TBB Disiplin Kurulu Kararı – E. 2024/270 K. 2024/293

Kaynak: Türkiye Barolar Birliği. Bu karar metni TBB tarafından yayımlanan kaynak metinden aktarılmıştır: barobirlik.org.tr/DisiplinKararlariDetay/1809

Güncel metin için TBB’deki kaynak sayfa esas alınmalıdır. Bu karar idari niteliktedir; yargı kararı değildir ve mahkemeler açısından bağlayıcı içtihat oluşturmaz.

İlgili AVK maddeleri: AVK Madde 34, AVK Madde 134, AVK Madde 166
[ÖZET] Dosya kapsamı ve şikâyetli avukatın beyanları ile Avukatlık Kanunu’nun 166. maddesi kapsamında, şikâyetli avukat, hapis hakkını yerleşik içtihatlara uygun usul ve esaslar çerçevesinde kullandığını ispat edememiştir.
(Av. Yas. m. 34, 134, 166 TBB Mes. Kur. m. 3,4 )

[KARAR METNİ] Şikâyetli avukat hakkında; “Şikâyetçi vekili olarak takip ettiği iş ve işlemlerde tahsil edilen bedelleri şikâyetçiye bildirmeyerek uhdesinde tuttuğu” iddiasıyla başlatılan disiplin kovuşturmasında, eylem sabit görülerek ceza tayin edilmiştir.
Şikâyetli avukat savunmasında özetle, şikâyetçi …Vakfı’nın bir avukat olarak kendisinden istediği yasal haklarını savunma ve koruma görevini tam ve eksiksiz olarak yerine getirdiğini, şikâyetçiyi herhangi bir anlamda mağduriyete uğratmadığını, şikâyete konu borçlu N.K.ile ilgili açtığı iki kira alacağı ve iki tahliye dosyası olmak üzere toplam 4 adet icra dosyasının bulunduğunu, ilk tahsilatın avukatlık ücretinden mahsup edilmesi gerektiği yönündeki yaygın uygulama ve müvekkil ile anlaşması gereğince borçludan yapılan tahsilatı vekalet ücretine mahsup ettiğini, yine şikâyete konu … 3.Asliye Hukuk Mahkemesi 2015/674 esas, 2018/18 karar sayılı ilam gereğince karşı vekalet ücreti alacağının bulunduğunu ve karşı taraftan tahsil edilen parayı karşı vekalet ücreti alacağına mahsup ettiğini, geriye konu miktarın ise dikkatinden kaçtığını, müvekkili zarara uğratmak amacıyla yapılmadığını, şikâyete konu … 1. İcra Dairesinin 2017/480 esas sayılı dosyasındaki tahsilatın bir kısmını vekalet ücretine mahsup ettiğini, kalan kısmı ise dosya bakiyesinin küçük olması nedeniyle vakfa yönelik diğer dosyalarında kullanılmak üzere üzerinde bıraktığını ve suçlamaları kabul etmediğini beyan etmiştir.
İncelenen dosya kapsamından, Baro Yönetim Kurulu’nun 02.02.2022 günlü toplantısında, Avukatlık Kanunu’nun 34, 134, Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 3, 4, 43 ve 45. maddesi uyarınca şikâyetli hakkında disiplin kovuşturması açılmasına karar verildiği,
Baro Disiplin Kurulu’nca, “Dosya kapsamının ve şikâyetçi iddialarının değerlendirilmesi sonucunda, şikâyetçinin vekili olarak takip ettiği iş ve işlemlerde tahsil edilen bedelleri şikâyetçiye bildirmeyerek uhdesinde tuttuğu; bu kapsamda, … 1. İcra Dairesinin 2107/480 esas sayılı dosyasını haricen tahsil ettiği halde tahsil ettiği bedeli şikâyetçiye ödemediği, … 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/674 esas, 2018/18 karar sayılı dosyasında hükmedilen bedel icraya konmadan şikâyetliye ödendiği halde şikâyetçiye ödemesi gereken bedeli kendisinden talep edildiği halde ödemediği; … İcra Müdürlüğünün 2018/28650 esas sayılı dosyası ile açılan icra takibinde dosya borçlusu dosyaya 10.000,00TL ödeme yapıp kalanı taksitle ödemeyi taahhüt ettiği halde tahsil ettiği bedeli şikâyetçiye bildirmediği gibi ödeme de yapmadığı, bu kapsamda şikâyetlinin azledildiği şeklindeki iddiaların sabit olduğu sonucuna varılmıştır. Şikâyetçi dilekçesinde tanık göstermiş ise de tanığa yapılan tebligatın bilâ tebliğ iade edilmesi, tanığın beyanının alınması için … Barosu Disiplin Kurulu’na talimat yazılması ve fakat 2 kez çıkartılan tebligata rağmen tanığın davete icabet etmemesi nedeniyle talimatın bilâ ikmal iade edilmesi karşısında, gerek kovuşturmanın sonuçlandırılması için belirlenen yasal süreç gerek de Avukatlık Kanunu 147.maddesi gözetilerek tanıkların dinlenmesi için tekrar işlem yapılması cihetine gidilmemiştir.
Şikâyetli defaatle mazeret göndermiş ve mazeretleri kabul edilerek disiplin kovuşturması ertelenmiş, karar duruşmasına iştirak etmeyen ve mazeret de sunmayan şikâyetli hakkında yokluğunda karar verilmiştir.
Malum olduğu üzere, Avukatlık Kanunu 158/1.maddesine göre, Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulu ve barolar disiplin kurulları, gösterilen delilleri, soruşturma ve duruşmadan edinecekleri kanıya göre serbestçe takdir ederler. Bu kurullar, disiplin cezalarının verilmesinde, avukatlık onur ve itibarını korumak, meslekin adalet amaç ve gereklerine ve mesleki düzen, gelenek ve adetlere uygun olarak yerine getirilmesini sağlamak ilkesini göz önünde tutarlar.
Bu kapsamda, şikâyetli hakkında ceza tayin edilirken, Avukatlık Kanunu 158/1.maddesindeki ilkelerin yanı sıra, şikâyetlinin şikâyetçiye yönelik eylemi, şikâyetçinin uğradığı zarar, şikâyetlinin şikâyetçiye yönelik eyleminin sürekliliği ve şikâyetlinin sicil durumunun yanı sıra Kurulumuz önündeki dosyaları ve dosyaların mahiyeti de göz önünde bulundurulmuştur. Hali hazırda şikâyetlinin Kurulumuz nezdinde devam eden başkaca derdest dosyası bulunmaktadır ve dosya kapsamlarındaki şikâyetler benzer mahiyettedir. Şikâyetlinin, işbu disiplin kovuşturmasına konu davranışları alışkanlık haline getirdiği yolunda oluşan kanaatin yanı sıra, Kurulumuzun başka bir dosyasında, dosyanın -sicil geçmişinde disiplin cezası olmayan- şikâyetlisi hakkında, zararı da gidermiş olması gözetilerek ceza mahkemesince verilen HAGB kararı kapsamında uyarı cezası verilmesine dair kararın Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulu’nun 2023/585 esas, 681 sayılı kararı ile eylemin niteliği ve ağırlığı, Mahkemece verilen ceza ve Avukatlık Kanunu 158/1.maddesinde öngörülen ilkeler nazara alınarak 3 ay süre ile işten çıkarma cezası verilmek suretiyle düzeltilerek onanmasına rağmen, karara Adalet Bakanlığı tarafından cezanın az olduğuna dair itiraz üzerine Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulu’nca itiraz yerinde görülüp 04.11.2023 tarih 2023/824 esas, 920 sayılı karar ile şikâyetlinin 1 yıl süreyle işten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş olmasına dair emsal karar gözetilerek, şikâyetlinin 3 ay süreyle işten çıkarma cezası ile cezalandırılması cihetine gidilmiştir.” gerekçesiyle karar verildiği,
Şikâyetlinin disiplin sicil özetinde azilname tarihi (24.04.2019) itibariyle, tekerrüre esas ceza olmadığı,
Şikâyetli avukatın 13.03.2024 kayıt tarihli itiraz dilekçesinde özetle, önceki savunmasını aynen tekrarla, ceza mahiyetinde devam eden yargılamalarında hakkında kesinleşmiş bir karar ve hüküm bulunmadığını, masumiyet karinesi gereğince iddiaların aleyhine yorumlanmaması gerektiğini, şikâyet konusu olayda hiçbir şekilde mesleki kusuru, hatası ya da ihmali bulunmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep ettiği,
Usulüne uygun tebligata rağmen itiraza cevap verilmediği görülmektedir.
Şikâyetli avukatın itirazı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Avukatlık Kanunu’nun 34. maddesinde, “Avukatlar, yüklendikleri görevleri, bu görevin kutsallığına yakışır bir şekilde özen, doğruluk ve onur içinde yerine getirmek ve avukatlık unvanının gerektirdiği saygı ve güvene uygun biçimde davranmak ve Türkiye Barolar Birliğince belirlenen meslek kurallarına uymakla yükümlüdürler.”
Avukatlık Kanunu’nun 134. maddesinde, “Avukatlık onuruna, düzen ve gelenekleri ile meslek kurallarına uymayan eylem ve davranışlarda bulunanlarla, meslekî çalışmada görevlerini yapmayan veya görevinin gerektirdiği dürüstlüğe uygun şekilde davranmayanlar hakkında bu Kanunda yazılı disiplin cezaları uygulanır.” denmektedir.
Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 3. maddesinde, “Avukat, mesleki çalışmasını kamunun inancını ve mesleğe güvenini sağlayacak biçimde ve işine tam bir sadakatle yürütür.”
Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 4.maddesinde, “Avukat, mesleğin itibarını zedeleyecek her türlü tutum ve davranıştan kaçınmak zorundadır. Avukat, özel yaşantısında da buna özenmekle yükümlüdür”
Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 43.maddesinde de “Müvekkil adına alınan paralar ve başkaca değerler geciktirilmeksizin müvekkile duyurulur ve verilir. Müvekkille ilgili bir hesap varsa, uygun sürelerde durum yazıyla bildirilir.” denmektedir.
Avukatlık, kolektif bir itibar mesleğidir. Bu itibardan yararlanmak her avukatın hakkı olduğu gibi, bu itibarı korumak ve lekelenmesine izin vermemek de her avukatın yükümlülüğüdür.
Yargı kararlarında da işaret edildiği gibi; hapis hakkı, belli başlı usullere dayanılarak kullanılabilir. “Hemen belirtmek gerekir ki, Avukatlık Kanunu’nun 166. maddesinde tanımlanan hapis hakkı, sadece vekâlet ücreti alacakları ve yapılan giderler oranında kullanılabilir. Avukatın, müvekkili nam ve hesabına tahsil etmiş olduğu alacak ve değerlerden, ücret ve masraf alacağından fazla bir miktarını “hapis hakkı” adı altında elinde tutması, bu hakkın yasaya konuluş amacına aykırı olduğu gibi, avukatlık meslek kurallarına da aykırıdır. Aynı şekilde hapis hakkını kullanan avukatın, müvekkilin nam ve hesabına tahsil ettiği alacakları geciktirmeksizin iş sahibine bildirmesi, hangi işten dolayı ve ne miktarda ücret ve masraf alacağı olduğunu açıklaması ve konu ile ilgili karşı tarafı bilgilendirdikten ve gerektiği durumlarda yapılacak hesaplaşmadan sonra, alacağı oranında hapis hakkını kullanması gereklidir. Esasen bu durum, avukatın müvekkiline hesap verme yükümlülüğünün de tabii bir sonucudur. Nitekim Avukatlık Kanunu’nun 34. maddesinde, ‘Avukatlar, yüklendikleri görevleri, bu görevin kutsallığına yakışır bir şekilde özen, doğruluk ve onur içinde yerine getirmek ve avukatlık ünvanlının gerektirdiği saygı ve güvene uygun biçimde davranmak ve Türkiye Barolar Birliğince belirlenen meslek kurallarına uymakla yükümlüdürler.’ hükmü, Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 43. maddesinde de, ‘Müvekkil adına alınan paralar ve başkaca değerler geciktirilmeksizin müvekkile duyurulur ve verilir.’ hükmü bulunmaktadır.” (Yargıtay 13.Hukuk Dairesi 24.05.2017 gün, 2015/19231 esas, 2017/6255 karar)
Dosya kapsamı ve şikâyetli avukatın beyanları ile Avukatlık Kanunu’nun 166. maddesi kapsamında, şikâyetli avukat, hapis hakkını yerleşik içtihatlara uygun usul ve esaslar çerçevesinde kullandığını ispat edememiştir.
Açıklanan nedenlerle, mesleğinde özenli davranmayan şikâyetlinin eylemi, Avukatlık Kanunu’nun 136/1.maddesi gereğince, “davranışında kusurlu sayıldığının kendisine bildirilmesine” şeklinde Kanununda vücut bulan kınama cezasını gerektirmektedir.
Şikâyetli avukat hakkında görülmüş bir ceza davasının ve şikâyetlinin disiplin sicil özetinde tekerrüre esas cezasının da bulunmadığı değerlendirildiğinde, şikâyetli avukatın itirazının kısmen kabulü ile kararın düzeltilerek onanmasına, kınama cezası ile cezalandırılmasına karar vermek gerekmiştir.
Gereği düşünüldü:
1-Şikâyetli avukatın itirazının kısmen kabulüne, … Barosu Disiplin Kurulu’nun
“3 Ay Süre ile İşten Çıkarma Cezası ile Cezalandırılmasına”
ilişkin 15.01.2024 gün ve 2022/7 Esas, 2024/3 Karar sayılı kararının kınama cezasına çevrilmek suretiyle
DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
şikâyetli avukatın
KINAMA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
2-Kurulumuz kararının tebliğini izleyen günden itibaren 60 gün içinde Ankara İdare Mahkemesinde dava yolu açık olmak üzere,
Oybirliğiyle karar verildi.

  • İlk yayınlanma tarihi: 26 Nisan 2024
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!