ADANA 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
SAYIN HAKİMLİĞİNE
Dosya No:
Cevap Veren Davalı:
Vekili:
Davacı:
Vekili:
Konu: Davacının dava dilekçesine karşı cevaplarımızı içerir dilekçemizdir .
CEVAPLARIMIZ:
Davacı …. tarafından 27.04.2013 tarihinde meydana gelen trafik kazasında sürekli iş gücü kaybı ve uğradığı zararın karşılanmadığı gerekçesiyle 5.000,00 TL maddi ve manevi tazminat davası açılmıştır. Öncelikle dava dilekçesini kabul etmiyoruz. Şöyle ki;
[ihc-hide-content ihc_mb_type=”show” ihc_mb_who=”reg” ihc_mb_template=”1″ ]
- Davacı vekili, …. plaka sayılı aracın sürücüsünün tam kusurlu olduğunun tespit edildiğini ileri sürmüş ise de, bu konuda henüz yeterli inceleme ve değerlendirme yapılmamıştır. Soruşturma dosyasında bulunan kaza tespit tutanağına dayanılarak bu değerlendirme yapılmış olup; Adalet Bakanlığı Adli Tıp Şube Müdürlüğü Trafik İhtisas Dairesinden kusur tespitine ilişkin olarak rapor alınmadan araç sürücüsünü tam kusurlu olduğunun kabul edilmesi mümkün değildir. Öncelikle Adli Tıp Kurumundan bilirkişi raporu alınarak kusur oranlarının belirlenmesini talep ediyoruz.
- Somut olayda, yerleşim yeri dışında kara yolunda …. sevk ve idaresindeki ….. plaka sayılı araç seyir halinde iken yoldan geçmekte olan hayvan sürüsünü fark etmesi nedeniyle durması ve arkadan gelen …. plaka sayılı aracın, diğere araca arkadan çarpması ile trafik kazası meydana gelmiştir (Trafik kaza tutanağı ve eki kroki). Bilindiği üzere K.T.K. ya göre zorunlu haller dışında karayolunda duraklamak yasaktır. Zorunlu hallerde durakladığında gerekli önlemlerin alınması gerekir. Öndeki araç dörtlüleri yakmış veya durduğu zaman fren lambaları yanmış olsaydı (araç durduğu zaman frene basılması halinde stop lambaları yanar) arkadan gelen …. plaka sayılı araç yolun ortasında duran aracı ve ön taraftaki hayvanları fark edebilmesi mümkün olabilirdi. Kamyon sürücüsü ancak yolun ortasında önlemleri almadan durmuş olan aracı yakınlaştıktan sonra fark etmiş ve frene basmış olsa da çarpmaktan kurtulamamıştır. Davacının kontrollü bir şekilde yolun ortasında durduğunu iddia etmesi bu anlamda hayatın olağan akışına aykırıdır. Zira, kazanın olduğu tarih 27.04.2013 günü saat 17.39 sıralarında meydana gelmiş, bu saatlerde havanın daha henüz kararmaya başladığı ve dörtlüleri açık ya da stop lambaları yanmakta olan öndeki aracın fark edilmemesi mümkün olamayacağı için, aracın kontrollü şekilde durmadığı konusundaki iddialarımız kesinlik kazanmıştır.
- Ayrıca kamyon sürücüsü, indeki aracı fark eder etmez frene basmış ve kaza yine de önlenememiştir. Öncelikle kaza sırasında takside bulunan kişiler ceza dosyasındaki beyanlarında; hayvan sürüsünü gördükten sonra durdukları ve belli bir süre sonra arkadan aracın kendilerine çarptığını beyan etmişlerdir. Bu beyanları kesinlikle kabul etmiyoruz. Kaldı ki, bu beyanlara itibar edilecek ise bile, kamyon sürücüsünün önde duran taksinin durduğunu fark etmediği anlaşılacaktır ki, bu da yine taksi sürücüsünün kontrollü şekilde durmadığını ispat edecektir. Çünkü kontrollü şekilde yol ortasında duran bir aracın başka bir araç tarafından fark edilmemesi mümkün değildir. Bu anlamda kamyon sürücüsünün kasti davranış içerisinde olduğu da düşünülemez. Davacının içerisinde bulunduğu araç sürücüsü de gerekli önlemleri almadığı için kusurludur.
- Trafiğin yoğun olduğu bir güzergahta ve yerleşim yeri dışındaki kara yolunda gerekli önlemleri almadan hayvanları yoldan geçirenler de K.T.K’ ya göre kusurludur ve K.T.K. ya göre gerekli önlemleri almaları gerekmektedir. Hiçbir önlem almadan sürüyü karşıya geçirenler de müterafik kusurludurlar. Kusurun tamamının müvekkil şirketin araç sürücüsüne yükletilmesi haksız ve hukuka aykırıdır.
- Kazanın oluş şeklini ve maddi vakıaları dikkate alarak doğru ve isabetli bir değerlendirme yapabilecek nitelikte uzman bilirkişi kurulundan her iki araç sürücüsü ve hayvan sürüsünü karşıya geçirenlerin de kusurlarının tespiti için Adli Tıp Kurumundan rapor alınmasını talep ediyoruz.
- Davacın maddi tazminat talebini öncelikle araç sürücüsüne ve sigorta şirketine yöneltmesi gerekir. Oysaki husumet araç sürücüsüne yöneltilmeyip müvekkil şirkete yöneltilmiştir. Araç sürücüsü, işleten ve sigorta şirketinin müteselsil sorumluluğu mevcuttur.
- BK madde 54: “Bedensel zararlar….1.tedavi giderleri 2. Kazanç kaybı 3. Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar 4. Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar.” Şeklindedir. Bu kapsamda tedavi giderleri ve geçici iş görmezlik SGK tarafından karşılanmaktadır. SGK tarafından yapılan bu ödemeler daha sonra sorumlulara rücu edilmekte ve müvekkil şirket ödeme yaptığı takdirde bir de SGK karşısında borçlu duruma düşerek mükerrer ödeme yapma tehlikesi ile karşı karşıya kalmaktadır. Maluliyeti gerekçesiyle tazminat talebi ise dava tarihinde önce Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile sigortalanan …. plaka sayılı aracın sigortacısı olan ….Sigorta A.Ş. tarafından karşılanmıştır. Diğer davalı …sigorta A.Ş. tarafından tam kusur oranı kabul edilerek ve davacının sunmuş olduğu rapor doğrultusunda aktüer hesabı yapılarak 52.760,00 TL ödeme yapılmıştır. Kaldı ki …. plaka sayılı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğuna ilişkin Adli Tıp Kurumundan alınmış olan bir raporda mevcut değildir. Davacının tazminat talebi içinde yer alan tedavi giderleri ve geçici iş görmezlik talebi, SGK tarafından karşılanmakta ve maluliyeti gerekçesiyle tazminat talebi ise sigorta şirketince karşılanmış olmasına rağmen davacı tarafça kötü niyetli ve haksız olarak açılmış olan davanın reddi gerekmektedir. Davacının talebinin karşılanmış olmasına rağmen davacının tazminat talebi ile dava açmış olması sebepsiz zenginleşmeye sebep olmakta ve davacı tazminatı zenginleşme aracı olarak kullanmaktadır.
- Davacı, dava dilekçesinde maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Manevi tazminat ancak haksız fiile neden olan araç sürücüsünden talep edilebilir. Müvekkil şirketten manevi tazminat talebinde bulunulamaz. Manevi tazminat talebi yönünden müvekkil şirket açısından husumet yokluğu gerekçesiyle davanın reddi gerekmektedir.
- İş bu nedenlerle davacının manevi tazminat talebinin husumet yokluğu, maddi tazminat talebinin de davadan önce karşılanmış olduğu da dikkate alınarak huzurda açılan dava kötü niyetli olduğunu beyan eder ve reddini talep ederiz.
HUKUKİ NEDENLER : KTK, BK, MK, HMK ve sair ilgili mevzuat
HUKUKİ DELİLLER : ..2. Asliye Ceza Mahkemesi 2013/… E sayılı dosyası, tüm polis tutanakları (kaza tespit tutanağı, olay yeri krokisi, olay araştırma tutanağı vb.), tanık beyanları, bilirkişi, keşif ve karşı tarafın sunacağı delillere karşılık karşı delil hakkımızı saklı tutmak kaydıyla her türlü yasal delil.
[/ihc-hide-content]SONUÇ VE İSTEK:
Yukarıda açıklanan ve Mahkemenizce resen nazara alınacak nedenlerle,
- Manevi tazminat talebinin husumet yokluğu gerekçesiyle müvekkil şirket yönünden REDDİNE;
- Maddi tazminat talebinin Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası ile sigorta şirketince dava tarihinden önce davacıya ödenmiş olması gerekçesiyle REDDİNE;
- Kazanın oluş şeklini ve maddi vakıaları dikkate alarak doğru ve isabetli bir değerlendirme yapabilecek nitelikte uzman bilirkişi kurulundan her iki araç sürücüsü ve hayvan sürüsü sahibinin kusurlarının tespiti için Adli Tıp Kurumundan RAPOR ALINMASINA;
- Müvekkil şirketin araç sürücüsünün kusurlu bulunması durumunda; davacının, maluliyet oranın belirlenmesi amacıyla Adli Tıp Kurumundan kati raporunun alınmasına ve sakatlıktan kaynaklı sürekli iş görmezlik tazminatının hesaplanması için aktüer sıfatına sahip bilirkişinin görevlendirilmesine;
- Davacının tüm delillerini sunmalarına ve tarafımıza tebliğ ettirmelerine ve buna göre ek savunma hakkımızın saklı tutulmasına;
Davacı vekilinin açmış olduğu davanın REDDİNE, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini müvekkilim adına saygılarımla arz ve talep ederim.
Davalı Vekili
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe