Kaynak: Türkiye Barolar Birliği. Bu karar metni TBB tarafından yayımlanan kaynak metinden aktarılmıştır: barobirlik.org.tr/DisiplinKararlariDetay/815
Güncel metin için TBB’deki kaynak sayfa esas alınmalıdır. Bu karar idari niteliktedir; yargı kararı değildir ve mahkemeler açısından bağlayıcı içtihat oluşturmaz.
(Av. Yas 34, 134,166 Tbb Mes. Kur 3,4,43,4
5) [KARAR METNİ] İtirazın süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü;
Şikâyetli avukat hakkında “Alacaklı J.R.G. ’in … 5. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 03.11.2011 günlü ve 2009/1334 Esas, 2011/1456 Karar sayılı kararına istinaden, diğer borçlularla birlikte şikâyetçi haklarında faiziyle birlikte toplam 6.783,58 Türk Lirasının tahsili için … 3. İcra Müdürlüğü’nün 2011/12282 sayılı dosyası üzerinden yürüttüğü icra takibinde, borçlu davalılar vekili sıfatıyla tehiri icra talebinde bulunmak üzere müştekiden aldığı 8.300,00 Türk Lirası teminat bedelini 27.12.2012 tarihli reddiyat makbuzu ile tahsil ettiği hâlde müvekkiline ödemeyerek uhdesinde tuttuğu gibi, şikâyetçinin babasına, dedesine ve şikâyetçiye ait bahse konu karar dayanağı evrak asıllarını talebine rağmen müvekkiline iade etmediği, müvekkiline takip ettiği dava ve işlere dair bilgi vermediği” iddiası üzerine … Barosu Yönetim Kurulu’nun 09.10.2013 günlü ve 55/35sayılı kararı ile başlatılan kovuşturmada, eylem sabit görülmeyerek ceza tayinine yer olmadığına karar verilmiştir.
Şikâyetli avukat savunmalarında özetle; Kendisinin şikâyetçi vekili olarak çok sayıda yargılama dosyasında vekillik görevi yaptığını, şikâyetçinin toplamda 100.000,00 TL civarında olan vekâlet ücretlerini ödememesi üzerine aleyhine icra takibi yaptığını, şikâyet konusu bedelin avukatlık ücreti olarak kendisinde kaldığından şikâyetçinin bilgi sahibi olduğunu, bu konuda hapis hakkını kullandığını, nitekim vekâlet ücretleri nedeniyle yapmış olduğu icra takibinde şikâyet konusu bedelin dahil edilmediğini Şikâyetçinin aleyhine yapılan takipler nedeniyle kötü niyetli olarak şikâyette bulunduğunu beyan etmiş, hakkında ceza tayinine yer olmadığına dair karar verilmesini, incelemenin duruşmalı yapılmasını istemiştir.
İncelenen dosya kapsamından; Baro Disiplin Kurulu kararında “Şikâyetli avukat tarafından dosyaya sunulan bilgisayar yazısı çıktı örneğinden taraflar arasında 22.04.2013 ve 23.04.2013 tarihlerinde şikâyet konusuna ilişkin olarak yazışma yapıldığı ve şikâyetli avukatın şikâyetçiye gerekli bildirimi yaptığı” şeklinde ifadeler yer verildiği,
Söz konusu Facebook mesajlaşması olan bilgisayar yazısı çıktısı incelendiğinde;
M.K.U. tarafından 22.04.2013 günü saat 10.33’te A.U.Ş. ’ya gönderilen mesajın, “… 5. Sulh Hukuk Mahkemesi dosyasındaki (Alman kiracıların açmış olduğu ve Yargıtay tarafından bozulan dosya), kiracının tam olarak hangi tarihte taşınmazın anahtarını teslim ettiğini ya da cafe açmayıp sözleşmeyi sonlandırmak istediğini bildirdiği tarihi mahkemeye bildirmek gerekiyor. Mahkeme bu konuda süre verildi. Bu konuda mesaj yazarsanız. En geç 24.04.2013 tarihine kadar.”,
A.U.Ş. tarafından 23.04.2013 günü saat 02.21’de verilen cevabın da; “Anneme sormam gerek bildiririm. Bir de sana kaç kez sordum reddi mirastan borcumu hep bakalım dedin. Bana ödeme emri göndermene gerek yoktu. Fazladan 300 TL ödemek zorunda kalacağım.” şeklinde olduğu,
Şikâyet dilekçesi incelendiği, şikâyetli avukatın söz konusu mesajlaşmayı yaptığı kişinin şikâyetçinin kız kardeşi olduğu,
Bu mesajlara dayanılarak şikâyetli avukatın, hapis hakkını kullandığını şikâyetçiye bildirdiğinin kabul edilmesinin mümkün olmadığı,
Baro Disiplin Kurulu tarafından 11.12.2014 günlü duruşmada dinlenen tanık Avukat B.S. ’nın beyanında özetle; Şikâyetçinin kendisinin eski ev sahibi olduğunu, şikâyetli avukatın şikâyetçiye çok sayıda dosyada avukatlık hizmeti verdiğini bildiğini, toplam vekâlet ücretlerinin kendilerince asıl önemli görülen … 5. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2012/1291 Esas sayılı ortaklığın giderilmesi davasının sonucuna ötelendiğini, şikâyet konusu bedelin vekâlet ücreti olarak şikâyetli avukatta kalacağına dair taraflar arasındaki konuşmanın kendisinin huzurunda yapıldığını, diğer avukatlık ücretlerinin dava konusu olan …’ndeki yerin satışından sonra ödeneceğini, ama buranın satışı bir türlü gerçekleşmeyince kalan bedellerin başka bir daireyi satarak ödeneceğini yine kendisinin bulunduğu ortamda söylendiğini, ancak bu paraların ödenmemesi üzerine şikâyetli avukatın icra takibi başlattığını, şikayet konusu bedelin ayrı tutulduğunu ifade ettiği,
Şikâyetli avukatın … 15. Noterliği’nin 15.01.2014 günlü ve … yevmiye numaralı azilnamesi ile azledildiği,
Şikâyetli avukatın, şikâyetçinin takip ettiği davalara ilişkin ödemediğini iddia ettiği vekâlet ücretlerine ilişkin icra takipleri başlattığı, şikâyetçinin bu takiplere itiraz ettiği, şikâyetli avukat tarafından … 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2013/61, … 6. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2013/54, … 7. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2013/59 Esasında açılan itirazın iptali davalarına ilişkin kısmen kabul, kısmet red kararları verildiği, bu dosyalarda tanık Avukat B.S. ’nın da davacı sıfatı ile davada taraf olduğu, kararlarda kesinleşme şerhinin bulunmadığı,
Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü tarafından yapılan inceleme sonucunda 29.12.2014 tarihli “Olur” ile şikâyetli avukat hakkında kovuşturma izni verilmesinin gerekli görülmediği,
Şikâyetli avukatın disiplin sicil özetinde, ceza olmadığı anlaşılmaktadır.
Şikâyetçi D.İ.O.’ın 27.02.2015 evrak kayıt tarihli itiraz dilekçesinde özetle; Önceki iddialarını tekrarla, Baro Disiplin Kurulu kararının emsal TBB kararlarına ve Meslek Kurallarının 43. maddesine aykırı olduğunu belirterek itirazının kabulü ile şikâyetli avukatın disiplin cezası ile cezalandırılmasını talep ettiği görülmektedir.
Avukatlık Yasası’nın 34. maddesi, “Avukatlar, yüklendikleri görevleri bu görevin kutsallığına yakışır bir şekilde özen, doğruluk ve onur içinde yerine getirmek ve avukatlık unvanının gerektirdiği saygı ve güvene uygun biçimde davranmak ve TBB’ce belirlenen meslek kurallarına uymakla yükümlüdürler.”,
Avukatlık Yasasının 134. maddesi, “Avukatlık onuruna, düzen ve gerekleri ile meslek kurallarına uymayan eylem ve davranışlarda bulunanlarla, mesleki çalışmada görevlerini yapmayan veya görevinin gerektirdiği dürüstlüğe uygun şekilde davranmayanlar hakkında bu Kanunda yazılı disiplin cezaları uygulanır.”,
Avukatlık Yasası’nın 166. maddesi, “Avukat, müvekkili tarafından verilen veya onun namına aldığı malları, parayı ve diğer her türlü kıymetleri, avukatlık ücreti ve giderin ödenmesine kadar, kendi alacağı nispetinde elinde tutabilir.” hükmünü içermektedir.
T.B.B. Meslek Kuralları 3. maddesi, “Avukat, mesleki çalışmasını kamunun inancını ve mesleğe güvenini sağlayacak biçimde ve işine tam bir sadakatle yürütür.”,
T.B.B. Meslek Kuralları 4. maddesi, “Avukat, mesleğin itibarını zedeleyecek her türlü tutum ve davranıştan kaçınmak zorundadır. Avukat, özel yaşantısında da buna özenmekle yükümlüdür.”,
T.B.B. Meslek Kuralları 43. maddesi, “ Müvekkil adına alınan paralar ve başkaca değerler geciktirilmeksizin müvekkile duyurulur ve verilir. Müvekkil ile ilgili bir hesap var ise uygun sürede durum yazıyla bildirilir.”,
Türkiye Barolar Birliği Meslek Kurallarının 45. maddesi , “Avukat “hapis hakkı”nı alacağı ile orantılı olarak kullanabilir.” hükümlerini amirdir.
Şikâyetli avukatın … 3. İcra Müdürlüğü’nün 2011/12282 sayılı dosyası yatırdığı 8.300,00 Türk Lirası teminat bedelini 27.12.2012 tarihinde geri aldığı halde müvekkiline ödemediği, uhdesinde tuttuğu dosya kapsamı ile tartışmasızdır. Diğer işlerden de kaynaklanan ücret alacaklarına mahsubun hapis hakkını kullandığı dosya kapsamından ve şikâyetli avukatın beyanlarından anlaşılmaktadır.
Avukatlık Yasası 166 ve TBB Meslek Kuralları 45. madde gereği hapis hakkının kullanımı için hangi alacaktan ötürü ne kadar alacak için müvekkile yazılı ihtar gönderilmeli ve alacakla orantılı olarak hapis hakkı kullanılmalıdır.
Yargıtay … Hukuk Dairesi’nin 04.05.2009 günlü ve 13260/5950 sayılı karar gerekçesi de “Aynı şekilde hapis hakkını kullanan avukatın, müvekkilin nam ve hesabına tahsil ettiği alacakları geciktirmeksizin iş sahibine bildirmesi, hangi işten dolayı ve ne miktarda ücret ve masraf alacağı olduğunu açıklaması ve konu ile ilgili karşı tarafı bilgilendirdikten ve gerektiği durumlarda yapılacak hesaplaşmadan sonra, alacağı oranında hapis hakkını kullanması gereklidir. Esasen bu durum, avukatın müvekkiline hesap verme yükümlülüğünün de tabii bir sonucudur.” bunu gerektirmektedir.
Bu nedenlerle eylem Avukatlık Yasası 34, 134, 166 ve TBB Meslek Kuralları 3, 4, 43, 45. maddelere aykırı olmakla disiplin suçu olduğundan Baro Disiplin Kurulu’nca yapılan hukuksal değerlendirme isabetli bulunmamış ve itirazın kabulü ile disiplin cezası tayini gerekmiştir.
Sonuç olarak Şikâyetçi D.İ.O.’ın itirazının kabulü ile;
1-… Barosu Disiplin Kurulu’nun
“Disiplin Cezası Verilmesine Yer Olmadığına”
ilişkin 15.01.2015 gün ve 2013/117 Esas, 2015/6 Karar sayılı kararının
KALDIRILARAK,
Şikâyetli avukat M.K.U. ’un “
Uyarma Cezası İle Cezalandırılmasına”
,
2-Kurulumuz kararının tebliğini izleyen günden itibaren 60 gün içinde Ankara İdare Mahkemesi’nde dava yolu açık olmak üzere,
Katılanların oybirliği ile karar verildi.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe