TBB Disiplin Kurulu Kararı – E. 2024/291 K. 2024/313

Kaynak: Türkiye Barolar Birliği. Bu karar metni TBB tarafından yayımlanan kaynak metinden aktarılmıştır: barobirlik.org.tr/DisiplinKararlariDetay/1813

Güncel metin için TBB’deki kaynak sayfa esas alınmalıdır. Bu karar idari niteliktedir; yargı kararı değildir ve mahkemeler açısından bağlayıcı içtihat oluşturmaz.

İlgili AVK maddeleri: AVK Madde 34, AVK Madde 134, AVK Madde 136
[ÖZET] Ancak; her ne kadar, Baro Disiplin Kurulunca, Kurulumuzun 09.08.2023 günlü kararı emsal gösterilerek şikâyetli avukatın süreli işten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verilmişse de emsal gösterilen Kurulumuz kararı ile işbu somut dosya arasında eylem bakımından hukuki benzerlik bulunmadığı, Kurulumuzun 09.08.2023 günlü kararına dayanak olan eylemin, Avukatlık Kanunu’nun 5/1-a maddesinde yer alan, “Zincirlemeli Olarak Hizmet Sebebiyle Güveni Kötüye Kullanmak” suçunu teşkil ettiği, oysa şikâyetlinin eyleminin, “Avukatlığa Kabulde Engeller” başlığı altında yer almadığı gözetildiğinde, Baro Disiplin Kurulunca emsal gösterilen gerekçe yerinde görülmemiştir.
(Av. Yas. m. 34, 134, 136,  TBB Mes. Kur. m. 3,4 )

[KARAR METNİ] Şikâyetli avukat hakkında; “Şikâyetçinin komşusu aleyhine meni müdahale davası açmak üzere şikâyetçi ile anlaştıkları ve şikâyetçi tarafından kendisine vekalet ücreti olarak 6.000 TL gönderildiği halde, bahse konu davayı açmadığı gibi şikâyetçinin dava açmaktan vazgeçmesi üzerine talep ettiği vekalet ücretini de iade etmediği” iddiasıyla başlatılan disiplin kovuşturmasında, eylem sabit görülerek ceza tayin edilmiştir.
Şikâyetli avukat soruşturma ve kovuşturma aşamasında savunma vermemiştir.
İncelenen dosya kapsamından, Baro Yönetim Kurulu’nun 29.06.2022 günlü toplantısında, Avukatlık Kanunu’nun 34, Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 3 ve 4. maddesi uyarınca şikâyetli hakkında disiplin kovuşturması açılmasına karar verildiği,
Baro Disiplin Kurulunca, … Barosu Disiplin Kurulu’na yazılan talimat neticesinde, şikayetçi tanığının ifadesinin alındığı,
Baro Disiplin Kurulu’nca, “Somut olayda şikâyetli avukatın, şikâyetçinin dosyaya sunmuş olduğu mesajlaşma kayıtları ve banka dekontları, azilname, ihtarname ve … Barosu Disiplin Kurulu 2022/137543 Disiplin Talimat dosyasından alınan ifadeler incelenmiş ve neticesinde, şikâyetliye men’i müdahele davası açılması için şikâyetliye vekaletname verilerek 6000-TL de vekalet ücreti gönderildiği, ancak aradan 1 yıl geçmesine rağmen davanın açılmadığı, aradan uzunca bir süre geçmiş olması nedeniyle şikâyetçinin dava açmaktan da vazgeçtiğini, ödediği bedeli iade edilmesini istediğini bildirdiği ve şikâyetli avukatın bunu kabul ettiği ancak bedeli iade etmediği ,bunun üzerine 17.08.2021 tarihinde şikâyetli avukatın azledildiği, 08.10.2021 tarihinde ücretini iade etmesi için ihtarname gönderildiği ve fakat buna rağmen halen ödemenin iade edilmediği anlaşılmıştır… Yukarıda anlatılan oluş kapsamında şikâyetlinin eylemi Kurul’ca sabit görülmüştür. Malum olduğu üzere, Avukatlık Kanunu 15 8/1.maddesine göre, Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulu ve Barolar Disiplin Kurulları, gösterilen delilleri, soruşturma ve duruşmadan edinecekleri kanıya göre serbestçe takdir ederler. Bu kurullar, disiplin cezalarının verilmesinde, avukatlık onur ve itibarını korumak, meslekin adalet amaç ve gereklerine ve mesleki düzen, gelenek ve adetlere uygun olarak yerine getirilmesini sağlamak ilkesini göz önünde tutarlar. Bu kapsamda, şikâyetli hakkında ceza tayin edilirken, Avukatlık Kanunu 158/1.maddesindeki ilkelerin yanı sıra, şikâyetlinin şikâyetçiye yönelik eylemi, şikâyetçinin uğradığı zarar, şikâyetlinin şikâyetçiye yönelik eyleminin sürekliliği ve şikâyetlinin sicil durumunun yanı sıra Kurulumuz önündeki dosyaları ve dosyaların mahiyeti de göz önünde bulundurulmuştur. Hali hazırda şikâyetlinin Kurulumuz nezdinde devam eden başkaca derdest dosyası bulunmaktadır ve dosya kapsamlarındaki şikâyetler benzer mahiyettedir. Şikâyetlinin, işbu disiplin kovuşturmasına konu davranışları alışkanlık haline getirdiği yolunda oluşan kanaatin yanı sıra, Kurulumuzun başka bir dosyasında, dosyanın -sicil geçmişinde disiplin cezası olmayan- şikâyetlisi hakkında, zararı da gidermiş olması gözetilerek ceza mahkemesince verilen HAGB kararı kapsamında uyarı cezası verilmesine dair kararın Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulu’nun 2023/585 esas, 681 sayılı kararı ile eylemin niteliği ve ağırlığı, Mahkemece verilen ceza ve Avukatlık Kanunu 158/1.maddesinde öngörülen ilkeler nazara alınarak 3 ay süre ile işten çıkarma cezası verilmek suretiyle düzeltilerek onanmasına rağmen, karara Adalet Bakanlığı tarafından cezanın az olduğuna dair itiraz üzerine Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulu’nca itiraz yerinde görülüp 04.11.2023 tarih 2023/824 esas, 920 sayılı karar ile şikâyetlinin 1 yıl süreyle işten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş olmasına dair emsal karar gözetilerek, şikâyetlinin 3 ay süreyle işten çıkarma cezası ile cezalandırılması cihetine gidilmiştir.” gerekçesiyle karar verildiği,
Şikâyetlinin disiplin sicil özetinde azilname tarihi (17.08.2021) itibariyle, tekerrüre esas 01.12.2020 kesinleşme tarihli uyarma cezasının olduğu,
Şikâyetli avukatın 20.03.2024 kayıt tarihli itiraz dilekçesinde özetle, somut olaya ilişkin yapılmış işlem olmamasına rağmen bir şikâyetçinin beyanlarına inanılarak tarafının ifade ve beyanları alınmadan bu cezanın verilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, ayrıca yasaklanmaya konu hakkında açılmış bir davanın da bulunmadığını, şikâyetçinin maddi zararı olmadığını, şikâyet konusu olayda hiçbir şekilde mesleki kusuru, hatası ya da ihmali bulunmadığını, savunma hakkının kısıtlandığını, yazılı ve sözlü savunması alınmadan eksik inceleme ile karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını talep ettiği,
Usulüne uygun tebligata rağmen itiraza cevap verilmediği görülmektedir.
Şikâyetli avukatın itirazı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Yargılamanın üç sacayağından biri olan ve bağımsız savunmayı temsil eden avukatlar görevlerini, bu görevin kutsallığına yakışır bir şekilde özen, doğruluk ve onur içinde yerine getirmek ve avukatlık unvanının gerektirdiği saygı ve güvene uygun biçimde davranmak davranmakla yükümlüdür.
Avukatlık “doğruluk karinesi” nden yararlanan mesleklerdendir. Avukatların, kolektif inanca ters düşecek, bu inancı sarsacak davranışlardan dikkat ve özenle kaçınmaları gerekmektedir. Avukatlık dürüstlük mesleğidir. Güvenli, açık ve temiz ilişki içinde bulunmayı gerektirir.
Dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelerden, şikâyetli avukatın vekalet ücretini tahsil etmesine rağmen işin gereğini yerine getirmediği gibi, aldığı ücreti de iade etmediği anlaşılmaktadır. Bu haliyle şikâyetli avukat, doğruluk ve dürüstlük karinesine aykırı olacak şekilde hareket ederek, mesleğin itibarını zedelemiştir.
Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 3. maddesi, “Avukat mesleki çalışmasını ve kamunun inancını ve mesleğe güvenini sağlayacak biçimde ve işine tam bir sadakatle yürütür.”,
Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 4. maddesi, “Avukat, mesleğin itibarını zedeleyecek her türlü tutum ve davranıştan kaçınmak zorundadır.” hükümlerini amirdir.
Şikâyetli avukatın bu eylemi aynı zamanda, Avukatlık Kanunu’nun 34.maddesinin, “Avukatlar, yüklendikleri görevleri bu görevin kutsallığına yakışır bir şekilde özen, doğruluk ve onur içinde yerine getirmek ve avukatlık unvanının gerektirdiği saygı ve güvene uygun biçimde davranmak ve Türkiye Barolar Birliğince belirlenen meslek kurallarına uymakla yükümlüdürler.” hükmünde yer alan özen yükümlülüğüne aykırılık teşkil etmektedir.
Ancak; her ne kadar, Baro Disiplin Kurulunca, Kurulumuzun 09.08.2023 günlü kararı emsal gösterilerek şikâyetli avukatın süreli işten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verilmişse de emsal gösterilen Kurulumuz kararı ile işbu somut dosya arasında eylem bakımından hukuki benzerlik bulunmadığı, Kurulumuzun 09.08.2023 günlü kararına dayanak olan eylemin, Avukatlık Kanunu’nun 5/1-a maddesinde yer alan, “Zincirlemeli Olarak Hizmet Sebebiyle Güveni Kötüye Kullanmak” suçunu teşkil ettiği, oysa şikâyetlinin eyleminin, “Avukatlığa Kabulde Engeller” başlığı altında yer almadığı gözetildiğinde, Baro Disiplin Kurulunca emsal gösterilen gerekçe yerinde görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, mesleğinde özenli davranmayan şikâyetlinin eylemi, Avukatlık Kanunu’nun 136/1.maddesi gereğince, “davranışında kusurlu sayıldığının kendisine bildirilmesine” şeklinde Kanununda vücut bulan kınama cezasını gerektirdiğinden ve şikâyetlinin disiplin sicil özetinde tekerrüre esas uyarma cezasının bulunduğu anlaşıldığından, şikâyetli avukatın itirazının kısmen kabulü ile kararın düzeltilerek onanmasına, şikâyetli avukatın kınama cezası ile cezalandırılmasına karar vermek gerekmiştir.
Gereği düşünüldü:
1-Şikâyetli avukatın itirazının kısmen kabulüne, … Barosu Disiplin Kurulu’nun
“3 Ay Süre ile İşten Çıkarma Cezası ile Cezalandırılmasına”
ilişkin 11.12.2023 gün ve 2022/35 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararının kınama cezasına çevrilmek suretiyle
DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
şikâyetli avukatın
KINAMA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
2-Kurulumuz kararının tebliğini izleyen günden itibaren 60 gün içinde Ankara İdare Mahkemesinde dava yolu açık olmak üzere,
Oybirliğiyle karar verildi.

  • İlk yayınlanma tarihi: 26 Nisan 2024
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!