Kaynak: Türkiye Barolar Birliği. Bu karar metni TBB tarafından yayımlanan kaynak metinden aktarılmıştır: barobirlik.org.tr/DisiplinKararlariDetay/986
Güncel metin için TBB’deki kaynak sayfa esas alınmalıdır. Bu karar idari niteliktedir; yargı kararı değildir ve mahkemeler açısından bağlayıcı içtihat oluşturmaz.
(Avukatlık Yasası 5/1-a, 154/1) [KARAR METNİ] … Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 10.10.2016 günlü yazısı ile Şikâyetli avukat hakkında; “FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan soruşturma başlatıldığı, soruşturmanın derdest olduğu, şüpheli hakkında … Sulh Ceza Hâkimliğince yakalama emri düzenlendiği, şüphelinin 29.08.2016 tarihinde gözaltına alındığı, … Sulh Ceza Hâkimliğinin 30.08.2016 gün ve 2016/3774 değişik iş sayılı kararı ile tutuklandığı, şüphelinin etkin pişmanlık hükümlerinden faydalandığı, şüpheli hakkında … Sulh Ceza Hâkimliğinin 11.09.2016 gün ve 2016/4164 değişik iş sayılı kararı ile tahliye edildiği ve yurt dışına çıkmamak adli kontrolü hükümlerinin uygulandığı” hususlarının Baro Başkanlığı’na bildirilmesi üzerine re’sen başlatılan disiplin kovuşturmasında, eylem sabit görülerek ceza tayin edilmiştir.
Şikâyetli avukat savunmalarında özetle; … Cumhuriyet Başsavcılığımın 2016/6362 soruşturma nolu dosyası ile FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan soruşturma başlatıldığını, … Cumhuriyet Başsavcılığının 18.10.2016 tarih ve 2016/146 nolu iddianamesi ile hakkında … Ağır Ceza Mahkemesinde silahlı terör örgütüne üye olma ve terörizmin önlenmesi hakkındaki kanuna muhalefet suçundan dava açıldığını, … Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 2016/302 esas ve 16.12.2016 tarihli kararı ile hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan neticeden 1 yıl 8 ay 18 gün hapis cezası verildiğini, bu cezanın kesinleşmediğini, dosya kapsamına göre suçu işlediğine dair somut hiçbir delilin bulunmadığını, 2005 yılından beridir … Barosuna kayıtlı serbest avukatlık yaptığını, hakkında baro ve savcılık nezdinde herhangi bir şikâyetin olmadığını, herhangi bir disiplin cezası veya adli sicil kaydının bulunmadığını, avukatlık mesleğini avukatlık kanunu ve meslek kurallarına göre yerine getirdiğini, atılı sucun yasal unsurları oluşmadığını belirterek, … Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/302 esas sayılı dosyasının sonucunun bekletilmesi talep etmiştir.
İncelenen dosya kapsamında; Baro Yönetim Kurulu’nun 30.12.2016 günlü toplantısında şikâyetli avukat hakkında disiplin kovuşturması açılmasına karar verildiği,
Şikâyetli avukatın disiplin kovuşturmasına konu eylemi nedeniyle … Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/302 esasına kayden “Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma” suçundan cezalandırılması istemi ile açılan kamu davasında Mahkemenin 16.12.2016 gün ve 2016/334 karar sayılı ile sanık şikâyetli avukatın TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Yasa’nın 5/1, TCK’nın 221/4 ve 62. maddeleri gereğince neticeten 1 Yıl 8 Ay Hapis Cezası ile Cezalandırılmasına, sanığın yeniden suç işlemeyeceği hususunda olumlu kanaate varılmadığından erteleme ve HAGB hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verildiği, kararın istinaf başvurusunun esastan reddi ile 07.03.2017 günü kesinleştiği,
Mahkemenin, “…FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütünün … İli Avukatlar Ünitesi olarak adlandırdığı grup 2008 yılına kadar … İl Yapılanması ile birlikte hareket ederek il yapılanması içerisindeki hiyerarşiye tabi olmuştur. Bu grup 2008 yılına kadar esnaf grupları ile birlikte sohbet ve istişarelere katılmıştır. 2008 yılından sonra Avukatlar Ünitesi için Mülkiye, Emniyet, TSK, MİT ve Yargı içerisinde faaliyet gösteren imamlar gibi örgüt içinde ayrı bir (özerk) yapılanmaya gidilmesine karar verilmiştir. Bu şekilde yapılanmaya gidilmesinin nedeni ise takip edilmemek için diğer örgüt mensuplarına nazaran daha fazla önlemler almaya başlamalarıdır. Örgüt kendi yapılanması içerisinde Türkiye’yi bölgelere ayırmış ve her il belirli bölgelere bağlanmıştır. Bu tarihten sonra da … İli Avukatlar yapılanması hiyerarşik olarak … bölgesine bağlanarak … İl Yapılanması ile hiyerarşik bağını koparmıştır. Bu dönemde Hukuk Ünitesinin işleyişi Ankara’dan bölgelere, bölgelerden de illere verilen talimatlar doğrultusunda gerçekleşmiştir. İllerde bulunan Hukuk Ünitelerine emir ve talimatların kademeli olarak merkezden atanan sorumlular aracığıyla gönderildiği bilgileri elde edilmiştir.
2006-2008 yılları arasında … Bölgesinde, …’da Avukat olan ve hakkında soruşturma devam eden F.Ş.C’nin FETÖ/PDY mensubu olan avukatların bir araya getirilmesi için yapıya ait bir avukatlar ünitesi kurma çalışmalarına başladığı, … Bölgesine …’ın da dâhil olduğu, il yapılanması ile birlikte sohbetlere katılan sanıklar M.B. ve F. K.’nın aynı zamanda F.Ş.C’nin koordinatörlüğünde yapılan çalışmalara katılmak üzere … iline zaman zaman giderek 2008 yılına kadar birlikte 2-3 ayda bir toplandıkları anlaşılmıştır.
2008-2011 yılları arasında F.Ş.C.’nin, avukatlar için özerk olarak yani il yapılanmasından ayrı olarak avukat ünitesi (dernek adı altında) kurulması ve yapıya mensup avukatlarında bu ünite içerisinde toplanması talimatı verdiği, bunun üzerine sanık ile birlikte sanıklar M.B., Ş.T. ve evrakı ayrı yürütülen F.Y.’nin de aralarında bulunduğu avukat ünitesinin oluşturulduğu, bu dönemde 4 kişi tarafından bir ev kiralandığı, sohbetler içinde il dışından F.C.Ş. ve yardımcısı olarak iş yapan sanık K.T. ile birlikte M.K. isimli şahısların geldiği, F.C.Ş.’nin olmadığı dönemlerde bu ünite ile sanık K.T.’nın ilgilendiği, … ilinde toplanan paraların (diğer illerde toplanan paralarla birlikte) F.C.Ş. veya K.T. tarafından Ankara ilinde Fetullah Gülen’in avukatı N.A. isimli şahsa elden teslim edildiği tespit edilmiştir.
2011-2013 yılları arasında … ilinin … bölgesinden ayrılarak Ankara iline bağlandığı, Ankara’dan da … avukat ünitesine … ilinde İş-Kur da memur olan ‘Serdar’ kod adlı ve soruşturması ayrı yürütülen Y.B.’nin görevlendirildiği, Y.B.’nin bu tarihlerde … iline gelerek avukatlık ünitesi için kiralanan evde sohbet verdiği, bu sohbetlere Türkiye Avukatlarından sorumlu imamı olduğu iddia edilen ve soruşturması … Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen Ş.S.’nin de katıldığı ve sohbet verdiği, aynı zamanda … ünitesindeki 4 şahsın da … iline sohbete davet edildiği, … ilindeki toplantılara sanık S.A.’nın da katıldığı, … ilinde avukatlık yapanların da bu üniteye sohbetlere davet edildiği tespit edilmiştir.
2013 yılında sanık S.A.’nın … ilçesine öğretmen olarak atanması üzerine … avukat ünitesinin sanığa bağlandığı, bu kişinin sorumlu olarak atandığı, sanığın … avukat ünitesi için kiralanan evde kalarak burada sohbet verdiği, sohbetlerin 2013 sonu veya 2014 yılı başlarına kadar kiralanan evde devam ettiği, ünite evinin bu tarihlerde kapandığı, bu tarihten sonra yemekli toplantılar yapıldığı, ünite içindekilerin evler kapatıldığı için bürolarda veya kafelerde bir araya geldikleri, sanığın yanında bulunan laptoptan ABD’den gelen talimatları ünite içerisindekilere bu ortamlarda aktardığı anlaşılmıştır.
17-25 Aralık sonrasında avukatlık ünitesinden FETÖ/PDY örgütüne yönelik yapılan operasyonlar dolayısıyla yapı şirketlerin sorunları ile ilgilenilmesi talimatı verildiği, …’ta 2016 yılı Mart ayında yapılan FETÖ/PDY operasyonda gözaltına alınan yapıya mensup şahısların ifadelerinde hukuki yardımda bulunulması talimatının sanıklar F.K. ve M.B. geldiği, sanık F.K.’nın da bu durumu diğer sanık Ş.T.’ye aktardığı beyanlardan anlaşılmıştır. 2014 yılından sonra yapının zor zamanlar geçirdiği, yapıya mensup olup ihtiyacı olanlara yardımcı olunması telkininde bulunulduğu, sanık F.K.’nın 6-7 polisin İdare Mahkemesindeki dosyasını aldığı, bunun dışında şirketlerin ve Mart 2016’da yapılan operasyonda hakkında işlem yapılan 4 kişinin avukatlığını yaptığı ifadelerden tespit edilmiştir. Bu kapsamda,
… Sanık bakımından ikametinde, işyerinde ve aracında yapılan aramada; 1 Adet 357961053417079 IMEI numaralı cep telefonuna, bu telefona takılı 1 Adet 05448809776 nolu GSM hattına, 1 Adet Reeder marka 4031605091189 seri nolu tablete, 1 Adet General Mobile marka FXICBUF96DA29NA seri numaralı üzerinde Milli Eğitim Bakanlığı amblemi ve Fatih Eğitimde geleceğe açılan kapı ibareli tablete, 1 Adet HP marka 2CE3472BJT seri numaralı dizüstü bilgisayara, 1 Adet Toshiba marka 8 GB kapasiteli 1606QD06244 ARHA1MU202 ibareli flaş belleğe, 1 Adet Iphone 6 marka 359310064598733 IMEI numaralı cep telefonuna, bu telefona takılı 1 Adet 0533 495 23 38 nolu GSM hattına usulüne uygun şekilde el konulduğu, sanığın adına kayıtlı 0505 925 60 75, 0505 623 23 80, 0533 495 23 18, 0356 312 23 10, 0543 216 24 21, 0505 914 21 27 ve 0505 914 21 49 numaralı hatların olduğunun, FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütünün kullanmış olduğu BY LOCK programının olmadığının, çocuklarını FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüne ait okullara 2014-2015 ve 2015-2016 yıllarında gönderdiğinin, Bank Asya’da hesabının bulunduğunun ve bu hesapta 2014 yılı itibariyle az miktarda para olduğunun, ayrıca eşinin hesabında 2013 yılında yüklü miktarda para olduğunun belirtildiği tespit edilmiştir.
Sanığın öğrencilik yıllarından itibaren örgütün hücre evlerinde kalması, avukatlık yapmaya başlamasının ardından 2006-2016 yılları arasında örgütün … İli Avukatlar Ünitesi içerisinde yer alması, ünitenin oluşturulmasında etkin rol oynaması, gerek il dışı gerekse il içinde sohbetlere katılması, örgüt ile ilişkili … ilinde kurulu şirketin avukatlığını yapması, örgütün sorumlularının talimatları doğrultusunda hareket etmesi, örgüte himmet, burs, yardım adı altında para vererek yardım yapması, örgüt üyelerine mesleğinin avukatlık olması nedeniyle örgüt lehine örgüt hiyerarşisi içerisinde hukuki yardımda bulunması, çocuklarını FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüne ait okullara göndermesi, örgütün finansal hareketlerinin gerçekleştirildiği Bank Asya da banka hesabının bulunması hususları dikkate alındığında; sanığın FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü ile önceden süreklilik, yoğunluk ve çeşitlilik arz eden organik bağının bulunduğu ve sanığın eylemlerinin bir bütün halinde 3713 sayılı TMK’nın 7/1. maddesinin yollamasıyla 5237 sayılı TCK’nın 314/2 maddesinde düzenlenen Silahlı Terör Örgütü üyesi olma suçunu oluşturduğu anlaşılmıştır. Her ne kadar sanık üzerine atılı suçu reddetse ve örgütün silahlı örgüt olduğunu bilmediğini iddia etse de, sanığın örgüte üye olduğu hususunda sanıklar M., Ş. Ve K.’nın bu beyanların aynı yönde olup birbirleriyle örtüşüyor olması, sanığın eşinin cep telefonunda Kakao Talk ve Line isimli program ile internet üzerinde iz kaybettirmek amacıyla kullanılan VPN programının yüklü oluşu, sanık hakkında örgüte maddi yardımda bulunduğuna dair ihbar tutanağı, sanığın … ili mütevelli heyeti ile toplantılara katılması, sanığın kaçamaklı savunması ile ikrarları delil olarak kabul edilmiş, sanığın öğrencilik yıllarından itibaren bu örgütün içinde olması nedeniyle objektif sorumluluk gereği silahlı örgüt olduğunu bilmediğine dair suçtan kurtulmaya matuf savunmasına itibar edilmemiştir.
Sanığın yakalandıktan sonra örgütüne yapısına, üyelerine ve eylemlerine ilişkin verdiği isimler itibariyle etkin pişmanlıkta bulunduğu değerlendirilmiş, örgüte üye ya da yönetici olarak katılan isimlerin doğruluğu savcılık yazısı ve diğer sanıkların beyanlarıyla örtüşmüştür. Her bir verdiği isim açısından soruşturmanın akıbetlerini beklemenin verdiği isimlerin örgütle alakasız isimler olmadığı da dosya kapsamında belirlendiğinden yargılamayı uzatacağı değerlendirilmiş ve soruşturmaların sonucu beklenmemiştir. Bu kapsamda sanığın etkin pişmanlıkta bulunurken zikrettiği isimlerin etkinliği, yeni bir bilgi olup olmaması, konumları ve sayı itibariyle değerlendirmesinde TCK’nın 221/4-son maddesi gereği alt sınırdan uzaklaşılarak üst sınırdan indirim yapılması gerektiği değerlendirilmiş, suçun işleniş şekli, sanığın suç kastının yoğunluğu, örgütün niteliği, sanığın örgütteki konumu ve faaliyetleri, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı gözetilerek temel cezada alt sınırdan bir miktar uzaklaşılmak suretiyle hüküm kurmak gerekmiştir…” gerekçesiyle karar verdiği,
Baro Disiplin Kurulu’nun “…… Ağır Ceza Mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusu esastan reddedilerek, şikayetli hakkındaki mahkûmiyet kararı 06.03.2017 tarihinde kesinleşmiştir.
Adı geçen Avukat için yargılaması yapılan ve isnat edilen suç için verilen mahkûmiyet kararı kesinleşmiş olmakla; Avukatlık Kanunu’nun 5/a maddesinde yazılı suçtan kesin olarak hüküm giydiği sabit olmuştur.
Avukatlık Kanunu’nun 135/5 ve 136/1 maddeleri açısından şikâyetli avukatın meslekten çıkarılmasına karar verilmesi yasanın amir hükmü olduğu dosya kapsamı ile sabit olmuştur…” gerekçesiyle ceza tayin ettiği,
Şikâyetlinin disiplin sicil özetinde ceza olmadığı,
Şikâyetli avukatın 09.10.2017 kayıt tarihli 14 sayfalık itiraz dilekçesinde özetle; önceki savunmalarını tekrarla, Baro Disiplin Kurulu kararının, usul, yasaya, hakkaniyete, Anayasal teminat altına alınan adil yargılanma hakkına, kanun önünde eşitlik ilkesine, masumiyet karinesine, çalışma hak ve hürriyetine açıkça aykırı olduğunu, … T Tipi Açık Ceza İnfaz Kurumunda infazını tamamladığını, 11.07.2017 tarihinde denetimli serbestlik tedbiri ile tahliye olduğunu, … Ağır Ceza Mahkemesinin ve … Bölge Adliye Mahkemesinin kararlarının Anayasa’da yer alan hak ve özgürlükleri ihlal eden bariz takdir hatası ve açık bir keyfilikte olduğunu, HAGB’ye karar verilmemesinin keyfilik olduğunu, yasal çerçevede kurulmuş ve faaliyetine devam eden dernek, vakıf, siyasi parti vb. oluşumlara mensubiyetlerin suç işlemek amacıyla kurulmuş bir örgüt olarak değerlendirilemeyeceğini, örgüt yapılanması ile hukuki ilişki içerisinde kalarak iletişim kuran avukatların örgüt üyesi olarak değerlendirilemeyeceğini, banka hesabının aktif olmadığını, mesleki olarak yürüttüğü davaları bıraktığını, örgüt yapısı ile ilgili bildiklerini samimi olarak anlattığını, etkin pişmanlıktan yararlandığını, 12 yıldır serbest avukatlık yaptığını, çocuklarının ve eşinin geçimini avukatlık yaparak sağladığını, 3713 sayılı Yasa’nın 13.maddesindeki HABG ve erteleme yasağı 6352 sayılı Yasa ile mülga hale gelmiştir. Böylelikle terör suçlarında 2 yılın altında hapis cezası alan kişilerin hürriyetlerinden mahrum olmaları ve terörist damgası yemelerinin önüne geçilmesinin amaçlandığını, Ağır Ceza Mahkemesi kararının FETÖ/PDY suçundan verilen ilk karar olduğunu, sonrasında verilen kararlarda HAGB hükümlerinin uygulandığını, 04.04.2017 tarihinde Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunduğunu, belirterek bu başvurunun sonucunun beklenmesini, atılı suçun yasal unsurları oluşmadığından Baro Disiplin Kurulu kararının kaldırılarak hakkında disiplin cezası verilmesine yer olmadığına karar verilmesini talep ettiği görülmektedir.
Avukatlık Kanunu’nun 5/1-a maddesi; “Türk Ceza Kanununun 53üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı iki yıldan fazla süreyle hapis cezasına ya da Devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, (…) zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahkûm olmak,” halini avukatlık mesleğine kabulde engel haller olarak hüküm altına almıştır.
Avukatlık Kanunu’nun 154/1.maddesi; “Haklarında meslekten çıkarma cezası verilen veya 42nci madde uyarınca geçici olarak görevlendirilmiş olup, yapılan işlerin ücretini iş sahibinden aldığı halde aynı maddenin son fıkrası gereğince kabule değer bir sebep olmaksızın ilgili mercie ödememiş olan avukatların işten yasaklanmaları zorunludur.” hükmünü amirdir.
İncelenen dosya kapsamından, Şikâyetli avukatın istinaf denetiminden de geçerek kesinleşen “silahlı terör örgütüne üye olma” suçundan mahkûm edildiği; şikâyetlinin disiplin kovuşturmasına konu eyleminin, Avukatlık Kanunu’nun 5/1-a maddesinde bildirilen suçlardan birini oluşturduğu ve “Birinci fıkranın (a) bendinde sayılan yüz kızartıcı suçlardan biri ile hüküm giymiş olanların cezası ertelenmiş, paraya çevrilmiş veya affa uğramış olsa da avukatlığa kabul edilmezler.” hükmü gereği, şikâyetlinin meslekten çıkartılması gerektiği dikkate alındığında; Disiplin Kurulu’nca yapılan hukuksal değerlendirme ve tayin olunan cezada hukuka aykırılık görülmemiş, itirazın reddi ile kararın onanması, Avukatlık Kanunu’nun 154/1.maddesindeki amir hüküm gereğince şikâyetlinin tedbiren işten yasaklanması gerekmiştir.
Gereği düşünüldü:
1-Şikâyetlinin itirazının reddi ile; … Barosu Disiplin Kurulu’nun
“Meslekten Çıkarma Cezası Verilmesine”
ilişkin 13.07.2017 gün ve 2017/2 Esas, 2017/1 Karar sayılı kararının
ONANMASINA
,
2-Avukatlık Kanunu’nun 154/1.maddesi gereğince şikâyetli avukatın
TEDBİREN İŞTEN YASAKLANMASINA
,
3-Kararın, Avukatlık Kanunu’nun 157. maddesi gereğince Adalet Bakanlığı’na gönderilmesine,
4-Kurulumuz kararının tebliğini izleyen günden itibaren 60 gün içinde Ankara İdare Mahkemesinde dava yolu açık olmak üzere,
Oy birliği ile karar verildi.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe