T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
DAVACI
:K1
VEKİLİ
: Av. K2
DAVALILAR
:1 -F1 BANKASI A.Ş. A1
VEKİLLERİ
: Av. K3
Av. K4
:2 -K5
DAVANIN KONUSU
: İpoteğin Kaldırılması
Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen mahkemenin kararına karşı, davalı banka tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu, dosyanın istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiği ve istinaf isteminin süresi içerisinde yapıldığı anlaşılmakla dosya incelendi.Gereği düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI:
Davacı vekili dilekçesinde özetle; davalılardan F1 Bankası A.Ş.’nin Antalya Yeni Sanayi Sitesi Şubesi tarafından dava dışı K6 ile 07/10/2015 tarihli 250.000,00TL kredi limitli Genel Kredi Sözleşmesi akdedilerek K6’e kredi kullandırıldığını, bu kredi sözleşmesini müvekkilinin eşi K5ın da müteselsil kefil sıfatıyla imzalayarak borca şahsi teminat verdiğini, ayrıca yine davalı banka tarafından müvekkilinin eşi K5’tan, mülkiyeti kendisine ait olan Mersin İli Toroslar İlçesi A2 Mahallesi 22KIII pafta 9525 ada, 5 parsel sayılı taşınmaz üzerine inşa edilmiş olan binanın A Blok 2. Kat 4 Nolu mesken niteliğindeki bağımsız bölüm üzerine 18/11/2015 tarih ve 20254 yevmiye numarası ile 1. Derecede %18 faizli ve fekki bldirilinceye kadar geçerli olan 500.000,00TL meblağlı ipotek tesis edilerek ayni teminat alındığını, ipotek konulurken müvekkili K1’ın açık rısasının alınmadığını, banka tarafından müvekkilinin eşi K5’a Antalya 13. İcra Müdürlüğü’nün 2018/8761 Esas sayılı takip dosyası ile ilamlı takip başlatıldığını, müvekkilinin eşi ve çocuklarının eylemli olarak yaşamakta olduğu aile konutunun yakın bir zamanda satılması tehlikesi ile karşı karşıya kaldığını, mahkememizde görülmekte olan bu dava sonuçlanıncaya kadar müvekkilinin mağduriyetinin önlenmesi için teminatsız olarak, icra takibinin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davanın kabulü ipoteğin kaldtırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı F1 Bankası A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davayı kabul etmediklerini, öncelikle yetki itirazında bulunduklarını, ipotek senedinde ortaya çıkacak uyuşmazlıklarda Antalya Mahkemelerinin yetkili kılındığını, davanın Antalya Mahkemelerinde görülmesi gerektiğini, davanın eksik harçla açıldığını, eksik harç tamamlanmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, ipotek tesis tarihinde dava konusu taşınmaz üzerinde aile konutu şerhi bulunmadığını, bankanın iyi niyetli olduğunu, ayni hak kazanımının korunması gerektiğini, ipotek tesis halinde davacının eşi olan taşınmaz maliki davalının yerleşim yeri adresinin ipotek alınan dava konusu taşınmazdan farklı olduğunu, davalı ve davacı kocanın bu taşınmazdan başka taşınmazlarının da bulunduğunu belirterek haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı K5’ın cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulü ile, dava konusu taşınmaz üzerine davalı F1 Bankası lehine tesis edilmiş olan 18/11/2015 tarih, 20254 yevmiye numaralı ipoteğin kaldırılmasına karar verildiği görülmüştür.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı banka vekili özetle; verilen kabul kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili mahkemenin Antalya mahkemeleri olduğunu, davanın eksik harç ile açıldığını, eksik harç tamamlanmadığından davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken davanın esasına girerek karar verilmesinin hatalı olduğunu, ipotek tesis tarihinde taşınmaz üzerinde aile konutu şerhi bulunmadığını, davacı tarafın kötü niyetli olarak dava açmadan 1 gün önce taşınmaz üzerine aile konutu şerhi koydurduğunu, TMK.1023.mad.gereğince iyi niyetli 3.kişi durumunda olan bankanın hak kazanımının korunması gerektiğini , ipotek tesis tarihinde davacının eşi taşınmaz maliki olan davalının yerleşim yeri adresinin ipotek alınan dava konusu taşınmazdan farklı olduğunu, dava konusu taşınmazın davacı ile davalı kocanın tek taşınmazları olmadığını belirterek kararın kaldırılması, davanın reddine karar verilmesi talebiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
HMK 355 maddesine göre, resen gözetilecek kamu düzenine aykırı haller dışında istinaf incelemesi, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.
Dava;TMK.’nun 194.maddesine dayalı ipoteğin kaldırılması talebine ilişkindir.
Tüm dosya kapsamına göre; davacı ile davalılardan K5’ın evli olduğu, davacının davalı eşi adına kayıtlı aile konutu olarak kullanılan Mersin İli Toroslar İlçesi A2 Köyü, 9525 Ada 5 Parsel A Blok 2.Kat 4 No’lu bağımsız bölüm üzerine muvafakati alınmadan diğer davalı F1 Bankası lehine 18/11/2015 tarih 20254 yevmiye numaralı senet ile 500.000 TL bedelli ipotek konulduğunu, davalı bankanın Antalya 13.İcra Müdürlüğünün 2018/8761 Esas sayılı dosyasında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe geçtiğini belirterek ipoteğin kaldırılması talebiyle dava açtığı, davalı bankanın öncelikle yetki itirazında bulunduğu, ipotek senedinde ortaya çıkacak uyuşmazlıklarda Antalya Mahkemelerinin yetkili kılındığını, davanın Antalya Mahkemelerinde görülmesi gerektiğini, davanın eksik harçla açıldığını, eksik harç tamamlanmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, ipotek tesis tarihinde dava konusu taşınmaz üzerinde aile konutu şerhi bulunmadığını, bankanın iyi niyetli olduğunu, ayni hak kazanımının korunması gerektiğini, ipotek tesis halinde davacının eşi olan taşınmaz maliki davalının yerleşim yeri adresinin ipotek alınan dava konusu taşınmazdan farklı olduğunu, davalı ve davacı kocanın bu taşınmazdan başka taşınmazlarının da bulunduğunu belirterek haksız davanın reddine karar verilmesini talep ettiği, yargılama sırasında , davacıya eksik harç tamamlamak üzere kesin süre verildiği, davacının adli yardım talebinde bulunduğu, mahkemece adli yardım talebinin reddine karar verildiği, itiraz üzerine Mersin 1.Aile Mahkemesinin 10/10/2018 tarih, 2018/534-534 D.İş Esas-Karar sayılı dosyası ile adli yardım talebinin kabulüne karar verildiği, mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davacı ve davalının iki çocuğu ile birlikte dava konusu taşınmazı aile konutu olarak kullandığı, taşınmazın aile konutu olduğu, davalılardan F1 Bankası A.Ş. Tarafından dava dışı K6 adına kredi kullandırılırken davalı K5 adına kayıtlı taşınmaza ipotek konulduğu, davalı bankaca davacı eş olan K1’in ipotek verilmesine dair muvafakatinin alınmadığı, davaya konu taşınmazın aile konutu olması nedeniyle davacı eşin rızasının alınmasının gerektiği, rızası alınmadan alınan ipoteğin kaldırılması gerektiği belirtilerek davanın kabulü ile, dava konusu taşınmaz üzerine davalı F1 Bankası lehine tesis edilmiş olan 18/11/2015 tarih, 20254 yevmiye numaralı ipoteğin kaldırılmasına karar verildiği, karara karşı davalı bankanın verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın yetkisiz mahkemede ve eksik harçla açıldığı, eksik harcın tamamlanmadan davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken davanın esasına girerek karar verilmesinin hatalı olduğu, ipotek tesis tarihinde taşınmaz üzerinde aile konutu şerhi bulunmadığı, bankanın iyi niyetli olduğu, kazanımın korunması gerektiği, ipotek tesis tarihinde davacının eşi olan taşınmaz maliki davalının yerleşim yeri adresinin ipotek alınan dava konusu taşınmazdan farklı olduğunu belirterek kararın kaldırılması , davanın reddine karar verilmesi talebiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Davalı banka vekilinin yetki itirazı konusunda yapmış olduğu istinaf başvurusunun incelenmesinde;
TMK.’nun 194.maddesi hükmüne göre, eşlerden biri diğer eşin açık rızası bulunmadıkça aile konutu üzerinde hakkını sınırlayamaz ise de; bu kurala aykırı davranış durumunda malik olmayan eş, aile konutu üzerindeki haklarını sınırlandırmasına sebep olan işlemin iptali için dava açabilir. Kanunun malik olmayan eşe tanıdığı bu hak ayni bir hak olmayıp şahsi bir haktır. Dava malik olmayan eş tarafından açılmış TMK.’nun 194.maddesine dayalı ipoteğin kaldırılması davası olup bu davada yetkili mahkeme davalının ikametgahı mahkemesi olup genel yetki kuralı uygulanır. 6100 sayılı HMK.’nun 7.maddesine göre, davalı birden fazla ise dava bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilir.Somut olayda, davalılardan K5 ‘ın yerleşim yeri Mersin olduğuna göre bu davaya bakmakla görevli mahkeme Mersin Aile Mahkemesi olduğundan davalı bankanın bu yöndeki istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Davalı bankanın eksik harcın tamamlanmadığı yönünde yapmış olduğu istinaf başvurusunun incelenmesinde; davacı taraf , dava değerini düşük göstererek eksik harç yatırmış ise de, yargılamanın devamında dava değeri üzerinden harcı ödeme güçlerinin olmadığını belirterek adli yardım talebinde bulunduğu, mahkemece adli yardım talebinin reddine karar verildiği, itiraz üzerine Mersin 1.Aile Mahkemesinin 10/10/2018 tarih, 2018/534-534 D.İş Esas-Karar sayılı dosyası ile adli yardım talebinin kabulüne karar verdiği dolayısıyla eksik harcın tamamlanmadığı yönündeki iddianın ispatlanamadığı anlaşıldığından davalı bankanın bu yöndeki istinaf başvurusunun da esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Davalı bankanın taşınmazın aile konutu olmadığı, ipotek tesis tarihinde üzerinde aile konutu şerhi bulunmadığı, bankanın iyi niyetinin korunması gerektiği yönünde yapmış olduğu istinaf başvurusunun incelenmesinde; her ne kadar ipotek tesis tarihinde davacı ile davalı eşinin yerleşim yerleri dava konusu taşınmazın bulunduğu adres değil ise de, dinlenen tanık beyanlarına göre tarafların taşınmazın satın alındığı tarihten itibaren söz konusu taşınmazı aile konutu olarak kullandıkları, halen de o taşınmazda oturdukları, TMK.’nun 194.maddesi hükmü ile eşlerin fiil ehliyetine getirilen sınırlama aile konutuna şerhin konulması ya da konulmaması koşuluna bağlanmadığı gibi işlem tarafı olan 3.kişinin iyi niyetli olup olmamasının da herhangi bir önemi bulunmadığından TMK.’nun 194.maddesi eşin açık rızasını aradığından somut olayda da, davacı eşin ipotek tesisinin açık muvafakati bulunduğunun davalı banka tarafından ispatlanamadığından yapılan ipotek tesis işlemi geçersiz olup davalı bankanın bu yöndeki istinaf başvurusunun da esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Sonuç olarak; mahkemenin davanın kabulü ve aile konutu olarak kullanılan dava konusu taşınmaz üzerine davalı banka lehine konulan ipoteğin kaldırılmasına karar verilmesi kararı ve gerekçesinin usul ve yasaya uygun olduğundan davalı bankanın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiş aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
:
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-
Davalı bankanın istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK’nun 353/1-b-1 maddesi gereğince
ESASTAN REDDİNE,
2-
Alınması gereken 54,40 TL istinaf karar-ilam harcından peşin alınan 44,40 TL’nin mahsubu ile kalan 10 TL harcın davalı bankadan alınarak hazineye irad kaydına,
3-
İstinaf başvurusu nedeniyle davalı bankanın yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,
4
-Davalı bankanın istinaf nedeniyle yatırmış olduğu gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde davalı bankaya iadesine,
5-
Kararın taraflara tebliğe çıkarılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK.’ nun 361. Maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere
OY BİRLİĞİYLE karar verildi.12/03/2020
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe