Kaynak: Türkiye Barolar Birliği. Bu karar metni TBB tarafından yayımlanan kaynak metinden aktarılmıştır: barobirlik.org.tr/DisiplinKararlariDetay/807
Güncel metin için TBB’deki kaynak sayfa esas alınmalıdır. Bu karar idari niteliktedir; yargı kararı değildir ve mahkemeler açısından bağlayıcı içtihat oluşturmaz.
(Av. Yas 34, 46, 134 – TBB Mes. Kur 3, 4) [KARAR METNİ] İtirazın süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Şikâyetli avukat hakkında “şikâyetçinin, şikâyetli Avukata hukuksal sorununun çözümü için kendisine açmayı düşündüğü dava masrafı olarak 850,00TL verdiği halde davasının açılmadığını, durumun kendisine sorulmasında “siz göremiyorsunuz. Ben davayı açtım” cevabını aldığını, asılsız beyanla bir Avukata yakışmayacak tavır göstermesi nedeniyle şikâyetçi olduğu, mevcut dosya ve yapılan araştırma-inceleme sonucunda Avukatın yüklendiği görevleri ve bu görevin kutsallığına yakışır bir şekilde özen doğruluk ve onur içinde yerine getirmesi, meslek kurallarına uygun hareket etmesi yasal zorunluluğu karşısında “belirtilen işin takibi için dosya masrafının alındığı, bu iş için masraf tahsilâtı yapıldığı halde, müvekkilinin aksi yönde ispatlanmış bir talimatı da olmaksızın görevini yapmamak” şeklindeki şikâyetli avukat eyleminin, uyulması gerekli yasal yükümlülüklere ve meslek kurallarına aykırılık teşkil ettiği” iddiası ile başlatılan disiplin kovuşturması sonucunda eylem sabit görülerek disiplin cezası tayin edilmiştir.
Şikâyetli avukat 12.09.2014 tarihinde yapılan duruşmada sözlü olarak yaptığı savunmasında ve 23.08.2013 tarihli dilekçesinde özetle; şikâyet konusu beyanları kabul etmediğini, tanıdık aracılığıyla gelen şikâyetçinin çalıştığı işyerine karşı işçi alacaklarını almak üzere dava açmak için 850,00 TL yargılama gideri ve asliye hukuk davaları için asgari ücretin o günkü miktarı olan 1.320,00 TL talep ettiğini, ancak şikâyetçi sekreterinin imzaladığı belge ile sabit olduğu üzere sadece 850,00 TL yargılama giderinin verildiğini, avukatlık ücreti vermeyeceğini karşı taraftan tahsil ederek bu ücretin alınmasını söylediğinde işi kabul etmediğini, parayı tutanakla iade ettiğini, şikâyetçinin maddi olanakları kullanmak suretiyle iş gördürmeye çalıştığını, buna rıza göstermesinin meslek haysiyeti ve vakarı ile uyarlık göstermeyeceğini, iadenin şikâyetçinin iş mevsimi nedeniyle köyünde bahçesinde bulunması ve bizzat ilçeye inememesi dolayısıyla mümkün olmadığını, büroya birisini göndermesi üzerine paranın şikâyetçiye iletilmek üzere gönderdiği kişiye teslim edildiğini, şikâyetçinin vekâlet vermesiyle şikâyet tarihi arasında birçok kez şikâyetçiyle görüştüklerini, şikâyetçinin uhdelerinde kalmış menkul değeri, belge veya emanetinin bulunmadığını belirtmiştir.
İncelenen dosya kapsamından; 24.04.2013 tarihinde şikâyetçi tarafından verilen 850,00 TL’nin şikâyetli avukatın çalışanı Ö.K. tarafından teslim edildiği,
23.08.2013 tarihli teslim tesellüm belgesinde, “… İş Mahkemesi’nde dava açmak üzere kendisiyle anlaşılan ve 850,00 TL masraf alınan ve fakat vekâlet ücreti ödemeden davadan vazgeçmesi üzerine işinden çekildiğimiz müvekkil O.B.’nin uhdemizde kalan 850,00 TL’si müvekkilin tarafımıza yönlendirdiği A.Y.E. TCK No:xxxxxxxxxxx müvekkil O.B.’nin ulaştırılmak üzere teslim edilmiştir.” ifadelerinin yazılı olduğu, belgenin şikâyetli avukat ve teslim alan A.Y.E. tarafından imzalanmış olduğu, dosyada aynı içerikli iki adet belge olduğu, imzaların farklı olarak atıldığı,
Dosyada şikâyetçi tarafından şikâyetli avukata verilen vekâletname örneğinin bulunmadığı,
Disiplin sicil özetinde 2013/6 Esas, 2014/3 Karar sayılı kararla kınama cezası ile cezalandırıldığı kararın 12.03.2014 tarihinde kesinleştiği, 2014/1 Esas, 2014/12 karar sayılı kararla uyarma cezası ile cezalandırıldığı, kararın 15.08.2014 tarihinde kesinleştiği,
Şikâyetli avukat 26.02.2015 kayıt tarihli itirazında özetle; 850,00 TL’nin şikâyetçinin büroya gönderdiği A.Y.E.’ye teslim edildiğini, şikâyetçinin ileri sürdüğü haricen ödemeler de yapıldığına ilişkin iddianın soyut olduğunu, baro disiplin kurulunca soyut iddianın somut olarak kabul edilerek ceza tayin edildiğini, şikâyetçi tarafından tesellümü ikrar edilen meblağ ile tesellüm belgesi üzerindeki meblağın aynı ve imzaları aynı el ürünü olduğunu, baro disiplin kurulunca yapılan isnadın kriminal bir imza tahliline somut ya da bilimsel bir veriye dayanmadığını, bu durumun ancak bilimsel bir veri ile tespit olunabileceğini, tesellüm belgesindeki imza sahibi A.Y.E.’nin beyanının alınamadığını, vekâlet ücreti ödenmeksizin iş kabulüne zorlamanın bir avukat için angarya hükmünde olduğunu, suç unsuru herhangi bir eylemi bulunmadığını, ölçülülük, adalet ve objektiflik ilkelerinin göz ardı edildiğini, kararın bozulmasını talep ettiği görülmektedir.
Avukatlık Yasasının 34. maddesi, “ Avukatlar, yüklendikleri görevleri bu görevin kutsallığına yakışır bir şekilde özen, doğruluk ve onur içinde yerine getirmek ve avukatlık unvanının gerektirdiği saygı ve güvene uygun biçimde davranmak ve Türkiye Barolar Birliğince belirlenen meslek kurallarına uymakla yükümlüdürler ”
Avukatlık Yasası’nın 134. maddesi, “Avukatlık onuruna, düzen ve gelenekleri ile meslek kurallarına uymayan eylem ve davranışlarda bulunanlarla, mesleki çalışmada görevlerini yapmayan veya görevinin gerektirdiği dürüstlüğe uygun şekilde davranmayanlar hakkında bu kanunda yazılı disiplin cezaları uygulanır.”
Türkiye Barolar Birliği Meslek Kurallarının 3.maddesi, “Avukat mesleki çalışmasını ve kamunun inancını ve mesleğe güvenini sağlayacak biçimde ve işine tam bir sadakatle yürütür”
Türkiye Barolar Birliği Meslek Kurallarının 4. maddesi, “Avukat, mesleğin itibarını zedeleyecek her türlü tutum ve davranıştan kaçınmak zorundadır.”
Türkiye Barolar Birliği Meslek Kurallarının 42. maddesi “Avukat, işle ilgili giderleri karşılamak üzere, avans isteyebilir. Avansın işin gereğini çok aşmamasına, avanstan yapılan harcamaların müvekkile zaman zaman bildirilmesine ve işin sonunda avanstan kalan paranın müvekkile geri verilmesine dikkat edilir.” hükümlerini amirdir.
Şikâyetli avukatın sekreteri Ö.K. aracılığı ile 24.04.2013 tarihinde 850,00 TL yargı gideri aldığı Şikâyet tarihi olan 22.07.2013 tarihine kadar hiçbir işlem yapmadığı dosya kapsamın ve kabulü ile tartışmasıdır.
Avukatlar özen ve doğruluk kurallarına göre hareket etmek, kamunun inancını ve mesleğe güvenini sağlayacak biçimde sadakatle davranmak mesleğin itibarını sarsacak her türlü davranıştan kaçınmak zorundadır.
Bu nedenlerle eylemin Avukatlık Yasası 34, 134 ve TBB Meslek Kuralları 3, 4, 42. maddelere aykırı bulunduğuna ilişkin hukuksal değerlendirme yerinde ise de; Şikâyetli avukatın disiplin sicilindeki sadece kınama cezasının tekerrüre esas olduğu görülmekle incelenecek başkaca husus bulunmadığından, Şikâyetli avukat T.A.’nın itirazının kabulü ile altı ay süre ile işten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin kararın 214,00 TL para cezası ile cezalandırılması suretiyle kararın düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç olarak Şikâyetli avukat T.A.’nın itirazının kabulü ile;
1- … Barosu Disiplin Kurulunun “
Altı Ay Süreyle İşten Çıkarma Cezası Verilmesine
” ilişkin 12.12.2014 günlü, 2014/15 Esas, 2014/22 Karar sayılı kararının 214,00 TL para cezasına çevrilmek suretiyle kararın
Düzeltilerek Onanmasına
, Şikâyetli avukat T.A.’nin “
214,00 TL Para Cezası İle Cezalandırılmasına”,
2-Kurulumuz kararının tebliğini izleyen günden itibaren 60 gün içinde Ankara İdare Mahkemesi’nde dava yolu açık olmak üzere, Oybirliği ile karar verildi.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe