TBB Disiplin Kurulu Kararı – E. 2023/807 K. 2023/890

Kaynak: Türkiye Barolar Birliği. Bu karar metni TBB tarafından yayımlanan kaynak metinden aktarılmıştır: barobirlik.org.tr/DisiplinKararlariDetay/1655

Güncel metin için TBB’deki kaynak sayfa esas alınmalıdır. Bu karar idari niteliktedir; yargı kararı değildir ve mahkemeler açısından bağlayıcı içtihat oluşturmaz.

[ÖZET] Hak kayıplarının önlenmesi amacıyla ölen başvurucunun mirasçılarının Anayasa Mahkemesine başvurarak başvuruya devam edecekleri, şikâyetlinin hukuki mücadele vererek hak arama iyiniyetinin, hata nedeniyle kötüniyet olarak yorumlanamayacağı, bu kapsamda bir hatadan ibaret eylemin özen yükümlülüğüne aykırılık ve disiplin suçu oluşturmadığı değerlendirilmiştir. Bu nedenle, Bakanlık geri gönderme gerekçesi yerinde görülmediğinden, eylemin disiplin suçu oluşturduğuna ilişkin Baro Disiplin Kurulu’nun hukuki değerlendirmesi yerinde olmadığı, itirazın kabulü ile kararın kaldırılması şikâyetli Avukat hakkında disiplin cezası verilmesine yer olmadığına dair Kurulumuzun önceki kararında ısrar etmek gerekmiştir.
(Av. Yas. m.34, 134, 136, 157/7, TBB Mes. Kur. m.3 ve 4)

[KARAR METNİ] Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü’nün 11.10.2023 günlü “Olur”u ile Kurulumuzun 09.09.2023 gün ve 2023/600 Esas, 2023/696 Karar sayılı kararı,
“Adı geçen Avukatın mülkiyet hakkının ihlal edildiğinden bahisle müvekkilinin ölümünden yaklaşık altı (6) yılı aşkın bir süreden sonra yaptığı bireysel başvuru sonucunda Anayasa Mahkemesi tarafından 21.05.2021 tarih ve 2021/13721 sayılı karar ile, başvuru hakkının kötüye kullanılması nedeniyle başvurunun reddine ve adı geçen Avukatın 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama usulleri Hakkında Kanunun 51. maddesi ve Anayasa Mahkemesi İçtüzüğünün 83. maddesi uyarınca disiplin para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği nazara alındığında, N.Ç.’nin ölümüyle birlikte aralarında bulunan vekalet ilişkisi sona ermesine rağmen müvekkili adına söz konusu bireysel başvuruda bulunmasına yönelik eyleminin Avukatlık Kanunu’nun 34, 134, Meslek Kurallarının 3 ve 4. maddelerine aykırılık teşkil ettiği ve disiplin cezasını gerektirdiği gözetilmeden itirazın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.” gerekçesi ile Avukatlık Kanunu’nun 157/7. maddesi gereği bir daha görüşülmek üzere geri gönderilmiştir.
Geri gönderme gerekçesi ile birlikte dava dosyası yeniden incelendi:
Şikâyetli Avukat hakkında; “Müvekkili 29.12.2015 tarihinde vefat ettiği halde 01.04.2021 tarihinde müvekkilinin Anayasal haklarının ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuruda bulunduğu” iddiası üzerine başlatılan disiplin davasında, eylem sabit görülerek ceza tayin edilmiştir.
Şikâyetli sözlü ve yazılı savunmasında özetle; açtığı davalar neticesinde Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin ayni hak kavramı ile bağdaşmayacak bir kararı onadığını ve buna ilişkin Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yaptığını ve bu ilk başvuruda mülkiyet hakkının ihlaline karar verildiğini ve ihlalin giderilmesi için kararın … Asliye Hukuk Mahkemesine gönderildiğini yeniden yapılan yargılama neticesinde bu defada maliyenin payı dışındaki payların tahsisine karar verildiğini ve o arada müvekkilin öldüğünü mirasçılarının da vekalet çıkardığını ama ikinci başvuruda mirasçılar yerine vefat eden müvekkilinin yazılı kaldığını ancak hakkın kötüye kullanılmasının söz konusu olmadığını beyan etmiştir.
İncelenen dosya kapsamında; Baro Yönetim Kurulu’nun 22.02.2022 günlü toplantısında Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 3 ve 4.maddesi uyarınca şikâyetli Avukat hakkında disiplin kovuşturması açılmasına karar verildiği,
Baro Disiplin Kurulu’nca talep gibi incelemenin duruşmalı yapıldığı, “Anayasa Mahkemesine bireysel başvurunun 01.04.2021 tarihinde yapılmış olduğu ancak başvurucunun 29.12.2015 tarihinde öldüğü … Asliye Hukuk Mahkemesinin 04.01.2016 tarihli veraset ilamına göre mirasçıların S.Ç. ve Aİ.Ç’nin olduğu 03.03.2016 tarihli … Noterliğinin 01673 yevmiye numaralı vekalet ile şikâyetli Avukata mirasçılar S.Ç. ve A.İ.Ç. tarafından vekalet verildiği, ancak dosyaya sunulu … Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/276 Esas – 2017/93 Karar sayılı kararının incelenmesinden dava tarihinin 23.06.2016 tarihi olduğu karar tarihinin de 22.02.2017 tarihi olduğu ve kararın 29.12.2015 tarihinde ölen N.Ç. adına verilmiş olduğu bu durumda yaklaşık 4 yıl sonra yapılan Anayasa Mahkemesi Başvurusunda da … Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/276 Esas – 2017/93 Karar sayılı dosyasında da uzun bir süre hatanın fark edilmeyip düzeltilmemesinin özen yükümlülüğüne aykırı olduğu değerlendirilmiştir.
Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 3. maddesi, ‘Avukat mesleki çalışmasını ve kamunun inancını ve mesleğe güvenini sağlayacak biçimde ve işine tam bir sadakatle yürütür.’,
Avukatlık Kanunu madde 34, ‘Avukatlar, yüklendikleri görevleri bu görevin kutsallığına yakışır bir şekilde özen, doğruluk ve onur içinde yerine getirmek ve avukatlık unvanının gerektirdiği saygı ve güvene uygun biçimde davranmak ve Türkiye Barolar Birliği’nce belirlenen meslek kurallarına uymakla yükümlüdürler’
Avukatlık Kanunu madde 134, ‘Avukatlık onuruna, düzen ve gelenekleri ile meslek kurallarına uymayan eylem ve davranışlarda bulunanlarla, meslekî çalışmada görevlerini yapmayan veya görevinin gerektirdiği dürüstlüğe uygun şekilde davranmayanlar hakkında bu Kanunda yazılı disiplin cezaları uygulanır’
Avukatlık Kanunu madde 136, ‘Bu kanunun avukatların hak ve ödevleri ile ilgili altıncı kısmında yazılı esaslara uymayanlar hakkında ilk defasında en az kınama, tekrarında, davranışın ağırlığına göre, para veya işten çıkarma cezası ve 5 inci maddenin (a) bendinde yazılı bir suçtan kesin olarak hüküm giyme halinde meslekten çıkarma cezası uygulanır.’ hükümlerini amirdir.
Dosya içeriğinden, Avukatın 29.12.2015 tarihinde ölen müvekkili adına davaya devam ettiği ve uzun bir süre bu durumu düzeltmediği gibi Anayasa Mahkemesine yaptığı bireysel başvuruda da mirasçılar yerine ölen müvekkilin ismi ile başvuru yaptığı anlaşılan şikâyetli avukatın meslek kurallarını ihlal ettiği anlaşılmaktadır. Bu nedenle Disiplin Sicil Özetine göre disiplin cezası bulunmayan şikâyetli avukat hakkında takdiren aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.” gerekçesiyle karar verildiği,
Şikâyetlinin disiplin sicil özetinde ceza olmadığı,
Şikâyetli Avukatın 20.06.2023 kayıt tarihli itiraz dilekçesinde özetle, savunmalarını aynen tekrarla, hataya düşmesinin tamamen uzun süren ve ihlal edilen adil olmayan yetersiz yargılama nedeniyle olduğunu, hukuki mücadele vererek hak arama iyiniyetinin, hata nedeniyle kötüniyet olarak değerlendirilemeyeceğini,  hazine hissesi içeren bir taşınmazın hazine hissesi göz ardı edilerek ortaklığının giderilerek ihaleye çıkarılmasında kötüniyet aranması gerektiğini, 51 yıllık meslek hayatında disiplin soruşturmasını ve kovuşturmasını gerektiren hiçbir eyleminin olmadığını belirterek mezkur kararın bozularak hakkındaki uyarma cezasının kaldırılmasını talep ettiği,
Usulüne uygun tebligata rağmen itiraza cevap verilmediği görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı taraf anlatımları, aşamalarda ileri sürülen deliller ve Bakanlık geri gönderme gerekçesi ile birlikte Baro Disiplin Kuruluna vaki itiraz değerlendirildiğinde;
Şikâyetli Avukat tarafından … Asliye Hukuk Mahkemesinin ilk kararına ilişkin olarak Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yapıldığı ve bu ilk başvuruda mülkiyet hakkının ihlaline karar verildiği ve ihlalin giderilmesi için kararın … Asliye Hukuk Mahkemesine gönderildiği; … Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/276 Esas – 2017/93 Karar sayılı kararı incelendiğinde, dava tarihinin 23.06.2016, karar tarihinin de 22.02.2017 tarihi olduğu ve kararın 29.12.2015 tarihinde ölen N.Ç. adına verilmiş olduğu, … Asliye Hukuk Mahkemesinin 04.01.2016 tarihli veraset ilamına göre mirasçıların S.Ç. ve A.İ.Ç olduğu, 03.03.2016 tarihli … Noterliğinin 01673 yevmiye numaralı vekalet ile şikâyetli Avukata adı geçen mirasçılar tarafından vekâlet verildiği, Anayasa Mahkemesine ikinci bireysel başvurunun ise 01.04.2021 tarihinde yapıldığı, hak kayıplarının önlenmesi amacıyla ölen başvurucunun mirasçılarının Anayasa Mahkemesine başvurarak başvuruya devam edecekleri, şikâyetlinin hukuki mücadele vererek hak arama iyiniyetinin, hata nedeniyle kötüniyet olarak yorumlanamayacağı, bu kapsamda bir hatadan ibaret eylemin özen yükümlülüğüne aykırılık ve disiplin suçu oluşturmadığı değerlendirilmiştir.
Bu nedenle, Bakanlık geri gönderme gerekçesi yerinde görülmediğinden, eylemin disiplin suçu oluşturduğuna ilişkin Baro Disiplin Kurulu’nun hukuki değerlendirmesi yerinde olmadığı, itirazın kabulü ile kararın kaldırılması şikâyetli Avukat hakkında disiplin cezası verilmesine yer olmadığına dair Kurulumuzun önceki kararında ısrar etmek gerekmiştir.
Gereği düşünüldü:
1-Bakanlık geri gönderme gerekçesi yerinde görülmediğinden şikâyetli Avukatın itirazının kabulüne, Baro Disiplin Kurulu’nun Şikâyetlinin
“Uyarma Cezası ile Cezalandırılmasına”
ilişkin kararının
KALDIRILMASINA,
Şikâyetli Avukat hakkında
DİSİPLİN CEZASI VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA
dair Kurulumuzun 09.09.2023 gün ve 2023/600 Esas, 2023/696 Karar sayılı kararında
ISRAR EDİLMESİNE,
2-Sonucun Avukatlık Kanunu’nun 157/7.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı’na bildirilmesine,
3-Kurulumuz kararının tebliğini izleyen günden itibaren 60 gün içerisinde Ankara İdare Mahkemesinde dava yolu açık olmak üzere,
Oy birliği ile karar verildi.

  • İlk yayınlanma tarihi: 22 Ekim 2023
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!