Ekonomik koşullardaki olumsuzluklar nedeniyle paranın satın alma gücündeki azalma tek başına munzam zarar sayılmaz; alacaklı, temerrüt faizini aşan zararın varlığını ve zararı doğuran vakıaları somut olarak ispat etmelidir.
Detaylı özeti gör
Davacı, davalının satım vaadinde bulunduğu konutun süresinde inşa edilip teslim edilmemesi üzerine önceki Tüketici Mahkemesi kararına dayalı icra takibiyle alacağını 30.05.2022'de tahsil etmiş; 25.09.2020 dava tarihiyle ödeme tarihi arasındaki yaklaşık 20 aylık gecikmede enflasyon nedeniyle paranın alım gücünün eridiğini ileri sürerek, belirsiz alacak davasıyla munzam (aşkın) zararın tahsilini istemiştir. Davalı ise derdestlik, taraflar arasında imzalanan Borç Tasfiye Protokolüyle ibralaşma ve zamanaşımı def'ilerini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesi, davacının geç ödeme nedeniyle şahsen ve somut olarak uğradığı zararı doğuran vakıaları ispatlayamadığı gerekçesiyle davayı reddetmiş, Bölge Adliye Mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, temyiz itirazlarını yerinde görmeyerek kararı oy birliğiyle onamıştır.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe