TBK Madde 125 Sözleşmede temerrüt: c. Seçimlik haklar

Özet 3 fıkra · ~2 dk okuma

TBK 125, borçlu temerrüdünde alacaklının seçimlik haklarını düzenler: verilen süre içinde borç ifa edilmez veya süre verilmesi gerekmiyorsa alacaklı, her zaman aynen ifa ile gecikme tazminatı isteyebilir; dilerse ifadan ve gecikme tazminatından vazgeçtiğini hemen bildirerek ifa edilmemesinden doğan zararın (müspet zarar) giderilmesini isteyebilir ya da sözleşmeden dönebilir. Sözleşmeden dönme hâlinde taraflar karşılıklı ifa yükümlülüğünden kurtulur ve daha önce verdikleri edimleri geri isteyebilir; borçlu temerrütte kusursuzluğunu ispat edemezse alacaklı, sözleşmenin hükümsüz kalmasından doğan zararın (menfi zarar) giderilmesini de isteyebilir.

Resmi Metin

c. Seçimlik haklar

Madde 125- (1) Temerrüde düşen borçlu, verilen süre içinde, borcunu ifa etmemişse veya süre verilmesini gerektirmeyen bir durum söz konusu ise alacaklı, her zaman borcun ifasını ve gecikme sebebiyle tazminat isteme hakkına sahiptir.

(2) Alacaklı, ayrıca borcun ifasından ve gecikme tazminatı isteme hakkından vazgeçtiğini hemen bildirerek, borcun ifa edilmemesinden doğan zararın giderilmesini isteyebilir veya sözleşmeden dönebilir.

(3) Sözleşmeden dönme hâlinde taraflar, karşılıklı olarak ifa yükümlülüğünden kurtulurlar ve daha önce ifa ettikleri edimleri geri isteyebilirler. Bu durumda borçlu, temerrüde düşmekte kusuru olmadığını ispat edemezse alacaklı, sözleşmenin hükümsüz kalması sebebiyle uğradığı zararın giderilmesini de isteyebilir.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Temerrütten sonra alacaklının önünde açılan üç yol birbirini dışlar; pratikteki en sık hata seçimlik hakkın geç ve karışık kullanılmasıdır. Aynen ifa + gecikme tazminatı çizgisi varsayılan durumdur ve alacaklı susarsa bu yolda kalır; müspet zarar (ifadan vazgeçip ifa yerine tazminat) ya da dönme yollarına geçmek için alacaklının bu tercihini gecikmeksizin karşı tarafa bildirmesi gerekir. Geç bildirim, alacaklının aslında aynen ifayı beklediği savunmasını besler.

Müvekkil hangi yolu seçecekse, ihtar ve süre verme aşamasında bunu netleştirip yazılı delillendirmek gerekir; özellikle dönme ile menfi/müspet zarar ayrımı tazminat kaleminin hesabını kökten değiştirir. Dönmede karşılıklı iade istenirken, sözleşmenin hükümsüz kalmasından doğan zarar için borçlunun temerrütte kusursuzluğunu ispat edememiş olması koşulu atlanmamalı; bu kusur karinesi davacı lehine ispat kolaylığıdır, dilekçede vurgulanmalıdır.

Gerekçe

Türk Borçlar Kanunu’nun 125. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:

818 sayılı Borçlar Kanununun 106. maddesinin ikinci fıkrası ile 108. maddesini karşılamaktadır.

Tasarının üç fıkradan oluşan 124. maddesinde, karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde temerrüde düşen borçlu karşısındaki alacaklının seçimlik hakları düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 108. maddesinin kenar başlığında kullanılan “c. Feshin hükümleri” şeklindeki ibare, Tasarıda “c. Seçimlik haklar” şeklinde değiştirilmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 106. maddesinin ikinci fıkrası, Tasarının 124. maddesinde, iki fıkraya bölünerek düzenlenmiştir. 818 sayılı Borçlar Kanununun söz konusu fıkrasında kullanılan “Bu mehil zarfında borç ifa edilmemiş bulunduğu surette” şeklindeki ibare, Tasarının 124. maddesinin birinci fıkrasında “Temerrüde düşen borçlu, verilen süre içinde borcunu ifa etmemişse” şekline dönüştürülmüştür.

818 sayılı Borçlar Kanununun 108. maddesinin birinci fıkrasında kullanılan “Akitten rücu eden alacaklı” şeklindeki ibare, Tasarının aynı maddesinin üçüncü fıkrasında “Sözleşmeden dönme halinde taraflar” şeklinde değiştirilmiştir. Gerçekten, karşılıklı edimleri içeren bir sözleşmede tarafların, birbirlerine karşı, aynı zamanda hem alacaklı ve hem de borçlu oldukları göz önünde tutulursa, Tasarıda kullanılan “taraflar” şeklindeki ibare yerindedir. Çünkü, böyle bir sözleşmede, kendi edimini ifa eden taraf, bir yandan “borçlu” sıfatıyla hareket etmekte, diğer yandan karşı edim alacağı yönünden “alacaklı” sıfatını kazanmaktadır.

Maddenin son fıkrasında, borçlunun temerrüdü nedeniyle sözleşmeden dönen alacaklının uğradığı zararın giderilmesini isteyebileceği belirtilmektedir. Burada, alacaklının giderilmesini isteyebileceği zarar, olumsuz zarar, yani sözleşme yapılmamış olsaydı uğramayacak olduğu zarardan ibarettir.

Sistematik yapısı ile metninde yapılan düzeltme ve arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.

İlgili Yargıtay Kararları - TBK m.125 uygulaması

Aşağıdaki ilkeler, ilgili kararlardan derlenmiştir.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2024/2480 K. 2025/3061 Onama

Sözleşmeden doğan edimini yerine getirmeyerek temerrüde düşen borçlu karşısında alacaklı, TBK m.125 uyarınca seçimlik haklarını kullanarak sözleşmeyi ayakta tutup müspet zararının (teslim edilmeyecek edimin rayiç bedeli kadar) giderilmesini isteyebilir.

Detaylı özeti gör

Davacı, 2981 sayılı İmar Affı Kanunu uyarınca hak sahibi olduğu taşınmazını, davalı Belediye ile 11.08.2006 tarihli tapu tahsis belgeli konut sözleşmesi kapsamında 100 m² konut karşılığında Belediyeye devretmiş; ancak kentsel dönüşüm projesindeki konut teslim edilmediğinden, ıslahla 1.100.000 TL'ye yükselttiği müspet zararın tazminini istemiştir. Davalı Belediye, projedeki gecikmeyi ve kusursuzluğunu ileri sürerek mücbir sebep savunmasında bulunmuştur. İlk derece mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi, Belediyenin edimini yerine getirmediğini ve imar planının iptali nedeniyle ifa edilemeyen konutun rayiç bedeli kadar tazminata hükmedilebileceğini kabul etmiş; Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, kısmi davada ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmesini de yerinde bularak kararı oy birliğiyle onamıştır.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2024/2986 K. 2025/2416 Onama

Borçlu edimini ifa edemediğinde alacaklı, TBK m.125'teki seçimlik haklardan yararlanarak ifa yerine geçen müspet zararının giderilmesini isteyebilir; bu zarar, teslim edilmesi gereken edimin rayiç bedeli kadardır.

Detaylı özeti gör

Davacı ile davalı Belediye arasında imzalanan 13.02.2009 tarihli arsa karşılığı inşaat sözleşmesinde, davacının imarlı hissesini devretmesi ve eksik hisse bedelini ödemesi karşılığında kentsel dönüşüm projesinde üretilecek iki adet 100 m²'lik dairenin kendisine verilmesi kararlaştırılmış; ancak 11 yılı aşkın sürede daireler teslim edilmemiştir. Davacı, sözleşmenin ifa olanağının kalmaması nedeniyle ifa yerine geçen müspet zararın (iki dairenin rayiç değeri) tazminini istemiş, ıslahla talebini 900.000 TL'ye yükseltmiş; davalı Belediye idari yargının görevli olduğunu ve teslim tarihi kararlaştırılmadığını savunmuştur. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, daireleri teslim edemeyen davalının temerrüde düştüğünü, zararın teslim edilmesi gereken konutların rayiç bedeli kadar olduğunu ve bilirkişi raporunun denetime elverişli bulunduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına hükmetmiştir.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2020/5924 K. 2021/7579 Bozma

Alacaklı, borçlunun temerrüdü üzerine ifadan vazgeçip müspet zararının giderilmesini isteyebilir; müspet zarar hesaplanırken davacının yapmadığı iş ile başka iş yaparak kazandığı ya da kazanmaktan kaçındığı yararlar indirilir ve zarar, sözleşme ifa edilseydi ulaşılacak değeri geçemez.

Detaylı özeti gör

Davacı yapı denetim kuruluşu, davalıya ait arsa üzerine yapılacak bina için imzalanan yapı denetim sözleşmesi kapsamında edimlerini yerine getirdiğini, davalının ise taşınmazın belediyece yeniden parsellenmesini öne sürerek sözleşmeyi tek taraflı feshettiğini belirterek, 67.771,58 TL sözleşme bedeli için başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini ve icra inkar tazminatını istemiştir. Davalı feshin haklı olduğunu savunmuş; yerel mahkeme (13. Hukuk Dairesinin görevsizlik bozmasının ardından) feshi haksız bularak bedelin tamamı üzerinden davayı kabul etmiştir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, sözleşmenin süresinden önce ve haksız feshedildiği tespitini yerinde görmekle birlikte, kar kaybından davacının yapmadığı iş ile başka iş yaparak sağladığı ya da sağlamaktan kaçındığı yararların indirilmesi yönünde inceleme yapılmadan tüm bedele hükmedilmesini hatalı bularak hükmü davalı yararına bozmuştur.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2020/5204 K. 2021/5581 Bozma

İki taraflı sözleşmenin karşı tarafça haksız feshedildiği hâllerde, TBK m.125 uyarınca kâr kaybı zararına uğrayan taraf zararının giderilmesini isteyebilir; bu zarar, aynı Kanun'un 325. maddesindeki kesinti yöntemi kıyasen uygulanarak belirlenir.

Detaylı özeti gör

Davacı kooperatif, davalı üniversiteyle imzalanan işbirliği protokolü çerçevesinde tesisi 10 yıl işleteceği düşüncesiyle yüklü masraf yaptığı sosyal tesisin 17.06.2013 tarihinde boşalttırılması nedeniyle mahrum kalınan kârın tazminini istemiş; davalı, kooperatifin kayda değer kazancı bulunmadığını ve talebin kötü niyetli olduğunu savunmuştur. Yerel mahkeme, davacının kâr edeceğini kanıtlayamadığı gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Yargıtay ise geçmiş yıllardaki zararın gelecek yıllarda da zarar edileceği sonucunu doğurmayacağını, sözleşmenin davalı tarafça haksız feshedildiğinin mahkemenin de kabulünde olduğunu belirterek; ilgili odalardan tesisin ne kadar kazanabileceği araştırılıp davacının ticari defterleri üzerinden denetime elverişli bilirkişi raporuyla net kârın tespit edilmesi gerektiği gerekçesiyle kararı davacı yararına bozmuştur.

İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır. Yargıtay içtihadı zamanla değişebilir.

İlgili Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) Kararları - TBK m.125 uygulaması

Adana Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları. Aşağıdaki ilkeler ilgili kararlardan derlenmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2022/2211 K. 2026/127 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Sözleşmeden doğan seçimlik haklara başvurabilmek için önce karşı tarafın ifa teklifi ve süre verilerek temerrüde düşürülmesi gerektiğinden, böyle bir bildirimde bulunmayan danışmanın bu haklara dayanamayacağı belirtilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Yatırım danışmanlığı sözleşmesiyle makine alımı için araştırma, uzman incelemesi, fiyatlandırma, satın alma ve kurulum edimlerini üstlenen danışman, müşterinin kendisini devre dışı bırakarak alımı doğrudan yaptığını ileri sürüp bakiye ücreti istemiştir. İlk derece mahkemesi davayı reddetmiştir. Daire, danışmanın yalnızca araştırma, uzman görüşü ve fiyatlandırma edimlerini kısmen ifa ettiğini, satın alma, kurulum ve çalışır halde teslim edimlerini yerine getirmediğini, müşteriye ifa yönünde bir bildirimde de bulunmadığını saptayarak sözleşmedeki tüm yükümlülüklerini yerine getirmeyen danışmanın ücret talep edemeyeceği sonucuna varmış ve istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 6. Hukuk Dairesi E. 2018/67 K. 2018/65 İstinaf Kabulü / Kaldırma

Eser sözleşmesinden dönen iş sahibinin istediği kira kaybının TBK 125/1 anlamında gecikme tazminatı ve müspet zarar niteliğinde olduğu; gecikme tazminatı istenebilmesi için ifanın da istenmesi, yani sözleşmenin ayakta olması gerektiğinden dönme hâlinde reddi gerektiği belirtilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Anahtar teslim ve götürü bedelle bir villanın eksik işlerinin tamamlanması kararlaştırılmış, iş süresinde bitirilmeyince iş sahibi sözleşmeden dönerek eksik ve ayıplı imalatın ikmal bedeli ile kira kaybını istemiştir. İlk derece mahkemesi davayı kabul etmiştir. Daire, yüklenicinin işi sözleşmeye, fen ve sanat kurallarına uygun imal edip teslim ettiğini ispatlayamadığını ve dönmenin haklı olduğunu, ancak bilirkişi raporunun eksik ve ayıplı işleri ayırmadığını ve fiyatların hangi tarihe göre belirlendiğini açıklamadığını, dönme hâlinde müspet zarar niteliğindeki kira kaybının istenemeyeceğini belirterek her iki tarafın istinaf başvurusunu kabul edip kararı kaldırmıştır.

Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) kararları bölgesel niteliktedir; bağlayıcı içtihat değildir, Yargıtay denetiminde değişebilir. İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır.

Bize WhatsApp'tan ulaşın!