Kaynak: Türkiye Barolar Birliği. Bu karar metni TBB tarafından yayımlanan kaynak metinden aktarılmıştır: barobirlik.org.tr/DisiplinKararlariDetay/226
Güncel metin için TBB’deki kaynak sayfa esas alınmalıdır. Bu karar idari niteliktedir; yargı kararı değildir ve mahkemeler açısından bağlayıcı içtihat oluşturmaz.
*Avukatın gerekli özeni göstermemesi
*İtiraz süresi
(Av. K. m. 2, 34, 134; TBB Meslek Kuralları 3, 4) [KARAR METNİ] Şikayetli avukatlar hakkında, İstanbul 13.İcra Müdürlüğü’nün 2006/225 Esas sayılı dosyasında 09.02.2006 tarihinde borçlulardan B. Tekstli A.Ş. den haricen tahsil ettikleri 27.000.00 YTL.yi dosyaya beyan etmeksizin dosyadaki tüm alacak üzerinden 14.03.2006 tarihinde haciz yaptıkları, borçlu vekilinin beyanı üzerine tahsilâtın dosyasına bildirilerek harcının yatırıldığı, sonraki hacizlerde de fazla alacak talebi ile tahsilât yaptıkları, yetki belgesi ibraz etmeden takip işlemlerine devam ettikleri ve bu nedenle Avukatlık Yasasının 34, 134. maddelerine aykırı davrandıkları iddiasıyla açılan disiplin kovuşturması sonucunda Baro Disiplin Kurulunca tüm şikâyetlilerin eylemleri sabit görülerek disiplin cezası tayin edilmiştir.
Şikayetli avukatlar, dosyada fazla tahsilât yapılmadığını, haricen yapılan tahsilâtın dosyaya beyan edildiğini, yetki belgesi ibrazının usuli bir işlem olup her zaman tamamlanabileceğini ve nitekim takip dosyasına bilahare ibraz edildiğini bildirmiş, suçsuz oldukları savunmuşlardır.
İncelenen dosya kapsamından, 09.02.2006 tarihinde borçlulardan B. Tekstli A.Ş. den yapılan 27.000.00 YTL’lik tahsilatın dosyasına bildirilmeyerek asıl alacağın tamamı üzerinden 13.02.2006 tarihinde hacze gidildiği, 14.03.2006 tarihinde haricen yapılan tahsilâtın tahsilât tarihi bildirilmeyerek dosyaya beyan edildiği, 20.03.3006 tarihi itibarıyla borç toplamı 3.583.30.-YTL olmasına karşın 4.313.30.-YTL üzerinden haciz işlemlerine devam edildiği, 27.03.2006 tarihi itibarıyla da dosya borcu 527,81.-YTL olmasına karşın 818,00.-YTL tahsil edilerek 290,00.-YTL fazla para tahsil edildiği, Şikâyetli Avukatlardan M. Z. , Z. Ö. ve B. K. ‘ye ait yetki belgelerinin icra dosyasında olmadığı ancak haciz ve takip işlemlerinde fiilen yer aldıkları anlaşılmıştır.
Avukatlık Yasasının 34.maddesi, “Avukatlar, yüklendikleri görevleri bu görevin kutsallığına yakışır bir şekilde özen, doğruluk ve onur içinde yerine getirmek ve avukatlık unvanının gerektirdiği saygı ve güvene uygun biçimde davranmak ve Türkiye Barolar Birliğince belirlenen meslek kurallarına uymakla yükümlüdürler.”
Avukatlık Yasasının 2. maddesi “Avukatlığın amacı; hukuki münasebetlerin düzenlenmesini, her türlü hukuki mesele ve anlaşmazlıkların adalet ve hakkaniyete uygun olarak çözümlenmesini ve hukuk kurallarının tam olarak uygulanmasını her derecede yargı organları, hakemler, resmi ve özel kişi, kurul ve kurumlar nezdinde sağlamaktır. Avukat bu amaçla hukuki bilgi ve tecrübelerini adalet hizmetine ve kişilerin yararlanmasına tahsis eder.” hükümlerini amirdir.
Türkiye Barolar Birliği Meslek Kurallarının 3. maddesi, “Avukat, mesleki çalışmasını kamunun inancını ve mesleğe güvenini sağlayacak biçimde ve işine tam bir sadakatle yürütür. Madde 4 gereğince de “Avukat, mesleğinin itibarını zedeleyecek her türlü tutum ve davranıştan kaçınmak zorundadır.” hükmünü içermektedir.
Avukatın haricen tahsil ettiği parayı icra dosyasına gecikmeden bildirmesi esas olmakla birlikte, disiplin kovuşturması bakımından asıl sorun, tahsil edilen para dosyaya bildirilmediği için alacağın tahsil edilen kısmını da içerecek şekilde borçlu hakkında haciz işlemi yapılarak borçluya zarar verilmiş olmasıdır.
İcra dosyasına yapılan tahsilâtın şikâyetçi borçlu veya dava dosyasındaki diğer borçlu tarafından yapılmış olmasının bir önemi yoktur. Kim tarafından yapılırsa yapılsın avukat tarafından haricen yapılan tahsilât icra dosyasına gecikmeksizin beyan edilmeli ve bakiye borç kalmış ise o miktarı üzerinden hacze devam edilmelidir. Bu husus Avukatlık Yasasının 34. maddesindeki avukatın özen yükümlülüğü gereğidir. Mutlak surette herhangi bir zarar meydana gelmiş olması koşul olmayıp, zarar olsun olmasın, avukat mesleki çalışmasını kamunun inancını ve güvenini sağlayacak biçimde yapmakla yükümlüdür.
Şikâyetli avukatlardan B. K. Z. Ö. ve M. Z.’nin sigortalı avukat oldukları ibraz ettikleri belgelerden görülmekte ise de dosya kapsamına göre vekâletname veya yetki belgesinin takip dosyasına ibraz edilmediği görülmektedir. Her ne kadar usuli bir işlem olduğu savunulmakta ise de Avukat özelikle kendi sıfatı ve konumu hakkında hiçbir tartışmaya sebebiyet vermeyecek surette mesleğini icra zorundadır.
Bu nedenlerle, Baro Disiplin Kurulunca eylemin disiplin suçu oluşturduğuna ilişkin hukuksal değerlendirme ve tayin olunun disiplin cezalarında hukuka aykırılık görülmemiş ve kararın onanması gerekmiştir.
Sonuç olarak, 1- Şikayetli Avukatlardan Z. Ö.’ye Baro Disiplin Kurulu kararının 26.05.2008’de tebliğ edilmesine ve yasal itiraz süresi 25.06.2008 günü mesai saati sonuna kadar olmasına rağmen itiraz dilekçesi 27.06.2008 günü verildiğinden İTİRAZ DİLEKÇESİNİN SÜRE YÖNÜNDEN REDDİNE
2- Şikâyetli Avukatlar T.K., B. Ö., M. Z ve B. K.’nın itirazlarının reddine, İstanbul Barosu Disiplin Kurulunun şikâyetli avukatların ayrı ayrı kınama cezası ile cezalandırılmalarına ilişkin kararının ONANMASINA, oybirliği ile karar verildi.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe