Kaynak: Türkiye Barolar Birliği. Bu karar metni TBB tarafından yayımlanan kaynak metinden aktarılmıştır: barobirlik.org.tr/DisiplinKararlariDetay/1430
Güncel metin için TBB’deki kaynak sayfa esas alınmalıdır. Bu karar idari niteliktedir; yargı kararı değildir ve mahkemeler açısından bağlayıcı içtihat oluşturmaz.
(Av. Yas. m. 36, 38/b, TBB Mes. Kur. 36) [KARAR METNİ] İtirazın süresinde olduğu anlaşılmakla dava dosyası incelendi:
Şikâyetli avukat hakkında; “
… 3. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen davada, vekalet görevi nedeniyle vakıf olduğu bilgileri, … 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/456 esas sayılı dosyasında kullandığı ve menfaat çatışması yarattığı” iddiasıyla
başlatılan disiplin davasında, eylem sabit görülerek ceza tayin edilmiştir.
Şikâyetli savunmasında özetle, şikâyetçinin babası adına dava takibi için anlaştığını, davanın daha öncesinde başka bir avukat tarafından açıldığını ve sonrasında davanın kabul edildiğini ve kesinleştiğini, daha sonra ise şikâyetçinin kardeşinin kendisine gelerek, şikâyetçi tarafından kendisine dava açıldığını ve bu davada vekilliğini yapmasını istediğini, açılan ilk davanın üzerinden 2 yıl geçmesi nedeni ile işbu davaya vekaletname koymakta bir mahsur görmediğini, önceki davada yargılama giderlerinin ve avukatlık ücretinin şikâyetçinin kardeşi tarafından ödenmiş olması nedeni ile bunları açılan ikinci davada beyan etmesinin hukuka aykırı olmadığını savunmuştur.
İncelenen dosya kapsamından, Baro Yönetim Kurulu’nun 02.04.2021 günlü toplantısında, Avukatlık Kanunu’nun 36, 38/b, Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 36. maddesi uyarınca şikâyetli hakkında disiplin kovuşturması açılmasına karar verildiği,
Disiplin kovuşturmasına konu eylem nedeniyle, şikâyetli hakkında yürütülen herhangi bir ceza soruşturmasının bulunmadığı,
Baro Disiplin Kurulu’nca, “…Şikâyetlinin, önceki dava için şikâyetçinin kardeşinin yargılama gideri ve avukatlık ücretlerini ödediği, şikâyetlinin kendisine yargılama giderleri ve avukatlık ücreti ödemesinde bulunmadığı doğrultusundaki beyanlarının ise Avukatlık Kanunu madde 36 hükmünde yer verilen ‘Avukatların, kendilerine tevdi edilen veya gerek avukatlık görevi gerekse Türkiye Barolar Birliği ve Barolar organlarındaki görevleri dolayısıyla öğrendikleri hususları açığa vurmaları yasaktır.
Avukatların birinci fıkrada yazılı hususlar hakkında tanıklık edebilmeleri, iş sahibinin muvafakatini almış olmalarına bağlıdır.’ hükmüne aykırı olduğu anlaşılmakla…” gerekçesiyle şikâyetli hakkında ceza tayin edildiği,
Şikâyetçinin 26.05.2021 kayıt tarihli dilekçesi ile yanlış anlaşılma nedeniyle şikâyetinden vazgeçtiğini beyan ettiği,
Şikâyetlinin disiplin sicil özetinde ceza olmadığı,
Şikâyetli avukatın 28.04.2022 kayıt tarihli itiraz dilekçesinde özetle, Davacı G.G.’nin, … davasında durmadan ve sadece kendisi harcamalar yaptığından, ödeme belgelerini ve vezne alındı makbuzlarını biriktirdiğini, bu bilgilerin bir dava sebebi ile öğrenilmiş ve avukat ile müvekkil arasında gizli kalması gereken bilgiler olmadığını, … dava dosyasında zaten delilleri olan bir bilgidir olduğunu, kim dava masraflarını karşıladı ise vezne alındı makbuzlarında zaten onun adı yazılı olduğunu, bu masrafları kimin yaptığı bilgisinin avukatla müvekkil arasında kalması gereken sırlardan olmadığını, Disiplin Kurulu kararının gerekçesinde yazdığının aksine yargılama gideri ve avukatlık ücreti ödemedi şeklinde beyanı bulunmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep ettiği,
Usulüne uygun tebligata rağmen itiraza cevap verilmediği görülmektedir.
Şikâyetli avukatın itirazı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
İncelemeye konu somut olayda, şikâyetli avukatın vakıf olduğu bilgilerin, müvekkil-vekil ilişkisinden kaynaklanmadığı, bu bilgilere, … 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/456 esas sayılı dosyasının incelenmesiyle 3. kişilerin de ulaşabileceği, somut olay bakımından gerçek bir çatışan menfaat olgusunun tespit edilemediği, şikâyetli avukat hakkında disiplin hukuku kapsamında herhangi bir suç unsuru bulunmadığı görülmekle, itirazın kabulü ile Baro Disiplin Kurulu kararının kaldırılmasına, şikâyetli hakkında disiplin cezası verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Gereği düşünüldü:
1-Şikâyetli avukatın itirazının kabulüne, … Barosu Disiplin Kurulu’nun Şikâyetlinin
“Kınama Cezası ile Cezalandırılmasına”
ilişkin kararının
KALDIRILMASINA
, şikâyetli Avukat hakkında
DİSİPLİN CEZASI VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA
,
2-Kararın onay için, Avukatlık Kanunu’nun 157/7.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı’na gönderilmesine,
3-Kurulumuz kararının tebliğini izleyen günden itibaren 60 gün içerisinde Ankara İdare Mahkemesinde dava yolu açık olmak üzere,
Oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Şikâyetlinin, önceki dava için şikâyetçinin kardeşinin yargılama gideri ve avukatlık ücretlerini ödediği, şikâyetlinin kendisine yargılama giderleri ve avukatlık ücreti ödemesinde bulunmadığı doğrultusundaki beyanları Avukatlık Kanunu 36.maddesine aykırı olması nedeniyle, şikâyetli avukatın Avukatlık Kanunu 135/2, 136/1 maddeleri gereğince kınama cezası verilmesi gerektiği kanaatinde olduğumuzdan çoğunluk görüşüne katılmamaktayız.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe