Kaynak: Türkiye Barolar Birliği. Bu karar metni TBB tarafından yayımlanan kaynak metinden aktarılmıştır: barobirlik.org.tr/DisiplinKararlariDetay/1691
Güncel metin için TBB’deki kaynak sayfa esas alınmalıdır. Bu karar idari niteliktedir; yargı kararı değildir ve mahkemeler açısından bağlayıcı içtihat oluşturmaz.
(Av. Yas. m. 2, 34, 134 TBB Mes. Kur. m. 3,4 ) [KARAR METNİ] Şikâyetli avukat hakkında; şikâyetçinin 17.01.2019 kayıt tarihli şikâyet dilekçesi üzerine başlatılan ve Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 06.10.2020 günlü “Olur”u ile “Davacı müşteki vekili sıfatıyla, … 1. Aile Mahkemesinin 2017/680 esasına kayden takip ettiği boşanma davası ve şikâyetçinin müşteki olarak yer aldığı aynı yer 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/326, 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/313 ve 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/97 esas sayılı davaları sırasında, hukuka aykırı davranışlarda bulunduğu;
Bu cümleden olarak;
Müştekinin cep telefonuna 27.09.2018 tarihi ve sonrası Whatsapp haberleşme programı üzerinden ‘…Senden duyduğum en güzel cümle, bir de saçlarını mı kısalttın, bana mı öyle geldi… Seni kimsenin üzmesine izin vermeyecem… Esirge benden ekmeği havayı, ışığı, baharı ama gülüşünü asla ölürüm çünkü… Watsap resmimiz yine değişmiş anlaşılan. Günaydın… Seni savunmaktan ve senden vazgeçmeyeceğimi bil… Her zaman ve her an sen istediğin sürece yanındayım… Şu cevabından sonra beni görmeliydin… Emojilerde bile şu anımı gösterecek surat ve işaret yok… Çok iyi… Senin bu kadar yaklaştığını hiç görmemiştim… Mislerinle davrandın, ritüelin dışına çıktın ilk defa… Gelemez sadece boşalan alanlar biri tarafından doldurulması yeterli bunun için. Örnek A da görüldüğü üzere bebek.’, ‘Benim için değerlisin… Teli açar mısın bebeğim… Ben seni zora sokamam çünkü sen benim için cok ama cok değerlisin… Ö., sen ne düşünürsen düşün ama sen benim canımsın.Seni üzecek hiç bir sonuça izin vermem… Sana, bebeğimsin derken laf olsun diye demedim… Bir günde benimle oturup her şeyini konuşmayı denesene… Senin her damla göz yaşına kurban olurum… Her zaman yanındayım… Senden asla vazgeçmeyeceğim… Düşüncene saygılıyım. Ama ben seni düşünerek ve mantığımla sevmedim… Ya bir günde nasılsın diye ara.Vicdanın kurusun… Bütün haksızlığı banayap,bir merhabayı bile çok gör… Yarın bana çaya gelirmisin… Eeee cevap yok. Bende bundan sonra sana dönmeyeğim…. İnan günde yüzkez watsap resmine bakıyorum. Vicdan… Hep böyle güzel ol, bahar bakışlı kadın… Ah Ö. ah bir gün beni anlarsın umarım… Gözlerime bakıp içme aktın. Hemde yırta yırta… Böyle bakmayacaktın… Ama yürek ve ruh senin benin gibi konuşup dinlemiyor… Seni seviyorum ve vazgeçmiyecem bahar gözlüm… Eğer sırf senin resmine baktığım için watsap resmini değiştirdiysen yuh sana… Ya çeşitli bahaneler ile yemeğe gelmiyorsun hiç olmazsa vicdansız bir çay içeydik… Gerçekten ruhu güzel bir kadınsın. işte bunun için tüm denemelerime rağmen vazgeçemiyorum senden… Biliyorsun ki sana, sen karşı olsanda aşığım.Ama daha öncesinde senin avukatınım. Bu işler için senden ücret alıyorum.Unutma dürüstlük ilk kurak.Bana dürüst olmazsan seninle çalışmam, bundan sonra hanım yok… Ölene geberene kadar yanındayım…’ şeklinde mesajlar gönderdiği” iddiası bakımından soruşturma izni verilen disiplin davasında, eylem sabit görülerek disiplin cezası tayin edilmiştir.
Şikâyetli sözlü ve yazılı savunmasında özetle, şikâyetçinin boşanma davasına baktığını, bu süreçte kendisinin de ailevi sorunlarının olduğunu, eşinden ayrı olduğunu, şikâyetçi ile aralarında arkadaşlık ilişkisi başladığını, yaklaşık 5-6 ay görüştüklerini ancak anlaşamadıklarını ve ayrıldıklarını, kendisinden kalan dört davanın vekalet ücretini istediğini, ödemeyince ne kadar ücret ödemesi gerektiğini bildirdiğini, 4-5 ay boyunca ilişkilerinden rahatsız olmayan şikâyetçinin vekalet ücreti isteyince rahatsız olduğunu beyan etmiştir.
İncelenen dosya kapsamında; Baro Yönetim Kurulu’nun 08.01.2020 günlü toplantısında şikâyetli hakkında disiplin kovuşturması açılmasına yer olmadığına karar verildiği, vaki itirazın Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu’nun 29.05.2020 günlü kararı ile kabul edilmesi üzerine; Baro Yönetim Kurulu’nun 10.06.2020 günlü toplantısında Avukatlık Kanunu’nun 2, 34, 134 ve Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 3 ve 4. maddesi uyarınca değerlendirme yapılmak üzere disiplin kovuşturması açılmasına karar verildiği,
Şikâyetli avukatın disiplin kovuşturmasına konu eylemi nedeniyle, “Cinsel Taciz” suçundan cezalandırılması istemiyle … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/546 esasına kayden açılan kamu davasında, Mahkemenin 31.05.2022 gün ve 2022/361 karar sayılı ilamı ile; sanık şikâyetli avukatın CMK’nın 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar verildiği, kararın istinaf başvurusunun esastan reddi üzerine 18.10.2022 günü kesinleştiği,
Mahkemenin; “Her ne kadar katılan vermiş olduğu beyan dilekçelerinde, sanığın, kendisine karşı cinsel taciz içerikli mesajlar gönderdiğini ve bu durumdan rahatsız olmasına karşın sanığın mesajlar attığına devam ettiğini belirtmiş ise de, dosyaya yansıyan mesaj içerikleri dikkate alındığında, katılanın uzun süredir sanık ile mesajlaştığı ve sanığın kendisine yönelik duygusal ilgisini belirtmesine rağmen mesajlaşmaya devam ettiği, sanık ile arasında vekalet ücretine ilişkin birtakım görüşmeler sonrasında katılanın sanığı dava dosyalarından azil ettiği, sanık hakkında söz konusu şikâyette bulunduğunun anlaşıldığı, sanığın söz konusu mesajlarda duygusal ilgisini belli etmesine rağmen aralarındaki görüşmelerinin uzun süreli olarak devam ettiği, sanığın sosyal medya üzerinden görüşmeye devam ettiği hususu nazara alınarak somut olayda cinsel taciz içerdiği belirtilen sözlerin sanığın, katılan ile mesajlaşmalar sırasında yapmış oldukları arkadaşlık sebebi ile atıldığının dosya içerisinde bulunan mesaj içeriklerinden anlaşıldığı, söz konusu vekalet ücreti konusu konuşulana kadar katılanın söz konusu mesajlardan rahatsız olduğuna ilişkin dosya kapsamında şüpheden uzak herhangi bir duruma rastlanmadığı, sanığın, katılanın taciz, rahatsız etme gibi bir mesajının dosya kapsamında tespit edilemediği, sanığın üzerine atılı cinsel taciz suçunu işlediğine ilişin şüpheden uzak, mahkumiyetine yeter kesin ve inandırıcı bir delil bulunmadığı, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine ilişkin mahkememizde şüphe oluştuğu, şüpheden sanık yararlanır ilkesi nazara alınarak sanığın CMK 223/2-e maddesi gereğince beraatine dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.” gerekçesiyle karar verdiği,
Talep gibi incelemenin duruşmalı yapıldığı, Baro Disiplin Kurulu’nca, “Yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda şikâyetli avukat Bülent Yılmaz’ın müvekkili olan şikâyet edene avukat müvekkil ilişkisinin sınırlarını aşan mesajlar gönderdiği sabittir. Her ne kadar şikâyetli avukat şikâyet edenle duygusal birliktelik yaşadığını iddia etmiş ise de bu olgu kanıtlanamamıştır. Her ne kadar şikâyetli avukat ceza soruşturması sonucunda beraat etmiş ise de Kurulumuz bu beraat kararı ile bağlı olmadığından şikâyetli avukatın işlediği fiilin 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 2 ve 134. maddesi ile Türkiye Barolar Birliği Meslek Kurallarının 3. ve 4. maddelerini ihlal ettiği sonucuna varılmıştır. Her ne kadar sanığın fiili kınama cezasını gerektirmekte ise de şikâyetli avukatın son beş yıl içerisinde almış olduğu disiplin cezaları ve özellikle son aldığı ceza dikkate alındığında 6 ay süre ile meslekten yasaklama cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.” gerekçesiyle karar verildiği,
Şikâyetlinin disiplin sicil özetinde eylem tarihi (27.02.2019), itibariyle Avukatlık Kanunu’nun 136/2.maddesi gereğince, 14.11.2015 kesinleşme tarihli para ve 17.01.2018 kesinleşme tarihli süreli işten çıkarma cezasının olduğu,
Şikâyetli avukatın 16.08.2023 kayıt tarihli ve duruşma talepli itiraz dilekçesinde özetle, incelemeye konu eylem bakımından yapılan ceza yargılamasında hakkında beraat kararı verildiğini, tanık beyanlarıyla da durumun bütün açıklığı ile ortada olduğunu, şikâyetçi ile aralarında duygusal bir arkadaşlık bulunduğunu ancak ayrıldıklarını ve ayrıldıktan sonra şikâyetçinin vekalet ücreti ödememek adına kendisini şikâyet ettiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep ettiği,
Şikâyetçinin 13.10.2023 kayıt tarihli itiraza cevap dilekçesinde özetle, şikâyetli ile aralarında yalnızca vekalet ilişkisi bulunduğunu, şikâyetliye defalarca aralarında duygusal bir durum olamayacağını söylemesine rağmen, şikâyetlinin bu yönde ısrarla mesaj atmaya devam ettiğini, her ne kadar şikâyetli hakkında beraat kararı verilmişse de bu konuda Anayasa Mahkemesine başvurduğunu, şikâyetlinin itirazındaki iddialarını asla kabul etmediğini, şikâyetlinin mesleğini kötüye kullanarak istemediğini belirtmesine rağmen davranışlarına ısrarla devam ettiğini beyan etmiştir.
Şikâyetli avukatın itirazı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Hukukun hizmetinde olan avukatlar gerek görevlerini yerine getirirken gerek özel yaşamlarında özenli hareket etmekle ve mesleğin güvenilirliğini şüpheli kılan, saygınlığını zedeleyen davranışlardan kaçınmakla yükümlüdür.
Avukat; her zaman ve her yerde saygın, güvenilir, objektif ve bağımsız olmalı, kişisellikten kesinlikle uzak durmalıdır.
Avukatların dürüstlük kuralına ve güven ilkesine uymaları, her koşulda hukuktan ve gerçeklerden ayrılmamaları ve mesleğin saygınlığını zedeleyecek her türlü tutum ve davranıştan kaçınmaları mesleğin toplumsal önemi bakımından en önemli ilke olarak öne çıkmaktadır. Bu nedenledir ki, avukatlardan özel yaşantılarında dahi bu ilkelere uygun davranması beklenmektedir.
Somut olayda, dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelerden, şikâyetlinin; aralarında vekil-müvekkil ilişkisi bulunan şikayetçiye karşı, mesleğin saygınlığını zedeleyecek şekilde yaklaştığı, mesleğin toplum nezdinde korunması gereken itibarına aykırı hareket ettiği, vekillik görevinin dışına çıkarak duygusal yakınlık beslediğini ifade eden beyanlarda bulunduğu ve bu yolla şikayetçiyi rahatsız ettiği anlaşılmaktadır.
Avukatlık kolektif bir itibar mesleğidir. Bu itibardan yararlanmak her avukatın hakkı olduğu gibi, bu itibarı korumak ve lekelenmesine izin vermemekte her avukatın yükümlülüğüdür. Şikâyetli avukatın dosya kapsamında sabit olan eylemi ile mesleğine ve müvekkiline karşı gerekli özeni ve saygınlığı göstermediğinde tartışma bulunmamaktadır.
Avukatlık Kanunu’nun 34.maddesi, “Avukatlar, yüklendikleri görevleri bu görevin kutsallığına yakışır bir şekilde özen, doğruluk ve onur içinde yerine getirmek ve avukatlık unvanının gerektirdiği saygı ve güvene uygun biçimde davranmak ve Türkiye Barolar Birliğince belirlenen meslek kurallarına uymakla yükümlüdürler.”,
Avukatlık Kanunu’nun 134. maddesi, “Avukatlık onuruna, düzen ve gelenekleri ile meslek kurallarına uymayan eylem ve davranışlarda bulunanlarla, mesleki çalışmada görevlerini yapmayan veya görevinin gerektirdiği dürüstlüğe uygun şekilde davranmayanlar hakkında bu kanunda yazılı disiplin cezaları uygulanır.” hükmünü amirdir.
Açıklanan nedenlerle, dosya kapsamında sabit olan eylemin, yukarıda yer alan ilke ve kurallara aykırılık teşkil ettiği ve şikâyetlinin disiplin sicil özetinde tekerrüre esas süreli işten çıkarma cezasının olduğu görülmekle, Avukatlık Kanunu’nun 158. maddesinin Kurulumuza verdiği takdir yetkisi çerçevesinde avukatlık onuru, düzen ve gelenekleri ile mesleğin itibarının korunması gerektiği hususu dikkate alınarak itirazın reddi ile usul ve yasaya uygun olarak verilen Baro Disiplin Kurulu kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Gereği Düşünüldü:
1-Şikâyetli avukatın itirazının reddine, … Barosu Disiplin Kurulu’nun Şikâyetlinin
“6 Ay Süre ile İşten Çıkarma Cezası ile Cezalandırılmasına”
ilişkin 26.05.2023 gün ve 2020/20 Esas, 2023/16 Karar sayılı kararının
ONANMASINA,
2-Kararın onay için, Avukatlık Kanunu’nun 157/7.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı’na gönderilmesine,
3-Kurulumuz kararının tebliğini izleyen günden itibaren 60 gün içerisinde Ankara İdare Mahkemesinde dava yolu açık olmak üzere,
Katılanların oybirliği ile karar verildi.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe