Kaynak: Türkiye Barolar Birliği. Bu karar metni TBB tarafından yayımlanan kaynak metinden aktarılmıştır: barobirlik.org.tr/DisiplinKararlariDetay/1764
Güncel metin için TBB’deki kaynak sayfa esas alınmalıdır. Bu karar idari niteliktedir; yargı kararı değildir ve mahkemeler açısından bağlayıcı içtihat oluşturmaz.
(Av. Yas. m. 55, 136/2, TBB Mes. Kur. m. 7, 8 ) [KARAR METNİ] Şikâyetli avukat hakkında; “Eşi tarafından öldürülen Y.U. ile ilgili olarak 19.02.2022 tarihinde … Odalar Birliği önünde basın açıklaması yaparak, Reklam Yasağına aykırı davrandığı” iddiası bakımından başlatılan disiplin davasında, ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Şikâyetli avukat savunmasında özetle, öldürülen kişinin yakınlarının avukatı olduğunu hem kadına şiddete dikkate çekmek hem de maktul hakkındaki yanlış bilgilerin düzeltilmesi amacıyla basın açıklaması yapmak istediklerini, … Barosu Kadın Hakları Merkezine de durumu bildirdiğini ve temsilci göndermelerini istediğini, iki temsilcinin de açıklamaya katıldığını, reklam yasağını ihlal etmediğini, meslek kurallarına aykırı davranmadığını beyan etmiştir.
İncelenen dosya kapsamından, Baro Yönetim Kurulu’nun 23.02.2023 günlü toplantısında, şikâyetli hakkında disiplin kovuşturması açılmasına karar verildiği,
Talep gibi incelemenin duruşmalı yapıldığı, tanık Avukat Ö.G.’nin ifadesinin alındığını,
Baro Disiplin Kurulu’nca, “Hal böyle iken, tüm dosya kapsamından, şikâyetli avukatın vekil olarak takip ettiği bir dava ile ilgili olarak basın açıklaması yapması, bu esnada reklam yasağına aykırı davrandığı iddiası ile kovuşturmanın açıldığı, şikâyetli avukatın savunmasında reklam yapmadığını, baroya haber verdiğini, amacının sadece önemli bir toplumsal olay nedeni ile açıklama yapmak olduğundan bahsettiğini, dini enen tanığın beyanları ile savunmasının kısmen doğrulandığı, cezalandırılmasına yetecek düzeyde yeterli inandırıcı ve birbiri ile uyumlu delil de bulunmadığı değerlendirilmekle aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.” gerekçesiyle karar verildiği,
Şikâyetlinin disiplin sicil özetinde eylem tarihi itibariyle (19.02.2022), Avukatlık Kanunu’nun 136/1.maddesi gereğince tekerrüre esas 07.07.2021 kesinleşme tarihli kınama cezasının olduğu,
… Barosu Başkanlığı’nın 24.01.2024 kayıt tarihli itiraz dilekçesinde özetle, söz konusu kararın dosya kapsamına aykırı olduğunu, şikâyetli avukat tarafından verilen savunmada, … Barosu Kadın Hakları Merkezine bildirim yapılarak temsilci talep edildiği ve iki temsilcinin basın açıklamasına katıldığı belirtilmişse de bu hususun gerçek olmadığını, basın açıklamasına destek için basın açıklaması ile aynı gün Kadın Hakları Merkezinin arandığını, basın açıklamasında Baro ya da Kadın Hakları Merkezini temsilen kimsenin katılmadığını, Türkiye Barolar Birliği Meslek Kurallarından “7. Avukat, salt ün kazandırmaya yönelen her türlü gereksiz davranıştan titizlikle kaçınmalıdır.”, 40. “Avukat kesin olarak zorunlu bulunmadıkça, müvekkili adına basma açıklamada bulunamaz. Açıklamalarda, adalete etkili olmak amacı güdülemez.” düzenlemelerine aykırı hareket edildiğinin sabit olduğunu, şikâyetli avukat tarafından Kadın Hakları Merkezini temsilen iki kişinin de basın açıklamasına katıldığı yönünde yanıltıcı ve gerçek olmayan beyanda bulunulduğunu, basın açıklaması yapıldığı yerin adliye önü olmadığını ancak buna rağmen cübbe giyilerek basın açıklamasında bulunulduğunu, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, şikâyetli avukat hakkında ceza verilmesi gerekeceğinin açık olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep ettiği,
Usulüne uygun tebligata rağmen itiraza cevap verilmediği görülmektedir.
Şikayetçi Baro Başkanlığı’nın itirazı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Avukatlık, kolektif bir itibar mesleğidir. Bu itibardan yararlanmak her avukatın hakkı olduğu gibi, bu itibarı korumak ve lekelenmesine izin vermemek de her avukatın yükümlülüğüdür.
Genel olarak reklam kamunun tümünün veya bir kesiminin ilgisini çekerek yarar sağlamak amacıyla herhangi bir yoldan yapılacak tanıtma faaliyeti olarak ifade edilebilir. Bu sebeple reklam, serbest rekabet kavramı ve kuralları içerisinde yer alır. Oysa avukatlar rakip değil, yargının kurucu unsuru olarak görev alan adaletin yardımcısıdırlar.
Dosya kapsamında yer alan fotoğraflardan, şikâyetli avukatın … Odalar Birliği önünde cübbe giyerek basın açıklamasında bulunduğu ve böylece reklam yaptığı görülmektedir. Şikâyetlinin bu eylemi kendisine iş sağlamaya yönelik olup, haksız rekabet yasağına aykırılık teşkil etmektedir.
Avukatlık Kanunu’nun 55. maddesi, “Avukatların iş elde etmek için, reklam sayılabilecek her türlü teşebbüs ve harekette bulunmaları ve özellikle tabelalarında ve basılı kâğıtlarında avukat unvanı ile akademik unvanlarından başka sıfat kullanmaları yasaktır. Bu yasak, ortak avukatlık bürosu ve avukatlık ortaklığı hakkında da uygulanır. Yukarıdaki yasaklara ilişkin esaslar Türkiye Barolar Birliğince düzenlenecek yönetmelikle belirlenir.” Türkiye Barolar Birliği meslek Kuralları’nın 7. maddesi, “Avukat, salt ün kazandırmaya yönelen her türlü gereksiz davranıştan titizlikle kaçınmalıdır.”, 8. maddesi, “Avukat kendine iş sağlama niteliğindeki her davranıştan çekinir.” hükümlerini düzenlemiştir.
Şikâyetli avukat, kendisine iş sağlamaya yönelik eylemiyle, reklam ve rekabet yasağına ilişkin hükümleri ihlal ettiği gibi avukatlık mesleğinin itibarının da zedelenmesine sebebiyet vermiştir.
Avukatlar, davranışlarında, yalnızca elde edilecek sonuca odaklanmamalı, mesleğin kolektif itibarını ve vakarını zedelemeyecek davranışlarda bulunmalıdır.
Somut olayda, şikâyetli avukatın kendisine iş sağlamaya yönelik olarak davranışlarda bulunduğu, bu durumun açıkça yukarıda gösterilen kurallara aykırı olduğu, şikâyetlinin kendisine iş sağlamaya yönelik, reklam yasağına aykırı biçimde hareket ettiği kanaatine varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, her ne kadar şikâyetlinin eylemi, Avukatlık Kanunu’nun 136/1.maddesi gereğince kınama cezasını gerektirmekteyse de şikâyetlinin disiplin sicil özetinde tekerrüre esas kınama cezasının olduğu görülmekle, Avukatlık Kanunu’nun 136/2.maddesi gereğince altıncı kısma giren eylemler nedeniyle her yeni suç için bir öncekinden daha ağır bir cezanın verilmesi gerekeceğinden, şikâyetli avukatın para cezası ile cezalandırılması gerekmektedir. Şikâyetlinin eylem tarihi olan 2022 yılı itibariyle, takdiren, 85,00 TL ile 1.290,00 TL arasında para cezası ile cezalandırılabileceği görülmekle, itirazın kabulü ile kararın kaldırılmasına, şikâyetlinin 1.000 TL Para Cezası ile cezalandırılmasına karar vermek gerekmiştir.
Gereği düşünüldü:
1- Şikayetçi Baro Başkanlığı’nın itirazının kabulüne, … Barosu Disiplin Kurulu’nun
“Disiplin Cezası Verilmesine Yer Olmadığına”
ilişkin 06.10.2023 gün ve 2023/32 Esas, 2023/110 Karar sayılı kararının
KALDIRILMASINA,
şikâyetli avukatın
1.000 TL PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
2- Kurulumuz kararının tebliğini izleyen günden itibaren 60 gün içinde Ankara İdare Mahkemesinde dava yolu açık olmak üzere,
Oybirliğiyle karar verildi.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe