TBB Disiplin Kurulu Kararı – E. 2024/338 K. 2024/361

Kaynak: Türkiye Barolar Birliği. Bu karar metni TBB tarafından yayımlanan kaynak metinden aktarılmıştır: barobirlik.org.tr/DisiplinKararlariDetay/1812

Güncel metin için TBB’deki kaynak sayfa esas alınmalıdır. Bu karar idari niteliktedir; yargı kararı değildir ve mahkemeler açısından bağlayıcı içtihat oluşturmaz.

İlgili AVK maddeleri: AVK Madde 43, AVK Madde 166
[ÖZET] Şikâyetli avukat, müvekkili adına tahsil ettiği parayı, şikâyetçi müvekkiline vermeyerek uhdesinde tutmuştur.
(Av. Yas. m. 43, 166)

[KARAR METNİ] Şikâyetli avukat hakkında; “Şikâyetçi vekili sıfatıyla takip ettiği, … Sulh Hukuk Mahkemesi Satış Memurluğunun 2022/20 satış sayılı dosyası kapsamında, tarafına 89.304,01 TL ödendiği halde, bahse konu meblağı şikâyetçiye vermeyerek uhdesinde tuttuğu” iddiası bakımından başlatılan disiplin davasında, eylem sabit görülerek ceza tesis edilmiştir.
Şikâyetli avukat soruşturma ve kovuşturma aşamasında savunma vermemiştir.
İncelenen dosya kapsamından, Baro Yönetim Kurulu’nun 25.01.2023 günlü toplantısında, şikâyetli hakkında disiplin kovuşturması açılmasına karar verildiği,
Şikâyetçinin, 22.03.2023 kayıt tarihli dilekçesi ile gördüğü lüzum üzerine şikâyetinden vazgeçtiğini bildirdiği,
Baro Disiplin Kurulu’nca, “Disiplin Kurulumuzca yapılan kovuşturmada dosyada mevcut … Sulh Hukuk Mahkemesi Satış Memurluğunun … Vakıflar Bankası Şube Müdürlüğüne yazdığı 20.07.2022 tarih 2022/20 Satış sayılı hak sahiplerinin payına düşen satış paralarını gösterir liste incelendiğinde, şikâyetçi payına 89.304,01 TL düştüğü görülmüştür.
Dosyada mevcut Vakıflar Bankası 21.07.2022 tarihli dekonttan … Sulh Hukuk Mahkemesi Satış Memurluğunca yatırılan 89.304,01 TL’nin şikâyetli avukatın talimatı üzerine şikayetçiye ait pay olduğu şerh düşülerek şikâyetli avukatın hesabına gönderildiği görülmüştür.
Şikâyetçinin … Baro Başkanlığına verdiği 21.03.2023 tarihli dilekçesi ile şikâyetli avukat hakkındaki şikâyetinden gördüğü lüzum üzerine vazgeçtiği bildirdiği görülmüştür.
… Cumhuriyet Başsavcılığının … Barosu Başkanlığına yazdığı 21.03.2023 tarih 2023/381 sayılı yazıyla müşteki F.G.’nin, şikâyetli hakkındaki şikâyeti ile ilgili olarak Cumhuriyet Başsavcılığı kayıtlarının tetkikinde herhangi bir dosya tespit edilemediği bildirilmiştir.
Dosyada mevcut bilgi ve belgeler karşısında şikâyetli avukatın satış dosyasından müştekinin payına düşen bedeli verdiği talimatla 21.07.2022 tarihinde kendi hesabına yatırılmasını sağladığı müştekinin durumu öğrenince 04.08.2022 tarihinde şikâyetçi olduğu, aradan 8 aya yakın bir süre bu parayı uhdesinde tuttuğu dosya Disiplin Kurulu’na intikal ettirilip kendisine savunma yazısı tebliğ edildikten sonra müştekinin şikâyetinden vazgeçtiği dikkate alınarak şikâyetli avukatın davranışının Avukatlık Yasası ve Meslek Kurallarına aykırı olduğu, bu nedenle cezalandırılması gerektiği kanaatine varılmıştır.” gerekçesiyle karar verildiği,
Şikâyetlinin disiplin sicil özetinde tekerrüre esas ceza olmadığı,
Şikâyetli avukatın 15.03.2024 kayıt tarihli itiraz dilekçesinde özetle, Şikâyete konu olay hakkında yeterli ve detaylı bir inceleme yapılmadığını, somut bir delil olmadan, varsayıma dayalı olarak hüküm tesis edildiğini, bu hususların, disiplin dosyasının incelenmesi ile açığa çıkacağını belirterek mezkûr karara itiraz ettiği,
Usulüne uygun tebligata rağmen itiraza cevap verilmediği görülmektedir.
Şikâyetli avukat, müvekkili adına tahsil ettiği parayı, şikâyetçi müvekkiline vermeyerek uhdesinde tutmuştur.
Şikâyetli avukat, Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 43.maddesinin, “Müvekkil adına alınan paralar ve başkaca değerler geciktirilmeksizin müvekkile duyurulur ve verilir. Müvekkille ilgili bir hesap varsa, uygun sürelerde durum yazıyla bildirilir.” hükmü gereğince, müvekkiline derhal bilgi vermeli ve ödeme yapmalıdır.
Avukatlık, kolektif bir itibar mesleğidir. Bu itibardan yararlanmak her avukatın hakkı olduğu gibi, bu itibarı korumak ve lekelenmesine izin vermemek de her avukatın yükümlülüğüdür.
Yargı kararlarında da işaret edildiği gibi; hapis hakkı, belli başlı usullere dayanılarak kullanılabilir. “Hemen belirtmek gerekir ki, Avukatlık Kanunu’nun 166. maddesinde tanımlanan hapis hakkı, sadece vekâlet ücreti alacakları ve yapılan giderler oranında kullanılabilir. Avukatın, müvekkili nam ve hesabına tahsil etmiş olduğu alacak ve değerlerden, ücret ve masraf alacağından fazla bir miktarını “hapis hakkı” adı altında elinde tutması, bu hakkın yasaya konuluş amacına aykırı olduğu gibi, avukatlık meslek kurallarına da aykırıdır. Aynı şekilde hapis hakkını kullanan avukatın, müvekkilin nam ve hesabına tahsil ettiği alacakları geciktirmeksizin iş sahibine bildirmesi, hangi işten dolayı ve ne miktarda ücret ve masraf alacağı olduğunu açıklaması ve konu ile ilgili karşı tarafı bilgilendirdikten ve gerektiği durumlarda yapılacak hesaplaşmadan sonra, alacağı oranında hapis hakkını kullanması gereklidir. Esasen bu durum, avukatın müvekkiline hesap verme yükümlülüğünün de tabii bir sonucudur. Nitekim Avukatlık Kanunu’nun 34. maddesinde, ‘Avukatlar, yüklendikleri görevleri, bu görevin kutsallığına yakışır bir şekilde özen, doğruluk ve onur içinde yerine getirmek ve avukatlık ünvanlının gerektirdiği saygı ve güvene uygun biçimde davranmak ve Türkiye Barolar Birliğince belirlenen meslek kurallarına uymakla yükümlüdürler.’ hükmü, Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 43. maddesinde de, ‘Müvekkil adına alınan paralar ve başkaca değerler geciktirilmeksizin müvekkile duyurulur ve verilir.’ hükmü bulunmaktadır.” (Yargıtay 13.Hukuk Dairesi 24.05.2017 gün, 2015/19231 esas, 2017/6255 karar)
Şikâyetli avukatın bu eylemi aynı zamanda, Avukatlık Kanunu’nun 34.maddesinin, “Avukatlar, yüklendikleri görevleri bu görevin kutsallığına yakışır bir şekilde özen, doğruluk ve onur içinde yerine getirmek ve avukatlık unvanının gerektirdiği saygı ve güvene uygun biçimde davranmak ve Türkiye Barolar Birliğince belirlenen meslek kurallarına uymakla yükümlüdürler.” hükmünde yer alan özen yükümlülüğüne aykırılık teşkil etmektedir.
Şikâyetli avukatın mesleğine karşı gerekli özeni göstermediği anlaşıldığından, eylem, disiplin suçunu oluşturmaktadır.
Açıklanan nedenlerle, mesleğinde özenli davranmayan şikâyetlinin eylemi, Avukatlık Kanunu’nun 136/1.maddesi gereğince, “davranışında kusurlu sayıldığının kendisine bildirilmesine” şeklinde Kanununda vücut bulan kınama cezasını gerektirdiğinden, itirazların reddi ile usul ve yasaya uygun olarak verilen kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Gereği düşünüldü:
1-Şikâyetli avukatın itirazının reddine, … Barosu Disiplin Kurulu’nun Şikâyetlinin
“Kınama Cezası ile Cezalandırılmasına”
ilişkin 11.10.2023 gün ve 2023/03 Esas, 2023/17 Karar sayılı kararının
ONANMASINA,
2- Kurulumuz kararının tebliğini izleyen günden itibaren 60 gün içinde Ankara İdare Mahkemesinde dava yolu açık olmak üzere,
Oybirliğiyle karar verildi.

  • İlk yayınlanma tarihi: 16 Mayıs 2024
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!