Kaynak: Türkiye Barolar Birliği. Bu karar metni TBB tarafından yayımlanan kaynak metinden aktarılmıştır: barobirlik.org.tr/DisiplinKararlariDetay/1652
Güncel metin için TBB’deki kaynak sayfa esas alınmalıdır. Bu karar idari niteliktedir; yargı kararı değildir ve mahkemeler açısından bağlayıcı içtihat oluşturmaz.
(Av. Yas. m.34, 134/ 157/7, TBB Mes. Kur. m.3 ve 4) [KARAR METNİ] Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü’nün 11.10.2023 günlü “Olur”u ile Kurulumuzun 09.08.2023 gün ve 2023/608 Esas, 2023/704 Karar sayılı kararı,
“Disiplin ve ceza davasında toplanan deliller ile Mahkemenin kabulü doğrultusunda eylem sabit olup, adı geçen Avukatın ceza infaz ve koruma memurları müştekilere hitaben, ‘Ben daha yeni geldim, siz adamı geç getirip benim süremi gasp ediyorsunuz, saçma sapan uygulamalarınız var. Böyle ceza evi görmedim, kafanıza göre iş yapıyorsunuz.’ şeklinde söz söyleyerek yaka kartını masaya fırlatması ve görüş mahallinde çıkarken, ‘A…na indirdiklerim.’ şeklindeki hakaret eylemine yönelik yapılan yargılama neticesinde gıyapta hakaret suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle beraat etmesi halinin, eylemin, başlı başına Avukatlık Kanunu ve Meslek Kuralları yönünden hukuka aykırılığını ortadan kaldırmayacağı nazara alındığında, Avukatlık Kanunu’nun 34, 134 ve Meslek Kurallarının 3, 4 maddelerine aykırılık teşkil ettiği ve disiplin cezasını gerektirdiği gözetilmeden itirazın kabulüne, söz konusu kararın kaldırılmasına ve disiplin cezası verilmesine yer olmadığına karar karar verilmesi yerinde görülmemiştir.” gerekçesi ile Avukatlık Kanunu’nun 157/7. maddesi gereği bir daha görüşülmek üzere geri gönderilmiştir.
Geri gönderme gerekçesi ile birlikte dava dosyası yeniden incelendi:
Şikâyetli Avukat hakkında; “… Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda, 27.02.2018 tarihinde hükümlü bulunan müvekkili ile görüşmek üzere geldiği sırada, mesai saatinin bittiği yönünde kendisini uyarmaları sebebiyle tartıştığı ceza infaz ve koruma memurları müştekilere hitaben, ‘Ben daha yeni geldim, siz adamı geç getirip benim süremi gasp ediyorsunuz, saçma sapan uygulamalarınız var. Böyle ceza evi görmedim, kafanıza göre iş yapıyorsunuz.’ şeklinde söz söyleyerek yaka kartını masaya fırlattığı gibi avukat görüş mahallinden çıkarken, ‘a…ına indirdiklerim’ şeklinde hakaret içerikli sözler söylediği” iddiası üzerine başlatılan disiplin davasında, eylem sabit görülerek disiplin cezası tayin edilmiştir.
Şikâyetli savunmalarında özetle; olay günü kapalı ceza infaz kurumana 11.40’da giriş yaptığını, hükümlü olan müvekkilinin 11.55’de getirildiğini, normalde …’da mesai bitiminin 12.30 olduğunu gardiyanlara durumu anlatmasına rağmen yardımcı olmadıklarını, görüşme esnasında yeni görüşmeye başladıklarını bilmelerine rağmen ‘hadi hadi kalk’ denerek müvekkilini apar topar götürdüklerini, beş dakika müsamaha talep etmesine rağmen müvekkilini götürdüklerini görüşme yapamadığım, kızgınlıkla kurumdan ayrıldığını, optik okuyucudan sinkaflı küfür ettiğine yönelik iddiaları kabul etmediğini, kendi içinden yaptığı konuşmaları bu şekilde yorumladıklarını, kötü niyetli olduklarını, ilgililerin yüzüne karşı yapmış olduğu bir hakaret ve küfür olmadığını, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini sürekli cezaevlerine gidiş geliş yapan bir avukat olduğunu, tüm cezaevi kurumlarında sevilip sayıldığını olayın abartılarak farklı yansıtıldığını beyan etmiştir.
İncelenen dosya kapsamında; Baro Yönetim Kurulu’nun 18.01.2019 günlü toplantısında Avukatlık Kanunu’nun 34, 134, Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 3 ve 4.maddeleri gereğince şikâyetli Avukat hakkında disiplin kovuşturması açılmasına karar verildiği,
Şikâyetli avukatın disiplin davasına konu eylemi nedeniyle, “Hakaret” suçundan cezalandırılması istemiyle … Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/346 esasına kayden açılan kamu davasında, Mahkemenin 11.11.2021 gün ve 2021/560 karar sayılı ilamı ile; sanığın üzerine atılı suçun yasal unsurlarının oluşmaması karşısında sanığın eylemlerinin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması sebebi ile sanık şikâyetli Avukatın CMK 223/2-a maddesi gereğince beraatine karar verildiği, kararın istinaf edilmeden 24.10.2022 günü kesinleştiği,
Mahkemenin; “Avukat olan sanığın olay günü katılanların görev yaptığı cezaevine müvekkili ile görüşmek amacıyla geldiği, katılanlar E.G. ve C.E.’nin mesainin bitecek olması sebebiyle sanığa öğleden sonra gelebileceğini söyledikleri, sanığın bu durumu kabul etmemesi üzerine katılanlar E.G. ve C.E.’nin 11:55’te sanığın müvekkilini görüştürmek amacıyla getirdikleri, daha sonra yine aynı katılanların sanığa mesainin bitmesi sebebiyle görüşmeyi sonlandırması gerektiğini söyledikleri, sanığın bu duruma sinirlenerek katılanlar ile tartışmaya başladığı ve yaka kartını masaya fırlattığı, göz okuma bölgesinden çıktığı esnada ise ‘amına indirdiklerim’ şeklinde söz söylediği, bu esnada bu sözlerin ise katılan A.E.T. ve tanık S.T.’nin tarafından duyulduğu, diğer katılanların ise sanığın yanında olmamaları nedeniyle sanık tarafından söylenen bu sözleri duymadıkları,
Olayın bu maddi delil ve olgular çerçevesinde cereyan ettiği belirlenmiştir. Bu belirlemeye göre, sanığın kamu görevlisi olan katılanlara karşı görevinden dolayı hakaret suçunu işlediği iddiasıyla cezalandırılması istemiyle mahkememize kamu davası açılmış ise de;
Sanığın olayın en başından beri katılanlar E.G. ve C.E. ile irtibat halinde olduğu ve bu katılanlar ile görüş nedeniyle tartışma yaşadığı, tartışma sonrasında göz okuma bölgesinden çıktığı esnada tartışmanın verdiği hiddet ile olaya konu sözleri söylediği, nitekim benzer şekilde katılan A.E.T.’nin de mahkememizde alınan beyanında kendisine doğrudan söylenen küfür içerikli bir söz olmadığını beyan ettiği, bu haliyle sanığın katılan A.E.T.’yi hedef alarak söylemiş olduğu bir sözün bulunmadığı, sanığın olaya konu bu sözleri katılanlar C. ve E.’yi hedef alarak söylediğinin kabulünün gerektiği, bu katılanların da eylem gerçekleştirildiği esnada olay yerinde bulunmamaları nedeniyle sanığın eylemlerinin gıyapta hakaret suçu kapsamında değerlendirilmesinin gerektiği,
Gıyapta hakaret suçundan bir kimsenin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle ihtilat edilerek işlenmesi gerektiği, olayda ise sanık tarafından söylenen sözlerin yalnızca tanık S.T. ve diğer katılan A.E.T. tarafından duyulması nedeniyle üç kişi ile ihtilat şartının gerçekleşmediği, bu haliyle gıyapta hakaret suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı sonuç ve kanaatine varılarak” gerekçesiyle karar verdiği,
Baro Disiplin Kurulu’nca “Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı da birlikte değerlendirildiğinde; Şikâyetlinin 27.02.2018 tarihinde müvekkili ile görüşmek için gittiği Cezaevine saat 11:40’da giriş yaptığı, görevlilerin hükümlüyü getirirken saatin 12:00 olması üzerine şikâyetliye mesainin bittiği, mesai saatleri içerisinde hükümlü ile görüşebileceği söylenmesi üzerine şikâyetlinin sinirlenerek müştekilere hitaben ‘ne biçim cezaevi, böyle cezaevi mi olur, ben avukatım benimle böyle konuşamazsınız’ deyip görüşme odasından çıkarken müştekilere hitaben ‘a…na indirdiklerim’ şeklinde sinkaflı küfür ettiği, her ne kadar kovuşturma konusu eylem sebebiyle şikâyetli hakkında açılan kamu davasında eylem sabit görülmesine rağmen, ihtilat şartının gerçekleşmediği gerekçesi ile beraat kararı verilmiş ise de kesinleşen hüküm ile eylemin sabit görüldüğü, kesin hüküm ile sabit olan eylemin ise Avukatlık Kanunu madde 34’te tanzim olunan görevin kutsallığına yakışır şekilde, özen, doğruluk ve onur içinde yerine getirme, unvanın gerektirdiği saygı ve güvene uygun biçimde davranma ve aynı doğrultudaki, Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları madde 3’te tanzim olunan mesleki çalışmanın, mesleğe olan inancı ve güveni sağlayacak biçimde sadakatle ifası, Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları madde 4’te tanzim olunan mesleğin itibarını zedeleyecek tutum ve davranışlardan kaçınma, özel yaşantısında da buna özen gösterme yükümlülüklerine aykırılık teşkil ettiği anlaşılmakla kovuşturma konusu eylem sebebiyle şikâyetlinin disiplin sicili bulunmaması ve şikâyetlinin ilçe cezaevinde hükümlü bulunan müvekkili ile görüşmesinde, müvekkilinin geç getirilerek saat 11:55’de görüşmeye alınıp, 5 dakika sonra mesainin bittiğinden bahisle görüşün sonlandırılması hususları şikâyetli lehine değerlendirilmek suretiyle” gerekçesiyle şikâyetli hakkında ceza tayin edildiği,
Şikâyetlinin disiplin sicil özetinde ceza olmadığı,
Şikâyetli Avukatın 21.06.2023 kayıt tarihli itiraz dilekçesinde özetle, önceki savunmalarını aynen tekrarla, ceza mahkemesince beraat kararı verilmesine rağmen beraat gerekçesine yorum yapma suretiyle hakkında tayin edilen uyarma cezasının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, maddi ve manevi unsurları oluşmayan bir suçun Disiplin Kurulu’nca oluştuğu yönünde karar tesis edilmesinin hukuk dışı olduğunu, 20 yıllık meslek hayatında disiplin sicili olmadığını, Meslek Kurallarına aykırı bir eylemde bulunduğuna dair ortada somut bir delil bulunmadığını belirterek hukuka aykırı kararın kaldırılmasını talep ettiği,
İtiraza cevap verilmediği görülmüştür.
Kurulumuzca Bakanlık geri gönderme gerekçesi ve şikâyetli Avukatın itirazı ile birlikte tüm dosya kapsamı yeniden incelendiğinde; disiplin ve ceza davasında toplanan deliller ile Mahkemenin kabulü doğrultusunda eylem sabit olup, adı geçen Avukatın ceza infaz ve koruma memurları müştekilere hitaben, ‘Ben daha yeni geldim, siz adamı geç getirip benim süremi gasp ediyorsunuz, saçma sapan uygulamalarınız var. Böyle ceza evi görmedim, kafanıza göre iş yapıyorsunuz.’ şeklinde söz söyleyerek yaka kartını masaya fırlatması ve görüş mahallinde çıkarken, ‘A…na indirdiklerim.’ şeklindeki hakaret eylemine yönelik yapılan yargılama neticesinde gıyapta hakaret suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle beraat etmesi halinin, eylemin, başlı başına Avukatlık Kanunu ve Meslek Kuralları yönünden hukuka aykırılığını ortadan kaldırmayacağı nazara alındığında Bakanlık geri göndermesi ve Baro Disiplin Kurulu’nun eylemin disiplin suçu oluşturduğuna ilişkin hukuki değerlendirmesi yerinde görülmüş, bu nedenle itirazın reddi ile kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Gereği düşünüldü:
1-Bakanlık geri gönderme gerekçesi yerinde görüldüğünden; Şikâyetli Avukatın itirazının reddine, Baro Disiplin Kurulu’nun Şikâyetlinin
“Uyarma Cezası ile Cezalandırılmasına”
ilişkin kararının
ONANMASINA,
2-Sonucun Avukatlık Kanunu’nun 157/7.maddesi uyarınca Adalet Bakanlığı’na bildirilmesine,
3-Kurulumuz kararının tebliğini izleyen günden itibaren 60 gün içerisinde Ankara İdare Mahkemesinde dava yolu açık olmak üzere,
Oy birliği ile karar verildi.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe