Kaynak: Türkiye Barolar Birliği. Bu karar metni TBB tarafından yayımlanan kaynak metinden aktarılmıştır: barobirlik.org.tr/DisiplinKararlariDetay/915
Güncel metin için TBB’deki kaynak sayfa esas alınmalıdır. Bu karar idari niteliktedir; yargı kararı değildir ve mahkemeler açısından bağlayıcı içtihat oluşturmaz.
(Av. Yas 2, 34, 134 , TBB Mes. Kur 30) [KARAR METNİ] İtirazın süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Şikâyetli avukat T.D. hakkında “Karşılıklı taraf vekili olarak takip ettikleri … 12. İş Mahkemesi’nin 2012/829 Esas sayılı dosyasının 06.11.2013 günü 09.40’ta olan duruşmasına, şikâyetçi avukatın İcra Hâkimliğindeki duruşması nedeniyle geç kalması üzerine bürosundaki takip elemanını duruşmayı bekletmesi için görevlendirmesine rağmen, şikayetli avukatın kendisini beklememesi sebebiyle duruşmanın 09.43’te yapıldığı, Mahkemece karar verildiği ve müvekkillerine karşı zor durumda kaldığı” iddiası üzerine TBB Meslek Kuralları’nın 11 ve 30. maddelerinin ihlali nedeniyle başlatılan disiplin kovuşturmasında, disiplin ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Şikâyetli avukat önceki yazılı ve sözlü savunmalarında özetle; Suçlamaları kabul etmemiş, aynı mahkemedeki başka duruşmasının ardından hâkimin kendisini davacı vekili olduğu bu dosyayı da almak istediğini, mahkeme hakiminin duruşmaları saatinde aldığını ve bekletme taleplerini kabul etmediğini, şikâyetçi tarafın çağrılmasına rağmen gelmediğini ve bu nedenle duruşmanın yapıldığını belirterek şikâyetin haksız olduğunu, yarım saat sonra şikâyetçi avukatın kendisini arayarak dosyayı tekrar aldırmak istemesi üzerine duruşma salonuna gitmesine rağmen hakimin bu talebi de kabul etmediğini ve hakkında ceza tayinine yer olmadığına karar verilmesini talep etmiştir.
Şikâyetli vekili Avukat T.Y.D. 03.04.2015 günlü duruşmadaki sözlü beyanlarında; Müvekkilin beyanlarına katılarak, müvekkilinin gerekli özeni göstererek duruşmanın tekrar yapılması için karşı yanın talebini kabul ettiğini ve duruşma salonuna gittiğini, müvekkilinin davada davacı vekili olması ve mahkeme hakiminin ‘alıyorum’ demesiyle tasarruf yetkisi kısıtlandığından mesleki sorumluluğu gereği açısında gereğini yaptığını, karşı yan meslektaşının gerekli mesleki sorumluluğu yerine getirmediğini düşündüğünü beyan etmiştir.
İncelenen dosya kapsamından; Dosyanın önceden Kurulumuza intikal ettiği, Kurulumuzun 23.04.2016 gün ve 2016/328 Karar sayılı kararı ile “Vekille takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılması zarureti karşısında, Şikâyetli avukata itiraz dilekçesinin tebliğ ve varsa diyeceklerini bildirmesi için 7 günlük süre verildikten ve bu süreler geçtikten sonra işin esasının incelenmesi için dosyanın barosuna iadesine karar verildiği,
Baro Disiplin Kurulu tarafından eksikliklerin ikmal edilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmıştır.
… Barosu Yönetim Kurulu’nun 14.10.2014 gün ve 160 sayılı kararı ile şikâyetli avukat hakkında disiplin kovuşturması açılmasına karar verildiği,
… 12. İş Mahkemesi’nin 2012/829 Esas sayılı dosyasının 06.11.2013 günlü duruşma tutanağında davacı vekili Avukat T.D.’ın hazır olduğu ve açık yargılamaya devam olunduğunun belirtildiği,
İncelemenin Baro Disiplin Kurulu tarafından duruşmalı yapıldığı, şikâyetli vekiline tanıklarını bildirmek üzere 1 hafta kesin süre verilmesine, kesin süre içinde tanıklarını bildirmemesi halinde dosya içeriğine göre karar verileceğinin ihtarının dercine karar verildiği, şikâyetli avukat vekili tarafından dosyaya yanıt verilmediği,
Baro Disiplin Kurulu’nca “Şikâyetli avukatın aynı mahkemede başka dosyasının duruşması bittikten sonra mahkeme hakimi tarafından dosyanın alınabileceğini söylediği, yakınılan avukatın ise saatinin gelip gelmediğini sorduğunu ve meslektaşının da çağrılmasını istediği, duruşma salonunda mübaşir vasıtasıyla şikâyetçi avukata seslenildiği ancak kimsenin hazır olmadığı anlaşıldığından duruşmanın yapıldığı, şikâyetçi avukat tarafından mahkeme dosyasına bekletme dilekçesi verilmediği ya da şikâyetli avukata beklenilmesine yönelik bildirimde bulunulmadığı tüm dosya kapsamıyla anlaşıldığından” gerekçesiyle karar verildiği,
Şikâyetli avukatın disiplin sicil özetinde ceza olmadığı,
Şikâyetçi avukat M.A.’nın 12.0.2016 kayıt tarihli itiraz dilekçesinde özetle; önceki iddialarını tekrarla, Kurulumuzun 18.02.2011 gün ve 2010/633 Esas, 2011/120 Karar sayılı kararını emsal göstererek Baro Disiplin Kurulu kararının kaldırılarak şikâyetli hakkında disiplin soruşturması açılmasını talep ettiği,
İtiraz dilekçesinin şikâyetli avukat vekiline 30.05.2016 günü tebliğ edildiği, 03.06.2016 kayıt tarihli itiraza cevap dilekçesinde şikâyetli vekili Avukat T.Y.D.’ın özetle; Önceki savunmalarını tekrarla, saatinde duruşmaların alınmasına özen gösteren mahkemenin, tarafların gelip gelmediğine bakmaksızın dosyayı incelemeye aldığını, şikâyetçi avukatın dosyaya herhangi bir talik ya da mazeret dilekçesi göndermediğini, mahkeme salonunun önünde bekleyen herhangi bir takip elamanının olmadığını, zira mübaşire veya kendilerine bilgi veren birinin duruşma salonu önünde olmadığını, şikâyete konu olayda müvekkilin herhangi bir kastının olmadığını beyan ettiği görülmektedir.
Avukatlık Yasası’nın 1. maddesinde “Avukatlığın bir kamu hizmeti olduğu” vurgulandıktan sonra, devamındaki 2/c. maddesinde “Yargı organlarının, …..görevlerini yerine getirmesinde yardımcı olmaları zorunluluğu getirilmiştir.
Avukatlık mesleğinde karşılaşılan kimi güçlüklerin aşılmasında kamu kurum ve kuruluşlarının avukatlara yardımcı olma zorunluluğu getiren bu yasal düzenlemeye paralel olarak, Türkiye Barolar Birliği Meslek Kurallarında avukatların da birbirleriyle dayanışma içinde olmalarını amaçlamıştır. Kaldı ki, avukatlık mesleğinin ve avukatların toplumdaki güvenirliliğinin, saygınlığının sürdürülmesi, meslektaşlar arasında karşılıklı sevgi, saygı ve anlayışa dayalı ilişkilerin kurulması hep meslektaşlar arası dayanışmanın sağlanması ile mümkün olabilir.
Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 30. maddesi “Mesleki çalışmada avukatlar arasında usule ilişkin işlemlerde ve dosya incelemelerinde dayanışma gereği sayılabilecek yardımlar ve kolaylıkları esirgemezler. Duruşmaya geç kaldığı için hakkında gıyap kararı alınan avukat hemen gelmişse, diğer taraf vekili olan avukat gıyap kararının kaldırılmasını veya düzeltilmesini istemek zorundadır.” şeklinde düzenlenmiştir.
Mesleki dayanışmayı gerektiren kurallar Avukatlık Yasasının 2/c maddesi gereği ilgili kurum ve kuruluşlara, olayımızda Mahkeme yargıcına ısrarla hatırlatılmalı, yaşama geçirilmelidir. Bu kuralların uygulanması başkalarından beklenmemelidir. Mesleki dayanışma bizim sorunumuzdur. Mesleki dayanışmayı göz ardı ederek, saat 09.40’da olduğu bildirilen duruşmanın tam saatinde aldırılması, 09.43’de bitmesi ve bu hususta Mahkeme hakimine hiçbir uyarı yapılmaması kabul edilemez.
Şikâyetli avukatın eylemi Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 30. maddesine aykırı olup, eylem disiplin suçu oluşturmaktadır.
Bu nedenlerle Avukatlık Yasası’nın 34, 134 ile TBB Meslek Kuralları’nın 30. maddesi gereği itirazın kabulü ile disiplin cezası tayini gerekmiştir.
Sonuç olarak Şikâyetçi avukat M.A.’nın itirazının kabulü ile;
1-…. Barosu Disiplin Kurulu’nun
“Disiplin Cezası Verilmesine Yer Olmadığına”
ilişkin 18.12.2015 gün ve 2014/256 Esas, 2015/203 Karar sayılı kararının
KALDIRILARAK
, Şikâyetli avukat T.D.’ın “
Uyarma Cezası İle Cezalandırılmasına”,
2-Kurulumuz kararının tebliğini izleyen günden itibaren 60 gün içinde Ankara İdare Mahkemesinde dava yolu açık olmak üzere,
Oybirliği ile karar verildi.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe