DAVACI-KARŞIDAVALI
:K1-TC.NO:N1 A1
DAVALI-KARŞIDAVACI
:K2-TC.NO:N2 A2
DAVA KONUSU
: Boşanma-Boşanma
Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen mahkemenin kararına karşı, davalı-karşı davacı kadın vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu, dosyanın istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiği ve istinaf isteminin süresi içerisinde yapıldığı anlaşılmakla dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP
:
Davacı-karşı davalı erkekdava dilekçesindeözet ile; Davalı ile 7 yıldır evli olduklarını, evliliklerinden K3 adında müşterek çocuklarının bulunduğunu, mutlu ve huzurlu bir şekilde Ankara ilinde ikamet ederken işlerinin bozulması neticesinde maddi olarak zorlanması nedeniyle memleketi olan Osmaniye iline gelmek istediğini, davalının ailesi davalıya bu kondua baskı uyguladığını, olumsuz tavır sergilediğini ve davalının Osmaniye ye gelmek istemediğini, Osmaniye ye dönüş yaptığı halde hiçbir şekilde davalının gelmediğini, yanında olmadığını, evliliklerinde saygı sevvgi anlayış kalmadığını, evliliğin edvam etmesinin anlamsız olduğunu, davalıyla 3 yıldır ayrı yaşadıklarını, müşterek çocuklarının davalının yanında olduğunu, 3 yıldır çocuğunu göremediğini, çocuğun özel günlerinde hediye gönderdiğini, davalının kabul etmeyerek kargoyu iade ettiğini, davalı ile görüşmek ve yuvayı kurtarmak için defalarca Ankaraya gittiğini fakat hiçbir sonuç alamadığını kendisine yüzük küpe aldığını, yüzük küpeyi alarak boynuna sarıldığını, daha sonra içeri girdiğini ve bir daha geri çıkmayarak kandırdığını belirterek davasının kabulüne, davalı ile boşanmasına, müşterek çocuğun velayetinin kendisine verilmesine, ayrıca tedbiren şahsi münasebet sağlanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA :
Davalı-karşı davacı kadın cevap ve karşı dava dilekçesinde özet ile; yetkili mahkemenin Sincan Aile Mahkemeleri olduğunu, yetkisizlik kararı verilmesini, davacının iddialarının asılsız ve mesnetsiz olduğunu, boşanma sebebi olarak ileri sunduğu hususların hiçbirisi doğru olmadığını, davacının kendisini kandırdığını, ailesinin haberi olmadan kaçarak ve inanarak evlilik yaptığını, davacının düzenli bir işi olmadığını, düzenli çalışmadığını evine sahip çıkmadığını, şiddet uyguladığını, evlilik boyunca hem fiziksel hem de pisikolojik şiddete maruz kaldığını, ailesinden kimsenin evine gelmesini istemediğini, annesiyle anneannesine gittiği bir gün davacının kızdığını ve şiddet uyguladığını, bunun üzerine çocuğunu alıp evden gitmek istediğinde, kapıyı kilitleyip telefonu kırdığını, başındaki eşarpla boğmaya çalıştığını, daha sonra korkup bıraktığını, eşarbın işlemelerinin boynunu yaraladığını, boynunun morardığını, evlilikleri boyunca huzur görmediğini, davacının hep aşağıladığını, hakaret ettiğini, ne yaparsa memnun olmadığını, problem çıkardığını, bir defasında uyuduklarında neye sinirlendiğini anlamadan başındaki eşarpla seni de oğlunu da öldüreceğim diyerek boğmak istediğini, hamileliği süresince çok yıprattığını, çocuk olduktan sonra bu davranışlarına devam ettiğini, evini ve eşini terk etmediğini, evi terk edecek olsa önceden yapacağını, davalının çalışmadığını, rutubetli evlerde kaldıklarını, kredi kartlarına borçlandığını, hacizlik olduklarını, davacının ailesinin yardımcı olmadığını, kendi babasının borç para verdiğini, kendinden habersiz kendi adına internetten kart başvurusunda bulunduğunu, onaylaması için darp ettiğini, kredi kartının onayını vermek zorunda kaldığını, bu kartı da hiç kullanmadığnı, davacının kullandığını ve borçlandığını, davacıya güvenseydi Osmaniye ye gelebileceğini ancak davacının düzelmeyeceğini anladığını, davacının ” oğlum benim yanımda yaşacak sende mecbur diye geleceksin”diyerek baskı yaptığını, osmaniyeye gitmeyelim dediğinde kafama koydum ister sen ol ister olma diyerek evdeki televizyonu ve kredi kartını alıp gittiğini, evi terk edip giden davacı olduğunu, davacının barışmaya diye geldiğini ve evin eşyalarını satıp gittiğini, müşterek çocuk davacıyı görmek istemediğini davacıyı gördüğünde ağlama krizine girdiğini, barışmaya geldiğinde künye filan getirmediğini sadece bir çiçek getirdiğini, arabaya bindiklerinde kapı açık çocucuğu kucağında otururken arabayı bir anda hareket ettirdiğini, az daha ezilmelerine neden olduğunu, çocuk yere düştüğünü kafasını yere çarptığını kafası morardığını, çocuğun psikolojisinin bozulduğunu, arabalardan korktuğunu, bu olaydan sonra çocuğun konuşamadığını, bu olay üzerine şikayetçi olduklarını uzaklaştırma kararı aldıklarını belirterek davacının davasının reddine, dosyada yetkisizlik rararı verilmesine, mahkeme aksi kanaatte ise davacı ile boşanmalarına karar verilmesini, müşterek çocuğun velayetinin kendisine verilmesini, müşterek çocuk için 500,00.TL tedbir-iştirak nafakası, kendisi için 500,00.TL tedbir-yoksulluk nafakasına hükmedilmesini, karşı davasının kabulüne karar verilmesini, davalı lehine 10.000,00.TL maddi ve 30,000,00.TL manevi tazminata hükmedilmesini, adli yardım talebinin kabulüne karar verilmesini, tüm yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Osmaniye 1. Aile Mahkemesi’nin 24/05/2018 tarih, 2017/368 Esas ve 2018/427 Karar sayılı ilamında özet ile; Davacı-karşı davalı erkeğin TMK.’nun 166/1 maddesi uyarınca boşanma davasının feragat nedeni ile reddine, davalı-karşı davacı kadının TMK.’nun 166/1 maddesi uyarınca açılan boşanma davasının reddine, yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına, davacı-karşı davalı erkeğin, feragat nedeni ile reddedilen boşanma davası nedeni ile kadın lehine, erkek aleyhine vekalet ücretine karar verildiği anlaşılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı-karşı davacı kadın vekili istinaf dilekçesinde özet ile; İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kadının boşanma davasının reddine karar verilmesi yönü ile usul ve yasaya aykırı olduğunu, karar gerekçesinin yetersiz olduğunu, evlilik birliğinin erkeğe “ben burada yaşayacağım, ister gel ister gelme” deme hakkını vermediğini, evlilik boyunca kadının hem fiziksel, hemde psikolojik şiddete maruz bırakıldığını, erkeğin sürekli olarak kredi kartlarına borçlandığını, hacizlik olduğunu, habersiz olarak kadın adına kart başvurusu yaptığını, onaylaması için kadını zorladığını, bu hali ile kadına ekonomik şiddet uyguladığını, evlilik birliğini kurtarmak isteyen kadına, erkeğin kötü davrandığını, kovduğunu, erkeğin kadını terk ettikten sonra kadına ve ailesine yönelik tehditlerde bulunduğunu, alınan rapora göre taraflar arasındaki evlilik birliğinin, sürdürülemez hale geldiğinin belirlendiğini belirterek, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kendi davaları yönünden kaldırılarak, talepleri doğrultusunda davalarının kabulüne karar verilmesini istinaf kanun yolu ile talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE
GEREKÇE :
HMK 355 maddesine göre, resen gözetilecek kamu düzenine aykırı haller dışında istinaf incelemesi, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.
Dava, taraflarca, karşı eşin kusurlu davaranışları ile evlilik birliğinin çekilmez hal alması nedenine dayalı TMK.’nun 166/1 maddesi uyarınca açılan boşanma davalarına ilişkindir.
Tüm dosya birlikte değerlendirildiğinde; tarafların, 28/04/2010 tarihinde resmi olarak evlendikleri, bu evliliklerinden, 14/01/2013 d.lu K3 isimli bir müşterek çocuklarının olduğu, taraflarca TMK.’nun 166/1 maddesi uyarınca, davacı-karşı davalı erkeğin; davalı-karşı davacı kadının kusurlu davranışları ile evlilik birliğinin çekilmez hal aldığı, temelinden sarsıldığı gerekçesi ile, davalı-karşı davacı kadının da; yetkili mahkemenin Sincan Aile Mahkemesi olduğu, erkeğin düzenli çalışmadığı, işinin olmadığı, kadına fiziksel ve psikolojik şiddet uygulaması, aşağılama, kadının aile bireylerinin gelmesini istememe, kadının ailesinin yanına gitmesine engel olma, izin vermeme, eşarp ile boğmaya çalışma, hakaretler ve tehditler etme, kredi kartları ile harcama yapma, hacizlik olma, yaşanılan yerden Osmaniye İlinde yaşamaya zorlama, gelmek zorunda olduğu yönü ile tehdit etme, kredi kartı borcunun kadının ailesi tarafından ödenmesine neden olma, evi terk etme, arayıp sormama, iletişimi kesme, çocuğa kötü davranma, maddi ve manevi destek olmama, vakıalarına dayanılarak boşanma ve fer’ilerine ilişkin talepte bulundukları, her iki tarafında karşı iddia ve vakıaları kabul etmeyerek, kendi talepleri doğrultusunda boşanmaya karar verilmesini talep ettikleri, yargılama sırasında, davacı-karşı davalı erkeğin, açmış olduğu boşanma davasından feragat ettiği yönünde beyanda bulunduğu, İlk Derece Mahkemesince yaptırılan ekonomik-sosyal araştırmaya göre, davacı-karşı davalı erkeğin; manavlık yaptığı, aylık 2.500,00.TL gelir elde ettiği, anne ve babası ile birlikte yaşadığı, mal varlığının olmadığı, davalı-karşı davacı kadının da; ev hanımı olduğu, müşterek çocuk ile birlikte baba evinde yaşadığı, babası tarafından bakıldığı, mal varlığının olmadığının belirlendiği, İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, İlk Derece Mahkemesi kararının özeti bölümünde açıklandığı üzere, Davacı-karşı davalı erkeğin TMK.’nun 166/1 maddesi uyarınca boşanma davasının feragat nedeni ile reddine, davalı-karşı davacı kadının TMK.’nun 166/1 maddesi uyarınca açılan boşanma davasının reddine, karar verildiği, verilen kararın usulüne uygun olarak taraflara tebliğ edildiği, davacı-karşı davalı erkeğin istinaf kanun yoluna başvurmadığı, davalı-karşı davacı kadının yasal istinaf başvuru süresi içersinde istinaf dilekçesi özeti bölümünde açıklandığı üzere; İlk Derece Mahkemesince kendi davaları yönünden verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğu, talepleri doğrultusunda boşanmaya karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşılmıştır.
TMK.’nun 166/1-2 maddesi gereğince “Evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olursa, eşlerden her biri boşanma davası açabilir.
Yukarıdaki fıkrada belirtilen hallerde, davacının kusuru daha ağır ise, davalının açılan davaya itiraz hakkı vardır. Bununla beraber bu itiraz, hakkın kötüye kullanılması niteliğinde ise ve evlilik birliğinin devamında davalı ve çocuklar bakımından korunmaya değer bir yarar kalmamışsa boşanmaya karar verilebilir.”
Taraflarca sunulan, İlk Derece Mahkemesince toplanan tüm delillere ve davalı-karşı davacı kadın tarafından gösterilen istinaf nedenlerine göre yapılan incelemede; taraflarca gösterilen, İlk Derece Mahkemesince toplanan tüm deliller ve İlk Derece Mahkemesince verilen karar, taraflarca ileri sürülen vakıalar, dosyaya toplanan tüm bilgi ve belgeler ve davalı-karşı davacı kadının istinaf nedenleri birlikte değerlendirildiğinde; taraflarca, karşılıklı olarak, karşı eşin kusurlu davranışları ile evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı, çekilmez hal aldığı gerekçesi ile erkeğin; boşanma ve velayet talepli, kadının da; boşanma ve fer’ilerine ilişkin talepte bulundukları, her iki tarafından karşı iddia ve vakıaları kabul etmeyerek, kendi talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep ettikleri, davacı-karşı davalı erkeğin, 26/01/2018 tarihinde usulüne uygun sunduğu dilekçe ile açmış olduğu boşanma davasından feragat ettiği, toplanan tüm delillere göre; tarlar arasında anlaşmazlık olduğu, ayrı yaşamaya başladıkları, müşterek çocuğun anne yanında yaşadığı, evlilik birliği içerisinde, davacı-karşı davalı erkeğin, evlilik birliğinin üzerine yüklediği görev ve sorumlulukları gereği gibi yerine getirmediği, kaçındığı, evlilik birliğinin üzerine yüklediği yükümlülükleri yerine getirmeme kastı ile evi terk ettiği, davalı-karşı davacı kadını arayıp sormadığı, iletişimi kestiği, maddi ve manevi destek olmadığı, davacı-karşı davalı erkeğin kusurlu bu davranışları ile taraflar arasındaki evlilik birliğinin, davalı-karşı davacı kadın için çekilmez hal aldığı, temelinden sarsıldığı, yaşanan olaylar nedeni ile tarafların bir araya gelerek evlilik birliğini sürdürmelerinin beklenemeyecek hal aldığı, davalı-karşı davacı kadının, gösterdiği deliller ile erkeğin kusurlu belirtilen bu davranışlarını ispat ettiği, İlk Derece Mahkemesince hatalı değerlendirme yapılarak, kadının TMK.’nun 166/1 maddesi uyarınca açılan boşanma davasının reddine karar verildiği, davalı-karşı davacı kadının istinaf başvurusunda haklı olduğu anlaşıldığından, davalı-karşı davacı kadının İlk Derece Mahkemesince, verilen kararda karşı davanın reddine ilişkin karara karşı istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen kararın 1 no’lu hüküm fıkrasının, “karşı davanın reddine”, 4,5 no’lu hüküm fıkralarının tüm sonuçları ile birlikte ortadan kaldırılmasına, 6100 sayılı HMK.’nun 353/1-b-2 maddesi de dikkate alınarak, davalı-karşı davacı kadının, TMK.’nun 166/1 maddesi uyarınca açılan boşanma davasının kabulü ile tarafların boşanmalarına, tarafların müşterek çocukları 14/01/2013 d.lu K3’in velayet hakkının; çocuğun yaşının küçük oluşu, anne yanında yaşaması, bulunduğu ortama alışması, çocuğun sağlıklı gelişimi açısından anne yanında yaşaması gerektiği dikkate alındığında, davalı-karşı davacı anneye verilmesine, baba ile müşterek çocuk arasında görüş günü kurulmasına, boşanma davası açılmak ile ayrı yaşama hakkı elde eden, sabit geliri ve mal varlığı olmadığı anlaşılan davalı-karşı davacı kadın ile anne yanında yaşadığı anlaşılan müşterek çocuk için boşanma davası süresince tarafların ekonomik ve sosyal durumları dikkate alınarak, ilk dava tarihi olan 22/05/2017 tarihinden, verilecek kararın kesinleşmesine kadar geçerli olmak üzere TMK.’nun 169 maddesi uyarınca davalı-karşı davacı kadın için aylık takdiren 350,00.TL, 14/01/2013 d.lu müşterek çocuk K3 için aylık 300,00.TL tedbir nafaksı ile, boşanma kararının kesinleşmesinden sonra TMK.’nun 175 maddesi gereğince, davalı-karşı davacı kadın için aylık 450,00.TL yoksulluk nafakası, 14/01/2013 d.lu müşterek çocuk K3 için TMK.’nun 182/2,328/1, 330/1 maddeleri uyarınca aylık takdiren 400,00.TL iştirak nafakasının, davacı-karşı davalı erkekten alınarak, davalı-karşı davacı kadına ödenmesine, bu yöndeki fazlaya ilişkin istemin takdiren reddine, davalı-karşı davacı kadının, boşanma nedeni ile TMK.’nun 174/1 maddesi uyarınca talep ettiği, maddi tazminat talebinin kısmen kabul, kısmen reddi ile tarafların ekonomik ve sosyal durumları, gelir seviyeleri ve yaşantıları dikkate alınarak takdiren, 8.000,00.TL maddi tazminatın, davacı-karşı davalı erkekten alınarak, davalı-karşı davacı kadına ödenmesine, bu yöndeki fazlaya ilişkin istemin, tarafların ekonomik durumları gereği takdiren reddine, davalı-karşı davacı kadının, boşanma nedeni ile TMK.’nun 174/2 maddesi uyarınaca talep ettiği, manevi tazminat talebinin, yasal şartları oluşmadığından takdirenreddine, oy birliği ile karar verilmesi gerekmiş aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
:
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-
Davalı-karşı davacı kadın vekilinin, Osmaniye 1. Aile Mahkemesi’nin 24/05/2018 tarih, 2017/368 Esas ve 2018/427 Karar sayılı ilamında; ” karşı boşanma davasının reddine
” yönelik istinaf başvurusunun
KABULÜ ile, Osmaniye 1. Aile Mahkemesi’nin 24/05/2018 tarih, 2017/368 Esas ve 2018/427 Karar sayılı ilamının,
1 no’lu hüküm fıkrasının, “karşı davanın reddine” ilişkin kısmı ile,
4 ve 5 no’lu hüküm fıkralarının tüm sonuçları ile birlikte
ORTADAN KALDIRILMASINA,
6100 sayılı HMK.’nun 353/1-b-2 maddesi gereğince bu konuda yeniden düzenleme yapılması gerektiğinden; a-
Davalı-karşı davacı kadının,
TMK.’nun 166/1 maddesi uyarınca açılan boşanma davasının
KABULÜ ile; A3 de kayıtlı, K4 ve K5 Kızı, 15/10/1990 doğumlu, N2
T.C kimlik Nolu, davalı-karşı davacıK2 ile aynı yer nüfusuna kayıtlı Adil ve K6 oğlu, 26/11/1986 d.lu N1
T.C kimlin Nolu davacı-karşı davalıK1’ın TMK.’nun 166/1 maddesi uyarınca
BOŞANMALARINA, b-
Tarafların müşterek çocukları
14/01/2013 d.lu
K3′ in velayet hakkının takdiren davalı-karşı davacı anneye verilmesine, c-
Müşterek çocuk ile davacı-karşı davalı baba arasında her ayın 1.ve 3.hafta sonları cumartesi günü saat 09.00’dan pazar günü saat 17:00’e kadar, dini bayramların 2. günü saat 09.00’dan 3. günü saat 17.00’e kadar, sömestr tatilinin ilk haftası pazartesi günü saat 09.00’dan, ilk hafta sonu olan pazar günü saat 17,00’e kadar, her yıl 1 Temmuz saat 09.00’dan 31 Temmuz saat 17.00’e kadar çocuk ile baba arasında, çocuğun anneden alınarak, babaya teslimi ile görüş günü kurulmasına, ç-
Tarafların ekonomik ve sosyal durumları, gelir seviyeleri ve yaşantıları dikkate alınarak, ilk dava tarihi olan
22/05/2017 tarihinden, verilecek kararın kesinleşmesine kadar geçerli olmak üzere davalı-karşı davacı kadın için aylık takdiren
350,00.TL,
14/01/2013 d.lu müşterek çocuk
Candemir için aylık 300,00.TL tedbir nafakası ile, boşanma kararının kesinleşmesinden sonra davalı-karşı davacı kadın için aylık 450,00.TL yoksulluk nafakası, 14/01/2013 d.lu müşterek çocuk
K3 için aylık takdiren
400,00.TL iştirak nafakasının, davacı-karşı davalı erkekten alınarak, davalı-karşı davacı kadına ödenmesine
, bu yöndeki fazlaya ilişkin istemin takdiren reddine, d-
Davalı-karşı davacı kadının
, boşanma nedeni ile TMK.’nun 174/1 maddesi uyarınca talep ettiği, maddi tazminat talebinin kısmen
KABUL
, kısmen reddi ile tarafların ekonomik ve sosyal durumları, gelir seviyeleri ve yaşantıları dikkate alınarak takdiren,
8.000,00.TL maddi tazminatın, davacı-karşı davalı erkekten alınarak, davalı-karşı davacı kadına ödenmesine
, bu yöndeki fazlaya ilişkin istemin, tarafların ekonomik durumları gereği takdiren reddine, e-
Davalı-karşı davacı kadının, boşanma nedeni ile TMK.’nun 174/2 maddesi uyarınaca talep ettiği, manevi tazminat talebinin, yasal şartları oluşmadığından takdiren
REDDİNE, f-
Davalı-karşı davacı kadının, İlk Derece Mahkemesince, 21/07/2017 ara karar tarihli 7 no’lu ara kararı ile Adli Yardım talebinin kabulüne karar verildiğinden, davalı-karşı davacı kadının açtığı boşanma davası nedeni ile alınması gerekli 54,40.TL başvuru harcı ile 54,40.TL karar-ilam harcının, kadının karşı boşanma davasının kabulüne karar verildiğinden, davacı-karşı davalı erkekten alınarak, hazineye irad kaydına, g- davalı-karşı davacı kadın tarafından, İlk Derece Mahkemesince, davalı-karşı davacı kadının Adli Yardımdan faylanmasına karar verildiği halde, karşılanmasına karar verilen ve davalı-karşı davacı kadın tarafından karşılanan 215,00.TL yargılama giderinin, davalı-karşı davacı kadının karşı boşanma davasının kabulüne karar verildiğinden, davacı-karşı davalı erkekten alınarak, davalı-karşı davacı kadına ödenmesine, h
–
Davalı-karşı davacı kadının, yatırmış olduğu gider avansından kullanılmayan kısmının, davalı-karşı davacı kadına karar kesinleştiğinde iadesine,
2-
Davalı-karşı davacı kadının istinaf nedeniyle yatırmış olduğu 35,90.TL istinaf karar harcının davalı-karşı davacı kadının istinaf başvurusu kabul edildiğinden, karar kesinleştiğinde kendisine iadesine,
3-
Davalı-karşı davacı kadının istinaf başvurusu nedeni ile yapmış olduğu 98,10.TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, dosyanın gidiş- dönüş masrafı 35,00.TL olmak üzere toplam 133,10.TL istinaf yargılama giderinin davacı-karşı davalı erkekten alınarak, davalı-karşı davacı kadına verilmesine,
4-
Davalı-karşı davacı kadının, istinaf nedeniyle yatırmış olduğu gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde kendisine iadesine,
5-
Kararın, HMK 359-(3) maddesi gereği taraflara tebliğe çıkarılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK’nun 361-(1) maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere
OY BİRLİĞİYLE karar verildi. 02/06/2020
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe