TBB Disiplin Kurulu Kararı – E. 2015/293 K. 2015/511

Kaynak: Türkiye Barolar Birliği. Bu karar metni TBB tarafından yayımlanan kaynak metinden aktarılmıştır: barobirlik.org.tr/DisiplinKararlariDetay/821

Güncel metin için TBB’deki kaynak sayfa esas alınmalıdır. Bu karar idari niteliktedir; yargı kararı değildir ve mahkemeler açısından bağlayıcı içtihat oluşturmaz.

İlgili AVK maddeleri: AVK Madde 163, AVK Madde 164
[ÖZET] Davanın başarı ile sonuçlanmasında maddi menfaati bulunan avukatın adil bir karara varılması sürecine ortak olmak sıfatıyla uymak zorunda olduğu yükümlülükleri ihlal edebileceğini, bağımsızlığını kaybedeceği, meslek ahlakına aykırı davranabileceği de asla göz ardı edilmemelidir.
(Av.  Yas 163, 164/3)

[KARAR METNİ] İtirazın süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü;
Şikâyetli avukat hakkında Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu’nun 01.09.2014 günlü, 2014/319 Esas ve 2014/754 Karar sayılı kararıyla “Taraflar arasında imzalanan 04.11.2010 tarihli “Başarıya Yönelik Avukatlık Ücret Sözleşmesinin geçerliliği, şikâyetlinin azlinin haklı olup, olmadığı, ücrete hak kazanıp, kazanmadığı hukuki ihtilaf olup, merciinde çözümlenmesi gerekir. Ancak, şikâyet konusu sözleşme ile “25.000 $ ücretin, …  Ağır Ceza Mahkemesi’nin 21.10.2010 tarih ve 2009/457 Esas 2010/163 Karar sayılı kararı ile verilen cezanın, Yargıtay … Ceza Dairesi’nin 2012/24100 Esas sayılı dosyası ile görüşülecek temyiz incelemesi sonunda, azami 2,5 yıla düşürüleceği ya da yasal imkânlar dahilinde parasal cezaya dönüştürüleceği şartıyla 15.000 $ kısmının peşin olarak alınacağı, kararın sanık lehine bozulması halinde bakiye 10.000 $ alınacağı, cezanın 2,5 yıla düşürülmemesi ya da sonuç olarak verilen hapis cezasının paraya dönüştürülmemesi halinde peşin olarak alınan 15.000 $ m iade edileceği, bakiye 10.000 $ alınmayacağı” kararlaştırıldığı görülmektedir. Her ne kadar 1136 sayılı Avukatlık Yasası’nın 163/1. maddesi uyarınca “Yasaya aykırı olmayan şarta bağlı sözleşmeler” geçerli sayılsa da, sözleşmeye konulan bu şartın, 164/4. maddesinde belirtilen AAÜT altında vekâlet ücreti kararlaştırılamaz hükmüne aykırı olduğu gibi TBB Meslek Kurallarına da aykırı olduğu, meslektaşlar arasında haksız rekabet teşkil ettiği görüldüğünden, itirazın kabulüne karar verilmesi gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle itirazın kabulüne, … Barosu Yönetim Kurulunun; Disiplin Kovuşturması Açılmasına Yer Olmadığına İlişkin 22.01.2014 günlü ve 2014/14 sayılı kararının kaldırılmasına, şikâyetli hakkında 1136 sayılı Avukatlık Yasası’nın 163/1, 34 ve 134. maddeleri ile TBB Meslek Kurallarının 3 ve 4. maddeleri uyarınca değerlendirme yapılmak üzere disiplin kovuşturması açılmasına karar verilmesi için dosyanın … Barosu Başkanlığı’na gönderilmesine” karar verilmesi üzerine … Barosu Yönetim Kurulu’nun 24.09.2014 günlü, 112-2014-331 Esas ve 2014/365 Karar sayılı kararıyla başlatılan disiplin kovuşturması sonucunda eylem sabit görülerek şikâyetli avukatın uyarma cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Şikâyetli avukat önceki savunmalarında özetle; şikâyetçi ile oğlu M.G.’in …  Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2009/457 Esas, 2010/163 Karar sayılı mahkûmiyet kararının Yargıtay savunmasına dair başarıya yönelik avukatlık ücret sözleşmesini yaptıklarını, sözleşme içeriği gereğince Yargıtay … Ceza Dairesi’nin 2012/24100 Esas sayılı dosyasına 02.07.2012 günlü ek temyiz dilekçesini dosyaya sunduğunu, dosyanın 20.06.2013 tarihinde noksan ikmali için dosyanın Mahkemesine iade edilmesi üzerine müvekkillerin çevrelerinde hukukçu olmayan kişilerden aldıkları kulaktan dolma bilgilerle dosyanın usulden bozulduğunu esastan onaylandığını iddia ederek değişik yer ve zamanlar büroya gelerek kendileri ile görüştüklerini, sözleşmeyi fesih ve para iadesi talebinde bulunduklarını, kendisiyle görüşemedikleri gelip de bulamadıkları iddialarının doğru olmadığını, sözleşmenin tarafların ortak rızasıyla yapılmış geçerli ve müştekinin haklarını ağırlıkla koruyan bir sözleşme olduğunu, müştekinin geçersizlik iddiasının doğru olmadığını, dosyanın Yargıtay’a yeniden gönderileceğini, sözleşme şartlarının devam ettiğini şikâyetçiye anlattığını, ancak kendisine inanmayan şikâyetçinin 16.07.2013 tarihli azilname ile kendisini hukuka aykırı olarak azlettiklerini, şikâyetin haksız olduğunu belirtmiştir.
Şikâyetli avukat vekili savunmalarında özetle; şikâyetçi ile müvekkili arasında imzalanan Başarıya Yönelik Avukatlık Ücret Sözleşmesinde bahsi geçen işlerin müvekkili tarafından tam ve zamanında yapıldığını, buna rağmen şikâyetçinin müvekkili haksız yere azlettiğini, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 174. maddesine göre avukatın azli halinde ücretin tamamının verileceğini, müvekkilinin parayı iade etme zorunluluğu olmadığını, avukatlık ücretinin dava olunanın veya hükmolunacak şeyin değerine göre nispi olarak belirleniyorsa veya dava ile istenen paranın bir bölümünü kapsıyorsa başarıya göre değişmek koşuluyla değişken olarak saptanabileceğini, müvekkil ile şikâyetçi arasında yapılan sözleşmenin geçerli olup olmadığı konusunun avukatlık disiplin hukukunun konusuna girmediğini, sözleşmenin geçersiz olduğunu iddia eden şikâyetçinin hukuk mahkemelerinde dava açabileceğini, kabul anlamına gelmemekle beraber sözleşme batıl hale gelse dahi müvekkilinin yine avukatlık ücretine hak kazanacağını, aksine yapılan sözleşmelerin sadece ücrete ilişkin hükümlerinin geçersiz olacağını, müvekkilinin temyiz ettiği dosyanın henüz esasa ilişkin incelemesi yapılmadan yapılan azilde müvekkilinin bir kusuru, Avukatlık Kanunu ve TBB meslek kurallarına aykırılık teşkil eden bir hareketinin olmadığını, Avukatlık Kanunu’nun 163. maddesinde avukatlık sözleşmesinin serbestçe düzenleneceğinin kararlaştırıldığını, sözleşmede belirlenen vekâlet ücretini haksız rekabet kapsamında değerlendirmenin kanuna ve hakkaniyete aykırı olduğunu belirtmiştir.
İncelenen dosya kapsamından; Şikâyetli avukat ile sanığın babası şikâyetçi arasında imzalanan 04.11.2010 tarihli sözleşmede “…  Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2009/457 Esas sayılı dosyasında verilen Mahkeme kararı ile sanık M.G. TCK 85/2. madde gereğince asgari haddin çok üzerinde ceza almış olup, davaya konu trafik kazasının oluş şekli, dosya kapsamı değerlendirildiğinde avukat Ş.Ö. tarafından bu cezanın hukuka uygun olmadığı, yasal diğer indirim ve lehe hükümlerin verilebileceği hukuki inanç ve düşüncesiyle iş bu cezanın azami 2,5 yıla düşürülebileceği ya da yasal imkânlar dahilinde parasal cezaya dönüştürülebileceği hukuki kanaatiyle, Yargıtay inceleme aşamasında sanık M.G.’in savunmasını avukat Ş.Ö. almıştır. Eğer, Yargıtay aşamasında M.G.’e verilen ceza azami olarak toplamda 2,5 yıla düşürülemez ya da sonuç itibariyle verilen hapis cezası parasal cezaya dönüştürülemezse aşağıda anlaşılan bedel Avukat Ş.Ö. tarafından alınmayacak ve peşin alınan tutarda M.G.’e aynen kesinti yapılmaksızın iade edilecektir. Buna göre genel toplam olarak 25.000.-USD (Yirmi beş bin Amerikan Doları) tutara anlaşılmış olup,15.000.- USD peşin alınmıştır. Bakiye tutar (10.000.-USD) ise Yargıtay ilgili Ceza Dairesinin kararı sanık lehine bozması sonrasında … Ağır Ceza Mahkemesince yukarıda belirtilen hususlar dairesinde karar verilmesi halinde işbu yerel mahkeme kararından itibaren 15 gün içinde Avukat Ş.Ö.’e verilecektir.
Kararın yukarıdaki gibi lehe bozulmaması halinde, Yargıtay ilgili Ceza Dairesi’nin kararının Avukat Ş.Ö.’e tebliğinden itibaren, Avukat Ş.Ö. almış bulunduğu peşinatı (15.000.-USD) 15 gün içinde iade edecektir. Avukat Ş.Ö.’in … Ağır Ceza Mahkemesi’ni duruşmaya gitmesi ile ilgili olarak yol harcırahı ve konaklama giderleri müvekkil tarafından ayrıca karşılanacaktır. İhtilaf vukuunda … Mahkeme ve icra daireleri yetkilidir.” konusunda anlaşıldığı,
Şikâyetli avukatın sanık M.G.’in müdafii sıfatıyla …  Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2009/457 Esas, 2010/163 Karar sayılı ve 06.06.2008 günlü kararına ilişkin Yargıtay … Ceza Dairesi’nin 2012/24100 Esas sayılı dosyasına 04.07.2012 tarihli ek temyiz dilekçesinin verilmiş olduğu,
Şikâyetli avukatın … Noterliği’nin 04.11.2010 günlü ve 9352 yevmiye numaralı vekâletnamesi ile vekil tayin edildiği, aynı Noterliğin 16.07.2013 günlü ve 05938 yevmiye numaralı azilnamesi ile azledildiği,
Şikâyetli avukatın disiplin sicil özetinde 18.07.1998 tarihli kararla onanan 10.000.000 TL para cezası, 05.09.2008 tarihinde kesinleşmiş uyarma, 08.11.2013 tarihinde kesinleşmiş kınama, 29.08.2014 tarihinde kesinleşmiş uyarma, 09.09.2014 tarihinde kesinleşmiş 6 ay süre ile işten çıkarma, 20.07.2014 tarihinde kesinleşmiş 3 ay süre ile işten çıkarma cezalarının bulunduğu anlaşılmaktadır.
Şikâyetli avukat itirazında özetle; önceki savunmalarını tekrarla kararın hukukun özüne ve meslek kurallarına aykırı olduğunu, müvekkilin sözleşmedeki şartlar dolmadan kendisini azlettiğini ve kendisinden haksız para talebinde bulunduğunu, şikâyetçi tarafından aleyhine verilen uyarma cezasını havi bu kararı alacağının delili olarak gösterip … İcra Dairesi’nde 2015/1708 Esas sayılı dosya ile icra takibi başlattığını, bu takibe itiraz ettiğini, uyarma cezasının alacak kararı verilmiş gibi yorumlanarak takibe konu edilmesinin hukuka aykırı sonuçlar doğurduğunu, meslek kuruluşunun müvekkillere karşı koruması gerektiğini belirtmiştir.
Disiplin kovuşturmasına konu olayda Şikâyetli avukat “Başarıya endeksli ücret sözleşmesi” düzenlemiş ve bunun yasaya aykırı olmadığını savunmuştur.
Avukatlık Yasasının 4667 sayılı yasa ile değişiklik yapılmadan önceki yürürlükte olan 5043 Sayılı 163. madde “Şu kadar ki, tarifedeki asgari miktar altında kalan avukatlık ücreti karşılığında iş ve dava kabulü yasak olup, aksine hareket disiplin cezasını gerektirir.” ve Yasanın 164. maddesi “Ücret sözleşmesinin kural olarak belli bir miktarı kapsaması gereklidir. Şu kadar ki, üçüncü fıkra hükmü saklı kalmak üzere, davada gösterilen başarıya göre değişmek ve yüzde yirmibeşi aşmamak üzere, dava olunan veya hükmolunacak şeyin değerinin belli bir yüzdesi avukatlık ücreti olarak kararlaştırılabilir.” şeklinde idi.
Oysa 02.05.2001 tarihinde yürürlüğe giren 4667 sayılı yasanın 164. maddesi “Avukatlık ücreti, avukatın hukuki yardımının karşılığı olan meblağı veya değeri ifade eder. Yüzde yirmibeşi aşmamak üzere, dava veya hükmolunan şeyin değeri yahut paranın belli bir yüzdesi avukatlık ücreti olarak kararlaştırabilir. İkinci fıkraya göre yapılacak sözleşmeler, dava konusu para dışındaki mal ver haklardan bir kısmının aynen avukata ait olacağı hükmünü taşıyamaz. Avukatlık Asgari ücret tarifesi altında vekâlet ücreti kararlaştırılamaz” hükmü ile başarıya göre ücret alınabileceğine ilişkin düzenlemeyi tamamen kaldırmıştır.
Davanın başarı ile sonuçlanmasında maddi menfaati bulunan avukatın adil bir karara varılması sürecine ortak olmak sıfatıyla uymak zorunda olduğu yükümlülükleri ihlal edebileceğini, bağımsızlığını kaybedeceği, meslek ahlakına aykırı davranabileceği de asla göz ardı edilmemelidir.
O halde, yürürlükte olan 4667 Sayılı Avukatlık Yasasına göre başarıya endeksli ücret sözleşmesi düzenlenemez.
Kaldı ki düzenlenen sözleşmenin bir diğer hukuksal boyutu başarısızlık halinde ücretin derhal geri ödeneceği yönündeki şarttır.
Ücretsiz dava alma yasağı 5043 sayılı yasada (163. madde) ve 4667 sayılı yasada (164/3) var olduğundan başarı halinde ücret alınacağı başarısızlık halinde ücret alınmayacağı şeklindeki sözleşme hükmü (haksız rekabete yol açacağı ve yasağa aykırı olduğu için) Avukatlık yasasının her döneminde sözleşmeyi geçersiz kılar.
Avukatlık Yasasının 34. maddesi “Avukatlar, yüklendikleri görevleri bu görevin kutsallığına yakışır bir şekilde özen, doğruluk ve onur içinde yerine getirmek ve avukatlık unvanının gerektirdiği saygı ve güvene uygun biçimde davranmak ve Türkiye Barolar Birliğince belirlenen meslek kurallarına uymakla yükümlüdürler.”
Avukatlık Yasası’nın 134. maddesi “Avukatlık onuruna, düzen ve gelenekleri ile meslek kurallarına uymayan eylem ve davranışlarda bulunanlarla, mesleki çalışmada görevlerini yapmayan veya görevinin gerektirdiği dürüstlüğe uygun şekilde davranmayanlar hakkında bu kanunda yazılı disiplin cezaları uygulanır.”
Türkiye Barolar Birliği Meslek Kurallarının 3. maddesi “Avukat mesleki çalışmasını ve kamunun inancını ve mesleğe güvenini sağlayacak biçimde ve işine tam bir sadakatle yürütür.”
Türkiye Barolar Birliği Meslek Kurallarının 4. maddesi “Avukat, mesleğin itibarını zedeleyecek her türlü tutum ve davranıştan kaçınmak zorundadır.” hükümlerini amirdir.
Avukatlar özen ve doğruluk kurallarına göre hareket etmek, kamunun inancını ve mesleğe güvenini sağlayacak biçimde sadakatle davranmak Yasanın öngördüğü ücret tespitine ilişkin kurallara uymak, mesleğin itibarını sarsacak her türlü davranıştan kaçınmak zorundadır.
Bu nedenle eylemin disiplin suçu olduğuna ilişkin hukuksal değerlendirme isabetli olmakla Şikâyetli avukat Ş.Ö.’in itirazının reddi ile aleyhe itiraz olmadığından kararın onanması gerekmiştir.
Sonuç olarak Şikâyetli Avukat Ş.Ö.’in itirazının reddi ile;
1-… Barosu Disiplin Kurulu’nun
“Uyarma Cezası Verilmesine”
ilişkin 11.12.2014 gün ve 2014/178 Esas, 2014/225 Karar sayılı kararının aleyhe itiraz olmadığından
ONANMASINA,
katılanların oybirliği ile karar verildi.
2-Kurulumuz kararının tebliğini izleyen günden itibaren 60 gün içinde ANKARA İdare Mahkemesi’nde dava yolu açık olmak üzere, Oybirliği ile karar verildi.

  • İlk yayınlanma tarihi: 27 Haziran 2015
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!