Kaynak: Türkiye Barolar Birliği. Bu karar metni TBB tarafından yayımlanan kaynak metinden aktarılmıştır: barobirlik.org.tr/DisiplinKararlariDetay/1884
Güncel metin için TBB’deki kaynak sayfa esas alınmalıdır. Bu karar idari niteliktedir; yargı kararı değildir ve mahkemeler açısından bağlayıcı içtihat oluşturmaz.
(Av. Yas. m. 34, 48, 134 ) [KARAR METNİ] Şikâyetli avukat hakkında; “Dolandırıcılık suçundan … Cumhuriyet Başsavcılığının 2022/111908 sayılı dosyası üzerinden hakkında soruşturma yürütülen A.A.’ye, hukuki yardım talebinde bulunanları kendisine yönlendirerek aralarında vekâlet ilişkisi kurulmasını sağlaması karşılığında maddi menfaat temin etmek suretiyle çıkar karşılığı iş getirmek üzere aracı kullanmayı yasaklayan 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 48. maddesine muhalefet ettiği” iddiası bakımından başlatılan disiplin davasında, eylem sabit görülerek ceza tesis edilmiştir.
Şikâyetli vekili sözlü ve yazılı savunmasında özetle, müvekkilinin şikâyetçi ile aynı binada komşusu olduğunu, A.A. vesilesi tanıştığını, 2.500.TL avukatlık ücreti konusunda şikâyetçi ile şikâyetlinin anlaştığını, Avukatlık Ücretinin A.A. tarafından F.S.’ye yapıldığını ve hizmet makbuzu düzenlendiğini, icra dosyasına yapılan itirazdan sonra Avukat F.S.’nin şikâyetçiyi dava ile ilgili bilgilendirdiğini, A.A.’nın 1.250 TL aldığına dair beyandan başka delil olmadığını, “iş getirmek üzere aracı kullanmak” iddiasının tamamen asılsız olduğunu, savcılık tarafından kovuşturma izni verilmediğini beyan etmiştir.
İncelenen dosya kapsamından, Baro Yönetim Kurulu’nun 21.03.2023 günlü toplantısında, Avukatlık Kanunu’nun 34, 48 ve 134.maddesi uyarınca şikâyetli hakkında disiplin kovuşturması açılmasına karar verildiği,
Disiplin yargılamasına konu eylem nedeniyle Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 14.08.2023 günlü “Olur”u ile şikâyetli avukat hakkında kovuşturma izni verilmediği,
Talep gibi incelemenin duruşmalı yapıldığı, Baro Disiplin Kurulu’nca, “… 2. icra Müdürlüğü’nün 2022/2847 sayılı dosyasının incelenmesinden Alacaklının 2022/2847.Esas sayılı dosyasının incelenmesinde Alacaklının vekilinin Avukat F.S. olduğu takip tarihinin 02.03.2022 olduğu İcra dosyasında bulunan 23.02.2022 tarihli … 38. Noterliğinin 02530 yevmiye nolu onaysız vekaletname örneğinden şikâyetçinin Avukat F.S.’ye vekaletname verdiği anlaşılmaktadır. Ayrıca icra Müdürlüğü’nün 15.06.2022 tarihli karar tensip tutanağından alacaklı Mehmet Mimaroğlu vekilinin vekillikten çekildiği anlaşılmaktadır. Dosya içerisinde bulunan WhatsApp yazışmalarından şikâyetçi ve şikâyetlinin beyanlarından şikâyetli avukatın icra takibi başlatmadan önce şikâyetçi ile görüşmediği A.A. isimli ortak tanıdıkları vasıtasıyla işi aldığı icra takibi başlattığı itirazın iptali aşamasında taraflar arasında sorun yaşandığı bu sorunun Avukatın şikâyetçi ile görüşmeden ve süreç ile ilgili aydınlatma ve bilgilendirme yükümlülüğünü yerine getirmediğinden kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Şikâyetli tarafından dinlenmesi talep edilen tanık beyanında ‘itirazın iptali aşamasında bir kafede buluşulup itirazın iptali ile ilgili şikâyetçiye bilgi verildiği’ hususunu doğrulasa da işi kabul eden Avukatın yapması gereken işin en başında iş sahibi ile Avukatlık Kanunu’nun 51. Maddesine uygun bir görüşme yapmak ve Avukatlık Kanunun 53. Maddesine uygun bir tutanak düzenlemektir.
Ancak şikâyetli işin en başında şikâyetçi ile usulüne uygun bir görüşme yaptığını kanıtlayamadığı gibi şikâyetçinin sunduğu WhatsApp görüşmelerinden ofis adresinin şikâyetçiye 08.06.2022 tarihinde verildiği ve daha önce bir yüz yüze görüşmenin dahi gerçekleştirilmediği anlaşılmaktadır.
Her ne kadar şikâyetçi hakkında Adalet Bakanlığı tarafından kovuşturma yapılmasının gerekli olmadığı yönünde karar verilmiş olsa da bu karar ceza soruşturmasından bağımsız olarak, yargılamaya konu eylem konusunda disiplin kovuşturması yapılmasına ve Disiplin kovuşturmasına konu eylemin maddi delillerle sabit olması halinde, yapılacak kovuşturma sonucunda disiplin cezası verilmesine engel teşkil etmemektedir.
Bu bağlamda kurulumuzca yapılan değerlendirmede Avukatlık Kanunun 48. maddesinin ihlali sonunca ulaşmak için dosyadaki delillerin yeterli olmadığı kanaatine ulaşılmış değerlendirme aşağıdaki kanun hükümleri ve meslek kuralları çerçevesinde yapılmıştır… Yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri bağlamında yapılan değerlendirmede şikâyetli Avukatın iş sahibi ile bizzat görüşmeden işi kabul etmiş olması ve işin en başında gerekli aydınlatma yükümlülüğünü yerine getirmemesi suretiyle disipline konu tartışmalı iş ve işlemelerin içinde yer almasının mesleğin itibarını zedeleyecek nitelikte olduğu değerlendirilmiştir.” gerekçesiyle karar verildiği,
Şikâyetlinin disiplin sicil özetinde ceza olmadığı,
Şikâyetli vekili 08.05.2024 tarihli itiraz dilekçesinde özetle, Baro Disiplin Kurulunca eksik inceleme ile karar tesis edildiğini, gerekçenin mesnetsiz olduğunu, müvekkiline çıkarmış olduğu vekaletnamedeki adres ile konuşmalardaki adresin farklı olduğunu, Baro kayıtlarından ve vergi dairesi kayıtlarından anlaşılacağı üzere müvekkilinin o süreçte adres değiştirdiğini, yani şikâyetçinin, “ilk defa konuştuk, ilk defa adres verdi” şeklindeki disiplin kurulunu yanıltmaya yönelik beyanlarının aslında müvekkilinin adres değişikliği yapmasından kaynaklandığını, salt adres paylaşılan WhatsApp sohbet sayfasına bakılarak müvekkilinin şikâyetçiyle ilk defa bir araya geldiğine kanaat getirilip aydınlatma yükümlülüğünü yerine getirmediğinden bahisle ilgili maddelerden cezalandırılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin şikâyetçi ile icra takibi açılmadan önce de bir araya geldiğini ve üzerine düşen tüm sorumluluğu yerine getirerek şikâyetçiye dosya kapsamında tüm riskleri anlattığını, şikâyetçi tarafından ileri sürülen iddiaların hiçbirinin gerçeği yansıtmadığını belirterek mezkur kararın kaldırılmasını talep ettiği,
Şikâyetçinin 06.06.2024 kayıt tarihli itiraz ve itiraza cevap dilekçesinde özetle, şikâyetli avukatın icra dosyasına konu olan dolandırıcılık dosyasını incelemediğini, icra dosyası açıldıktan yaklaşık 3 ay sonra dolandırıcılık olayı ile ilgili bilgi istediğini, 08.06.2024 günü ise ilk defa adresini verdiğinin açık olduğunu, bu tarihten önce şikâyetlinin kendisine ulaşmadığını çünkü en başından beri aracı olarak kullandığı başka bir hukuk bürosunda çalışan A.A. ile görüşme yaptığını, ondan bilgi aldığını, ona para gönderimi yaptığını, dava masrafı ya da diğer sorularını A.A.’ye sorup bilgi aldığını, A.A.’nın para karşılığı şikâyetli avukata iş götürdüğünün açık olduğunu belirterek şikâyetli hakkında yalnızca kınama cezası verilmesinin hakkaniyete uygun olmadığını beyan ettiği,
Usulüne uygun tebligata rağmen itiraza cevap verilmediği görülmektedir.
Şikâyetli avukatın ve şikayetçinin itirazı ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Avukatın kendisine iş sağlaması ile ilgili hükümlerin, bir kamu hizmeti olan avukatlık mesleğine iş temini konusunda, meslektaşlar arasında haksız rekabetin yaratılması, mesleğin ticarileşmesi ve avukatın iş sahipleri karşısında bağımsızlığını kaybetme tehlikesine karşı korumak için getirilen düzenlemelerden olduğu açıktır. Avukat iş peşinde koşmaz, iş onun peşinden koşar.
Dosya kapsamından; şikâyetli avukatın, dava dışı A.A.’ya ücret ve çıkar karşılığında iş getirmeye aracı olarak kullanmak suretiyle 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 48. maddesi hükmüne aykırı davrandığı anlaşılmaktadır.
Avukatlık Kanunu’nun 34. maddesi, “Avukatlar, yüklendikleri görevleri bu görevin kutsallığına yakışır bir şekilde özen, doğruluk ve onur içinde yerine getirmek ve avukatlık unvanının gerektirdiği saygı ve güvene uygun biçimde davranmak ve Türkiye Barolar Birliğince belirlenen meslek kurallarına uymakla yükümlüdürler.”,
Avukatlık Kanunu’nun 134. maddesi, “Avukatlık onuruna, düzen ve gelenekleri ile meslek kurallarına uymayan eylem ve davranışlarda bulunanlarla, mesleki çalışmada görevlerini yapmayan veya görevinin gerektirdiği dürüstlüğe uygun şekilde davranmayanlar hakkında bu kanunda yazılı disiplin cezaları uygulanır.”,
Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 3. maddesi, “Avukat mesleki çalışmasını ve kamunun inancını ve mesleğe güvenini sağlayacak biçimde ve işine tam bir sadakatle yürütür.”,
Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 4. maddesi, “Avukat, mesleğin itibarını zedeleyecek her türlü tutum ve davranıştan kaçınmak zorundadır.” hükümleri gereğince,
Şikâyetli avukatın eylemiyle mesleğine karşı gerekli özeni göstermediği ve eylemin yukarıdaki hükümlere aykırılık teşkil ettiği anlaşıldığından, eylem, disiplin suçunu oluşturmaktadır.
Açıklanan nedenlerle, mesleğinde özenli davranmayan şikâyetlinin eylemi, Avukatlık Kanunu’nun 136/1.maddesi gereğince, “davranışında kusurlu sayıldığının kendisine bildirilmesine” şeklinde Kanununda vücut bulan kınama cezasını gerektirdiğinden ve şikâyetlinin disiplin sicil özetinde ceza olmadığı görüldüğünden, itirazların reddi ile usul ve yasaya uygun olarak verilen Baro Disiplin Kurulu kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Gereği düşünüldü:
1-Şikâyetli avukatın ve şikâyetçinin itirazının reddine, … Barosu Disiplin Kurulu’nun Şikâyetlinin
“Kınama Cezası ile Cezalandırılmasına”
ilişkin 08.03.2024 gün ve 2023/66 Esas, 2024/68 Karar sayılı kararının
ONANMASINA,
2- Kurulumuz kararının tebliğini izleyen günden itibaren 60 gün içinde Ankara İdare Mahkemesinde dava yolu açık olmak üzere,
Oybirliğiyle karar verildi.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe