TBB Disiplin Kurulu Kararı – E. 2015/433 K. 2015/645

Kaynak: Türkiye Barolar Birliği. Bu karar metni TBB tarafından yayımlanan kaynak metinden aktarılmıştır: barobirlik.org.tr/DisiplinKararlariDetay/786

Güncel metin için TBB’deki kaynak sayfa esas alınmalıdır. Bu karar idari niteliktedir; yargı kararı değildir ve mahkemeler açısından bağlayıcı içtihat oluşturmaz.

İlgili AVK maddeleri: AVK Madde 34, AVK Madde 134, AVK Madde 163
[ÖZET] Şikâyetli avukatın 4650 sayılı Kamulaştırma Yasasının 31. maddenin (f) fıkrasında bildirilen yasağa uymayarak yoklukla malul sözleşme düzenlediği, bu sözleşmenin yasaya aykırı olmakla aynı zamanda suç olduğu, dosya kapsamı ve Şikâyetli avukat ve vekilinin tevilli kabulü ile tartışmasıdır.
(Av. Yas 34, 134, 163  Tbb Mes. Kur 3,4)

[KARAR METNİ] İtirazın süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Şikâyetli avukat hakkında Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 11.04.2011 günlü “Olur”u ile “Müşteki M.Y. ’un davalı olarak taraf olduğu …  Asliye 1. Hukuk Mahkemesi’nin 2005/461 esasına kayden görülen kamulaştırma bedelinin tespiti davasını takip etmek için vekilliğini üstlendiği şikâyetçi ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun “Yasak işler ve eylemler” kenar başlıklı 31. maddesinin (e) fıkrasında yer alan “Kamulaştırma bedelinin tamamının veya bir kısmının avukat veya dava vekili veya onlar adına hareket edenlere ait olacağının kararlaştırılması.” şeklindeki düzenlemeye aykırı olarak, bahse konu davanın kabulüne karar verilmesi veya davanın sulhen sona ermesi hâlinde, müvekkili müştekinin hak ettiği bedelin 6.000.000,00 Türk lirası veya bu miktarın altında olması durumunda bu bedelin % 6’sı oranında, hak edilecek bedelin 6.000.000,00 Türk Lirasını aşması hâlinde ise bu bedelin % 16’sı oranında ek vekâlet ücreti alacağına dair 19.09.2005 tarihli avukatlık ücret sözleşmesi düzenlediği” iddiasıyla başlatılan disiplin kovuşturması sonucunda eylem sabit görülerek disiplin cezası tayin edilmiştir.
Şikâyetli avukat ve vekili tarafından usulüne uygun tebligata rağmen savunma sunulmamıştır.
İncelenen dosya kapsamından; Şikâyetli avukatın disiplin kovuşturmasına konu eylemi nedeniyle …  10. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2014/152 Esas sayılı dosyası ile “Görevi Kötüye Kullanma” suçundan yapılan yargılama sonucunda Mahkeme’nin 02.10.2014 günlü ve 2014/327 Karar sayılı kararıyla 2011/340 Esas, 2013/443 Karar no.lu ilamın …  11. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 12.03.2014 tarihli ve 2014/197 Değişik İş no.lu kararı ile kaldırıldığı, iş bu kararın yeniden Mahkeme’ce değerlendirilip önceki kararın kaldırılması yönünden bağlayıcılığı karşısında dosya kapsamındaki delilerin yeniden değerlendirilmesi neticesinde; Sanığın eylemine uyan 4650 Sayılı yasanın 18. maddesi ile değişik 2942 sayılı yasanın 3 l/e maddesi delaletiyle, aynı yasanın 33. maddesi uyarınca 5252 sayılı yasanın 4-b-son maddesi ile yapılan artırımın aynı Yasanın 5/2 maddesi uyarınca yapılan düzenleme karşısında ve TCK’nın 62/1 maddesi uyarınca şikâyetli avukatın üzerine 10 ay hapis ve 375 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, CMK’nın 231.maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeden 05.11.2014 tarihinde kesinleşmiş olduğu,
Mahkeme’nin “Tarafların yapılan 19.09.2005 tarihli Avukat ücret sözleşmesinin arttırılan kamulaştırma bedeline ilişkin olup artırılan kamulaştırma bedelinin tamamının veya bir kısmının avukat veya dava vekâleti veya onların adına hareket edenlere ait olacağının kararlaştırılmasına ilişkin bir sözleşme olduğu, 08.08.2001 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 4650 sayılı Yasa ile 2942 sayılı Yasanın 31 ve 33 maddelerinin değiştirildiği, 31. maddesinin (c) fıkrasının suç olmaktan çıkarıldığı, (d) fıkrasının ise (c) fıkrası olarak maddenin değişik halinde de suç olarak düzenlendiği, 31. maddenin (f) fıkrasının ise geçerliliğini koruduğu sanığın bu şekildeki eyleminin 4650 sayılı yasa ile değişik 3 l/f fıkrasında belirtilen ve söz konusu yasanın 7. kısım 1. bölümünde geçen yasak işler ve eylemler kapsamında kaldığı, bu eylemlere ilişkin Yargıtay … C.D.’nin (04.10.2004) tarih ve (2003/9781 E. – 2004/10564 K. sayılı emsal teşkil eden bir kararının da mevcut olduğu 1942 sayılı yasanın 33. maddesi gereğince 31. maddesinin (f) fıkrasına aykırı hareketin cezai müeyyideyi gerektirdiği fiilin daha ağır bir ceza gerektiren bir suç teşkil etmediği halinde, bu madde gereğince uygulama yapılacağı ve 2942 sayılı yasanın özel yasa olup, TCK 257/1 maddesinin ise genel kanun niteliğinde olan TCK’nın olduğu ve özel yasanın öncelikli olarak uygulanması gerekeceği gözetilerek, bu şekilde sanığın vekâlet ilişkisine dayalı olarak, şikâyetçi ile yapmış oldukları (19.09.2005) tarihli sözleşme 2942 sayılı yasanın 3 l/f maddesine aykırı olarak yasak ve yapılmaması gereken eylemde bulunduğu ve bu şekilde atılı suçun işlendiği” gerekçesiyle anılan hükmün kurulduğu anlaşılmaktadır.
Şikâyetli avukat vekili 28.04.2015 kayıt tarihli itirazında özetle; Müvekkili tarafından M.Y. ’a açılan …  9 Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2006/99 Esas sayılı avukatlık ücreti alacak davasının, sözleşmenin yoklukla malul olduğu gerekçesiyle reddedildiğini, Yargıtay 13. Hukuk Dairesi tarafından onandığını ancak davacı avukatın sözleşmenin olmaması halinde maktu ücrete hak kazanacağı yönünde bozma gerekçesi bildirdiğini mahkemece buna uyulduğunu ve maktu ücreti hak ettiğine hükmedildiğini, durma kararı verilen ve kesinleşen …  9 Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2010/481 Esas sayılı dosyasına rağmen, Adalet Bakanlığınca verilen soruşturma ve kovuşturma izinleri üzerine düzenlenen …  1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2011/179 Esas sayılı iddianamesinin eksiklik ve talep nedeniyle …  9. Asliye Ceza Mahkemesi’ne gönderilmesi gerekirken …  10 Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2011/340 Esas sayılı yeni bir yargılamanın başlatıldığını, müvekkilinin aynı konu, aynı olay hakkında aynı anda iki hukuksuz yargılamaya maruz kaldığını, ceza yargılamasının Kamulaştırma Kanunu’nun 37. maddesinde yazılı görevli ve yetkili mahkemede yargılanmadığını, bu kanundan doğan anlaşmazlıkların adli yargıda ve gayrimenkulün bulunduğu yer mahkemelerinde çözümlenmesi gerektiğini, bu nedenle suçun da yargılanma yerinin …  Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, kınama cezasına konu edilmiş 19.09.2005 tarihli avukatlık ücret sözleşmesi ve başkaca hiçbir delil olmadan baro tarafından kınama cezası verildiğini, duruşma yapılmadığını, şikâyet eden hakimin dinlenilmediğini, özen yükümünün nasıl ihlal edildiğine ilişkin gerekçe bulunmadığını belirtip kararın bozulmasını talep ettiği görülmektedir.
Avukatlık Yasasının 34. maddesi, “Avukatlar, yüklendikleri görevleri bu görevin kutsallığına yakışır bir şekilde özen, doğruluk ve onur içinde yerine getirmek ve avukatlık unvanının gerektirdiği saygı ve güvene uygun biçimde davranmak ve Türkiye Barolar Birliğince belirlenen meslek kurallarına uymakla yükümlüdürler.”,
Avukatlık Yasası’nın 134. maddesi, “Avukatlık onuruna, düzen ve gelenekleri ile meslek kurallarına uymayan eylem ve davranışlarda bulunanlarla, mesleki çalışmada görevlerini yapmayan veya görevinin gerektirdiği dürüstlüğe uygun şekilde davranmayanlar hakkında bu kanunda yazılı disiplin cezaları uygulanır.”,
Türkiye Barolar Birliği Meslek Kurallarının 3. maddesi, “Avukat mesleki çalışmasını ve kamunun inancını ve mesleğe güvenini sağlayacak biçimde ve işine tam bir sadakatle yürütür.”,
Türkiye Barolar Birliği Meslek Kurallarının 4. maddesi, “Avukat, mesleğin itibarını zedeleyecek her türlü tutum ve davranıştan kaçınmak zorundadır.” hükümlerini amirdir.
Şikâyetli avukatın 4650 sayılı Kamulaştırma Yasasının 31. maddenin (f) fıkrasında bildirilen yasağa uymayarak yoklukla malul sözleşme düzenlediği, bu sözleşmenin yasaya aykırı olmakla aynı zamanda suç olduğu, dosya kapsamı ve Şikâyetli avukat ve vekilinin tevilli kabulü ile tartışmasıdır.
Avukatlar özen ve doğruluk kurallarına göre hareket etmek, kamunun inancını ve mesleğe güvenini sağlayacak biçimde sadakatle davranmak, Yasanın öngörmediği ücret sözleşmeleri yapmamak ve mesleğin itibarını sarsacak her türlü davranıştan kaçınmak zorundadır.
Baro Disiplin Kurulu’nun şikâyetli avukatın eyleminin disiplin suçu olduğuna ve Avukatlık Yasası’nın 34, 134 ve TBB Meslek Kuralları 3, 4. maddelerine aykırı bulunduğuna ilişkin hukuksal değerlendirme yerinde olmakla Şikâyetli avukat A.A. vekili Avukat R.Ş.Ö.’ün itirazının reddi ile kararın onanması gerekmiştir.
Şikâyetli avukat A.A. vekili Avukat R.Ş.Ö.’ün itirazının reddi ile;
1-…  Barosu Disiplin Kurulu’nun
“Kınama Cezası Verilmesine”
ilişkin 09.02.2015 günlü ve 2011/D. 790 Esas, 2015/49 Karar sayılı kararının
ONANMASINA,
2-Kurulumuz kararının tebliğini izleyen günden itibaren 60 gün içinde Ankara İdare Mahkemesi’nde dava yolu açık olmak üzere,
Katılanların oybirliği ile karar verildi.

  • İlk yayınlanma tarihi: 08 Ağustos 2015
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!