Adana BAM, 2. HD., E. 2017/118 K. 2018/13 T. 5.1.2018

İlgili maddeler: TMK Madde 361, TMK Madde 352

DAVALI
:K1-TC.NO:N1 A1
DAVANIN KONUSU
: Çocuk Mallarının Korunması
Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen mahkemenin kararına karşı davalı tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu, dosyanın istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiği ve istinaf isteminin süresi içerisinde yapıldığı anlaşılmakla dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ;

TALEP
:

İhbar eden Antakya Kaymakamlığı İlçe Nüfus Müdürlüğü 10/10/2017 havale tarihli yazısında özetle; A2 mah./köyü nüfusuna kayıtlı 20/03/1956 doğumlu K2’ın,02/10/2017 tarihinde ölmesi nedeni ile Türk Medeni Kanununun Velayet, Vesayet ve Miras Hükümlerinin Uygulanmasına Dair Tüzüğün 4. maddesi gereğince çocuk K3’ın mallarının korunmasına yönelik talepte bulunmuştur.

SAVUNMA :

İhbar yazısı davalı tarafa tebliğ edilmediğinden, davalının cevap vermediği görülmüştür.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:

Hatay 2.Aile Mahkemesinin 12/10/2017 tarih 2017/885 Esas 2017/850 Karar sayılı ilamıyla ;”Eş K2’ın ölümü nedeni ile çocuklara intikal eden malların TMK 352 vd. maddeleri ile Türk Medeni Kanununun Velayet, Vesayet ve Miras Hükümlerinin Uygulanmasına Dair Tüzük’ün 4 vd. maddeleri uyarınca korunma altına alınmasına, bu cümleden olmak üzere;

Sağ kalan eşin çocukların mal varlığının dökümünü gösterir defter tutmasına, bu mal varlığında veya yapılan yatırımlarda gerçekleşecek önemli değişiklikleri de değişiklikten itibaren 1 ay içerisinde Mahkememize bildirmesinin ihtarına,
TMK.nun 354 maddesi gereğince kusuru sebebi ile velayeti kaldırılmadıkça sağ kalan eşin çocukların mallarını kullanabilmesine,
TMK 355 ve Tüzük’ün 5. maddesi uyarınca çocuk mallarının öncelikle çocukların bakımına, yetiştirilmesine ve eğitimine harcanmasına, bunu aşan gelir var ise hakkaniyetin gerektirdiği sınırlar içinde ailenin ihtiyaçlarına sarf edilebileceğine,
Sağ kalan eşin TMK 355 ve Tüzük’ün 6. md. gereğince, çocukların olağan ihtiyaçlarının gerektirdiği durumlarda ve bu ihtiyaçların sınırları içinde kalmak üzere çocuklara sermaye olarak yapılan ödemeler, uğradığı zararların karşılığı olarak ödenen tazminatlar ve ikramiyeler ile sosyal yardım ve sosyal güvenlik kurumları tarafından yapılan ödemeler ve benzeri edimleri çocukların bakımı için kısmen kullanabileceğine, çocuğun bakımı, yetiştirilmesi ve eğitimi için zorunluluk varsa, ancak hakim kararıyla diğer mallarını da sarf etme yetkisi kazanabileceğine,
TMK 362 ve Tüzük’ün 7. md. gereğince Hakim kararıyla velayetinin veya malı yönetme yetkisinin sona ermesi halinde sağ kalan eşin hesap cetveli ile birlikte çocukların mallarını vasiye veya kayyıma devretmesi gerektiğine,
Mallarda eksiklikler olduğunda bunların ayrı ayrı tespit edilip, mahkemece gerek görülürse eksik olan veya zarar verilen mallardan dolayı sağ kalan eş aleyhine dava açılmasını vasi veya kayyımdan isteyebileceğinin ihtarına,
Velayetin çocukların ergin (reşit) olması nedeniyle sona ermesi halinde de ergin olan çocuğun istemi üzerine sağ kalan eşin bir hesap cetveli de vermek suretiyle malları kendisine devir ve teslim etmesi gerektiğinin ihtarına,
Mallarını yönetmekte her ne sebeple olursa olsun yeterince özen göstermemesi halinde Mahkememiz tarafından Türk Medeni Kanunu’nun 360 ve 361. maddeleri gereğince gerekli önlemlerin alınacağı ve gerekli işlemlerin yapılacağı hususunun ihtarına,” şeklinde karar verildiği görülmüştür.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davalı K1 istinaf dilekçesinde özetle; eşi K2’ın kendisinden habersiz, Yemenli “K4″ isimli bir bayanla gayri meşru ilişki kurduğunu, bu ilişkisinden 19/01/2011 doğumlu K3 isimli bir çocuğun dünyaya geldiğini, bu çocuğun, annesi K4 ile birlikte Yemen’de yaşadığını, eşi K2’in ölümünden sonra aldığı veraset ilamı ile bu çocuktan haberdar olduğunu, çocuğun velayetinin kendisine ait olmadığını ancak ilk derece mahkemesinin bu çocukla ilgili çocuk mallarının korunmasına yönelik kararında kendisinin çocuğun sağ kalan velisi gibi gösterilerek davalı sıfatı verildiğini, bu nedenle kararın kaldırılmasını ileri sürmüştür.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve

GEREKÇE :

HMK 355 maddesine göre, resen gözetilecek kamu düzenine aykırı haller dışında istinaf incelemesi, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.

Dava, TMK. madde 352 vd. gereği çocuk mallarının korunmasına yöneliktir.

Dava dosyasının incelenmesinde; davaya konu küçük 19/01/2011 İBB/Yemen doğumlu K3’ın baba adının K2, ana adının K4 olduğu, nüfusa 08/04/2013 tarihinde tescil edildiği, baba olarak görülen K2’ın ise resmiyette 23/07/1984 tarihinde K1 isimli şahısla evlendiği, bu evliliğinden müşterek üç reşit çocuğunun olduğu, baba K2’ın davaya konu küçük K3’yi nüfusta tanıdığı ve K2’ın 02/10/2017 tarihinde öldüğü görülmüştür.

Dava dosyasında , ilk derece mahkemesi, davaya konu çocuğun velayeti davada davalı olarak gösterilen K1 olmadığı halde, çocuğun velayeti K1’a aitmiş gibi değerlendirme yaparak hatalı bir karar vermiştir.

Taraf sıfatı dava şartı değildir (Medeni Usul Hukuku 12. Basım Prof. Dr. Hakan Pekcanıtez s.213 ). Bir kişinin belli bir davada, davalı sıfatına ait olup olmadığı şeklinde nitelendirilen husumetin ileri sürülme zamanı yasa ile kabul edilen bir ilk itiraz olmadığı gibi davalı tarafından ileri sürülmesi gerekli bir def’i de değildir. Davanın her aşamasında ileri sürülmesi mümkün veya mahkemece vakıf olunduğu takdirde re’sen nazara alınması gerekli hukuki bir durumdur. (HGK.’nun 25/03/1953 tarih 4-147/35 sayılı kararı da bu yöndedir.)

Türk Medeni Kanununun Velayet , Vesayet ve Miras Hükümlerinin Uygulanmasına İlişkin Tüzüğün , ” Çocuk Mallarının Korunması ” kenar başlıklı 4/f.1. Maddesi ;” Ana babanın birinin ölümü halinde nüfus memuru veya evliliğin mahkeme kararıyla sona ermesi halinde kararı veren mahkeme, sağ kalan veya velayet kendisine verilen eşin yerleşim yeri, aile mahkemesine yoksa Hakim ve Savcılar Yüksek Kurulunun belirlediği mahkemeye durumu derhal bildirir. Mahkeme belirleyeceği süre içinde , sağ kalan veya velayet kendisine verilen eşten çocuğun varsa, mal varlığının dökümünü gösteren bir defter vermesine ve bu mal varlığında veya yapılan yatırımlarda gerçekleşecek önemli değişiklikleri de bildirmesini ister.” şeklinde düzenleme getirmiştir.

Bu durumda mahkemece yapılacak iş ; sağ kalan veli olarak küçüğün gerçek annesini davalı olarak kabul edip , bu şahsın adresini araştırmak , tespit edilen adresine gerekli tebligat işlemlerini yaptırmaktan ibaret olduğundan, ilk derece mahkemesi kararının eksik araştırma ve inceleme sonucu verilmesi nedeniyle kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dava dosyasının mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM
:

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-
Davalı tarafın istinaf başvurusunun kabulüyle ; Hatay 2 . Aile Mahkemesinin 12/10/2017 tarih ve 2017/885 Esas 2017/850 sayılı kararının esası incelenmeksizin, 6100 sayılı HMK nun 353/1-a-6 maddesi gereğince
KALDIRILMASINA ve davanın yeniden görülmesi için
DAVA DOSYASININ MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,

2-
Davalı tarafından yatırılan 31,40 TL istinaf karar harcının talep halinde kendisine
İADESİNE,

3-
Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,

4-
Kararın 6100 sayılı HMK nun 359/3 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi tarafından tebliğe çıkarılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca
KESİN olmak üzere
OY BİRLİĞİYLE karar verildi. 05/01/2018

  • İlk yayınlanma tarihi: 14 Haziran 2026
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!