Kaynak: Türkiye Barolar Birliği. Bu karar metni TBB tarafından yayımlanan kaynak metinden aktarılmıştır: barobirlik.org.tr/DisiplinKararlariDetay/1721
Güncel metin için TBB’deki kaynak sayfa esas alınmalıdır. Bu karar idari niteliktedir; yargı kararı değildir ve mahkemeler açısından bağlayıcı içtihat oluşturmaz.
(Av. Yas. m. 34, 134, 158, TBB Mes. Kur. m. 3,4 ) [KARAR METNİ] Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü’nün 22.01.2024 günlü “Olur”u ile Kurulumuzun 02.12.2023 gün ve 2023/881 Esas, 2023/982 Karar sayılı kararı,
“Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulunca, 02.02.2017 tarihli celse yönünden Avukatlık Kanunu’nun 159/2. maddesinde öngörülen 4 yıl 6 aylık disiplin ceza zamanaşımı süresinin dolmuş olduğuna ilişkin değerlendirme yerinde bulunmakla birlikte; 24.12.2020 tarihli celse yönünden, Avukatın özen yükümlülüğü gereği 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 171/1. maddesi uyarınca üzerine aldığı işi sonuna kadar takip yükümlülüğü bulunduğu gibi, bir haktan vazgeçme sonucunu doğuran işlemlerde müvekkilin yazılı muvafakatinin alınmasının zorunlu bulunduğu nazara alındığında, vekillik görevini üstlenen Avukatın bizzat veya yetkilendirdiği Avukat aracılığıyla tüm oturumlara iştirak edip, hukuki savunma ve taleplerde bulunmak suretiyle görevinin gereklerini yerine getirmekle yükümlülüğü bulunduğu, bu itibarla mazeretsiz olarak duruşmaya katılmayan Avukatın, özen yükümlülüğüne aykırı davranarak müvekkilinin hukuki yardımdan yoksun kalmasına sebebiyet verdiğine yönelik eyleminin sabit olup ceza yasası hükümlerinden ayrı olarak başlı başına Avukatlık Kanunu’nun 34, Meslek Kuralları’nın 3 ve 4. maddelerine aykırılık teşkil ettiği, anılan Kanunun 134. maddesi uyarınca da disiplin cezasını gerektirdiği gözetilmeden, itirazın reddine ve söz konusu kararın onanmasına karar verilmesi yerinde görülmemiştir.” gerekçesi ile Avukatlık Kanunu’nun 157/7. maddesi gereği bir daha görüşülmek üzere geri gönderilmiştir.
Geri gönderme gerekçesi ile birlikte dava dosyası yeniden incelendi:
Şikâyetli Avukat hakkında; “Şikâyetçi sanık müdafi olarak takip ettiği ceza mahkemesi dosyasının 02.02.2017 tarihli ilk duruşmasına ve Yargıtay bozmasından sonra yapılan 24.12.2020 günlü duruşmasına mazeret bildirmeksizin katılmadığı” iddiası ile başlatılan disiplin davasında, ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Şikâyetli savunmalarında özetle; duruşmaları takip etmediği iddialarının asılsız, gerçek dışı ve yersiz olduğunu, şikâyetçinin … Ağır Ceza Mahkemesinde yargılandığı 2016/52 esas sayılı dosyada müdafiliğine başladığını, mahkeme tarafından görevsizlik kararı verilince yargılamanın … 1. Ağır Ceza Mahkemesi 2016/209 esasına kayden devam ettiğini, şikâyetçi sanık ile yaptığım görüşmede o dönemin yerel mahkeme heyetinin uzun tutukluluk süresine rağmen benzer ceza dosyalarında tahliye karar vermediği ve bu heyetin yaz döneminde tayinlerinin çıkacağını bu nedenle yargılama sürecini uzatmasını istediğin, gerekirse mazeretli veya mazeretsiz duruşmalara katılmamasını kendisinden talep etmesi üzerine 02.02.2017 tarihli duruşmaya katılmadığını, mahkemece verilen mahkumiyet kararı üzerine dosyanın Yargıtay tarafından esastan bozulduğunu, bozma kararı üzerine aynı mahkemede yapılan yargılama neticesinde 2020/162 esas, 2020/265 sayısı ile dosyada yeni bir karar verildiğini, kararı temyiz edilmesi üzerine dosyanın tekrar bozularak mahkemesine iade edildiğini, yapılan yargılama neticesinde aynı mahkemenin tekrar mahkumiyet hükmü verdiğini, fakat bu kadar yıl içerisinde vekâlet ücretinin eksik kalan kısmı ödenmediğinden çekilme dilekçesini dosyaya sunarak müdafiliğini sonlandırdığını, müdafilik görevini 6 yıl boyunca eksiksiz yerine getirdiğini, beyan ederek hakkında disiplin cezası verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesini talep etmiştir.
İncelenen dosya kapsamından, Baro Yönetim Kurulu’nu 08.05.2023 günlü toplantısında, Avukatlık Kanunu’nun 34, 134.maddesi uyarınca şikâyetli hakkında disiplin kovuşturması açılmasına karar verildiği,
Baro Disiplin Kurulu’nca, “Şikâyetli Avukatın … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.03.2023 tarih E.65055970- 2016/209 sayılı cevabı yazı ekinde ilgilinin 02.02.2017 tarihli 1. oturum ve yine aynı Mahkemenin bozma sonrası 2020/162 Esas sayılı dosyanın 24.12.2020 tarihli karar dosyasına mazeretsiz katılmadığı ve Mahkemece 5271 sayılı Yasanın 188/1.maddesi gereğince mazeretsiz katılmayan müdafi hazır olmaksızın mahkûmiyet hükmü verdiği sabittir.
Dosya içeriğinde bulunan bilgi ve belgelerden şikâyetçinin üzerine atılı bulunan uyuşturucu madde ticareti yapma eyleminden, … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/209 Esas – 2017/26 Karar sayılı ilamı ile mahkûm edildiği ve yapılan istinaf itirazının … Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 2017/730 Esas – 2017/591 Karar sayılı ilamı ile esastan reddine karar verildiği, bu kararın temyiz itirazı üzerine Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 2018/1015 Esas – 2018/9323 Karar sayılı ilamı üzerine bozulduğu, bozma ilamına uyulması sonucu … Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 2019/495 Esas – 2019/407 Karar sayılı ilamı ile yeniden mahkûm edildiği, Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 2020/16 Esas – 2020/2542 Karar sayılı bozma ilamı üzerine … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/162 Esas – 2020/265 Karar sayılı ilamı ile yeniden mahkûm edildiği, bu karar üzerine vaki temyiz itirazı üzerine Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 2021/17553 Esas – 2021/14361 Karar sayılı İlamı ile Şikâyetçi ve Şikâyetli Avukatın birlikte müdafi bulunduğu sanık C.Ç. yönünden zincirleme suç unsurları uygulanmadığından, lehe bozulduğu ve Yargılamanın aynı Mahkemenin 2022/45 Esasına kayıt alarak devam ettiği ve lehe bozma üzerine Şikâyetli Avukatın Kamu Davası dosyasında müdafilikten çekildiği anlaşılmaktadır.
Şikâyetçi şikâyet dilekçesinde ve özellikle Disiplin Kovuşturması aşamasında verdiği 20.06.2023 havale tarihli dilekçesinde Şikâyetli Avukat ‘özgülenmiş müdafi yolculuk masrafı’ ve ‘özgülenmiş müdafi Cezaevi Avukat görüşmesi yolculuk masrafı’ ödendiği iddiasında bulunmuş, ancak dosya içeriğinde özgülenmiş yolculuk masrafı ödendiğine dair herhangi bir ödeme evrakı ibraz etmemiştir.
Aynı şekilde Şikâyetli Avukat da eksik Avukatlık ücreti ve yolculuk masraflarının ödenmediği, iddiasında bulunmuş ancak savunmasında herhangi bir şekilde Şikâyetçi sanık veya onun adına 3. bir şahısla yapılan Avukatlık ücret sözleşmesi ibraz etmemiş, Şikâyetçinin haksız şikâyette bulunduğu iddiası ile vekillikten çekildiğini beyan etmiştir.
Yukarıda belirtildiği üzere Şikâyetçinin uyuşturucu madde ticareti suçlaması ile sanık bulunduğu Kamu Davasında Şikâyetli Avukat tarafından 4 kez kanun yolu itirazı yapılmış, şikâyetçinin yargılamasında Avukatlık mesleğinin temel görevlerinden istinaf ve temyiz kanun yollarına başvurduğu yargılama süreci ve tutukluluk halinin BAM ve Yargıtay kararlarına göre aşama gösterdiği ve ilgili Baro Mensubunun görevini yaklaşık 6 yıl süre ile yerine getirdiği dikkate alınırsa Şikâyetli Avukatın mazeretsiz ve soyut 2 kez duruşmaya girmediği maddi olgusunun tek başına Avukat kusuru sayılamayacağı kanaatine varılmıştır.
Şikâyetçi ile Şikâyetli Baro Mensubu arasında haklı veya haksız müdafilikten çekilme olup – olmadığı ve sonuca göre vekalet ücreti iadesi hususunun taraflar arasında Hukuk Yargılaması ile ortaya çıkarılması gereken Dava konusu olması nedeni ile kurulumuzca Şikâyetli Avukatın ek Avukatlık ücreti alacağının bulunup-bulunmadığı veya Şikâyetçiye Avukatlık ücreti iadesi gerekip-gerekmediği hususunda 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 140/2.maddesi gereğince … Cumhuriyet Başsavcılığının 13.06.2023 tarih ve 2023/295 Muh. sayılı ve yine … Cumhuriyet Başsavcılığının 12.06.2023 tarih ve 2023/5411 Bakanlık Muh. sayılı müzekkere cevapları ile Şikâyetçi ile Şikâyetli Avukatın taraf bulunduğu CBS Bakanlık Soruşturma dosyası veya Kamu Davası bulunmadığı anlaşıldığından, haklı veya haksız Kamu Davasından çekilme değerlendirilmesi yapılmamıştır.
Şikâyetli hakkında iddia olunan eyleminin, disiplin cezasını gerektirecek nitelikte bulunmadığı göz önünde bulundurularak, evrak üzerinden yapılan tahkikat ve müzakere sonucu, ceza verilmesine yer olmadığına dair katılanların oy birliği ile karar verilmiştir.” şeklinde karar verildiği,
Şikâyetlinin disiplin sicil özetinde ceza olmadığı,
Şikâyetçinin 09.10.2023 tarihli itiraz dilekçesinde özetle, önceki iddialarını tekrarla, şikâyetli savunmalarının gerçek dışı olduğunu, şikâyetlinin sürekli seni kurtaracağım dediğini, duruşmalara katılmaması şeklinde herhangi bir talebinin olmadığını, şikâyetlinin diğer müvekkilleri ile görüşmek için geldiği ceza infaz kurumunda kendisi ile görüşmediğini şikâyetlinin kendisini savunmadığını belirterek, şikâyetlinin cezalandırılmasını talep ettiği,
Usulüne uygun tebligata rağmen itiraza cevap verilmediği görülmüştür.
Her ne kadar, Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü, “bu itibarla mazeretsiz olarak duruşmaya katılmayan Avukatın, özen yükümlülüğüne aykırı davranarak müvekkilinin hukuki yardımdan yoksun kalmasına sebebiyet verdiğine yönelik eyleminin sabit olup” gerekçesiyle, dosyayı Kurulumuza geri göndermişse de;
Şikâyetli avukatın, uzun yıllar devam eden müdafilik görevi esnasında, 24.12.2020 günlü duruşmaya mazeretsiz katılmaması şeklinde vücut bulan eyleminin mevsim ve pandemi şartları ile sicil durumu da gözetilerek disiplin cezası ile cezalandırılmasını gerektirecek ağırlıkta olmadığı değerlendirilerek, hukuka uygun önceki kararımızda ısrar etmek gerekmiştir.
Gereği düşünüldü:
Bakanlık geri gönderme gerekçesi yerinde görülmediğinden; Şikâyetçinin itirazının reddine; … Barosu Disiplin Kurulu’nun
“Disiplin Cezası Verilmesine Yer Olmadığına”
ilişkin 15.09.2023 gün ve 2023/3 Esas, 2023/7 Karar sayılı kararının ONANMASINA dair Kurulumuzun 02.12.2023 gün ve 2023/881 Esas, 2023/982 Karar sayılı kararında
ISRAR EDİLMESİNE,
sonucun Avukatlık Kanunu’nun 157/7.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı’na bildirilmesine, Kurulumuz kararının tebliğini izleyen günden itibaren 60 gün içinde Ankara İdare Mahkemesinde dava yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe