Kaynak: Türkiye Barolar Birliği. Bu karar metni TBB tarafından yayımlanan kaynak metinden aktarılmıştır: barobirlik.org.tr/DisiplinKararlariDetay/1695
Güncel metin için TBB’deki kaynak sayfa esas alınmalıdır. Bu karar idari niteliktedir; yargı kararı değildir ve mahkemeler açısından bağlayıcı içtihat oluşturmaz.
(Av. Yas. m. 34, 38/b, 134 TBB Mes. Kur. m. 2, 3,4 ) [KARAR METNİ] Şikâyetli avukat hakkında; “… 4. Asliye Ceza Mahkemesi 2013/432 esas sayılı dosyasında şikâyetçi vekilliğini üstlendiği halde, sonrasında şikayetçinin davacı olduğu iş davasında karşı yan vekilliğini üstlenerek Avukatlık Kanunu’na aykırı davrandığı” iddiası bakımından başlatılan disiplin davasında, eylem sabit görülerek ceza tesis edilmiştir.
Şikâyetli savunmasında özetle, şikâyetçinin Mimarlar Odası … şubesinde ücretli olarak çalışmakta iken iş akdinin oda yönetimince 27.09.2021 tarihinde feshedildiğini, fesih tarihinde henüz odanın avukatlığını yapmadığını, şikâyetçinin kendisinden avukatlığını yapmasını istediğini ancak kendisinin oda yönetimi ile çalışmalarının olması sebebiyle kabul etmediğini, işçi sendikası avukatlığı yapan bir avukatla çalışmasını önerdiğini, kendisi ile uyuşmazlığın konusu, aralarında yaşanan olaylar vs. hiçbir konuda konuşma yapmadığını, hukuki yardımda bulunmadığını ve görüş bildirmediğini, davanın açılmasından sonra 15.12.2021 tarihinde kendisine verilen vekaletname ile odanın avukatlığını üstlendiğini ve şikâyetçi tarafından açılan davada da odayı temsil ettiğini, şikâyetçiye hukuk yardımda bulunmadığı için davalı oda adına vekalet sunmakta sakınca görmediğini beyan etmiştir.
İncelenen dosya kapsamından, Baro Yönetim Kurulu’nun 19.07.2022 günlü toplantısında, Avukatlık Kanunu’nun 34, 38/b, 134, Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 2, 3, 4 ve 36. maddesi uyarınca şikâyetli hakkında disiplin kovuşturması açılmasına karar verildiği,
İncelemeye konu eyleme ilişkin mesaj çıktılarının, … 4. Asliye Ceza Mahkemesi 2013/432 esas sayılı dosyasına ilişkin bir kısım evrak örneğinin dosya münderecatında yer aldığı,
Baro Disiplin Kurulu’nca, “Kurulumuzca yapılan incelemede; … 4. Asliye Ceza Mahkemesi 2013/432 esas sayılı dosyanın gerekçeli karar evrakından görüleceği üzere şikâyetli avukatın şikâyetçinin vekillik görevini üstlendiği, şikâyetçinin işten çıkarıldığı tarihte şikâyetli avukat ile telefon görüşmeleri yaptığı ve WhatsApp yazışmalarında işten çıkarılma belgesinin şikâyetçi tarafından şikâyetli avukat ile paylaşıldığı, şikâyetli avukatın şikâyetçinin Avukat N.P. ile görüşmesini önerdiği telefon numarasını paylaştığı, şikâyetli avukatın bu hususu savunma dilekçesinde kabul ettiği. Avukat N.P. ile şikâyetli avukatın … Barosu Levhasında yer alan adres bilgilerine bakıldığında aynı adresi paylaştıkları tespit edilmiştir.
Avukatlık Kanunu 38/b maddesi avukata aynı işte menfaati zıt bir tarafa avukatlık etmiş veya mütalaa vermiş olursa, işi ret etmesi gerektiği kuralı yer almaktadır. Yasa ile izlenen amaç, avukatın aldığı vekâlet sonucu vakıf olduğu sırları önceki müvekkilinin aleyhine kullanmayı önlemektir. Aynı büroyu gider ortaklığı şeklinde paylaşan avukatlarının da yasak kapsamında olduğu tartışmasızdır… Avukat müvekkil ilişkisinin temelinde güven duygusu bulunmaktadır. Avukata güvenerek davasını teslim eden ya da danışmada bulunan kimse, herhangi bir şekilde avukatı karşısında veya hasmının vekili olarak görmemelidir. Avukatlık doğruluk karinesinden yararlanan mesleklerdendir, kişilerin bu mesleğin mensuplarına inançları asildir. Bu nedenle avukatların kolektif inanca ters düşecek ve bu inancı sarsacak davranışlardan özenle kaçınmaları gerekir. Avukatlık mesleğinin ruhu, etik değerleri ve geleceği nazara alındığında maddelerin geniş olarak yorumlanması zorunluluğu hasıl olmuştur.
Kurulumuzca yapılan değerlendirmede; şikâyetli avukatın daha önce şikâyetçinin vekilliğini yaptığı, şikâyetçinin işten çıkarıldığı tarihte şikâyetli avukat ile telefon görüşmeleri yaptığı ve WhatsApp yazışmalarında işten çıkarılma belgesinin şikâyetçi tarafından şikâyetli avukat ile paylaşıldığı ve akabinde şikâyetli tarafından şikâyetçinin iş davasında hasım vekilliği yapmasının Avukatlık Kanunu 34, 38/b ile Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 2, 3, 4 ve 36. maddesine aykırılık oluşturduğu kanaati ile kınama cezası verilmesine karar verilmiştir.” gerekçesiyle karar verildiği,
Şikâyetlinin disiplin sicil özetinde tekerrüre esas ceza olmadığı,
Şikâyetli avukatın 28.08.2023 kayıt tarihli itiraz dilekçesinde özetle, önceki savunmasını tekrarla, incelemeye konu iddianın şikâyetçiye mütalaa vermiş olması değil, şikâyetçiyi yönlendirdiği avukat ile aynı adreste çalışmış olması olduğunu, zıt tarafa avukatlık etme yasağının aynı büroda çalışan avukatları kapsaması nedeniyle hakkında soruşturma açıldığını, oysa Disiplin Kurulunca mütalaa verdiği iddiası bakımından hakkında ceza tesis edildiğini, şikâyetlinin daha önce vekilliğini yaptığı dosyanın 2013 yılına ait bir ceza dosyası olduğunu, “aynı iş” ten söz etmenin mümkün olamayacağını, işten çıkarıldığı tarihte şikâyetçi ile telefon görüşmesi yapmış olmasının cezalandırma için yeterli olamayacağını belirterek eksik inceleme ile verilen kararın kaldırılmasını talep ettiği,
Şikâyetçinin 17.10.2023 kayıt tarihli itiraza cevap dilekçesinde özetle, şikâyetlinin kendisine mütalaa verdiğini, 29.09.2021 17.45 sularında kendisiyle görüştüğünü, yapması gerekenleri danıştığını, görüşmede tebliğ yazısına düştüğü şerh metninin bazı sakıncaları olduğundan, bu şerh metniyle işe iade davası açmakta sorun yasayabileceğinden bahsederek yeni bir kopya alarak metni değiştirmesinin daha iyi olacağını belirttiğini ve konuyla ilgili ne yazması gerektiğini kendisine söylediğini eylemin meslek etiğine aykırı olduğunu belirterek itirazın reddi ile kararın onanmasını talep ettiği görülmektedir.
Şikâyetli avukatın itirazı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Avukatlık Kanunu’nun 38.maddesi, “Aynı işte menfaati zıt bir tarafa avukatlık etmiş veya mütalaa vermiş olursa… Teklifi reddetmek zorunluğundadır. Bu zorunluluk, avukatların ortaklarını ve yanlarında çalıştırdıkları avukatları da kapsar”,
Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 36.maddesindeki “Bir anlaşmazlıkta taraflardan birine hukuki yardımda bulunan avukat, yararı çatışan öbür tarafın vekaletini alamaz, hiçbir hukuki yardımda bulunamaz. Ortak büroda çalışan avukatlar da yararları çatışan kimseleri temsil etmemek kuralı ile bağlıdırlar.” hükmünü haizdir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden, şikâyetli avukatın, uyuşmazlık konusu hakkında şikayetçiye hukuki yardımda bulunduğu, ardından şikayetçiyi kendi bürosunda çalışan meslektaşına yönlendirdiği, eylemin bu haliyle Avukatlık Kanunu’na aykırılık teşkil ettiği anlaşılmaktadır.
Bu nedenlerle, dosya kapsamı ile sabit olan eylemin karşılığı olan cezanın kınama cezası olduğu görülmekle, itirazın reddi ile usul ve yasaya uygun olarak verilen Baro Disiplin Kurulu kararının onanmasına, katılanların oyçokluğu ile karar verilmiştir.
Gereği düşünüldü:
1-Şikâyetli Avukatın itirazının reddine, … Barosu Disiplin Kurulu’nun Şikâyetlinin “
Kınama Cezası ile Cezalandırılmasına”
ilişkin 02.06.2023 gün ve 2022/224 Esas, 2023/156 Karar sayılı kararının
ONANMASINA,
2-Kurulumuz kararının tebliğini izleyen günden itibaren 60 gün içerisinde Ankara İdare Mahkemesinde dava yolu açık olmak üzere,
Katılanların oyçokluğuyla karar verildi.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe