HMK Madde 7 Davalının birden fazla olması hâlinde yetki

Özet 2 fıkra · ~2 dk okuma

HMK 7, davalı birden fazlaysa davanın bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabileceğini; ancak bir davalıyı sırf kendi mahkemesinden uzaklaştırmak için açıldığı anlaşılırsa o davalı yönünden davanın ayrılacağını anlatır.

Resmi Metin

Davalının birden fazla olması hâlinde yetki

Madde 7- (1) Davalı birden fazla ise dava, bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir. Ancak, dava sebebine göre kanunda, davalıların tamamı hakkında ortak yetkiyi taşıyan bir mahkeme belirtilmişse, davaya o yer mahkemesinde bakılır.

(2) Birden fazla davalının bulunduğu hâllerde, davanın, davalılardan birini sırf kendi yerleşim yeri mahkemesinden başka bir mahkemeye getirmek amacıyla açıldığı, deliller veya belirtilerle anlaşılırsa, mahkeme, ilgili davalının itirazı üzerine, onun hakkındaki davayı ayırarak yetkisizlik kararı verir.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Bu madde, davalı tarafın birden fazla kişiden oluştuğu hâllerde davanın hangi yer mahkemesinde açılabileceğini düzenler. İlk fıkraya göre kural olarak dava, davalılardan herhangi birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir; böylece davacıya, davalılardan birinin bulunduğu yeri seçme imkânı tanınır. Ancak dava sebebine göre kanunda davalıların tamamı bakımından ortak yetkiyi taşıyan bir mahkeme belirtilmişse, bu serbestlik ortadan kalkar ve davaya yalnızca o yer mahkemesinde bakılır. İkinci fıkra ise bu seçim imkânının kötüye kullanılmasını önlemeye yöneliktir.

İkinci fıkra uyarınca, davanın bir davalıyı sırf kendi yerleşim yeri mahkemesinden başka bir mahkemeye getirmek amacıyla açıldığı deliller veya belirtilerle anlaşılırsa, mahkeme kendiliğinden değil, ilgili davalının itirazı üzerine harekete geçer. Bu durumda mahkeme, o davalı hakkındaki davayı ayırarak onun yönünden yetkisizlik kararı verir; dava diğer davalılar bakımından açıldığı mahkemede sürer. Buradaki mekanizma, yetki itirazına bağlanmış olup, amacın sırf zorlaştırmaya yönelik olduğunun somut delil veya belirtilerle ortaya konmasını gerektirir.

Gerekçe

1086 sayılı Kanunun 9. maddesinin ikinci fıkrası hükmü ayrı bir madde halinde düzenlenmiş; birden fazla davalı varsa, davanın bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabileceği esası burada da kabul edilmiştir. Ancak, birden fazla davalı hakkında dava açılmak istendiğinde, dava sebebine göre davalıların tümü hakkında, kanunda ortak yetkili bir mahkeme belirtilmişse, davanın, davalılardan birinin yerleşim yerinde değil, ortak yetkili mahkemede açılması gerekmektedir. Ayrıca, “…davaya, ancak o yer mahkemesinde bakılır” denilerek, ortak yetkili mahkemenin yetkisi, kesin yetki haline getirilmiştir.

İkinci fıkrada, 1086 sayılı Kanunun 9. maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesi hükmü, açıklık getirilmek amacıyla tekrar düzenlenmiş, kapsamda bir değişiklik yapılmamıştır.

Boşanma ve ayrılık davalarında yetkili mahkeme, Türk Medeni Kanununun 168. maddesinde ayrıca düzenlendiğinden, tekrardan kaçınmak amacıyla, 1086 sayılı Kanunun 9. maddesinin üçüncü fıkrası hükmüne burada yer verilmemiştir.

İlgili Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) Kararları - HMK m.7 uygulaması

Adana Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları. Aşağıdaki ilkeler ilgili kararlardan derlenmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 2. Hukuk Dairesi E. 2019/2390 K. 2020/498 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Davalı birden fazla ise dava, bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde de açılabileceğinden, davalılardan birinin yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesi davaya bakmakla yetkilidir (HMK m.7). Genel yetki kuralının uygulandığı hâllerde, davalılardan birinin yerleşim yeri mahkemesi yetkili olduğundan, karşı tarafın bu yöndeki yetki itirazının reddi gerekir.

Detaylı özeti gör

Dava, davacı K1 tarafından eşi K5 ile davalı F1 Bankası A.Ş. aleyhine açılan, aile konutu üzerine eşin rızası alınmadan kurulan ipoteğin kaldırılmasına (TMK m.194) ilişkin olup, malik olmayan eşe tanınan hak ayni değil şahsi bir haktan ibarettir. Davalı banka, ipotek senedinde Antalya Mahkemelerinin yetkili kılındığını ileri sürerek yetki itirazında bulunmuştur. Somut olayda, TMK m.194'e dayalı bu davada söz konusu hak şahsi nitelikte olduğundan genel yetki kuralının uygulanacağı ve yetkili mahkemenin davalının yerleşim yeri mahkemesi olduğu belirlenmiştir. Davalı birden fazla olduğundan, 6100 sayılı HMK'nın 7. maddesi uyarınca davanın bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde de açılabileceği; davalılardan K5'ın yerleşim yerinin Mersin olması nedeniyle davaya bakmakla yetkili mahkemenin Mersin Aile Mahkemesi olduğu sonucuna varılarak davalı bankanın yetkiye yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) kararları bölgesel niteliktedir; bağlayıcı içtihat değildir, Yargıtay denetiminde değişebilir. İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır.

İndeks
Bize WhatsApp'tan ulaşın!