TBB Disiplin Kurulu Kararı – E. 2024/482 K. 2024/505

Kaynak: Türkiye Barolar Birliği. Bu karar metni TBB tarafından yayımlanan kaynak metinden aktarılmıştır: barobirlik.org.tr/DisiplinKararlariDetay/1873

Güncel metin için TBB’deki kaynak sayfa esas alınmalıdır. Bu karar idari niteliktedir; yargı kararı değildir ve mahkemeler açısından bağlayıcı içtihat oluşturmaz.

İlgili AVK maddeleri: AVK Madde 34, AVK Madde 55, AVK Madde 134
[ÖZET] Somut olayda, dosya içerisinde yer alan internet çıktılarından anlaşıldığı üzere, şikâyetli avukatın, birden fazla ve farklı olaylarda gazetelere demeç verdiği ve basın açıklaması yaptığı, bu yolla kendisine iş sağlamaya çalıştığı, reklam ve rekabet yasağına aykırı davrandığı anlaşılmıştır.
(Av. Yas. m. 34, 55, 134,  TBB Mes. Kur. m. 3,4 )

[KARAR METNİ] Şikâyetli avukat hakkında; “Muhtelif tarihlerde gerek sosyal medya ortamında gerekse yazılı ve görsel yayın yoluyla haksız rekabete neden olacak demeçler verdiği” iddiası bakımından başlatılan disiplin davasında, eylem sabit görülerek ceza tesis edilmiştir.
Şikâyetli avukat soruşturma ve kovuşturma aşamasında savunma vermemiştir.
İncelenen dosya kapsamından, Baro Yönetim Kurulu’nun 03.01.2024 günlü toplantısında, şikâyetli hakkında disiplin kovuşturması açılmasına karar verildiği,
İncelemeye konu eyleme ilişkin internet çıktılarının dosya içerisinde olduğu,
Baro Disiplin Kurulu’nca, “Dosya kapsamına bakıldığında, şikâyetli avukatın gerek basın yayın organları gerekse kişisel açıklamalarında özellikle kooperatifler hukuku alanında yaptığı açıklamalar vatandaşı hukuken bilgilendirme amacından ziyade bir kitleyi yönlendirme durumu oluşturduğu, özellikle arama motorlarında … yazıldığında bu konuda çok fazla haber çıktığı, özellikle kendini tanıtırken ‘kooperatif kitabı yazarı’ ibaresinin de şehrimizdeki sayısı binlerle ifade edilen en yoğun dava alanından birinde dikkat çekmeye çalıştığı, bilimsel kitap yada yazıların disiplin açısından bir engeli olmasa da bunları kullanarak çeşitli basın organlarında demeç verdiği ve böylece de dolaylı olarak reklam yasağı hükümlerini dolandığı, şikâyetçi avukatın şikâyet dilekçesinde de bahsettiği üzere ve internet mecrasındaki muhtemel müvekkil yada vatandaşların hukuki sürecindeki durumlarında gelinen neticede avukatlık mesleği aleyhine birçok yorum yapılmasına neden olduğu, söz konusu bu paylaşımların zincirleme şekilde özellikle belli başlı sayısı binlerle ifade edilen çok üyesi olan kooperatiflerin kesin hesap maliyeti, geçici hesap maliyeti, üye aidatları kararları, iflas, konkordato gibi açıklama yaptığı dönemlerde yapması, bu açıklamaları kısa süreli aralıklarla tekrarlaması yine takipçi sayısı çok fazla olan basın yayın organlarında bunları yayınlaması, bu yayınlarında binlerce kişi tarafından görüntülenmesi yine yayınlarda ‘son gün’ ibaresi geçirerek de kooperatif mağdurlarını yönlendirmesi yine bu konu dışındaki halkta dikkat uyandıracak bazı dava ve haberleri halkın öğrenme ve bilinçlenme amaçla kendini ön plana çıkararak kişisel sayfası dahil çeşitli yerlerde yayınladığı ve yayınlattırdığı, yine kooperatif konusunda kazandığını iddia ettiği davalarını basın toplantısı düzenleyerek ve halkın da belli bir kısmını toplantıya çağırarak duyurduğunu, bu toplantının avukat müvekkil özel ilişkisi yahut kamu yararı kapsamında bilgilendirme olmadığı muhtemel amacın davanın duyurulması yoluyla müvekkil toplama çabasından ibaret olduğu, kaldı ki haberlere yapılan yorumlarda da bunların görüldüğü, yine bir kooperatif üyelerinin bir kısmını toplayarak eylem adı altında dikkat çekme hareketi oluşturduğu bunların toplantısının kendisinde katılarak çeşitli açıklamalar yaptığı, avukatlık mesleğinde ve bunu düzenleyen kurallarda bu durumun ihlal edilmiş olduğu açıktır. Tüm dosya kapsamında ve herkes tarafından bilinen ve bilinmesi mümkün olan kolayca ulaşılabilecek internet kaynaklarında dosyada yapılan soruşturmada verilecek karara dair fazlasıyla delil bulunduğu hususu da nazara alınarak şikâyetli avukatın Avukatlık Kanunu Meslek Kuralları ve Türkiye Barolar Birliği Reklam Yasağı Yönetmeliğine aykırı hareket ettiği kanaatine varılmıştır. Şikâyetli avukatın dosya kapsamındaki ve bahsedilen internet arama geçmişindeki defaten eylemleri ile Meslek Kuralları 8. Maddede düzenlenen ‘Avukat kendine iş sağlama niteliğindeki her davranıştan çekinir.’ Şeklindeki meslek kuralını ve Avukatlık Kanunu 134. Maddeyi ihlal ettiği kanaatine varılmıştır. Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 8. maddesi ile Avukatlık Kanunu’nun 134. Maddesine aykırı hareket etmesi sebebi ile şikâyetli Avukatın Avukatlık Kanunu 135/1. Maddesi gereğince, UYARI CEZASI ile cezalandırılmasına, mesleğin icrasında daha dikkatli davranması gerektiğini kendisine bildirilmesine karar verilmiştir.” gerekçesiyle karar verildiği,
Şikâyetlinin disiplin sicil özetinde ceza olmadığı,
Şikâyetli avukatın 11.06.2024 kayıt tarihli itiraz dilekçesinde özetle, söz konusu uyarı cezasının kabulünün mümkün olmadığını, hakkında daha önce de aynı sebeplerden şikâyetlerde bulunulduğunu, … Barosu tarafından aynı olaya ilişkin birden fazla ceza tayin edilme yoluna gidildiğini, kaldı ki kime karşı kendini kooperatif kitabı yazarı olarak tanıttığına ilişkin somut bir delilin olmadığını, herhangi bir eylemi ile kendisine iş ve menfaat sağlamaya asla çalışmadığını, herhangi bir davayı kazandığına ya da kaybettiğine ilişkin bir basım açıklamasının olmadığını, başka meslektaşları ile birlikte ilinde faaliyet gösteren kooperatiflerin mağdur ettiği insanların yaptığı basın açıklamasında bulunduğunu, söz konusu bu toplantıda kendisinden başka avukat meslektaşların da bulunduğunu, orada olma amacının herhangi bir menfaat sağlamak değil, müvekkillerinin sesini duyurduğu ortamda bulunarak onlara destek olmak olduğunu, ayrıca zaten belirli bir müvekkil portföyü bulunduğunu, reklama ihtiyacı olmadığını, ayrıca tarafına hangi gerekçe ile ceza verildiği ve bu gerekçeye hangi somut delil ile varıldığının yeterince açıklanmadığını belirterek eksik inceleme ile verilen kararın kaldırılmasını talep ettiği,
Usulüne uygun tebligata rağmen itiraza cevap verilmediği görülmektedir.
Avukatlık, kolektif bir itibar mesleğidir. Bu itibardan yararlanmak her avukatın hakkı olduğu gibi, bu itibarı korumak ve lekelenmesine izin vermemek de her avukatın yükümlülüğüdür.
Genel olarak reklam kamunun tümünün veya bir kesiminin ilgisini çekerek yarar sağlamak amacıyla herhangi bir yoldan yapılacak tanıtma faaliyeti olarak ifade edilebilir. Bu sebeple reklam, serbest rekabet kavramı ve kuralları içerisinde yer alır. Oysa avukatlar rakip değil, yargının kurucu unsuru olarak görev alan adaletin yardımcısıdırlar.
Avukatlar da her birey gibi toplumu ilgilendiren olaylar ve hukuksal konularda görüş ve düşüncelerini kamuoyuna yansıtabilirler. Bu onların en temel doğal insan hakkıdır. Toplumunda gereksinimi vardır. Ancak Yasalara ve Meslek Kurallarına uygun davranmak da avukatın görevidir. Kaldı ki her Avukat, Internet dahil, teknolojinin ve bilimin olanak tanıdığı her tür ortamda avukatlık mesleğinin onur ve kurallarına, avukatlık unvanının gerektirdiği saygı ve güvene, Türkiye Barolar Birliği tarafından belirlenen “Meslek Kuralları”na aykırı olmayacak şekilde kendisini ifade etme ve bilgi edinme hakkına sahiptir.
Türkiye Barolar Birliği Meslek Kurallarının ve Türkiye Barolar Birliği Reklam Yasağı Yönetmeliği hükümlerinin, bir kamu hizmeti olan avukatlık mesleğini, iş temini konusunda meslektaşlar arasında haksız rekabetin önlenmesi, mesleğin ticarileştirilmesi ve avukatın iş sahipleri karşısında bağımsızlığını kaybetme tehlikelerine karşı korumak için getirilen kurallar olduğu tartışmasızdır.
Somut olayda, dosya içerisinde yer alan internet çıktılarından anlaşıldığı üzere, şikâyetli avukatın, birden fazla ve farklı olaylarda gazetelere demeç verdiği ve basın açıklaması yaptığı, bu yolla kendisine iş sağlamaya çalıştığı, reklam ve rekabet yasağına aykırı davrandığı anlaşılmıştır.
Bu durumda, Baro Disiplin Kurulu tarafından şikâyetli avukatın reklam yasağına aykırı eylemi nedeniyle disiplin cezası tayini hukuken isabetli olmakla itirazın reddi ile kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Gereği düşünüldü:
1-Şikâyetli avukatın itirazının reddine, … Barosu Disiplin Kurulu’nun Şikâyetlinin
“Uyarma Cezası ile Cezalandırılmasına”
ilişkin 27.03.2024 gün ve 2024/6 Esas, 2024/17 Karar sayılı kararının
ONANMASINA,
2-Kurulumuz kararının tebliğini izleyen günden itibaren 60 gün içerisinde Ankara İdare Mahkemesinde dava yolu açık olmak üzere,
Oybirliği ile karar verildi.

  • İlk yayınlanma tarihi: 19 Temmuz 2024
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!