TBB Disiplin Kurulu Kararı – E. 2024/852 K. 2024/879

Kaynak: Türkiye Barolar Birliği. Bu karar metni TBB tarafından yayımlanan kaynak metinden aktarılmıştır: barobirlik.org.tr/DisiplinKararlariDetay/1921

Güncel metin için TBB’deki kaynak sayfa esas alınmalıdır. Bu karar idari niteliktedir; yargı kararı değildir ve mahkemeler açısından bağlayıcı içtihat oluşturmaz.

[ÖZET] Şikayetçi tarafından şikayet dilekçesinin ekinde sunulan delillerin iddia olunan eylemin işlediğine yönelik ispat niteliği taşıyacak düzeyde olmadığı, nihayetinde şikâyetlinin isnat olunan eylemi işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delilin dosya kapsamında bulunmadığı anlaşılmaktadır.
(Av. Yas. m. 34, 46/1, 134, 171, 173/2TBB Mes. Kur. m. 3)

[KARAR METNİ] Şikâyetli avukat hakkında; “Şikâyetçinin alacaklısı olduğu icra dosyasında gayrimenkul satışı için gerekli işlemleri gerçekleştirmeyerek, haciz işleminin düşmesine ve birinci sıranın kaybedilmesine neden olduğu” iddiası bakımından başlatılan disiplin davasında, ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Şikâyetli avukat savunmasında özetle, şikâyetçinin 2 tane icra dosyasının olduğunu, şikâyete konu dosyanın sonradan kefil olan kişinin de ilave edilerek mükerreren açıldığını, tahsilde tekerrür olmama kaydı konulduğunu, ikinci dosyada kefilin taşınmaz hissesi ve arabası olduğunu, vergi dairesine borçları ve başkaca taraflarının önünde hacizler olup sadece araba üzerinde 9 tane haciz olduğunu, şikâyetçinin kefil için dosyalarına para kalacağından emin olamadığı için şikâyetçinin masraf yatırmadığını, ısrarla asıl borçlunun kızının Sapanca’da yol üzerinde işletmeye başladığı bir restoranın yerinin bulunarak orada haciz yapılmasını istediğini, “Masraf göndereyim” dediği işlemin bu olduğunu, dolayısıyla şikâyete konu dosyada yapılacak bir işlem kalmadığını, ancak şikâyetçi ile son görüşmeden sonra bu dosyanın da yenilendiğini, çalışanının ve kendisinin HTS kayıtları incelendiğinde olduk olmadık saatlerde, dakikalarca hatta saatlerce görüştüklerinin tespit edileceğini, bunun dahi açıklamalarını doğrular mahiyette olduğunu, 28 yılı geçen meslek hayatında ilk defa şikâyet edilmenin üzüntüsünü yaşadığını, şikâyet konusu olayda da herhangi bir hatası ya da eksiği olduğunu düşünmediğini beyan etmiştir.
İncelenen dosya kapsamından, Baro Yönetim Kurulu’nun 26.04.2023 günlü toplantısında, Avukatlık Kanunu’nun 34, 46/1, 134, 171, 173/2, Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 3. maddesi uyarınca şikâyetli hakkında disiplin kovuşturması açılmasına karar verildiği,
Baro Disiplin Kurulu’nca, “Disiplin kovuşturmasına konu olan takip dosyası incelendiğinde şikâyetçinin icra dosyalarının 21.10.2016 ve 15.02.2017 tarihlerinde açıldığı ve yapılan takip işlemlerinde icra borçlusunun başka dosya hacizleri olduğu dosya içeriğine göre objektif bir zararın bulunmadığı görülmüştür. Yine dosyada iş sahibinin ödemesi gereken icra masraflarını karşılandığına dair delil olmamasına rağmen şikâyetli avukatın icra işlemlerini yapmaya devam ettiği ve asgari özeni gösterdiği kanaati hasıl olmuştur. Tüm bu hususlar çerçevesinde şikâyetli avukat hakkında yapılan inceleme ve araştırma neticesinde yüklenen eylemlerin sabit olmaması nedeniyle iddia edilen eylemin herhangi bir disiplin suçu oluşturmadığı kanaatine varıldığından, şikâyetli avukat hakkında CEZA VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA karar verilmiştir.” gerekçesiyle karar verildiği,
Şikâyetlinin disiplin sicil özetinde ceza olmadığı,
Şikâyetçinin 27.08.2024 kayıt tarihli itiraz dilekçesinde özetle, dosya içerisinde bulunan mesaj kayıtlarından anlaşıldığı üzere şikâyetli avukatın çalışanın kendisine, satış için gerekli işlemlerin yapıldığını söylediğini, ancak satış için söylenenin aksine gerekenler yapılmadığı için haciz sırasını kaybettiğini, kendisinin ısrarlı soruları üzerine yeniden haciz konulduğunu ancak sırasının değiştiğini, kendisinden herhangi bir masraf talep edilmediğini, şikâyetlinin davranışıyla Avukatlık Kanunu’na aykırı hareket ettiğini belirterek mezkur karara itiraz ettiği,
Usulüne uygun tebligata rağmen itiraza cevap verilmediği görülmektedir.
Şikayetçinin itirazı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Disiplin yargılamasında, avukatların, bir suçtan cezalandırılmasına karar verilebilmesinin temel şartı, suçun hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak kesinlikte ispat edilebilmesidir.
Anayasa’nın 38.maddesinin 4. Fıkrasında “Suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar, kimse suçlu sayılamaz.” demek suretiyle, “şüpheden sanığın yararlanacağı” vurgulanmış, yine Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 2015/6-66 esas 2015/52 karar sayılı kararında da; “Amacı, somut olayda maddi gerçeğe ulaşarak adaleti sağlamak, suçu işlediği sabit olan faili cezalandırmak, kamu düzeninin bozulmasını önlemek ve bozulan kamu düzenini yeniden tesis etmek olan ceza muhakemesinin en önemli ve evrensel nitelikteki ilkelerinden biri de, öğreti ve uygulamada; ‘suçsuzluk’ ya da ‘masumiyet karinesi’ olarak adlandırılan kuralın bir uzantısı olan ve Latincede; ‘in dubio pro reo’ olarak ifade edilen ‘şüpheden sanık yararlanır’ ilkesidir. Bu ilkenin özü, ceza davasında sanığın mahkumiyetine karar verilebilmesi bakımından göz önünde bulundurulması gereken herhangi bir soruna ilişkin şüphenin, mutlaka sanık yararına değerlendirilmesidir. Oldukça geniş bir uygulama alanı bulunan bu kural, dava konusu suçun işlenip işlenmediği, işlenmişse sanık tarafından işlenip işlenmediği veya gerçekleştirilme biçimi konusunda bir şüphe belirmesi halinde de geçerlidir. Sanığın bir suçtan cezalandırılmasına karar verilebilmesinin temel şartı, suçun hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak kesinlikte ispat edilebilmesidir. Gerçekleşme şekli şüpheli veya tam olarak aydınlatılamamış olaylar ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak mahkûmiyet hükmü kurulamaz. Ceza mahkûmiyeti, herhangi bir ihtimale değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalı, bu ispat, hiçbir şüphe ya da başka türlü oluşa imkân vermemeli, toplanan delillerin bir kısmına dayanılıp, diğer kısmı göz ardı edilerek ulaşılan kanaate değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalıdır. Yüksek de olsa bir ihtimale dayanılarak sanığı cezalandırmak, ceza muhakemesinin en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan hüküm vermek anlamına gelecektir.” şeklinde açıklanmıştır.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, masumiyet karinesinin etkinliğinin sağlanması ölçütlerine yer verdiği 06.12.1988 tarihli Barberá, Messegué v. Jabardo–İspanya kararında ve 10.02.1995 tarihli Allenet de Ribemont- Fransa kararında da masumiyet karinesinin uygulama alanları açıklanmış ve masumiyet karinesinin gereği olarak sanığın şüpheden yararlanacağı vurgulanmıştır.
Şikayetçi tarafından şikayet dilekçesinin ekinde sunulan delillerin iddia olunan eylemin işlediğine yönelik ispat niteliği taşıyacak düzeyde olmadığı, nihayetinde şikâyetlinin isnat olunan eylemi işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delilin dosya kapsamında bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Bu nedenlerle, Baro Disiplin Kurulu kararı hukuken isabetli bulunmuş ve itirazın reddi ile kararın onanması gerekmiştir.
Gereği düşünüldü:
1-Şikâyetçinin itirazının reddine, … Barosu Disiplin Kurulu’nun
“Disiplin Cezası Verilmesine Yer Olmadığına”
ilişkin 01.12.2023 gün ve 2023/23 Esas, 2023/48 Karar sayılı kararının
ONANMASINA,
2-Kararın, Avukatlık Kanunu’nun 157/7.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı’na gönderilmesine,
3-Kurulumuz kararının tebliğini izleyen günden itibaren 60 gün içerisinde Ankara İdare Mahkemesinde dava yolu açık olmak üzere,
Oybirliği ile karar verildi.

  • İlk yayınlanma tarihi: 23 Kasım 2024
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!