12/01/2016 tarihinde açılan dava ile küçüğü evlat edinmeyi talep ettikleri, açılan davanın Mersin 4. Aile Mahkemesi’nin 2016/23-584 E.K sayılı dosyasında yapılan yargılama neticesinde evlat edinme davasında davacılar K2 ve K6’nin evlat edinme davalarının kabulü ile davaya konu K1’nın davacılar tarafından evlat edinmelerine, TMK.’nun 311/2 maddesi gereğince davaya konu K1’nın biyolojik anne ve babasının evlat edinme konusunda rızalarının aranmamasına karar verildiği, verilen kararın usulüne uygun olarak taraflara tebliğ edildiği, taraflarca yasal kanun yoluna başvurulmadığı, kararın 23/11/2016 tarihinde kesinleştiği, evlat edinme davasında biyolojik anne ve babanın rızasının aranmamasına da karar verildiği halde biyolojik anne ve babanın vekil ile temsil edilmelerine rağmen kararın kabullenerek yasal kanun yoluna başvurulmadığı, davacı biyolojik anne tarafından ileri sürülen iddia ve vakıaların evlat edinme davasında da ileri sürüldüğü ve mahkemece değerlendirildiği, evlat edinenlerden K2’in gayri resmi eşinden çocuğu olan 21/07/1997 d.lu K7’nun rızasının alınmamasının, evlat edinme davasında, dava şartlarından olmadığı, şahıs yönünden mirasçılık haklarının korunmasının amaçlandığı dikkate alındığında; İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılamanın, verilen kararın ve gerekçesinin, toplanan tüm delillere, usul ve yasaya, TMK.’nun 317. ve 318. maddelerine uygun olduğu anlaşıldığından, davacının İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK.’nun 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine oy birliği ile karar vermek gerekmiş aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM
:

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-
Davacı vekilinin, Mersin 1. Aile Mahkemesi’nin 08/11/2018 tarih, 2017/905 Esas ve 2018/840 Karar sayılı ilamına ilişkin isti naf başvurusunun
6100 sayılı HMK’nun 353/1-b-1 maddesi gereğince
ESASTAN REDDİNE,

2-
Davacının,istinaf başvurusu nedeni ile istinaf karar tarihi itibari ile alınması gerekli 54,40.TL İstinaf karar ilam harcından peşin alınan 44,40.TL harcın mahsubu ile kalan 10,00.TL harcın, davacıdan alınarak, Hazineye İrad kaydına,

3-
Davacı tarafından, istinaf başvurusu nedeni ile yapılan yargılama giderinin, davacının istinaf başvurusunun reddine karar verildiğinden kendi üzerinde bırakılmasına,

4-
Davacı tarafındanistinaf nedeniyle yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde kendisine iadesine,

5-
İstinaf incelmesi duruşmalı yapılmadığından takdiren davalılar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

6-
Kararın, HMK 359-(3) maddesi gereği taraflara tebliğe çıkarılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK.’nun m. 353/1-b-1 bendiyle, aynı kanunun 361-(1) maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere
OY BİRLİĞİYLE karar verildi. 08/01/2020

  • İlk yayınlanma tarihi: 14 Haziran 2026
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!